Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/334 E. 2023/926 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2015/334
2023/926
6 Aralık 2023
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2015/334
KARAR NO : 2023/926
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 08/06/2015
KARAR TARİHİ : 06/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/12/2023
Mahkememize açılan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
İDDİA:
Davacı vekili, ... Turizm A.Ş. nin özelleştirme kapsamında bulunan bir Kamu İktisadi Teşebbüsü olduğunu, teşebbüsteki yolsuzluk iddiaları üzerine TBMM 10/2 nolu Meclis Araştırma Komisyonu kurulduğunu, yapılan incelemeler sonucunda tanzim edilen raporda ... Turizm İşletmeleri A.Ş Genel Müdürlüğü ve İşletmelerinde 1994 ve 1995 yıllarında çeşitli mal ve hizmet alımlarının fiilen yapılmamış olmasına rağmen bu mal ve hizmetlerin alınmış gibi gösterilerek mevcut veya hayali firmalardan naylon veya mahiyeti itibari ile yanıltıcı faturalar kullanılmak sureti ile bir kısım görevlilerin ödenmiş gibi gösterilen bu paraları zimmetlerine geçirdiklerinin saptanarak suç duyusunda bulunulduğunu, 1996 yılında Meclis Araştırma Komisyonunca hazırlanan bu rapora istinaden Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulunda vergi incelemesi yapıldığını ve bu inceleme sonucunda düzenlenen 12.12.200 tarih ve 43 sayılı raporda 1995,1996 Nisan aylarında şirketlerine kesilen sahte ve yanıltıcı faturalardan dolayı toplam 17.297.780.000 TL (eTL) KDV aslı tespit edilerek bu tutara 25.945.440,000 TL kaçakçılık cezası, 135.444.860.000 TL gecikme faizi tarh ve tahakkuk ettirildiği, şirketlerin toplam KDV aslı, kaçakçılık cezası ve gecikme cezası faizi ile birlikte 178.688.080.000 TL'yi Maliye Bakanlığı Çankaya Vergi Dairesi Müdürlüğüne 19.02.2001 tarihinde yatırmak zorunda kaldığını, sorumluların tespit amacıyla ... Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca 10.08.2001 tarih ve 2001/3 sayılı rapor tanzim edildiğini, sahte ve yanıltıcı faturalardan dolayı ödemek zorunda kaldıkları miktarı sorumluların saptandığını, davalıların naylon ve yanıltıcı faturalar kullanmak suretiyle bu paraları kullanımlarına geçirdikleri, fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 6,492.354.900 TL'nin 19.02.2001 tarihinden itibaren reeskont faizi, vekalet ücreti ve mahkeme masrafları ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili, müvekkili ...in Genel Müdür olarak görev ve yetkilerinin ilgili yönetmelikte tek tek sıralanmış olduğunu, görev ve yetkisine girmeyen bir husustan dolayı sorumlu olmasının mümkün bulunmadığını, genel müdürün satın alma dosyalarını ve bu dosyalardaki faturaların geçerli olup olmadığını inceleme gibi bir yetki ve görevi bulunmadığından genel müdürün dava konusu faturalardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, işletmelerde iş yapılmadığı halde yapılmış gibi sahte faturalarla usulsüzlük yapılmış ise bu usulsüzlüklerden sorumlu tutulmayacağını, zira bu faturaları bizzat temin etmesi göz önünde alındığında yaptırılan iş karşılığında alınan faturaların sahte olup olmadığını davalı ... Bilginin bilmesine imkan bulunmadığını, kaldı ki işletmelerde yapılan işlere ait firmalardan alınan faturaların irtibat dekontlarına eklenerek gönderme zorunluluğu olmadığından sadece irtibat dekontlarının gönderildiğini, faturalar ekli gönderilse dahi iş bu faturaların Mali İşler daire başkanlığı tarafından şekli olarak incelendiğini, bu faturaları veren firma veya şahısların vergi kayıtları olup olmadığı ve faturaların sahte olup olmadığının inceleme gibi bir yetkilerinin bulunmadığını, 1995 ve 1996 Nisan aylarında kesilen faturalar nedeniyle davalılara sorumluluk yüklendiği belirtilmekte ise de davalı ... Bilginin Genel Seçime katılabilmek için 01.11.1995 tarihinde istifa etmiş olup dava konusu dönemin bir kısmında genel müdür sıfatının dahi bulunmadığını, davalının faturalara dayalı haksız menfaat temini ve zimmet suçunu işledikleri yolunda davacı şirketin somut bir tespitinin bulunmadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı olan davanın reddini istemiştir.
HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, davacı işletmenin çeşitli mal ve hizmet alımlarının fiilen yapılmadığı halde yapılmış gibi göstererek veya hayali firmalardan naylon, mahiyeti itibariyle yanıltıcı fatura kullanmak suretiyle zimmete geçirilen miktarla ilgili davalı yönetim kurulu başkanı genel müdürden bu tutarın tahsiline yöneliktir.
Dava konusu yapılan eylemin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun sorumluluğa ilişkin 337 ve devamı maddeleri uyarınca davacı ... şirketin genel kuruldan sorumluluk davası açılmasına ilişkin genel kurul kararı alınması gerektiğinden ve bununda tamamlanabilir dava şartı olması nedeniyle, davacı genel müdür hakkında sorumluluk davası açılması nedeniyle 22.09.2016 tarihli 6 nolu karar mahkememize sunulmakla bu eksiklik giderilmiştir.
TBMM 10/2 nolu meclis araştırma komisyonunca yapılan araştırma sonucunda bu rapor düzenlenmiş, söz konusu 12.12.2000 tarih ve 43 sayılı raporunda 1995,1996 Nisan aylarında şirkete kesilen sahte ve mahiyeti itibariyle yanıltıcı faturalardan dolayı toplam 17.297.780,000 TL vergi, (KDV) aslı tespit edilerek bu tutara 25.945.440,000 TL kaçakçılık cezası, 135.444.860,000 TL gecikme faizi tarf ve tahakkuk ettirilmiş, şirketin toplam KDV aslı, kaçakçılık cezası, gecikme faizi 176.688.080,000 TL'yi Maliye Bakanlığı, Çankaya Vergi Dairesi Müdürülüğüne 19.02.2001 tarihinde yatırılmak zorunda kalındığını, bu tutarın 6.492.354.900 TL tutarındaki kısmın Kilyos İşletmesiyle ilgili olarak yatırıldığını beyan ederek, bu tutarın sorumlu olan davalılar hakkında vergi dairesine yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsili amacıyla... İş Mahkemelerine dava açılmış işbu dava en son olarak... 2. İş Mahkemesinin 2014/690 Esasında görülmekte iken dosyamızın davalısı, davacı şirketin genel müdürü Ömer Bilgi hakkındaki dava tefrik edilerek aynı mahkemenin 2014/1480 Esasa kaydı yapılmış, dava bu kayıtta devam ederken 19.02.2015 tarihinde açılan davaya ticaret mahkemesince bakılması gerektiğinden 2015/73 karar sayılı ilamla görevsizlik kararı verilmiş, dosya mahkememize tevzi edilmesi üzerine yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılmıştır.
Davalının belirtilen tarihler arasında genel müdür olarak görev yaptığı çekişme konusu olmayıp, çekişme soruşturma raporunda belirtilen iş ve işlemler nedeniyle davacı şirketin zarar görüp görmediği, bundan davalının sorumlu olup olmadığı üzerinde toplanmakla emsal dava dosyasından alınan bilirkişi raporları, soruşturma raporu celp edilmiş, dosyamızın davalısı hakkında... 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 1997/56 Esasta görülmekte olan ve 12.03.2015 tarihinde 2015/70 Karar sayılı ilam ve zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilen dosyanın kesinleşmesi beklenilmiş, söz konusu davayla ilgili Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 11.04.2019 tarih, 2018/11940 esas 2019/4203 karar sayılı ilamıyla sanık hakkında irtikap suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle "düşürülmesine ibaresinin düşmesine" şeklinde değiştirilmek suretiyle kararın düzeltilerek onandığı ve kesinleştiği görülmüştür.
Bekletici mesele yapılan ceza dosyasının kesinleştiğinden ve delillerde de toplanmış olduğundan 05.02.2020 tarihli celse de Sümer Holding'e ait defter ve belgelerin incelenmesi yönünde karar verilmiş, mali müşavir, nitelikli hesaplama uzmanı ve işletmeci akademisyen bilirkişilerden alınan 27.08.2020 tarihli ön raporda eksiklikler belirtilip raporun düzenlenebileceği yönünde görüş bildirmişler, Hazine ve Maliye Bakanlığı Teftiş Başkanlğından vergi inceleme ve kaçakcılık raporu celp edilmiş, Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/405 Değişik İş sayılı dosyası, bunun mümkün olmaması halinde bilirkişi raporunun mahkememize gönderilmesi istenmiş, Bodrum 1.Asliye Hukuk Mahkemesi verilen cevabi yazıda yangın tespit tutanağı, imha tutunağı ve su baskını tutanağı gönderilerek istenilen dosyada bilirkişi raporu temin olunamamış ise de dosya da mahkemeye ait bilirkişi raporu olduğundan 09.03.2022 tarihli celse de bu raporla yetinilmesine karar verilip dosyanın mali müşavir, hesaplama uzmanı ve işletmeciden oluşturulan bilirkişiye tevdi edilerek alınan 28.04.2022 tarihli ek raporda;
"...Dosya kapsamında davacı şirketin vergi borcu ve vergi cezası konusunda davalının sorumluluğunu ortaya koyacak yeterlilikte somut bilgi ve belge bulunmadığından dava konusu alacağın tespitinin yapılamadığı...." görüş bildirmişler, bu rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları alındıktan sonra dosya aynı bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi kurulundan 14.11.2022 tarihli alınan ek raporda;
"...Davacı ... Turizm A.Ş.ile davalı ... arasında görülen 2015/334 esas sayılı kurum zararı alacak dosyasında; Davalının eski TL üzerinden, dosyada mevcut bilgi ve belgeleri incelenmesi sonucu; 2.852.000.000,00 TL sahte ve yanıltıcı fatura tutarı ve 16.827.469.800,00 TL vergi borcuna ait kaçakçılık cezası ve gecikme cezası toplamı 19.679.469.800,00 TL kurum zararına neden olduğu.... " yönünde görüş bildirmişlerdir.
Bu rapora karşı da taraf vekillerinin beyan ve itirazları alınmış, dosya da mevcut olmadığı anlaşılan iş mahkemesi dosyalarına ait belgelerin istenilmesine karar verildikten sonra dosya aynı bilirkişilere tevdi edilmiş, alınan 08.06.2023 tarihli ikinci bilirkişi ek raporda ise tespit ve değerlendirmelerinin değişmediği yönünde görüş bildirmişlerdir.
Taraf vekillerinin son rapora karşı da beyan ve itirazları alınmış, her ne kadar bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerince itiraz edilmişse de bu itirazları yerinde görülmemiştir.
Ankara 2. İş Mahkemesinin 2001/1558 esas sayılı dosyasında yöneticiler hakkında meclis araştırma komisyonu raporu doğrultusunda uğranılan zararın tazmini yönünde dava açılmış, daha sonra dosyamızın davalısı hakkında açılan dava tefrik edilerek ayrı esasa kaydı yapılmış, görevsizlik kararı sonucu dosya mahkememize gelmesi sonucu esasa kaydı yapılmıştır.
Meclis araştırma komisyonu raporunda KDV aslı, buna uygulanana kaçakçılık cezası, gecikme zammı olmak üzere, sebebiye verilen şirket zararından dolayı 1994 yılından 1995 yılına devredilen KDV aslı, kaçakçılık cezası ve gecikme cezası olmak üzere toplam 6.495.354.900 TL şirket zararından ... Turizm Aş genel müdürü olarak 11.03.1992 - 30.10.1995 tarihleri arasında görev yapan ... ile yöneticilerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu belirtilmiş olup bilirkişiden alınan raporlara göre de Kilyos İşletmesi için alınan sahte ve yanıltıcı fatura tutarları 2.852.000.000 eski TL olarak belirlenmiş, bu sahte faturaların kullanılması nedeniyle toplam 10.335.114.900 TL şirket zararıyla 6.492.354.900 TL olmak üzere toplam 16.827.469.800 TL kurum zararına yol açıldığı belirlenmiş olup toplam kurum zararı ise 19.679.469.800 TL'dir. Davalıdan ise istenilen ise 1994 yılından 1995 yılına devredilen 628.495.150 TL KDV aslı, 942.742.725 TL kaçakçılık cezası, 4.921.117.025 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 6.492.354.900 TL zarar talep edilmektedir.
Dava konusu olayda uygulanması gerekli 6762 sayılı TTK'nun 336.maddesinin 5. fıkrası gereğince, görevi ifasında kasıt veya ihmal sonucu olarak yükümlülüklerine aykırı davranan yönetim kurulu üyelerinin ticaret şirketinin iştigal konusuna giren bütün faaliyetlerinde, basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Aynı kanunun 338.maddesinde ise anonim şirketlerde yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile müdürlerin görevleri sırasında sebep oldukları zarardan dolayı şirkete, pay sahipleri ve üçüncü kişilere karşı sorumludurlar. Aynı kanunun 359.maddesinde ise zararın varlığı sabit ise kusur kabinesi söz konusu olduğundan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bu zarardan sorumlu olduğu karine olarak kabul edileceği, yönetim ve denetim üyelerinin kendilerine bir kusur izafe edilmeyeceği ispatlanması halinde sorumluluktan kurtulabileceği ön görülmüştür. 28.04.2022 tarihli raporda şirketin vergi borcu ve vergi cezası konusunda davalının rücu sorumluluğunu ortaya koyacak yeterlilikte somut bilgi ve belge bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de, davalı ... Turizm A.Ş.nin yönetim kurulu başkanı ve genel müdür olduğu işletmeye bağlı Kilyos işletmesinde naylon ve yanıltıcı faturalar kullanmak suretiyle işletmenin zarara uğratıldığı davalının yukarıda belirtilen maddeler gereğince bu zarardan sorumlu olmadığını ispat edemediği kanaatine varıldığından bilirkişilerin bu görüşüne iştirak edilmeyerek söz konusu zarardan davalının sorumlu olduğu kabul olunmuştur. Her ne kadar... 2. İş Mahkemesinin 2001/1558 Esas sayılı dosyasına diğer sorumlular hakkında dava açılmış ise de bu dosyada verilecek sorumluluk kararı sonrası tahsilatların tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapılması gerekir.
Toplanan delillere göre, meclis araştırma komisyonu raporu, alınan rapor ve ek raporlar, dosyaya sunulan delil ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davalının genel müdür olarak görev yaptığı dönemde ... Kilyos işletmesinde sahte ve yanıltıcı belge kullanılmak suretiyle davacı şirketin zarara uğratıldığı, genel müdür olan davalının bu zarardan yönetici olması nedeniyle sorumlu olduğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
- Davanın kabulüne,
6.492,35 TL (6.492.354.900 eski TL)'nin 19/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 443,49 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile noksan olan 418,29 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
-
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 649,23 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça yatırılan 25,20 TL başvurma harcı, 25,20 TL peşin harç olmak üzere toplamı 50,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-
Davacı tarafından yapılan 7.159,50 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 06/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
E¸
Üye ...
E¸
Üye ...
E¸
Katip ...
E¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03