Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/480 E. 2024/519 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/480
2024/519
24 Temmuz 2024
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/480 Esas - 2024/519
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/480 Esas
KARAR NO : 2024/519
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI :....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/10/2023
KARAR TARİHİ : 24/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ile "... Davalı yan davacı şirketten 1.199.000TL satış fiyatlı .... model siyah ... şasi nolu,... motor no’lu aracı 28 nisan 2023 tarihli sipariş formuna göre araç satın almış ve araç kendisine teslim edildiğini, davalı yanın sahibi olduğu ... plaka sayılı aracı da 318.000TL’ye karşılık takas olarak şirkete teslim ettiğini, şirkete ikinci ele takas için bırakılan bu araç davacı şirket tarafından 3. şahıslara satılmak istendiğinde “ ön yolcu hava yastığı,sürücü hava yastığı, sökme takma,tavan yan hava,değiştirme,proteknik kem,ön sağ yan yastık sökme, ön sağ yan yastık sökme, tavan kaplaması sökme, direksiyon airbag, yolcu airbag, sağ tavan perde airbag, sağ ön koltuk airbag, airbag, kaptörü, sol ön emniyet kemeri, sağ ön emniyet kemeri, sol ön emniyet kemer tokası, orta direk üst bakaliti ile ilgili toplamda 136.292,00TL'lik yedek parça ve işçilik tespit edilip araçdaki bahsedilen arızalar giderildiğini, ancak araçta airbag işlemleri ve yapılan bu onarımlar sebebiyle araçta değer kaybı oluştuğunu, bu sebeplerle davalıya .... Noterliğin 18.07.2023 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi keşide edildiğini, ancak ihtar sonuçsuz kalmış ve tarafımızdan zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış .... no.lu dosyası ile arabuluculuk faaliyeti gerçekleştirilmiş yine sonuçsuz kaldığını, anılan dava konusu araca ortaya çıkan arızalar sebebiyle yedek parça ve işçilik olarak toplam 136.292,00TL masraf yapılmış olup buna ilişkin 08.08.2023 tarih ve ... sayılı fatura düzenlendiğini, dolayısıyla araçta oluşan değer kaybından şimdilik 10.000TL'si ile araca yapılan yedek parça ve işçilik gideri olan 136.292,00TL'sinden şimdilik 10.000TL'sinin ihtarnamenin tebliğinden bu yana işleyen ve işleyecek avans faizi ile birlikte , taraflar arasında imzalanmış 2. el emanet makbuzu” sözleşmesinin 3. maddesi gereği ve TBK hükümleri gereği araçta gizli ayıp olduğu satıştan sonra anlaşılması sebebiyle davalıdan tahsilini talep zorunluğu doğduğunu, ... plakalı araçta oluşan değer kaybından fazlaya dair haklarımızı saklı tutarak şimdilik 10.000.TL'sinin ihtarın tebliğ tarihinden itibaren işleyen ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ... plakalı araca davacı tarafından yapılan yedek parça ve onarım işçiliği alacaklarından ,fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000.TL'sinin ihtarın davalıya tebliğinden itibaren işleyen ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masraf ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ile ... SAN TİC A.Ş arasında bir araç alış-satış sözleşmesi yapılmış, ... SAN TİC A.Ş tarafından 1.199.000TL satış fiyatlı .... model siyah ... ŞASİ NOLU,... Motor no’lu fiyat ve özelliklere sahip araç müvekkil tarafından 24.05.2023 tarihinde ödemesi yapılarak toplamda 1.198.535,40 TL fatura düzenlenmiş ve ödendiğini, ödeme yapılırken müvekkilin ... Plaka sayılı ... model ... marka aracı, satış sözleşmesinde 318.000 TL sayılarak bu miktar yukarıda bahsetmiş olduğumuz aracın satış bedelinden takas yoluyla mahsup edilerek davalıya satış yapıldığını, yasal süresi içinde haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesi istemi ile cevaplarımızın sunulması zorunluğu doğduğunu, ... San. Tic A.Ş. ... ana bayisi olarak araç alış satışı yaptığını, olayda geçen araçların ikisininde modellerinin ... olması firmanın bu araçları tanıdığını ve bildiğini kabul etmeyi gerektirdiğini, TTK madde 18/2 "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir" şeklinde tacirlerin, hakları kazanırken ve borç altına girerken tacir olmayan kimselere nazaran çok daha fazla tedbirli olmak ve ticarî hayatın gereklerini bilmek ve araştırmak zorunda olduğunu belirtildiğini, firmanın ticari hayatına ilişkin bir hususu bilmediği gerekçesiyle iyiniyetli olduğunu iddia etmesi, TTK hükümleri engel teşkil ettiğini, bu nedenlerle araç satışı sırasında firmanın sanki kendi araç experinden aracın durumunu kontrol ettirmeden araç alımını yaptığı gibi bir algı ile sonradan gizli ayıp ile karşılaştığı iddiasında bulunması hem TTK'da sayılmış olan tacir olmanın hükümlerine aykırı hem de hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, aynı marka araçların bayisi durumunda olan bir firmanın vatandaştan daha az bilmesi ve kandırılan konumuna düşmesi kabul edilemeyeceğini, araçta olduğu iddia edilen hasarın ne zaman olduğu belli değildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ... plakalı aracın satış sözleşmesiyle aracı alırlarken aracın durumunu kabul ederek aldıklarını belirttiklerini, bu kadar büyük bir firmanın araç alımında saymış oldukları sıkıntıları fark etmeden aracı almış olmalarının inandırıcı bir yanı olmadığını, firmanın saymış olduğu çoğu parça göz ile bakıldığında fark edilebilecek durumda olan parçalardır ve bunların fark edilmeden aracın alınmış olması iyiniyetten uzak bir iddia olduğunu, aynı zamanda firma aracın hasarlı parçalarının değiştirildiğini belirterek yapılan değişimlerle ilgili bir fatura sunmuşsa da aracın eski durumunu gösteren herhangi bir görsel veya resmi rapor sunmadığını, araçta yapılması gereken işçilik tutarının tespit edildiğini belirtmiş olmalarına rağmen bu işçilik gerektiren parçaları kanıtlar nitelikte bir görsel veya resmi rapor olmadığını, aracın üzerindeki hasarın ne zaman oluştuğu belli olmayıp davalıdan önce kullanan kişinin de bu hasara sebebiyet vermiş olması mümkün olmayacağını, bu durumda davalı sorumlu tutulamaz. bu durumda eski sahibininde davaya dahil edilmesi gerektiğini, firmanın gizli ayıp iddiası yerinde olmadığını, aracın servis-bakım kayıtları ve sigorta geçmişi, ... plakalı aracın 13.07.2020 tarihli bakımı ... yetkili servisi olarak ... San. Tic. A.Ş. tarafından yapılmış olup servis kayıtında firmanın satış sözleşmesinden sonra saymış olduğu sıkıntıların hiçbiri bulunmadığını, servis tarafından 1.219,08TL tutarında fatura kesilmiş yapılan ve yapılması gereken işlemlerde, dava dilekçesinde bahsedilen sorunlardan bahsedilmediğini, aracın satış değeri ile tarafımızdan istenen tazminat arasında tutarsızlık bulunmadığını, ... A.Ş. tarafından ... plakalı arac 318.000TL sayılarak sözleşme yapıldığını, firma tarafından davalıdan 136.292,00 TL yedek parça ve işçilik için ve 80.000 TL değer kaybı için olmak üzere toplamda 216.292,00 TL tazminat talep edildiğini, davalıdan istenen tazminat miktarı arabanın satış değerinin 2/3'sinden büyük olup tutarsız bir talep olduğunu, hayatın olağan akışına aykırı şekilde miktarlarda tazminat talebinde bulunulduğunu, bu oranda bir zararı olan aracın normal şartlarda pert sayılması ve kaskodan bedelin tahsilini talep etmek gerekmekteyken, ... yetkili firmasının bu denli büyük bir hasarı olan aracı fark etmeksizin sözleşmeyi kabul etmiş olması mümkün olmayacağını, mevzuat uyarınca karşı tarafın bu seçimlik haklarından birine başvurmadan önce tacir olduğu için karşı tarafa ihtar çekmesi gerekmekte olup, davalı müvekkile herhangi bir ihtar/bildirim gönderilmediğini, ... yazı yazılarak davacı tarafından yapılan takaslı alım-satımlarda usulsüzlük olup olmadığının tespitinin istenmesini, haksız ve yersiz davanın usulden reddini, esasına girilmesi durumunda davanın esas yönünden reddini, daha önceki araç sahibinin davalı yanında davaya dahil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Davanın; satımdan kaynaklanan ayıp iddiası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
.... sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememiz iş bu esasına kaydedilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen incelenir.
5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK 2. Maddesi gereğince, genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Asliye Ticaret Mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir.
TTK. nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmış olup bu maddeye göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmemiz yargı işleri tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Ayrıca TTK.nun da düzenlenen hususlar ile Medeni Kanun ve Borçlar Kanunuda düzenlenen bazı dava türlerinin ticari dava olduğu belirtilmiştir. TTK. nun 5. maddesinde ise ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi niteliğinde olduğu belirtilmiştir Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmesiyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
8.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; “Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.." hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde "Mal: Alışverişe konu olan taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi : Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukukî işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için; kanunun amacı içerisinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
T.T.K.nun 14. Maddesine göre ''bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.'' Yasanın 17. Maddesi hükmünce de; ''iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.'' Yine Yasanın 1463. Maddesinde de, önce 17. Maddeye gönderme yapılarak, 507 S.K. Hükümlerinin saklı tutulduğu belirtildikten sonra Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. Maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. Gerçekten, 19/02/1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 25/01/1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.'nun 1463. Maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;
-
Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi usul Kunununun 177. Maddesinin 1. Fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,
-
Vergi Usul Kanunu'na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Somut olayda, davalının işletme usulüne göre defter tuttuğu, son 4 yılın gelir vergisi beyannamesinde somut verilerin vergi dairesine sunmadığı gelen kayıtlardan anlaşılmış olup, davalının yukarıda anılan limitleri aşmadığından tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan esnaf ve sanatkarlar odasından gelen yazı cevabında davalının "pazarlarda meyve ve sebze ticareti" meslek kolunda faaliyet gösterdiği, uyuşmazlığa konu aracın ve davalının davacıdan almış olduğu aracın hususi nitelikte olduğu dikkate alındığında aralarındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 114/1-c 115/2 maddeleri gereği davanın usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
-
Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 114/1. c 115/2 maddeleri gereği davanın usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,
-
Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde müracaat halinde dosyanın görevli .... Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine ,
-
Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın görevli .... Tüketici Mahkemesine gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde HMK 20/1 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına ,
-
Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin HMK 331 gereği görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine
Dair, tarafların yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememiz Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/07/2024
Katip ...
E İmza
Hakim ...
E İmza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55