SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/282 E. 2024/324 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/282

Karar No

2024/324

Karar Tarihi

3 Mayıs 2024

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ANKARA

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/282 Esas

KARAR NO : 2024/324

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...

VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVALI : 1- ... - ...

VEKİLİ : Av. ... -....

DAVALI : 2- ... - ...

DAVA : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)

DAVA TARİHİ : 25/04/2024

KARAR TARİHİ : 03/05/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin 23/12/1999 tarihinde %50 ..., %50 ...'a ait olmak üzere, iki ortaklı kurulduğunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 10. maddesi gereğince, şirketin ihalelere katılımı için iş bitirme belgesi bulunan bir kişinin Şirketin %50’sinden fazla paya sahip olması gerekliliği bulunduğundan, Şirket hissedarı ...’ın ve müvekkilin %26’şar hissesinin, inançlı işlem ile iş bitirme belgesinin kullanımı amacı ile talep halinde iade edilmek üzere, ... tarafından herhangi bir hisse devir bedeli ödenmeksizin/aksine iş bitirme belgesi kullanımı nedeni ile kendisine kullanım bedeli ödenerek, ...’ya devredildiğini, müvekkili ... ve ...'ın, ... İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. unvanlı şirketin ortak ve münferiden temsile yetkili şirket müdürleri olup, müvekkilinin aynı zamanda şirket müdürler kurulu başkanı olduğunu, ... ile ... ve ... arasında inançlı işlem kurulduğunu ve ...'nın hiçbir zaman gerçek pay sahibi olmadığını. ...’nın gerçekte hissedar olmadığı, ancak ...’ın, ... ile anlaşma yaptığı ve bu anlaşma doğrultusunda .... ’nın yedinde bulundurduğu %52 hisse ile oy hakkının müvekkil aleyhine kullanılmak üzere, ...’a 25/03/2024 günü ... tarafından vekalet çıkartıldığı ve müvekkili şirket müdürlüğünden azledecekleri bizzat ...’nın kendisinden öğrenildiğini, durumun öğrenilmesi üzerine müvekkili tarafından derhal, haksız eylemlerin sonlandırılması amacıyla ... ve ...’ya ihtarname çekildiğini, ..., bu ihtarnameye verdiği cevapta da yine ...’a ait bu hisselerin oy hakkını genel kurulda ...’a vereceğini, istemesi durumunda da bu hisseleri ...’a devredeceğini, daha da ileriye giderek ...’ın ...’ın şirketi olduğunu, yani ...’ın şu an elinde olan %24 hissesinin bile ...’ın olması gerektiğini ifade ettiğini belirterek; Davalı ...’nın, müvekkili Davacı ... arasındaki inançlı işleme aykırılık teşkil edecek şekilde müvekkil ...’a ait hisseleri ...’a devretmesinin engellenmesi için Davalı ... tarafından inançlı işleme aykırılık nedeniyle yaratılan muarazanın giderilmesine ve Davalı ... tarafından ...'a verilen vekaletnamenin iptaline; inançlı işlem gereği uhdesinde bulunan paylara bağlı tüm haklarının kısıtlanmasına, ...’nın inançlı işleme aykırılık teşkil edecek şekilde ...’a ait hisseleri veya temsil yetkisini ... ve/veya 3. kişilere devretmesinin yasaklanmasına ve Davalı ...’nın ... İnşaat Tic. Ltd. Şti.’nin gerçekleştirilecek bütün genel kurul toplantılarında inançlı işleme uygun düşecek şekilde bu aşamada oy hakkından yoksun bırakılmasına ve bu çerçevede 3. kişilere temsil yetkisi vermemesine, bu durumun şirket pay defterine işlenmesine dair HMK m.389 ve devamı hükümleri uyarınca teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

CEVAP: Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmediğinden cevap dilekçesi sunulmamıştır.

GEREKÇE: Dava, davacı tarafından inançlı işleme dayalı olarak devredildiği iddia olunan dava dışı şirket hisselerine dair muarazanın giderilmesi ve buna bağlı olarak davalının ilgili paylara dair yetkilerinin kısıtlanması ile davalılar arasındaki vekaletnamenin iptali istemine ilişkindir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 114/1-ı maddesine göre aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması, dava şartıdır. HMK'nın 115. maddesi, “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.” hükmünü haizdir. HMK'nın 137, 138 ve 140. maddedeki ön inceleme aşamasında dava şartlarının inceleneceğine dair düzenlemeler, henüz incelenmemiş ise tahkikata geçilmeden önce dava şartlarının incelenmesi zorunluluğunu belirtmekte olup bu incelemenin en erken değil, en geç ne zaman yapılması gerektiğini göstermektedir. Konuya ilişkin HMK 138. maddenin Kanun gerekçesi şöyledir: “Usule ilişkin hususlar, şeklî nitelik taşıdıklarından yargılamanın başında, dosya üzerinden de incelenerek karara bağlanabilir. Ancak, mahkeme, kararını vermek için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyuyorsa, bunu da tahkikat aşamasında değil, ön inceleme oturumunda yapacaktır. Böylece dava şartları ve ilk itirazlarla ilgili sorunların, en geç tahkikat başlamadan, ön inceleme duruşması sonunda karara bağlanması amaçlanmıştır.” Bu gerekçe ile de her aşamada dava şartlarının incelenebileceğine açıklık getirilmiştir. Dolayısıyla kanunda açıkça dava şartlarının her aşamada mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden henüz taraflara tebliğ yapılmadan tensip aşamasında dahi dava şartı yokluğu halinde usulden red kararı verilmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır (Emsal: .... 'nın 11/04/2019 tarih ve .... sayılı ilamı). Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından eldeki davanın davalılarına karşı mahkememizin .... esas sayılı dosyasından davalı ... tarafından inançlı işleme aykırılık nedeniyle yaratılan muarazanın giderilmesine, davalı ...’da görünen %26 hissenin aslında müvekkili ...’a ait olduğunun tespitine karar verilmesi talep edilmiş olmuş, mahkememizin söz konusu dava dosyasının, davacı tarafından inançlı işleme dayalı olarak devredildiği iddia olunan dava dışı şirket hisselerine dair muarazanın giderilmesi ve buna bağlı olarak aynı davalının ilgili paylara dair yetkilerinin kısıtlanmasına dair eldeki davadaki talepleri bakımından derdestlik teşkil ettiği görülmekle bu talepler yönünden davanın, Mahkememizin .... Esas sayılı dosyası göz önüne alınarak derdestlik nedeniyle HMK 114/1-ı maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.

Kural olarak bir hakkı dava etme yetkisi o hakkın sahibine ait olup, buna aktif husumet denilir. Bir hakkın kendisinden istenebilecek durumunda olan yani hakka uymakla yükümlü kişi ise borçlu kişi olup, buna da pasif husumet denilir. Bir davada gerek aktif ve gerekse pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı mahkemece öncelikle ve re'sen gözetilecek hususlardandır ve şayet husumet ehliyeti yok ise, dava bu sebep ile reddedilir. HMK'nın 320/1. maddesine göre mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebilir. Bu bağlamda somut uyuşmazlığa gelindiğinde; davacı, eldeki davada davalı ... tarafından davalı ...'a verilen bir vekaletnamenin iptalini de talep etmiş olup davacının tarafı olmadığı bir hukuki işlemin iptalini dava etme yetkisi, dolayısıyla bu konuda aktif husumeti bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bunun yanında vekalet ilişkisinin tarafların birbirine uygun iradelerinin karşılıklı açıklanmasıyla her zaman kurulabileceği ve tek taraflı irade beyanı ile sona erdirilebileceği de sabit olup (TBK md. 1, 40 vd., 502 vd.) mahkememizce davalıların birbirini vekil tayin etmesini engeller şekilde hüküm tesis edilmesine olanak bulunmadığı da tabiidir. Sonuç olarak; davacının davalılar arasındaki vekaletnamenin iptaline dair talebinin, aktif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacının davalı ... tarafından inançlı işleme aykırılık nedeniyle yaratılan muarazanın giderilmesi ile inançlı işlem gereği uhdesinde bulunan paylara bağlı tüm haklarının kısıtlanmasına dair talepleri yönünden davanın, Mahkememizin .... Esas sayılı dosyası göz önüne alınarak derdestlik nedeniyle HMK 114/1. ı maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine,

  2. Davacının, davalı ... tarafından davalı ...'a verilen vekaletnamenin iptali talebinin aktif husumet yokluğundan reddine,

  3. Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  5. Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  6. Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/05/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır.

Hakim ...

¸e-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapŞirketKaydınaankaraTicariDefteriİlişkin)hüküm(Paygerekçevekili

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim