Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/660 E. 2023/649 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/660
2023/649
11 Ekim 2023
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/660 Esas - 2023/649
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2022/660 Esas
KARAR NO : 2023/649
HAKİM :....
KATİP : ...
DAVACI :...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/10/2022
KARAR TARİHİ : 11/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket arasında hizmet alım
sözleşmesinin akdedildiği, Davalı şirket ile müvekkil İdare arasında imzalanan hizmet alımı işi
kapsamında çalıştırılan personellerin çıkarılması nedeni ile işçilik alacağı davalarının açıldığı
ve kesinleşen kararlar nedeni ile kurum arafından işçilere ödeme yapıldığı, yapılan
ödemelerin aşağıdaki gibi olduğunu,
davalı şirketin her türlü özlük kaklarını karşılamak zorunda olduğunu, Davacı kurumun
ilam gereği mecbur kalarak ödeme yaptığını, belirterek 183.872,26 TL’ nin ödeme tarihinden
itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zaman aşımı ve faize ilişkin itirazlarının bulunduğunu,
Davalı ile idare arasında dava dışı işçilerin tabi olduğu ... ihale kayıt
numaralı "... ve Birimlerinde Çalıştırılmak Üzere ..." sözleşmesi imzalandığını, ... yönetim kurulu kararı sonucunda "asgari ücret
artışı" neden gösterilerek sözleşmelerin feshedildiğini, kurum tarafından dava dışı işçilere
ödenen kalemlerden davalı şirketin mevzuat gereği herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını,
Davalı şirketin hizmet alımı sözleşmesinin feshine sebebiyet vermediği açık olduğundan ilgili
kanun hükümleri ve güncel içtihatlar gereğince işçilik alacaklarından sorumlu olmadıklarını,
kendi hak ediş ve teminatlarının da ödenmediğini, Davacı kurum tarafından müvekkil şirkete
hak edişler ödenmediği gibi açılan işçilik alacakları davalarında, davacı kurumun davalı
şirkete ödemesi gereken hak edişlerin içerisinden işçilerin alacaklarını ödediğini
düşündüklerini, şirkete ait muavin defter kayıtlarının celbini talep ettiklerini, davacı kurum
...’nin kendi sebep olduğu fesihler neticesinde hükmedilen alacak kalemlerini kötü niyetli
olarak, zarara uğramış olan davalı şirketten tahsil amacı güttüğünü, .... esaslı ve ... Esas Sayılı
dosyalardan bu hususun ikrar edildiğini, davacının hali hazırda bu alacakları hakkedişlerden
mükerrer olarak tahsil ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, hizmet alım sözleşmelerine dayalı rücuen alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili delil olarak; taraflar arasında yapılan hizmeti sözleşmeesi ve eki şartnameleri, ... kayıtlarına, kurum kayıtlarına, ödeme belgelerine ve bilirkişi incelemesine dayanmıştır.
Arabulucuk dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Davalının zamanaşımı itirazının, davacının talebi dayanağı sözleşme olup, TBK 146 maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan reddi gerekmiştir.
Dava dışı işçiler "... 'e ait hizmet döküm cetveli, işyeri unvan listesi ve işe giriş çıkış bildirgeleri ...'dan celbedilmiştir.
Davacı kurum, alt iş verenlerle yapılan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştırılan işçilere ödenmek zorunda kalınan işçilik alacaklarından, alt işveren olan davalının sorumlu olduğundan bahisle ödenenin geri verilmesini talep etmektedir.
Taraflar arasında imzalanan 03/08/2015 tarihli "..." hizmet alım sözleşmesinin ve 03/08/2016 tarihli hizmet alım sözleşmesinin incelenmesinde; 22.1.madde, 31.1 madde ve eki teknik şartnamenin 7.. Maddesine göre dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarından dolayı yüklenicinin sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Bu sözleşme ve eki şartname hükümlerinde davalı şirketin dava dışı işçilere ödenen kıdem ve ihbar tazminatından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
... Mahkemesi'nin dava dilekçesinde bildirilen ilam dosyaları ile ... ilgili dosyaları UYAP sisteminden celp edilmiştir.
Dosya SMMM ve Hesap Bilirkişilerine tevdi edilerek bilirkişi heyetince hazırlanan 03/04/2023 tarihli raporda özetle; "Davacı ...'nün 2017,2018,2019,2020,2021 ve 2022 yıllarına ait Yasal Defterlere ilişkin incelemeler asıl defterler üzerinden yapılmış olup, davalı şirkete ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nın 64. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince açılış ve kapanış tasdikleri usulünce ve zamanında yapılmış olup, 6102 sayılı TTK'nun 64. Maddesinde belirtilen sürelerde yasaya uygun olarak yapıldığı tespit edildiği, davacı ...'nün ticari defterleri üzerinde Davalının herhangi bir alacağının bulunmadığı, Dava konusu edilen dava dışı .... adına ödenen 23.716,82 TL, ... adına ödenen 23.625,66 TL, ... adına ödenen 23.626,15 TL, ... adına ödenen 23.616,04 TL, ... adına ödenen 23.626,25 Tl, ... adına ödenen 18.876,52 TL, ... adına ödenen 23.626,15 TL ve ... adına ödenen 23.148,67 TL'nin davalı ... Yat. Gay. Dan A.Ş. (... A.Ş.) cari hesabından ve hak edişlerden düşülmediği, Davalı adına yapılan toplam 184.662,26 TL'nin 830 Bütçe Gider Hesabına kayıt edilerek mükerrer bir ödemeye rastlanılmadığı, Davacı Kurumun ödemiş olduğu 183.872,26 TL'yi Davalıya rücu edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı" bildirilmiştir..
4857 sayılı yasanın 2/6. maddesinde, işçiye karşı asıl işverenle alt işverenin müteselsilen sorumluluğu düzenlenmiş ise de, taraflar iç ilişkideki sorumluluklarını sözleşme hükümlerine göre belirlemiştir. Bu nedenle dava dışı işçilerin işçilik alacaklarından her iki işveren işçiye karşı asıl ve alt işveren olarak müteselsilen sorumlu ise lerde , taraflar arasındaki sözleşmeler ve şartnameler hükümleri uyarınca işçilik alacakları yönünden, iç ilişkideki sorumluluğun davalı yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı , bu kapsamda davacı işveren kurumun işçilere yaptığı ödemeleri davalıdan rücu edebileceği anlaşılmıştır. Yine alt işverene rücu edilebilecek miktar davacı asıl işverenin ödediği miktar olmayıp, davalı alt işverenin gerçekte işçiye karşı sorumlu olduğu borç miktarı kadardır.
22.02.2019 tarihinde RG de yayımlanarak yürürlüğe giren 7166 sayılı yasanın 11. ve 12. maddeleriyle getirilen düzenlemenin 11/09/2014 tarihinden sonraki sözleşmelere uygulanacağı belirtilmiş isede , ilgili düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'nin 2019/42 esas 2019/73 karar sayılı ve 19.09.2019 tarihli kararıyla iptal edildiği ve gerekçeli kararında 15.10.2019 tarihli RG de yayımlanarak yürülüğe girdiği nazara alındığında, dosyada uygulama yeri olmadığı görülmüştür.
Somut olayda; Tüm dosya kapsamı , dava , cevap , taraflar arasındaki sözleşme ve eki şartname hükümleri , ödeme belgeleri , ... dan celp edilen bilgi ve belgeler ile hüküm vemeye elverişli bilirkişi heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde ; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında çalıştırılan ve iş akti fesih edilen işçilerin, davacı kurum tarafından iş mahkemesi ilamlarına dayalı olarak aleyhinde başlatılan icra takiplerinde zorunlu olarak ödenen ve bilirkişce hesap edilen 183.872,26TL'nin sözleşme kapsamında sorumlu olan davalıdan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte rücuan talep edilebileceği anlaşılmakla , aşağıdaki şekilde davanın kabulü yönünde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
-Davanın KABULÜNE,
-183.872,26 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
--Kabul edilen 183.872,26 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 12.560,31 TL karar ve ilam harcından 3.140,08 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 9.420,23 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 3.140,08 TL peşin harç, 37,10 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.257,88 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacının karşıladığı 162,25 TL tebligat gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.560,00 TL arabuluculuk ücreti olmak üzere toplam 4.722,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 183.872,26 TL üzerinden takdir edilen 29.419,56 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının talep halinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı..11/10/2023
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:25