Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/191 E. 2024/513 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/191
2024/513
9 Temmuz 2024
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/191 Esas - 2024/513
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/191 Esas
KARAR NO : 2024/513
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI :....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVA İHBAR OLUNANLAR: 1- ....
2. ....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/11/2016
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... mevkiinde 04/11/2008 tarihinde ...'ın sevk ve idaresinde seyreden ... plakalı araç içerisinde bulunan müvekkilinin meydana gelen trafik kazasında hayati tehlike atlatacak şekilde yaralandığını, trafik kazasının plakası ve sürücüsünün tespit edilemeyen üçüncü bir araç nedeniyle meydana geldiğini, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bu aracın yol üzerinde bulunan rögar parçasının fırlamasına ve müvekkilinin de içinde bulunduğu ... plakalı araca çarpmasına ve araç içine giren rögar parçasının müvekkilin kafasına çarparak ağır şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, müvekkilinin söz konusu kaza sebebi ile kafa tasına ağır darbe aldığını ve hayati tehlike içerisinde derhal .... kaldırıldığını, bu olaylar sebebi ile müvekkilinde bir takım fiziksel ve ruhsal kalıcı rahatsızlık meydana geldiğini, müvekkilin kaza sebebi ile ortaya çıkan özürü ileride devam edeceği eğitim hayatını etkileyeceği gibi iş yaşamını da önemli derecede etkileyeceğini, harici bir aracın rögar parçasını fırlatmasında veya bahsi geçen rögar parçasının kafa tasına çarpmasında müvekkilinin hem olaydaki konumu hem de olay tarihindeki yaşı itibariyle herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinde meydana gelen kalıcı zararların oranının yeni öğrenildiğini ve bu zararların kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilemediğini, bu sebeple müvekkilinin meydana gelen zararlarının tazmini için 08/08/2016 tarihinde davalıya başvuru yapıldığını, meydana gelen trafik kazası sebebi ile müvekkilinin ortaya çıkan zararlarının tespitine ve zararların tazmini için şimdilik 100,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6704 Sayılı Kanun gereği dava açılmadan önce sigorta şirketlerine başvuru şartının bulunduğunu, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazaya sebebiyet veren ve davacının içinde yolcu olarak bulunudğu araç sürücüsü ...'a ve aracı sigortalayan ... A.Ş'ye davanın ihbarını talep ettiklerini, işbu kazanın failinin meçhul olduğuna dair kuşkuya yer bırakmayacak şekilde somut bir delil olup olmadığı, kazaya başka bir aracın sebebiyet verip vermediği, kazaya sebebiyet veren aracın plakasının tespit edilip edilemediği iddialarının kesinleştikten sonra esasa geçilmesi gerektiğini, aksi durumda müvekkili kurumun sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kazaya karışan tarafların kusur oranlarının tespitinin .... vasıtası ile yapılması gerektiğini ve belirlenecek oranlara göre hüküm kurulması gerektiğini, kabul anlamına gelmeyip kaza davacı tarafın iddia ettiği gibi meydana gelmiş ise dış etkenlerin kazanın oluşumunda etkili olup olmadığınının tespitinin gerektiğini, kazanın gerçekleşmesinde dış etkenlerin etkili olduğunun tespit edilmesi halinde sorumluların davaya ihbar hakkının saklı tutularak kusuru oranında dağılım yapılmasını talep ettiklerini, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına .... özürlü sağlık raporunun alınması gerektiğini, malulun müterafik kusurunun varlığı halinde tazminattan indirim yapılmasının gerektiğini, hatır taşımasının varlığı sabit olduğu takdirde hesaplanacak tazminatta indirime gidilmesini, ... tarafından davacı yana ödeme yapıldığının tespiti halinde var ise hesaplanacak olan tazminat tutarından ödenen tutarın tenzil edilmesini talep ettiklerini, güvence hesabının sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu bildirerek, davanın öncelikle dava şartı nedeniyle usulden reddine, davanın araç sürücüsüne ve aracı sigortalayan ... A.Ş.'ye ihbarına, esas yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç ile davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralanması sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkin olup mahkememizce verilen 14/06/2022 tarih ve .... sayılı, davanın kısmen kabulü ile; 124.990,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin fazlaya dair istemin reddine dair karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine .... 'nin 21/02/2024 tarih ve .... sayılı ilamı ile ".... sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davacı tarafından öncelikle maddi vakıanın ispatı ve kazaya neden olan araç ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmaması gibi hususların ispatı gerekir. Davacının ... hastanesine yatış evrakında, kafa travmasından bahsedildiği, trafik kazasından bahsedilmediği, bir kısım tedavi evrakında, ateşli silah yaralanmasından bahsedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, kusur raporları arasındaki çelişki de giderilmemiş olup, dosyada mevcut olay yeri inceleme raporunun ise, kazaya ilişkin bir veri içermediği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, mahkemece öncelikle maddi vakıa aydınlatılmalı, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmelidir. Diğer taraftan, taraflarca bildirilen tüm raporlar ve kazadan sonraki tüm tedavi evrakları dosyaya kazandırılarak, ..., davacının yaralanmasının ateşli silahla olup olmadığı, engeli/maluliyeti bulunup bulunmadığı, engeli/maluliyeti bulunması halinde kaza ile illiyeti olup olmadığının değerlendirildiği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet/engellik raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir." gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Kaldırma ilamı kapsamında mahkememizce öncelikle kusur raporları arasında bulunduğu belirtilen çelişkinin giderilmesi bakımından dosyanın ....'nden oluşan üç kişilik kusur bilirkişi heyetine tevdii gerekmiş olup bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 05/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...kazaya neden olan rögar kapağının yapım ve bakımından sorumlu kurum ya da kuruluşun, yol üzerinde bulunan sorumlu oldukları rögar kapaklarını trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmamak veya bulundurulmasını sağlamamakla, sürücüleri tehlikelere karşı uyarmaları gerekirken yolda tehlike yaratan duruma karşı herhangi bir emniyet tedbiri almamakla, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 13. maddesi hükümlerine aykırı, dikkatsizce ve tedbirsiz davrandığı, meydana gelen olayda birinci derecede ve %70 oranında kusurlu bulunduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın, yönetimindeki araçla ile seyir halinde iken daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, ön ilerisine azami dikkatini vermemekle, aracının hızını aracın yük ve teknik özeliğine, görüş, yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamakla, önünde seyretmekte olan araç ile arasında güvenli ve yeterli bir mesafe bırakmamakla, bunlara bağlı olarak önündeki aracın üzerinden geçtiğinde fırlayan parçayı gördüğü ilk anda fren ve direksiyon tedbirine başvurmamakla, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52. Maddesi (b) bendi hükümlerine aykırı dikkatsiz ve tedbirsizce davrandığı, meydana gelen olayda ikinci derecede ve %30 oranında kusurlu bulunduğu, plakası alınamayan aracın tespit edilemeyen sürücüsünün, yönetimindeki araçla ile seyir halinde iken üzerinden geçtiği rögar kapağının kırılan bir parçasının fırlayarak gerisinde seyir halinde olan aracın ön camından içeri girmesi şeklinde meydana gelen olayın oluşumuna etki eden kusurlu davranışı bulunmadığı kanaatine varıldığı, olayda kusursuz bulunduğu, ... açıklanan nedenlerle, yol zemininde bulunan rögar kapağının uygun bir şekilde sabitlenmediği ve üzerinden geçtiğinde kırılarak geriye doğru fırlayacağı, önceden öngörülebilecek bir durum olmadığından, plakası alınamayan aracın tespit edilemeyen sürücüsüne kusur atfedilmiş olan bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenmiş olan 18/04/2022 tarihli rapordaki görüşlere iştirak edilmediği, bilirkişi ... tarafından düzenmiş olan 30/09/2019 tarihli rapordaki görüşlere iştirak edildiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile kaldırma ilamı sonrasında yapılan ek tahkikat sonucunda alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı ...'nın, Sigortacılık Kanunu'nun 14/g, ... Yönetmeliği'nin 9/1.a hükümleri gereğince, meçhul araç sürücüsünün kusuru oranında ve kaza tarihindeki ZMMS poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olmasına, davaya konu olayın davacının iddia ettiği şekliyle 04/11/2008 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın işletilmesi sırasında yol üzerinde bulunan rögar kapağının fırlamasına neden olması suretiyle bu aracın hemen arkasında yer alan ve davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucu meydana geldiğinin kabulünde dahi yol zemininde bulunan rögar kapağının uygun bir şekilde sabitlenmediğinden üzerinden geçtiğinde kırılarak geriye doğru fırlayacağının önceden öngörülebilecek bir durum olmadığı anlaşılmakla plakası alınamayan aracın tespit edilemeyen sürücüsüne kusur atfedilmesine olanak bulunmamasına göre davacı tarafından haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE;
-
Alınması gereken 427,60. TL harcın peşin alınan 29,20. TL ile 427,00. TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 456,20. TL harcın mahsubu ile kalan 28,60. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan 200,00. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01