Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/225 E. 2024/507 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/225
2024/507
3 Temmuz 2024
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/225 Esas - 2024/507
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2024/225 Esas
KARAR NO : 2024/507
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/03/2024
KARAR TARİHİ : 03/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak olarak 02/10/2023 tanzim tarihli, 11.756,00 TL bedelli bonoda müvekkil ...'in imzası taklit edilmek suretiyle imza atıldığını, icra takibi ile müvekkillerin ticari itibarlarının zedelendiğini, müvekkilinin muaccel bir borcu bulunmadığını, takibe konu senetler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, senetlerin üzerindeki imzanın sahteliğinin ileri sürülüp icra takibine etkisi olmadığına, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davacı müvekkilinin davalıya karşı borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine açılan dava da zorunlu arabulucuya başvuru şartının yerine getirilmediğini, dava şartı noksanlığından davanın reddi gerektiğini, haksız ve kötü niyetli yapılmış olan itirazların reddedilmesini ve karşı tarafın itiraz ettiği tutar üzerinde %20 icra inkar tazminatı ile takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilerek davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE:
Dava, Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) ile kaynaklanan borçlu olmadığının tespiti ve icra takibinin iptali talebine ilişkindir.
6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesine göre, ''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.''
Yukarıda belirtilen mevzuat ve dava dilekçesi incelendiğinde, menfi tespit talepli açılan eldeki dava için de aranan zorunlu dava şartı olan arabuluculuk usulüne davacının başvurmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununa 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu hususun mahkememiz açısından özel dava şartı olduğu ve dava tarihi itibariyle dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Salt takibe konu senedin sahteliğinin iddia edilmesi, HMK`nun 209. maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmayacaktır. Eldeki somut davada davacı vekilince yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmediğinden HMK md. 209 uyarınca ve icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması mümkün olmadığından İİK md. 72/3 gereğince icra takibinin durdurulması talebi mahkememizce yerinde görülmemiş, talebin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Tarafların tacir olması ve davanın Ticari dava niteliğinde olması nedeniyle Zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, TTK 5/a ve HMK 1. maddesi ile 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu 18/ a maddesi uyarınca dava açılmadan önce Zorunlu Arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olduğu gözetilerek HMK 114/2 ve 115 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
-
Davacının dava öncesinde arabulucuğa başvuruda bulunmadığı anlaşıldığından HMK 114/2 ve 115 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine,
-
Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Talep halinde artan avasın iadesine,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 03/07/2024
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09