Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/869 E. 2024/503 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/869
2024/503
12 Temmuz 2024
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/869 Esas - 2024/503
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/869 Esas
KARAR NO : 2024/503
HAKİM :....
KATİP : ...
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28.12.2023
KARAR TARİHİ : 12.07.2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16.07.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili tarafından davalı şirkete 40.000,00-TL avans ödemesi yapıldığını, geriye kalan ödemenin malların teslimi sonrasında yapılacağının taraflar arasında kararlaştırıldığını, malların teslimi gerçekleşmediğinden müvekkili şirket tarafından kesilen 31.08.2023 tarihli ... No'lu 112,618,80 TL bedelli faturanın iade edildiğini, ödenmiş 40,000,00-TL avans olarak ödenen bakiyenin iadesi için .... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve müvekkili şirket tarafından itiraz edilerek takibin durduğun belirtilen nedenlerle .... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Taraflar arasında şifahen yapılan görüşmeler neticesinde dava dışı 3. Şahıs ...'ün aracılığı ile anlaşma gerçekleştirildiğini, davacı tarafından 40.000,00-TL avans ödemesi gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket tarafından malzemenin tedariki ile birlikte 31.08.2023 tarihli ... No'lu 112,618,80 TL bedelli fatura müvekkili şirket tarafından düzenlendiğini ve 3. Kişi/aracı ... tarafından ...'e teslim edildiğini, ... tarafından fatura altına teslim eden olarak imza atıldığını, teslim alan kısmına ise ... tarafından .... yazılmış ve altı ... tarafından imzalandığını, bu sebeple davacının malların teslim edilmediğine ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, yine davacı dava dilekçesinde 3. Kişi/aracı ...' ün davalı müvekkili ile bir ilgisinin olmadığını, sırf vergi kaydı olmadığından davalı müvekkilinin faturası üzerinden ödeme aldığını açıkça beyan etmesi sebebi ile, ...' ün aslında aracı olduğunu zaten baştan kabul ettiğini ve buna rağmen ... ile iş yapmaya da devam ettiğini, bu durumda davacının da kötü niyetli olduğunu davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın asıl alacağın %20 ' sinden az olmamak şartı ile talep etmiş olduğu icra inkar tazminatının da reddine karar verilmesini gerektiğini, zira icra inkar tazminatının talep edilebilmesi için alacağın likit olması ve borçlunun itirazının haksız olduğuna kanaat getirilmesi gerekmektedir. İşbu davalı müvekkili aleyhine açılmış olan davada, davalı müvekkilin zaten böyle bir borcunun bulunmadığını, davalı müvekkili şirket tarafından da, 31.08.2023 tarihli ... No'lu 112,618,80-TL bedelli fatura davacı şirkete teslim edilmesine 3. Kişi/aracı ... tarafından ...'e teslim edilmesine ve malların da davacı şirkete teslim edilmesine rağmen, bunun aksi yönündeki iddialarının müvekkili tarafından kabulünün mümkün olmadığını, yine davayı kabul anlamına gelmemek şartı ile, davacı her ne kadar 112,618,80-TL bedelli faturanın iade edildiğini ileri sürmüş ise de, fatura süresinde iade edilmemiş ve müvekkiline ulaşmamış olması nedeni ile iade faturasının da tarafımızca kabulünün mümkün olmadığını, belirtilen nedenlerle davanın reddine davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir .
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava; Avans ödemesinin iadesine ilişkin başlatılan .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
... tarafından gönderilen davalı ... Şirketinin 2023 yılına ilişkin BA Formları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
... tarafından gönderilen davacı ... Şirketinin 2023 yılına ilişkin BS formları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır .
.... esas sayılı icra takip dosyası UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin 2023 yılına ait ticari defterlerinin E — Defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, davalı şirket tarafından davacıya 1 adet 31/08/2023 tarihli Encoder/Kordinatör Ekran/Sinyal Kablosu açıklamalı 112.618,80.-TL bedelli fatura düzenlediği, davacı şirket tarafından davalıya 24/08/2023 tarihinde 10/08/2023 Tarihli Proforma faturaya istinaden açıklamalı 40.000,00.-TL tutarında ödeme yapıldığı akabinde, davalı şirkete 31.08.2023 tarihinde 1 adet 112.618,80.-TL tutarında iade faturası düzenlediği görülmekle, 152.618,80.-TL tutarında cari alacak/borç bakiyesi oluştuğu, buna göre, davacı şirket tarafından davalıya 152.618,80.-TL tutarında ödeme/iade yapıldığı, davalı şirketin davacıya 1 adet 112.618,80.-TL tutarında fatura düzenlediği ve davacı şirketin (152.618,80 — 112.618,80)- 40.000,00-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, davalı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise; Davalı şirket tarafından bildirilen SMMM tarafından böyle bir mükellefinin bulunmadığının bildirilmesi üzerine davalı şirkete yönelik inceleme ve tespit yapılamadığı, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır .
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (.... sayılı emsal ilamı)
Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; Avans ödemesinin iadesine ilişkin başlatılan .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı, takip temelinin Avans ödemesinin iadesine ilişkin olduğu, davalı tarafın verilen kesin sürede ticari defterlerini sunmayarak ibraz etmekten kaçındığı, davacı ticari defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu, davalının kesin delillerle aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla, takibin anılan tutar yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden aynı şartlarla devamına, ihtarnamenin tebliğ tarihi dikkate alınarak işlemiş faiz yönünden fazlaya dair istemin reddine, alacağın likit olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜ ile; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 40.000,00. TL Asıl alacak, 446,85. TL işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarla devamına, fazlaya dair istemin reddine,
-
Kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.762,92. TL harçtan, dava açılışında alınan 493,86. TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 2.269,06. TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A. 13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00. TL arabuluculuk ücretinin, 33,82. TL'sinin davacıdan; 3.086,18. TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 269,85. TL başvurma harcı, 137,00. TL tebligat ücreti, 3.500,00. TL bilirkişi ücreti, toplamı 3.906,85. TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.864,50. TL'si ile dava açılışında alınan 493,86. TL peşin harç toplamından oluşan 4.358,36. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 443,29. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 12.07.2024
Katip ....
¸ e-imzalıdır
Hakim ....
¸ e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01