Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/502 E. 2023/649 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/502
2023/649
8 Kasım 2023
T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/502 Esas - 2023/649
T.C.
... "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/502 Esas
KARAR NO : 2023/649
DAVA : İtirazın İptali ( İşçi- İşveren İlişkisinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/07/2017
KARAR TARİHİ : 08/11/2023
KARAR YAZMA TARİHİ : 09/11/2/23
Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan vekalet sözleşmesi ve acentelik sözleşmesi ile davalının bağımsız acente olarak ... Öveçler Acentesi olarak ticari faaliyette bulunduğunu, acentelikte yapılan sayımda kasa açığı bulunduğunu, müşterilerden tahsil edilen taşıma ücretlerinin müvekkili şirket hesabına yatırılmadığını, acente olarak büyük tutarda resmi kurumlara borçların bulunduğunun tespit edildiğini, acentelik sözleşmesine aykırı davranışlar nedeniyle müvekkili şirket tarafından ... Noterliğinin 15.11.2016 tarih, 28661 sayılı ihtarnamesi ile vekalet sözleşmesi, acentelik sözleşmesi ve alt kira sözleşmesinin feshedildiğini; müvekkili şirketin ticari defter kayıtlarına göre 14.11.2016 tarihi itibariyle davalının 110.058,55 TL cari hesap borcu bulunduğunu bu borcun ödenmemesi nedeniyle ... 32. İcra Müdürlüğünün 2017/572 E. sayılı dosyasında takip başlatıldığını ancak davalı tarafın itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini ileri sürerek davanın kabulüne, icra dosyasındaki asıl alacak ve ferilere karşı davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptali ne, takip tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi üzerinden takibin devamına, takibin haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi ve takibin vaki itiraz üzerine durması nedeni ile %20 inkar tazminatının davalıdan tahsiline, dava giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; İşbu davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin 23.01.2014 tarihinden 15.11.2016 tarihinde işten çıkarılıncaya kadar davacı şirkette çeşitli pozisyonlarda çalıştırıldığını, bu tarih aralığında müvekkilinin işçi statüsünde çalıştırıldığını, daha sonra davacı şirketin muvazaalı işlemlerle müvekkilini şubedeki diğer çalışanların işvereni konumuna getirdiğini, oysa 4857 sayılı İş Kanunu 2/8 fikrasına göre daha önce işyerinde çalışan kişi ile alt işveren ilişkisi kurulamayacağına hükmedildiğinden müvekkili alt işveren olarak gösteren sözleşmelerin batıl olduğunu, yine anılan Kanunun 2/8 fikrasına göre muvazaalı işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayıldığından, müvekkilinin işveren vasfının olmadığını, muvazaa ile alt işveren konumuna getirilen kişiye karşı itirazın iptal davalarında asliye ticaret mahkemelerinin görevsizlik kararı vererek davaları iş mahkemelerine gönderdiğini, müvekkili Fulya Hedef adına açtıkları... E. dosyası sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, takibe konu alacağın müvekkilinin işten çıkarılınca şubedeki diğer işçilere ödenen kıdem tazminatlarının ve diğer külfetlerin müvekkilinin cari hesabına kaydedilmesinden kaynaklandığını , dayatılan sözleşmeler ile müvekkilinden suni bir tacir yaratılarak müvekkilinin hem SGK hem de vergi borçları altında kaldığını, hem de kendi işçilik haklarını talep etme hakkından yoksun kaldığını, şube işçilerinin tüm ücret ve tazminat haklarından İş Kanunu 2/8 fıkrasına göre davacının sorumlu olduğunu ve alacağın kaynağının haksız surette yansıtılan kalemler olduğunu ileri sürerek davanın reddine talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya SMMM bilirkişi ... 'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen bila tarihli raporda, Davacının ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davacı ...Servisi A.Ş.'nin 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun ve zamanında yapıldığının tespit edildiğinden davacı şirketin ticari defterlerinin HMK md. 222 uyarınca davacı şirket lehine ve aleyhine detil teşkil eder nitelikte olduğunu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, ... 32. İcra Müdürlüğünün 2017/572 E. sayılı dosyası 12.04.2017 takip tarihi itibariyle davacı Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş.'nin davalı Fulya Hedef'ten 110.058,55 TL alacaklı olduğunu, taraflar arasındaki ticari işlemlerin izlendiği davacının ticari defter kayıt ve belgeleri muhasebe tekniği açısından değerlendirildiğinde, davacı şirketin, acentesi davalı Fulya Hedefin muhasebe kayıt, belge ve işlemlerini (acentenin hak edişlerinin düzenlenmesi, acentede çalışanlarının işçilik giderleri ve kıdem tazminatları izlenmesi ve ödenmek üzere acente hesabına gönderilmesi, SGK primlerinin ödenmesi, acentenin günlük faaliyetlerinde ihtiyaç duyduğu sarf malzemelerinin tedarik ve faturalandırılması, demirbaş tedarik, bakım, kira, elektrik ve diğer giderlerinin faturalarla yansıtılması gibi) kontrol ettiğini, Mahkeme tarafından uyuşmazlık konusu olarak belirlenen taraflar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı, bulunduğunun kabulü halinde bu ilişkinin muvazaalı olup olmadığı konusu iş ve sosyal güvenlik uzmanlığı gerektirdiğinden ve bilirkişiliğimizin uzmanlık alanı dışında kaldığından bu konularda herhangi bir değerlendirme yapılamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce HMK.nun 165.maddesine göre bekletici mesele yapılan İstanbul 30. İş Mahkemesinin 14/04/2022 tarihli 2021/243 Esas 2022/208 karar sayılı dosyasınında, "İş sözleşmesini belirleyen ölçüt hukuki-kişisel bağımlılıktır. Gerçek anlamda hukuki bağımlılık işçinin işin yürütümüne ve işyerindeki talimatlara uyma yükümlülüğünü içerir. İş sözleşmesinde bağımlılık unsurunun içeriğini işverenin talimatlarına göre hareket etmek ve iş sürecinin ve sonuçlarının işveren tarafından denetlenmesi oluşturmaktadır. Bağımlılık iş sözleşmesini karakterize eden unsur olup, genel anlamıyla bağımlılık, hukuki bağımlılık olarak anlaşılmakta olup, işçinin belirli veya belirsiz bir süre için işverenin talimatına göre ve onun denetimine bağlı olarak çalışmasını ifade eder.İş sözleşmesinde bağımlılık unsurunun içeriğini; işverenin talimatlarına göre hareket etmek ve iş sürecinin ve sonuçlarının işveren tarafından denetlenmesi oluşturmaktadır.Çalışan kişi işin yürütümünü kendi organize etse de, üzerinde iş sahibinin belirli ölçüde kontrol ve denetimi söz konusuysa, iş sahibine bilgi ve hesap verme yükümlülüğü varsa, doğrudan iş sahibinin otoritesi altında olmasa da bağımlı çalışan olduğu kabul edilebilir. Bu bağlamda çalışanın işini kaybetme riski olmaksızın verilen görevi reddetme hakkına sahip olması önemli bir olgudur. Böyle bir durumda çalışan kişinin bağımsız çalışan olduğu kabul edilmelidir.Kişi kendi muvazaasına dayanmaz ise de iş ilişkisi kapsamında işverene bağımlı olarak çalışan işçinin, işverenin talimatı ile hareket etmesi nedeni ile bu ilişkinin kayden iş ilişkisi kapsamından çıkarılması, işçinin muvazaalı işlem olduğunu ileri sürmesine neden olmaz. Zira bağımlı çalışan işçinin iradesinin işverence yönlendirildiği ve iradesinin bu yönde fesada uğratıldığı kabul edilmelidir. Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarına göre davacının başlangıçtan itibaren davalı ...Anonim Şirketinin emir ve talimatı altında çalışan bir işçi olduğu, sonradan muvazaalı acentelik sözleşmesi imzalanması, davacının görevini ve işverene bağımlı çalışmasını etkilemeyceği tespit edilmiştir. İş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiğinin ispatının davalı işverene ait olduğu, iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir delilin olmadığı yapılan feshin haksız olduğu anlaşılmakla; davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Buna göre, Davanın kısmen kabulü ile;11.447,72-TL kıdem tazminatı alacağının sözleşmenin feshedildiği 15/11/2016 tarihinden itibaren işleycek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4.840,95-TL ihbar tazminatı alacağının 500,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren geriye kalan kısmın talep artırım tarihinden (talep artırım tarihi: 03/07/2018 ) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7.664,25-TL fazla mesai alacağının 750,00-TL sinin dava tarihinden itibaren geriye kalan kısmının talep artırım tarihinden (talep artırım tarihi: 03/07/2018 ) işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2.538,67-TL yıllık izin alacağının 600,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren geriye kalan kısmın talep artırım tarihinden (talep artırım tarihi: 03/07/2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağı talebinin reddine, Teminat senedinin iptali yönündeki talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup bu karar davalı Yurtiçi Kargo şirket tarafından istinaf edilmiş olup İstanbul BAM 30. Hukuk Dairesinin 17/07/2023 tarihli 2022/1520 esas 2023/1255 Karar sayılı ilamı ile davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kesin karar verildiği tespit edilmiştir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 28/04/2014 tarihli 2014/5571 Esas, 2014/7838 Karar sayılı ilamında: " Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın asıl işveren - alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve bunun işçilik haklarına etki edip etmediği noktasında toplandığı bu haliyle mahkemenin görevli bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, talep halinde halinde dosyanın görevli İstanbul İş Mahkemeleri'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA " diye belirtmiştir. ( Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 12/04/2016 tarihli 2016/12171 Esas, 2016/9049 Kararı benzer mahiyette)
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın, taraflar arasındaki işçi- işveren (acentelik) ticari faaliyeti nedeniyle düzenlenen cari hesap alacağına yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık asıl işveren -alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve bunun işçilik haklarına etki edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Davalının Acente olarak kabul edilebilmesi için , belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak faaliyet icra etmesi ve bu faaliyetini meslek edinmiş olması gerekir. Somut olayda ise davacı işveren'in şubelerini acenteye çevirdiği ve şube müdürleriyle muvazaalı şekilde acente sözleşmeleri imzaladığı anlaşılmaktadır. Davacı şirket ile şube müdürü arasında imzalanan "Vekalet Sözleşmesi "başlıklı sözleşmenin muvazaalı olduğu , gerçekte şube müdürü olan kişiye acente sıfatı verilmek suretiyle davacı işverenin işyerindeki faaliyetini sürdürdüğü, bu değişikliği kabul etmeyen işçilerin işten çıkartıldığı, davalının da davacı şirket işçisi olduğu kanaatine varıldığından, bu durum da taraflar arasında işçi işveren ilişkisinin söz konusu olup tartışmasız olduğu İstanbul 30. İş Mahkemesinin 14/04/2022 tarihli 2021/243 Esas 2022/208 Karar sayılı dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 17/07/2023 tarihli 2022/1520 Esas 2023/1255 Karar sayılı kesin ilamında belirtilmiş olup yukarıda belirtilen Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 28/04/2014 tarihli 2014/5571 Esas, 2014/7838 Kararı da dikkate alınarak buna göre dava dilekçesinin mahkememizin görevsizliği nedeniyle reddine, dosyanın görevli ... İş Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
-
HMK'nın 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan anılan yasanın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,
-
Uyuşmazlığın iş mahkemelerin görevine girdiği dikkate alınarak, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
-
Tarafların, görevsizlik kararına karşı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
-
(a) Süresi içinde yapılan başvuru yapılması ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde HMK'nin 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
(b) Süresi içinde başvuru yapılmaması halinde ise HMK'nin 20/1-son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve yargılama giderlerinin verilecek ek kararda hüküm altına alınmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 08/11/2023
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38