Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/741 E. 2023/688 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/741
2023/688
24 Ekim 2023
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/741 Esas
KARAR NO : 2023/688
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : 1- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : 2- ... - ...
DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/07/2021
BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : ... -...
DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/02/2023
KARAR TARİHİ : 24/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın 2013 yılında piyasaya olan icra borçları ve ... borcu nedeniyle bu borçlarda haciz işlemi uygulanmaması için bu borçları ödeyene kadar ve borçlar ödendikten sonra kendisine tekrar iade edilmek üzere .... parselde bulunan ... 1 adet üyeliğini halasının oğlu da olması nedeniyle güvendiği davalı ... üzerine devir yaptığını, davalı üzerine devir etmiş olduğu ... bulunan 1 adet üyeliğini davalıdan sözlü olarak iadesini geri isteyince davalı ...'in üyeliği iadeye yanaşmadığını ve türlü bahanelerle davacıyı oyaladığını, sözleşmeye konu edimlerin yerine getirilmesi amacıyla 24.02.2020 tarihinde .... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle ihtar gönderildiğini, takiben sözlü uyarıda da bulunduklarını, ne var ki sonuç alınamadığını bildirerek, ... parselde bulunan ... 1 adet üyeliğin iptali ile davacıya iadesine, aksi halde üyelik bedelinin tespiti ile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasındaki devir ilişkisi davacının iddiasındaki gibi muvazaalı olmadığı, gerçek bir devir ilişkisi olduğunu, taraflar arasındaki devir ilişkisi ne inanç sözleşmesine ne de muvazaaya dayanmadığını, davacının aksini yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, davalının dava konusu kooperatif hissesini 2013 yılında davacıdan almış olduğunu, aradan geçen zaman zarfında bu hisseyi 3. kişiye devrettiğini, davacının aradan geçen bunca yıldan sonra böyle bir iddia ile dava açmış olması kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, kabul etmemekle beraber davacının iddia ettiği beyanlarında muvazaalı işlemin tarafı olduğunu ve kural olarak hiç kimsenin kendi muvazaasına dayanarak bir hak talep edemeyeceğini, bildirerek davanın reddini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifteki 1 adet üyeliğini tekrar iade edilmek üzere itimat ettiği dava dışı ... adına devrettiğini, dava dışı anılan kişiden sözlü olarak üyeliğini iadesini isteğini, üyeliği iadeye yanaşmadığını, türlü bahanelerle müvekkilini oyaladığını, bunun üzerine 24/02/2020 tarihinde .... Noterliğinin .... yevmiye nolu ihtarnamesiyle dava dışı ...'e ihtar çektiğini, ihtarın 28/02/2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen somut bir adım atılmadığını, dava dışı kişiye karşı ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, bu davada görevsizlik kararı verildiği, istinaf incelemesi sonrasında mahkeme kararı kaldırıldığını ve ... Esas sayısını aldığını, 10/11/2022 tarihli tensip zaptında davacı vekiline dava dışı kooperatif hakkında eldeki dava ile birleştirilmek üzere dava açmak üzere gelecek celseye kadar süre verildiğini, birleştirilmek üzere iş bu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu ileri sürerek, ... Esas sayılı dosyası ile iş bu davanın birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Birleşen davada davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı kooperatif hisse devir sözleşmesi nedeniyle kooperatif üyeliğinin davacıya iadesi, olmazsa üyelik bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda özetle; inançlı işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünün kooperatif mevzuatını ilgilendirmediğinden ve davanın taraflarının da tacir niteliğini haiz olmadığından bahisle asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu düşünülerek verilen 08/03/2022 tarih ve .... sayılı karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerinde ...'nin oy çokluğuyla verilen 19/09/2022 tarih ve ... sayılı ilamında davacıya ilgili kooperatife eldeki dava ile birleştirilmek üzere süre verilmesi, neticesinde ticari dava olan davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle kaldırılması üzerine davacıya ilgili kooperatife dava açmak üzere süre verilmiş, .... Esas sayılı dosyası üzerinden ikame edilen davanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınmıştır.
Davacı özetle; akrabası olan davalıya, o sıralarda piyasaya olan borçları nedeniyle sonradan iade edilmek üzere birleşen davada davalı ... nezdinde sahip olduğu payını devrettiğini, sonradan payın iadesini istediğinde davalının iadeye yanaşmadığını iddia etmiş, asıl davada davalı ise, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, ortada gerçek bir devir ilişkisi olduğunu, kendisinin de sonradan ilgili payı bir üçüncü kişiye devrettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Dosyaya mübrez kayıt ve belgelerin tetkikinden, davacı ile asıl davada davalı arasında yapılan anlaşma geteği 15/07/2013 tarihinde davacının birleşen davada davalı kooperatif nezdinde bulunan payını devrettiği, asıl davada davalının ise davacıdan devraldığı payını 18/12/2018 tarihinde dava dışı ...'ya devrettiği, devir işleminin ...'nun 22/12/2018 tarih ve ... sayılı kararıyla onandığı anlaşılmıştır. Bilahare davacının .... Noterliği'nin 24/02/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile asıl davada davalıdan payın devrini istediği, devrin gerçekleşmemesi üzerine eldeki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.
İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarih ve .... sayılı ... İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir. Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (6100 sayılı Kanun’un 188 inci maddesi ile 225 nci maddesi v.d) yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. ... sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Açıklanan ilke ve kurallar ışığında somut olaya gelindiğinde; her ne kadar davacı tarafından iddianın ileri sürülüş şekline göre taraflar arasında varlığı savunulan kooperatif hisse devrine dayanak inançlı işlemin ispatı bakımından tanık deliline dayanılmış ise de bu iddianın ancak yazılı delil ile ispatı mümkün olduğundan ve davalının da açık muvafakatı olmadığından davacının tanık dinletme isteminin reddi gerekmiştir. Davacı tarafından inançlı işlemin varlığını ispata elverişli bir yazılı delil sunulmadığından dosya kapsamına göre davacıya yemin delilinin hatırlatılması gerekmiş, ancak davacı, yemin deliline dayanmayacağını bildirmiştir. Buna göre; mevcut hukuki durum karşısında haklılığı ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Asıl ve birleşen davanın reddine,
-
Asıl davada alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 99,07 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Asıl davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
-
Asıl davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Birleşen davada alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-
Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
-
6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
24/10/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10