Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/147 E. 2023/725 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/147
2023/725
24 Kasım 2023
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2017/147 Esas - 2023/725
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/147 Esas
KARAR NO : 2023/725
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 21/02/2017
KARAR TARİHİ : 24/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/12/2023
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili Banka ile ... Yapı San. Tic. A.S. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalılar ... ve ...'ın ise bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, müteselsil kefil sıfatıyla bu sözleşmeyi imzalayan ... ve ... aynı zamanda şirketin ortağı olduğunu, davalıların kredi hesaplarına ilişkin borcu ödeme davalılar / borçluların bu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı ... Yapı San. Tic. A.Ş. için 08/11/2016 tarihli kat ihtarı gönderildiğini, işbu ihtarname şahsın aynı iş yerinde çalışan personeline 18/11/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, müteselsil kefil ... için 08.11.2016 tarihli kat ihtarı gönderildiğini, ancak muhatabın bulunamaması nedeniyle iade edildiğini, diğer müteselsil kefil ... için 08/11/2016 tarihinde gönderilen ihtarname ise adres değişikliği yüzünden tebliğ edilemediğini, sözleşmesinin 4. Maddesi gereğince; müşteri ve kefil ikametgâhlarını değiştirirler ve yeni ikametgâhlarını ticaret siciline tescil ettirip ayrıca bankaya noter aracılığıyla yazılı olarak bildirmezlerse, kanuni ikametgâh olduğu kabul edilen adrese yapılacak tebligat geçerli olacağını, verilen süre içinde borçlunun borcunu ödememesi üzerine 13/12/2016 tarihinde .... Müdürlüğümün 2016/23555 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalı borçlu tarafın söz konusu takip konusu borca ve ferilerine 23.12.2016 tarihinde itiraz etiklerini, davalılar itirazının haklı sebebe dayanmadığını, kötü niyetli ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, haksız itirazın iptaliyle takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP : Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, banka tarafından müvekkiline kullandırılan kredilerin bir kısmının iddiaya göre vadesi geldiği halde geri ödenmediği ileri sürülerek hesaplarının katı ihtarname gönderildiğini, müvekkili şirket tarafından hesap kati ihtarına itiraz edildiğini, sürenin bitiminden sonra davacı banka .... dairesinin 2016/2355SE. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, takibe karşı iddia edilen alacağın bir kısmının doğmamış olması bir kısmının ise muaccel hale gelmemesi sebebi ile borca itiraz etmeleri üzerine davacı banka işbu itirazın iptali davasını ikame etmiş olduğunu, gerek ödeme emrinde gerekse ihtarnamede ve dava dilekçesinde asıl alacağın ne olduğu, asıl alacağın hangi tarihte tahakkuk eden ve hangi vadede ödenmemesi sebebi ile borç olarak kaydedilen alacak kalemlerinden olduğu açık ve net bir şekilde anlaşılabilir olmadığını, tarafların kendi aralarında kanunun emredici hükümlerine aykırı düzenleme yapamayacaklarını, bu sebeple davacı tarafından konulan muacceliyet kaydının geçersiz olduğunu, sözleşmede yer alan genel işlem koşulları ve yasaya aykırı muacceliyet kaydı, faiz oranları ve artırımı ile fahiş miktarlarla belirtilen asıl alacağın ve ferilerinin takibi haksız ve kötü niyeli olduğunu, BK'nda kefalet sözleşmesine ilişkin düzenlemeler gereği kefilin sınırsız bir şekilde tüm zararlardan sorumlu tutulması mümkün olmadığını, kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için öncelikle kefilin, şahsi olarak teminat altına almış olduğu kefalet kalemlerinin açıkça tek tek sayılması ve kefali bedeli ile süresinin kefil olanın el yazısı ile yazılması gerekmekte olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede yapılan düzenlemeye göre, gerek sözleşmedeki faiz oranları gerekse faiz çeşitleri, kredi alan müvekkilleri tarafından öngörülemeyeceğini, ayrıca banka tarafından sözleşme hükümleri esas alınarak yükseltilen faiz oranlarının fahiş olduğunu beyan edip, davanın ve icra tazminatının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, ...'ın vefat ettiği tarih itibari ile mirasının red ya da kabulü için müvekkileri tarafından terekenin tespiti talep edildiğini, bu süreçte müteveffanın mirasının idaresine yönelik doğrudan veya dolaylı hiçbir işlem yapılmadığını, bu nedenle miras hükmen kabul edilmediğinden müvekkillerin mirasçılık sıfatına haiz olmadığını, terekenin tespiti için .... Hukuk Mahkemeleri 2019/3E sayılı dosyası ile yapılan incelemenin devam ettiğini, husumet ve bu davadan dolayı sorumluluk kabul etmediklerini, davacı bankanın müteveffanın hissedarı olduğu şirketin ...Yenişehir Şubesi nezdinde mevduat rehin akdinin mevcut olduğunu, bu hesaplara ait dökümün celbi ile kefile başvurudan önce yani taşınır rehinin temel ilkelerinden şahsi teminattan önce ayni teminata başvuru ilkesi gereğince alacaklının rehine başvurusu gerektiğini, davacı bankanın yedindeki hak ve alacakları mahsubu gerektiğini, hesap katine yönelik ihtarın gerekli şartları taşımadığını, usule uygun ihtarnamenin mevcut olmadığını, kefaletin ne zaman sona ereceğinin ve süresinin belirtilmediğini, kefalet sözleşmesinin yasaya uygun olmadığını, faiz türü ve oranlarının ve diğer masraflarının yasaya uygun olmadığını, sözleşmenin genel işlem koşulları içermesi nedeni ile geçersiz olduğunu belirterek ödeme emrine karşı yasal süresi içerisinde yapılan borca itirazlarının kabulünü istemişlerdir.
Davalı ... herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, .... Dairesinin 2016/23555 esas sayılı takip dosyası, kredi sözleşmesi, ihtarnameler ve hesap özeti, bilirkişi rapor ve ek raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı alacaklının kredi alacağının tahsili amacı ile başlattığı .... Dairesinin 2016/23555 esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçluların yaptığı itirazın iptali ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Bu hükümler çerçevesinde dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı alacaklının 204.103,75 TL asıl alacağın tahsili amacı ile .... Dairesinin 2016/23555 esas sayılı dosyası ile davalı borçlular aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, borçluların İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 23/12/2016 tarihinde icra dairesine başvurarak, takibe konu alacağın miktarının ve muaceliyetinin yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle ilamsız icra takibi yapılamayacağını, borcun tamamına ve ferilerine itiraz ettiklerini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 21/02/2017 tarihinde davalı borçluların itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 25/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı bankanın talebiyle bağlı olduğu, .... Dairesinin 2016/23555 Esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi (13/12/2016) itibariyle davalı takip borçluları ... Yapı San. Tic. A.Ş., Mehmet Serdar Dalkılıç ve Gökhan Dalkılıç'dan 206.617,45 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, davacı bankanın, davalı takip borçluları ... Yapı San. Tic. A.Ş., Mehmet Serdar Dalkılıç ve Gökhan Dalkılıç'dan takip tarihinden tamamen tahsiline kadar asıl alacağı 203.602,09 TL'na %48,00 oranında temerrüt faizi ile faizin%5'i oranında gider vergisi talep hakkının bulunduğu belirtilmiştir.
06/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda, kök raporda yer alan hesaplama ve sonuç bölümündeki kanaatte herhangi bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı Garanti Bankası A.Ş. ile davalı asıl borçlu ... Yapı San. Tic, A.Ş. arasında 25/02/2015 tarihinde 100.000.000,00 SAR limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, davalılar ... ve ...'ın sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, davacının ...57. Noterliği vasıtasıyla ... Yapı San. Tic. A.Ş., ... ve ...'a gönderdiği 08/11/2016 keşide tarihli ve 44012 yevmiye numaralı ihtarname ile dökümü yapılan toplam 203.536,12 TL kredi borcunun ödenmesinin istendiği;
Davacı Bankanın, 13/12/2016 tarihinde .... Müdürlüğünün 2016/23555 E. sayılı dosyası ile ... Yapı San. Tic. A.Ş., ... ve ... aleyhine, banka tarafından kredi sözleşmesine bağlı olarak borçlular lehine tesis edilerek kullandırılan kredilerden kaynaklanan ve 08/11/2016 tarihi ihtamameye konu 204.103,75 aıl alacağın tahsili amacı ile icra takibine başladığı;
Banka kayıtlarına göre; 13.11.2015 tarihinde 6295112 no.lu hesap üzerinden 200.000,00 TL olarak kullandırılan kredinin, 04.03.2016 tarihinde devir ile 00461/7932071 no.lu hesaba aktarıldığı, 08.11.2016 kat tarihi itibariyle hesabın borç bakiyesinin 200.000,00 TL, en son faiz tahsilatının 30.09.2016 tarihinde yapıldığı ve hesabın en son cari faiz oranın % 16,25 olduğu;
Davacı Banka, kullandırılan kredinin geri ödenmemesi üzerine akdedilen sözleşme gereğince kredi hesaplarını kat ettiği ve muaccel hale geldiği akabinde icra takibine başladığı;
Davacı bankanın gönderdiği 08/11/2016 keşide tarihli ihtarname, davalı asıl borçlu ... Yapı San. Tic. A.Ş.'ye 18/11/2016 tarihinde tebliğ edilmesi nedeni ile davalı asıl borçlu şirketin temerrüdünün, ihtarda verilen süreye göre 22/11/2016 tarihinde oluştuğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin Temerrüt Faizi başlıklı 10. maddesi hükmü gereğince temerrüt faiz oranının % 48,00 (%32,00 x 1,5) olduğu;
25/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda tablo halinde ayrıntısı gösterildiği üzere davacı Bankanın .... Dairesinin 2016/23555 Esas sayılı takip dosyasında 13/12/2016 takip tarihi itibariyle davalı takip borçlusu ... Yapı San. Tic. A.Ş.'den 206.617,45 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davalılardan ... Yapı San. Tic. A.Ş yönünden davanın kabulü ile itirazının iptaline karar verilmiş, İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 204.103,75 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 40.820,75 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm fıkrasına sehven "İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca dava konusu alacak likit olmadığından, varlığı ile miktarının tespiti yargılamayı gerektirmekle davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine," karar verildiği yazılmış ise de, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki yaratmamak amacı ile söz konusu hüküm fıkrası gerekçeli karara aynen alınmıştır.
Davalı ... mirasçıları olan ... ve ... yönünden yapılan değerlendirmede ise;
Davalı mirasçılarının ...13. Asliye Hukuk Mahkemesine 2020/982 Esas sayılı dosyası ile mirasın hükmen tespiti davası açtıkları, eldeki davanın 2017 yılında açıldığı ve altı yıldır sonuçlandırılamadığı, mirasın hükmen reddi davasının istinaf ve temyiz süreleri de dikkate alındığında davanın yıllarca sürüncemede kalacağı anlaşıldığından bu davalılar yönünden dosyanın ayrılmasına karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın ... Yapı ... AŞ ve ... yönünden kabulü ile, davalı borçluların ...4, İcra Müdürlüğünün 2016/23555 esas sayılı icra takibine yaptığı 23/12/2016 tarihli İTİRAZLARININ İPTALİ ile takibin 204.103,75 TL asıl alacak ve 2.871,77 TL faizi yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa %44 oranında temerrüt faiz uygulanmasına,
-
İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 204.103,75 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 40.820,75 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca dava konusu alacak likit olmadığından, varlığı ile miktarının tespiti yargılamayı gerektirmekle davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine,
-
Diğer davalılar ... ve ... yönünden davanın ayrılmasına, bu davalılar yönünden yargılamaya Mahkememizin ayrı esası üzerinden devamına,
-
Yargılama harç ve giderlerinin ayrılan dava üzerinden dikkate alınmasına,
-
Kabul edilen 204.103,75 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 13.942,33 TL karar ve ilam harcından 2.501,48 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 11.440,85 TL harcın davalılar ... Yapı ... AŞ ve ...'tan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvuru harcı, 2.501,48 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.532,88 TL harcın davalılar ... Yapı ... AŞ ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacının karşıladığı, 2.050,00 TL bilirkişi ücreti, 587,90 TL diğer giderler olmak üzere toplam 2.637,90 TL yargılama giderinin davalılar ... Yapı ... AŞ ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 204.103,75 TL üzerinden takdir edilen 32.615,56 TL vekalet ücretinin davalılar ... Yapı ... AŞ ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalılar ... Yapı ... AŞ ve ...'ın karşıladığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine yer olmadığına,
11-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı ... AŞ vekilinin, davalılar ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ...'ın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... Hakim ...
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20