Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/216 E. 2024/216 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/216
2024/216
26 Mart 2024
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/216 Esas
KARAR NO : 2024/216
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : 1- ... - ...
...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : 2- ... ...
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/10/2023
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
KAR.YAZ.TAR. : 26/03/2024
Mahkememize ... Mahkemesinden görevsizlik kararı ile tevzi olan alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekilinin dilekçesinde özetle: "... müvekkili ile davalılardan... arasında kooperatif hisse devir sözleşmesi aktedildiğini, bu devir sözleşmesi ile ... bulunan .... nolu kooperatif hissesine bağlı bağımsız bölümün müvekkiline kooperatif hissesi olarak devredildiğini, sonrasında ek protokol ile sözleşme ve protokol konusu .... nolu bağımsız bölümün tapuda devir ve müvekkiline kayden teslimi taahhüt edildiğini bu protokolün ifa edilmemesi halinde edimin piyasa rayicinin müvekkiline ödeneceğinin taahhüt edildiğini, davalıların amacının satım sözleşme ve protokolünün tabi olduğu zamanaşımı sürecini geçirmek olduğunu, sözleşme ve protokol konusu edimin ifasının an itibariyle imkansız olduğunu, davalıların bu nedenle bu zararı gidermeleri gerektiğini, dava tarihi itibariyle piyasa rayiç bedeline karşılık gelen taşınmazın değerinin şimdilik 70.000,00-TL belirsiz alacak olarak hüküm altına alınmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına..." karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA: Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle: "...Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı, kooperatif hissesi devrinden kaynaklı alacak talebinde bulunmaktadır. Dava konusu alacak, davacının nitelemesine göre kooperatifler kanununda düzenlenen hususlardan doğduğunu, bu sebeple ilgili maddeler gereğince huzurdaki davanın ... Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER :Taraflar arasındaki kooperatif hisse devrine ilişkin .... Noterliğinin 22/10/2013 tarih ... yevmiye numaralı sözleşme suretinin , 22/10/2013 tarihli protokol suretinin ,davacı tarafça davalılara gönderilen ....Noterliğinin 17/10/2023 tarih ... yevmiyeli ihtar suretlerinin ibraz edildiği görülmüştür.
.... sayılı imanın tetkikinde "... Davacı vekili Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu 15.07.2013 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının 05.08.2009 tarihli .... Noterliğinde düzenlenen hisse devri sözleşmesiyle, davalının dava dışı .... ortaklık payının ve .... nolu dairesinin 25.000,00 TL. karşılığında müvekkiline devri konusunda anlaştıklarını, davalının muhtemelen istifa nedeniyle ortaklık ilişkisinin sona erdiğini, kooperatif başkanı iken ortadan kaybolan ...'ın bu olayda davalı ile işbirliği yaptığını, davalının kooperatif ortağı olduğu, dairenin davalıya ait olduğu, ortaklığın ve dairenin kendisine devredileceği kanaatini yaratıp anlaşmanın yapılmasına müvekkilini ikna ettiğini, müvekkilinin kooperatif yönetimine kendisine devredilen dairenin tapusunun verilmesi için ihtarname gönderdiğini, ancak cevap alamadığını, bu arada kooperatife kayyım atandığını, kayyımın müvekkiline devredilmiş bir üyelik olmadığını, üyeliğe ilişkin bir yönetim kurulu kararı olmadığını bildirdiğini, hisse devri sözleşmesinin fiili imkânsızlık nedeniyle uygulanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, hisse devri için ödenen 25.000,00 TL.'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı kooperatifin üyesi olduğunu, davacının hisse devri sözleşmesindeki parayı ödemediğini, davacının bile bile iflas halindeki kooperatifin hissesini devraldığını, 25.000,00 TL.'ye ancak iflas halindeki kooperatifin hissesinin alınabileceğini, ayrıca davacının talep hakkının zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mah. kararı özeti: Davanın açıldığı Asliye Ticaret Mahkemesince, somut davada üye ile kooperatif arasında oluşan bir ihtilaf bulunmadığı gibi davada kooperatif taraf olmadığı gibi üyeliğin tescili ve tespiti isteminin de bulunmadığı, bu nedenle ödenen paranın iade talebinin genel mahkemelerin (Asliye Hukuk) görev alanında olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, HMK 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; Dosyanın gönderildiği İlk derece Mahkemesince, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; .... sayılı dosyasında yer alan 12.01.2012 tarihli inceleme raporunda, ... üyelerinin dolandırıcılık ve zimmet suçu işlediklerine ilişkin müşteki ... iddialarının incelendiği, kooperatifin iflası onaylandığı tarihten sonra da kooperatif aktifmiş gibi göstererek başka üyelerin adına tescilli daireleri sahte belgelerle satmaya devam ettikleri, yine davalının üyeliğine ilişkin hiçbir yönetim ve genel kurul kararının bulunmadığı, devir sözleşme örneği sunulmadığı, sadece 29.01.2005 tarihli 2004 yılı olağan genel kuruluna ait hazirun cetvelinin ... nolu sırasında davalının isminin yer aldığı, diğer genel kurullara ait hazirun cetvellerinde isminin yer almadığı, yine .... parsele ilişkin yapılan bir kura çekiminin de bulunmadığı, tapudan gelen kayıtta ise davacı ile davalı arasında yapılan 05.08.2009 tarihli kooperatif hisse devir sözleşmesine konu ... parseldeki .... nolu dairenin dava dışı ...'e ait olduğunun yazılı olduğu, ... memurlarının 27.09.2011 tarihli beyanlarında kooperatif ile daire maliki ... arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tek taraflı fesih edildiği ve dairenin dava dışı ...'e ait olduğunun anlaşıldığı, davalının parasını peşin almak suretiyle imzaladığı devir sözleşmesinde devrettiği .... nolu dairenin ne kooperatife ne de davalıya ait olmadığı, bu durumda davacının ödediği bedeli talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 25.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İleri sürülen istinaf sebepleri:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek, davacının müvekkiline söz konusu hisse devrinin bedelini ödemediğini, ispat yükünün, TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddelerine göre, davacıda olduğunu, söz konusu senette bedelin ödendiğinin yazmasının fiili olarak da ödendiği anlamını taşımadığını, davacı bedeli ödememiş olduğundan satış işleminin gerçekleştirilmediğini, bilirkişilerin müvekkilinin kooperatif üyeliği hakkında herhangi bir bilgiye ulaşamadıklarına dair görüş bildirdiklerini, oysa noterlerin, hisse devir işlemlerini gerçekleştirirken üyeliği teyit etmek zorunda olduklarını, söz konusu kooperatifin hisse bedelinin, bir dairenin yapı bedelinden bile daha düşük bedelli olmasının ancak iflas halindeki bir kooperatif hissesine ait olmasıyla açıklanabileceğini, 17.06.2009 tarihinde iflas kararının verildiğini, kooperatif hisse devir sözleşmesinin ise 05.08.2009 tarihinde imzalandığını, davacının iflas halindeki bir kooperatiften hisse aldığının sabit olduğunu, bilirkişi raporunun bağlayıcılığı olmayan inceleme raporundaki tespiti dikkate alarak hazırlandığını, dava dışı ... ile kooperatif arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı kat irtifakı tesisinin gerçekleştiğini, kat irtifakının yalnızca arsa sahipleri adına tescil edildiği düşünüldüğünde, dava konusu taşınmazın tapu kaydında müvekkilinin ve kooperatifin adının geçmemesinin normal olduğunu belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Uyuşmazlık konusu olan hususlar :Davacının, taraflar arasındaki kooperetif hisse devri sözleşmesine konu bedeli talep edip edemeyeceği uyuşmazlık konusudur. Delillerin değerlendirilmesi, hukuki sebep ve gerekçe:1-İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK'nın 353/(1)-b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer hususlara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine ... Mahkemesinin 26.10.2017 tarih ve ... sayılı Kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine,...Davanın KABULÜ ile 25.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,.... karar verilmesi gerekmiştir." denildiği görülmüştür.
GEREKÇE :Davacı tarafça taraflar arasındaki kooperatif hisse devri sözleşmesinin ve protokolün yerine getirilmediği iddiasıyla hisse devri için ödenen bedelin tahsili davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup:
Davacının taraflar arasındaki .... Noterliğinin 22/10/2013 tarih ... yevmiye numaralı kooperatif hisse devrine ilişkin sözleşme ile davalı ...'ya ait ... davalı hissesini devraldığı, aynı tarihli taahhüd ile davalıların bağımsız bölümün tapuda devir ve teslimini üstlendikleri, dava tarihi itibariyle bağımsız bölümün tapu devrinin ve tesliminin imkansız olduğu belirtilerek dava tarihi itibariyle piyasa rayiç bedeli talep edilmiş bu kapsamda üye ile kooperatif arasında oluşan bir ihtilaf bulunmadığı, davada kooperatifinde taraf olmadığı gibi üyeliğin tescili ve tespiti isteminin de bulunmadığı, bu nedenle ödenen paranın iade talebinin genel mahkemelerin (Asliye Hukuk) görev alanında olduğu ,devir ve taahhüt sözleşmesi , icra dosyası ve tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış olmakla .... Mahkemesiyle aramızda olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğu da dikkate alınarak aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;
-
Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,
-
Hükmün kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın görevli .... MAHKEMESİNE gönderilmesine,
-
Mahkememiz ve ... Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan istinaf yoluna müracaat edilmeksizin hükmün kesinleşmesi halinde görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyanın İstinaf Mahkemesine gönderilmesine,
-
Yargılama gideri ve harç konusunun yetkili ve görevli Mahkemede dikkate alınmasına,
-
HMK’nun 20. Maddesi gereğince; Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde başvurulması halinde dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesine, aksi takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
-
Kararın taraflara tebliğine,
Dair, tarafların ve vekillerinin yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tensiben karar verildi. 26/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49