SoorglaÜcretsiz Dene

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/438 E. 2023/284 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2016/438

Karar No

2023/284

Karar Tarihi

18 Mayıs 2023

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/438 Esas - 2023/284

T. C.

A N K A R A

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR

ESAS NO : 2016/438

KARAR NO : 2023/284

HAKİM :...

KATİP : ...

DAVACI : ...-

VEKİLİ : ...

DAVALI : ..

VEKİLLERİ : Av. ...

Av. ..

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 10/07/2015

KARAR TARİHİ : 18/05/2023

GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 26/05/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafa müvekkili idare tarafından yapılan 227.465,66-TL fazladan ödemenin tahsili için .... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla davalı borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, 227.465,66-TL alacağa işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline ve davalının mal varlığına alacaklarını karşılayacak miktarda ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı taraf talebini HMK 119. maddesine göre halen açıklamadığını, davacı taraf müvekkiline haksız ve fazla ödeme yapıldığını ileri sürmekte ancak bu fazla ödemelerin hangi tarihte, ne miktar, hangi nedenle ödendiğini açıklamadığını, yine davacı davasının sebepsiz zenginleşmeye mı yoksa ticari ilişkiye mi dayandırdığını da açıklamadığını, davacı taraf bazı belgeler sunarak haksız ve usulsüz ödemeler ile ilgili soruşturma yapıldığını beyan ettiğini, öncelikle davacının sunduğu belgelerden kendi iç bünyesindeki soruşturmaya konu müfettiş incelemesi, iç yazışmaları ve idari işleyiş ve idarenin düzenlediği belgelerin kabulüne olanak olmadığını, bunları müvekkilin değiştirmesi, müdahale etmesi yada bunları kontrol etmesi gibi bir yükümlülüğü ve hakkının olmadığını, idare içinde evraklarının eksik, usule uygun düzenlenmemiş olması ödemenin haksız olduğu anlamına gelmeyeceğini, davacı tarafından dava konusu yapılan ticari ilişki nedeni ile ... soruşturma numarası ile soruşturma olduğu öğrenildiğimi ve savcılık tarafından müvekkilin ifadesi alınmış olup bu dosyaya ayrıntılı savunmamız verilmiş ve gerekli belgeler sunulduğunu, bu dosyanın öncelikle celbini talep ettiklerini, davacının sözünü ettiği ve dayandığı Teftiş Kurulu Raporu'nun çoğu kısmı bu soruşturmanın konusu yapılmadığını, Genel olarak Teftiş Kurulu raporu eksik- hatalı inceleme ve değerlendirmeler içerdiğini, raporun sadece kurum kayıtları ile sınırlı düzenlendiğini, eksik kayıtlara dayalı inceleme yapıldığından, rapor önemli eksiklikler içerdiğini ve sonuçları doğru olmadığını, Toplam alacak ve ödeme noktasında bakıldığında, kurumun kendilerine fazla değil, eksik ödeme yaptığının görüleceğini, kurumca eksik ödeme yapılmasına karşılık raporda müvekkilşzğ yersiz ödeme olduğu iddia edildiğini ve bu yönde rapor düzenlenebildiğini, raporun ilgili bölümüne bakıldığında sadece 2010 yılına ait kayıtların incelendiğini, oysaki müvekkilin kuruma mal ve hizmet sunması 2009 yılına dayandığını, raporun eksik ve hatalarla dolu olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Davanın ... esası ile açıldığı, 03/03/2016 tarihinde görevsizlik kararı gereğince dosya mahkememize tevzi edilmiş olup, dosyanın mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.

....'ne müzekkere yazıldığı görülmüştür.

Mahkememizce Bilirkişi ... ve Bilirkişi ....'ten oluşan heyetten 05/11/2018 tarihinde bilirkişi raporu aldırılmıştır.

Mahkememizce Bilirkişi ... ...'den 02/07/2019 tarihinde bilirkişi raporu aldırılmıştır.

Mahkememizce Bilirkişi ...'den ve Bilirkişi ...'den oluşan heyetten 18/06/2020 tarihinde bilirkişi ek raporu aldırılmıştır.

Mahkememizce Bilirkişi... oluşan heyetten 23/03/2021 ve 21/12/2022 tarihlerinde bilirkişi raporları aldırılmıştır.

Mahkememizce Bilirkişi....den oluşan heyetten 06/04/2023 tarihinde bilirkişi raporu aldırılmıştır.

Davacı vekili tarafından 04/01/2017 tarihinde işlemiş faiz yönünden eksik harcın tamamlandığı anlaşılmıştır.

Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. (İİK md. 67)

... takip sayılı icra dosyası,.... esas sayılı dosyası, ... D.iş sayılı dosyası,... esas sayılı dosyası, .... esas sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, ödeme belgeleri, alınan bilirkişi raporları ve diğer belgeler dosyada mevcuttur.

.... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; dosyanın.... sayılı dosyasında açıldığı, 29/01/2015 tarihinde yenilerek ... sayılı icra dosyasına sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmakla; davacı tarafından davalı aleyhine 02/02/2012 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 227.465,66-TL asıl alacak 28.828,09-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 256.293,75-TL olduğu, davalıya 21/03/2012 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalının süresinde (26/03/2012) asıl alacak ve ferilerine itirazda bulunduğu, eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafından yapılan şikayet sonrası .... esas sayılı ceza dosyası incelendiğinde, Sanık...'ın eylemine uyan TCK 37. madde delaletiyle 247/1-2, 43, 53, Sanık ...'ün eylemine uyan TCK. 40/2 atfı ve 38. madde delaletiyle 247/1-2, 43, 53 maddeleri, sanık ...nin eylemine uyan TCK 279/1, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış, .... sayılı iddianamesiyle sanıklar sanıkla...'in Görevi Kötüye Kullanma, Görevi Kötüye Kullanma, Zimmet suçunu işlediği iddia ve ....'ın TCK'nın "257/1, 53", ...'ın TCK'nın "257/1, 53" ....'ın TCK'nın "257/1, 53, 247/1, 247/2, 43", Mehmet Karakoyun'un TCK'nın"247/1, 247/2, 43, 53", ...'in TCK'nın "40/2 ve 38." maddeleri delaletiyle 247/1, 247/2, 43, 53", ...'nun "257/1, 53"maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebi ile .... esas sayılı dosyasında 03/11/2021 tarihinde aldırılan bilirkişi raporunda özetle; ... tarafından soruşturma aşamasında savunmalarında sunduğu faturalara göre her iki firması yönünde kümülatif açıdan müşteki kurumdan alacaklı olduğunun ileri sürüldüğü, bilirkişi tespitleri ile de müşteki kurum kayıtlarına nazaran fazla ödeme yapıldığı, ancak mükellef firma tarafından sunulan ancak kurum kayıtlarında olmayan faturalar yönünden ise mükellefin alacaklı hale geldiği , mükellefler ile kurum kayıtları arasında mübayenet oluştuğu yönünde değerlendirmelerde bulunulduğunu, mükellef lehine somut olaydaki asgari fazla ödeme tutarının dava dışı ...'e ... firması ile ilgili olarak 20.487,01 TL +.... firması ile ilgili olarak 54.170,31 TL olmak üzere toplam 74.647,32 TL olduğunu, somut olayda asgari 74.647,32 TL nispetinde yersiz ödemede bulunularak kamu zararına 3.kişilerin haksız menfaat temin etmelerine neden olurduğundan idare adına fazla ödemeye sebebiyet veren sanıklar ... yönünden zimmet eyleminin maddi unsurlarının oluştuğu tespit edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanıklar ... ile ilgili yapılan değerlendirmede; ''Ek bilirkişi raporuna göre birleşen .... Esas sayılı dosyamızda .... isimli firma yönünden 20.487.01 TL fatura, hakediş, teslim tutanakları olmadan, mal veya hizmet alındığına ilişkin belgeler dayanak yapılmadan sanıklar Hamit ve Selahattin'in ödeme emri düzenleyerek yersiz ödeme yaptıkları bu şekilde kamu zararına ve bu firmalar lehine haksız menfaat oluşmasına neden oldukları ve bu şekilde görevi kötüye kullanmak suçunu işledikleri anlaşılmıştır. Her ne kadar.... bilgisayar firması arasında hukuki ihtilaf bulunduğu, sanıkların suç işleme kastı olmadığı iddia edilmiş ise de bu görüşe iştirak edilmemiştir. Zira her iki firmanın sahibi olan ...'in sunduğu belgelerde toplamda kendisinin alacaklı olduğu gözüküyor ise de müşteki kurumun kayıtlarında da fazla ödeme yapıldığı gözükmektedir. ...'in sunduğu bir kısım irsaliyeli faturaların teslim kısımlarının imzasız olması görülmüştür. Müştekinin kamu kurumu olması nedeniyle mal, hizmet alımları ve ödemelerin mevzuata göre yapılması gereği düşünüldüğünde sanıklar ...'in görevinin gereklerine aykırı hareket ettikleri böylece görevi kötüye kullanmak suçunu işledikleri kabul edilmiştir. Ek bilirkişi raporunda sanıklar ... ve firmaların sahibi ...'in eylemlerinin zimmet suçuna uyduğu görüşü bildirilmiş ise de bu görüşe iştirak edilmemiştir. Arada gerçek bir ticari ilişki olduğundan kayıtların eksik veya yanlış tutulması söz konusu olduğundan zimmet kastı ile hareket edilmediği kanaatine varılmıştır. '' gerekçesine yer verilerek adı geçen sanıklardan ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma, ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan hapis cezası verilmesine hükmolunmuştur.

Dosya üzerinden birden fazla bilirkişi incelemesi yapılmış olup, yargısal denetime elverişli mahkememizce hükme esas alınan Bilirkişi ... ve Bilirkişi ...'den oluşan heyetten 06/04/2023 tarihinde aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin dava konusu işlemlerinin bulunduğu 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ait ticari defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğunu, dava dosyasında daha önce alınmış olan bilirkişi raporları ışığında, davalı şirketin dava konusu işlemlerinin bulunduğu 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ait ticari defterinin aşağıdaki açılış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, ancak yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin usulüne uygun yaptırılmadığını, bu hususun mahkememizin takdirinde olduğunu, T.C. ... Esas numaralı dosyasında takip tarihinin 02.12.2012, takip tutarının 227.465,66.-TL asıl alacak, 28.828,09.-TL İşlemiş Faiz olmak üzere 256.293,75.-TL olduğunu, tarafların muavin defterlerinde kayıtlı fatura tutarları arasındaki farkın (414.692,09-413.875,18) 816,91.-TL, ödeme tutarları arasındaki farkın ise 53,978.03-TL olduğunun tespit edildiğini, her ne kadar fatura tutarları arasındaki farkın birbirine yakın olduğu görülmekte ise de, fatura bedelleri arasında ciddi farklılıklar ve tutarsızlıklar bulunduğunu, aynı şekilde yapılan ödemelerde de farklılıklar olduğunu, davalı şirket ticari defterlerinde yapılan ödemelere ilişkin kayıtlar sadece yıl sonunda toplam tutar olarak kayıt edildiğinden yapılan ödemelerin de defter kayıtlarından karşılaştırılmasının mümkün görülmediğini, Bu kapsamda, mahkememizin görevlendirmesinde de yer aldığı üzere, uyuşmazlığın çözümünde önemli olan hususun defter kayıtlarında yer alan fatura bedelleri ile yapılan ödemelerin karşılaştırılmasından ziyade fatura içeriği malzemelerin davacıya teslim edilip edilmediğini, bu faturaların hakedişe bağlanıp bağlanmadığı, defter kayıtlarına gerçeğe aykırı fatura kaydı yapılıp yapılmadığı, ne kadarlık faturadaki malzemenin teslim alındığı ve teslim alınan bu malzeme bedellerinin davalıya ödenip ödenmediği ve fazladan yapılan bir ödeme olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması gerektiğini, davalı şirket tarafından 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında satılan malzemelere ilişkin düzenlenen toplam 413.875,18 TL tutarlı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak bu faturaların 275.815,94 TL'sinin hakedişe bağlandığı ve bu malzemeler davacıya teslim edildiği, söz konusu malzemeler karşılığında ise davacı tarafından davalı şirkete toplam 471.601,48 TL ödeme yapıldığının tespit edildiğini, davacı ile davalının ticari defter kayıtlarındaki farklılığın .... E. sayılı ceza yargılamasına da konu edilen davalı tarafından yukarıda açıklanan bazı faturaların hakedişe bağlanmaması ve fatura içeriği malzemelerin davacıya teslim edilmemesi nedeniyle taraflar adına fatura bedelleri arasındaki açığı kapatmak amacıyla davacının defterlerine gerçeğe aykırı olarak kayıt edildiği anlaşılan fatura bedelleri ile davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin tamamının davalının defterlerine kayıt edilmemesi ve ayrıca bu ödemelerin davalının defterlerine muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde işlenmemesinden (ödemelerin yıl sonunda toplu olarak kayıt edildiği) kaynaklandığını, davacı tarafından uyuşmazlığa malzeme alımları karşılığında davalı firmaya toplam (471.601,48- 275.815,94-45.600,28) 150.185,26 TL fazla ödeme yapıldığını, davacı tarafından davalı firmaya yapılan fazla ödemenin sebebinin hakedişe bağlanmayan ve fatura içeriği teslim edilmeyen malzemeler nedeniyle taraflar adına fatura bedelleri arasındaki açığı kapatmak amacıyla davacının defterine gerçeğe aykırı olarak kayıt edilmesinden kaynaklandığı, davalı firmaya yapılan ödemeye esas malzemelerin 195.785,54 TL'lik kısmının yerine getirilmediği, ancak davalı tarafından icra dosyasına 45.600,28 TL ödeme yapıldığı görüldüğünden bu tutarın söz konusu bedelden mahsup edilmesi gerektiğini,, davacı ....taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak fazladan yapıldığı tespit edilen ödemeler nedeniyle davalı... firmasından talep edebileceği alacak tutarının toplam 150.185,26 TL olduğunu rapor etmişlerdir.

Deliller değerlendirilmiştir.

Somut olayda, davacı tarafından davalıya fazla yapılan ödemenin işlemiş faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce birden fazla bilirkişi raporu alınmış, raporlar arasında çelişki bulunması ve taraf kayıtları arasında farklılık bulunması nedeniyle mahkememizce yeniden rapor alınması yoluna gidilmiştir. Mahkememizce bilirkişilere “Tarafların ticari defter ve kayıtları yerinde incelenerek ve davacı ile davalı kayıtları arasındaki farklılıkların neyden ileri geldiği tespit edilerek, davalıya fazla ödemede bulunup bulunulmadığı, davalıya yapılan ödemelerin sebebi, davalı için yapılan ödemeye esas hizmetin/malın yerine getirilip/teslim edilip edilmediği sunulan ödeme evrakları, faturalar irdelenerek, yerine getirilmeyen hizmet/mal için fazladan ödeme yapılıp yapılmadığı hususları ve tarafların alınan raporlara karşı itirazları irdelenerek mahkememize bilirkişi raporu sunulmasının istenilmesi'' şeklinde verilen talimat uyarınca oluşturulan bilirkişi heyetinden 06/04/2023 tarihinde alınan raporda,

Davacı şirketin muavin defter dökümlerinden hazırlanmış olan icmal tablosundan anlaşılacağı üzere, 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenmiş olan toplamda 413.875,18.-TL tutarında fatura ve 45.600,28.-TL tutarında ödeme kayıtlı olduğu, buna karşılık davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılmış olan 471.601,48.-TL tutarında ödeme kayıtlı olduğu, fatura kayıtlarından ödeme kayıtları mahsup edildiğinde, davacı şirketin ticari muavin defter kayıtlarına göre 31.12.2011 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten (413.875,18+445.600,28-471.601,48) 12.126,30.-TL tutarında alacak bakiyesinin kayıtlı olduğu, davalı şirketin muavin defter dökümlerinden hazırlanmış olan icmal tablosundan anlaşılacağı üzere, 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenmiş olan toplamda 414.692,09.-TL tutarında fatura kayıtlı olduğu, buna karşılık davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan 372.023,17.-TL tutarında toplu ödeme kayıtlı olduğu, fatura kayıtlarından ödeme kayıtları mahsup edildiğinde, davalı şirketin ticari muavin defter kayıtlarına göre 31.12.2011 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirkete 42.668,92.- TL tutarında borç bakiyesinin kayıtlı olduğu, tarafların muavin defterlerinde kayıtlı fatura tutarları arasındaki farkın 816,91.-TL, ödeme tutarları arasındaki farkın ise 53,978.03-TL olduğunun tespit edildiği, her ne kadar fatura tutarları arasındaki farkın birbirine yakın olduğu görülmekte ise de, fatura bedelleri arasında ciddi farklılıklar ve tutarsızlıklar bulunduğu, aynı şekilde yapılan ödemelerde de farklılıklar bulunduğu, davalı şirket ticari defterlerinde yapılan ödemelere ilişkin kayıtlar sadece yıl sonunda toplam tutar olarak kayıt edildiğinden yapılan ödemelerin de defter kayıtlarından karşılaştırılmasının mümkün görülmediği, .... tarafından hazırlanan 15.10.2012 tarih ve 2022/224-6 sayılı soruşturma raporunda da tespit edildiği üzere, defter kayıtlarına işlenen fatura bedelleri ile gerçek fatura bedelleri arasında farklılık bulunan bazı faturaların yer aldığı, bu faturalara ait hakediş belgesi, ödeme belgeleri, tahakkuk modeli ve fatura içeriği malzemelerin teslim alındığına dair tevsik edici belgelerin (teslim- tesellüm, irsaliyeli faturalarda teslim eden-teslim alan imzaları) bulunmadığı, bu kapsamda, davalı şirket tarafından 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında davacıya satılan malzemeler karşılığında düzenlenen faturalar, bu faturalara esas hakediş belgeleri ve yapılan ödemelere ait belgeler birlikte incelendiğinde davalı şirket tarafından 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında satılan malzemelere ilişkin düzenlenen toplam 413.875,18 TL tutarlı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak bu faturaların 275.815,94 TL'sinin hakedişe bağlandığı ve bu malzemelerin davacıya teslim edildiği, söz konusu malzemeler karşılığında ise davacı tarafından davalı şirkete toplam 471.601,48 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, davacının ticari defterlerinde kayıt olan ancak hakediş evrakları ve fatura içeriği malzemelerin davacıya teslim edildiğine dair belge bulunmayan faturaların tutarının ise toplam 138.059,24 TL olduğu, belirtilmiş olup,

Sonuç olarak davacı ile davalının ticari defter kayıtlarındaki farklılığın yukarıda belirtilen .... sayılı ceza yargılamasına da konu edilen davalı tarafından yukarıda açıklanan bazı faturaların hakedişe bağlanmaması ve fatura içeriği malzemelerin davacıya teslim edilmemesi nedeniyle taraflar adına fatura bedelleri arasındaki açığı kapatmak amacıyla davacının defterlerine gerçeğe aykırı olarak kayıt edildiği anlaşılan fatura bedelleri ile davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin tamamının davalının defterlerine kayıt edilmemesi ve ayrıca bu ödemelerin davalının defterlerine muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde işlenmemesinden (ödemelerin yıl sonunda toplu olarak kayıt edildiği) kaynaklandığı, davacı tarafından uyuşmazlığa malzeme alımları karşılığında davalı firmaya toplam (471.601,48-275.815,94-45.600,28) 150.185,26 TL fazla ödeme yapıldığı, davacı tarafından davalı firmaya yapılan fazla ödemenin sebebinin hakedişe bağlanmayan ve fatura içeriği teslim edilmeyen malzemeler nedeniyle taraflar adına fatura bedelleri arasındaki açığı kapatmak amacıyla davacının defterine gerçeğe aykırı olarak kayıt edilmesinden kaynaklandığı, davacının tespit olunan bu tutar kadar talebinde haklı olduğu, davalı tarafından bu tutar dışında icra takibine yapılan itirazın ise yerinde olduğu, dava ve takip öncesi davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafın davalıya fazla yapılan ödemenin tahsili amacıyla başlatılan ve bilirkişi raporu ile hesaplanan 150.185,26 TL için icra takibi yapmakta haklı olduğu, faiz istemi bakımından davalı tarafın temerrüde düşürülmediği, bu nedenle faiz yönünden takibe itirazın yerinde olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunda hesaplanan asıl alacak miktarı üzerinden itirazın kısmen iptaline, takipte belirtilen şartlarla icra takibinin devamına, asıl alacak miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddi ile davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

Davacının davasının Kısmen Kabulü ile;

  1. ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile; 150.185,26. TL asıl alacak üzerinden takipte belirtilen şartlar geçerli olmak üzere takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

Asıl alacak likit olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine,

  1. Alınması gereken 10.259,16. TL harçtan peşin alınan 3.384,55. TL harç, 493,55TL ıslah harcı ve 59,30TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 6.321,78. TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

  2. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AÜT gereğince 23.527,79. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

  3. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AÜT gereğince 16.916,27. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

  4. Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 27,70. TL başvuru harcı, 3.384,55. TL peşin harç, 493,53. TL ıslah harcı, 59,30. TL tamamlama harcı, 4,10. TL vekalet harcı toplamı 3.369,18. TL ile;

Davacı tarafından yapılan 12.350,00-TL bilirkişi ücreti, 414,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, olmak üzere toplam 12.764,00-TL'nin kabul / red oranına göre 7.479,56-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,

  1. Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

  2. HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

İlişkin, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.18/05/2023

Katip...

✍e-imzalıdır

Hakim ..

✍e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

asliyevekilleriticaretİptaliankaraİtirazınmahkemesi

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:06:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim