Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/510 E. 2024/459 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/510
2024/459
8 Ağustos 2024
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/510 Esas
KARAR NO : 2024/459
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : ... - ...
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 01/08/2024
KARAR TARİHİ : 08/08/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili firmaya mevcut adreste geri dönüşün işi üzerine iki yıldan beri faaliyet gösterdiğini, sadece bir adet makine ile plastik sıkıştırılması üzerine çalıştığını, Müvekkili firma toplanan ürünlerin sıkıştırılıp ham madde hali ile fabrikalara gönderilmesi üzerine çalışmadığını, Ancak davalı kurum sanki yüzlerce kişinin çalıştığı bir fabrikaymış gibi milyonluk ceza işlemi uygulaması akla mantığa aykırı olduğunu, dört kişilik bir işletmenin bu cezai işleme karşı karşıya kalması ,cezai işlemin hukuka ve usulüne aykırı olduğu açıkça orta olduğunu, yine davalı tarafça yapılan hesap hatasının olduğu faturaların incelemesi ve son 7 ayda 2 defa sayacın değişmesi bu hususun ne kadar çelişkili olduğunu 17.07.2024 tarihinde kaçak tespitinin olmadığı, sayacın arızalı olduğu bahisle değiştirildiğini, 26/07/2024 tarihinde ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tüketim Tutanağı düzenlendiğini, 9 günlük süre zarfında toplamda 6.806.199,86 TL cezai işlem uygulandığını, Kaldı ki müvekkili firmaya ait son dönemlere ilişkin faturalar dilekçe ekinde sunulduğunu, Bu faturalara göz atıldığında yüz bini geçmeyen faturalardan oluştuğunu, Ancak her nasıl bir hesaplama yapılmış ise müvekkili firmayı çalışamaz , işleyemez ,borca batık hale getirmiş durum olduğunu, yine 02/01/2024 tarihinde müvekkili firmanın saati arıza nedeni ile incelemeye alınmış kaçak tespiti yok arıza kaydı oluşturduğunu, davalı kurumun sürekli olarak akın zamanda incelediği sayacın birden fazla kez kaçak çıkmamasına rağmen davalı yanca kaçağın tespiti ile akla mantığa aykırı bu cezai işlemin uygulanması akıl tutulması olduğunu, kaldı ki sadece resmi olarak yapılan incelerin dışında otomasyon sisteminin defalarca değiştiği her ay düzenli olarak kontrol edildiğinin görüleceğini, abonelik sözleşmesinden kaynaklanmayan Kaçak kullanıldığının tespiti ile tahakkuk edilen cezanın iptali talebin haklılığını,, kaçak elektrik kullanım tespiti teknik bir konu olduğundan zaman zaman uygulamada hatalar ve haksız eylemlerle karşılaşabilinileceğini, bu konuda binlerce emsal ile karşılaşıldığını, müvekkili firmaya ait sayacın 17/09/2024 tarihinde davalı yanca değişmesi müvekkilin sadece 9 günlük bir tüketimin tespitinin yapıldığını ve somut delil niteliğinde olduğunu cezai işlem bildirimleri tedbiren durdurulmadığı takdirde müvekkilimin iflasına sebep olacağını, özellikle ticari hayatın daralma yaşadığı, bu denli yüksek miktarda bir cezai işlem uygulanmasının müvekkili ne denli zor bir duruma sokacağının, enflasyon ve ekonomik şartların zorlaşığı , onlarca kişinin geçini sağladığı , dava sonucunda haklılığımızın ortaya çıkması halinde telafisi mümkün olmayan zararların doğacağını,talebine konu cezai işlem miktarı müvekkilin iflasına neden olacak derecede fahiş olduğunu, ve müvekkil'in hak etmediği bir ceza işlemin tek taraflı olarak uygulanması kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmenin devam ettiği nazara alındığında müvekkilimin haksız olduğu yönünde karar verilse dahi cezai işlemin miktarının değişeceği kuvvetle muhtemel olduğunu beyan ederek cezai işlemin iptaline, cezai işlem bildiriminin tedbiren durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 05/08/2024 tarihli tensip zaptı ile Davanın açıldığı tarih esas olarak yatırılması gereken harcın 116.232,88-TL olarak kabulü ile peşin olarak yatırılan 427,60-TL'nin yatırılması gereken harçtan mahsubu neticesinde bulunan 115.805,28-TL peşin harcın ve 427,60 TL ihtiyati tedbir başvuru harcının tamamlaması bakımından tebliğden itibaren 1 hafta süre verilmesine, 1 haftalık süre içerisinde harç tamamlandığında ihtiyati tedbir talebinin esasının incelenmesine, aksi takdirde tedbir istemlerine ilişkin Harçlar Kanunu ve HMK gereğince işlem yapılacağının iş bu tensip tutanağı içeren tutanağının tebliği suretiyle ihtaratına, 2- Dava dilekçesi ekine "Arabuluculuk Son Tutanağı"nın aslının eklenmemesi nedeniyle 7155 sayılı Kanunun 23.maddesi ile değiştirilen 6325 sayılı Kanunun 4.bölümünden sonra gelmek üzere eklenen "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlıklı 18/a-2.maddesi gereğince davacı tarafça "Arabuluculuk Son Tutanağı'nın aslının veya arabulucu tarafından onaylı suretinin, tensip zaptının tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarına, (tensip zaptının tebliği ile ihtaratın yapılmış sayılacağına) karar verilmiştir.
Davacı vekili 05/08/2024 tarihli dilekçesinde özetle: Müvekkili firmaya uygulanan cezaya binaen sayın Mahkemenizin .... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, lakin 6325 sayılı kanunun 18/a Maddesine binaen başvuru şartının varlığı 05/08/2024 tarihli tensip tutanağı ile öğrenmiş olduklarını, 05/08/2024 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını, İş bu nedenlerle sayın Mahkemenizin 02/08/2024 tarihli tensip zaptının 2. Ara kararında belirtilen ''arabuluculuk son tutanağının'' şuan itibari ile mevcut olmadığını, sayın mahkemenizin usul ekonomisi ve zaman yönünden dava şartı yokluğunu bildirme zarureti hasıl olduğunu, her ne kadar 05/08/2024 tarihinde başvurulmuş ise de ne zaman çıkacağı ve 1 haftalık sürede sunamayacağını, beyan ederek, davamızın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava Menfi Tespit davasıdır.
TTK'nın 4. Maddesi hükmüne göre dava Mahkememizin görev ve yetki alanına girmektedir.
Bilindiği üzere; 19 Aralık 2018 tarih ve 30630 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesi'nde; ''dava şartı olarak arabuluculuk'' Ticaret Kanunu'na eklenmiş olup (TTK'nın 5/A Md'si) , 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4. Madde ve diğer kanunlarda da belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat ve alacak talepleri hakkında dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 5 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan '7445 sayılı kanun'un 31 maddesinde itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları arabuluculuk kanun yoluna tabi tutulmuş, madde kapsamı bu şekilde değiştirilmiştir. Yasa koyucu bu düzenleme ile menfi tespit davaları yönünden arabulucuya başvurulmasını dava şarkı olarak düzenlenmiş olup yasa metni yoruma yer vermeyecek şekilde açık olarak düzenlenmiş, uygulamadaki farklılıkların önüne geçilmiştir.
6235 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesinde; ‘Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usuldan rededileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığından anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.’ denilmektedir.
HMK m. 390 "(1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. (2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır hükmünü içermektedir".
Mahkememiz 02/08/2024 tarihli Tensip tutanağı 2. maddesinde davacı tarafa Arabuluculuk tutanağı sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilince 05/08/2024 tarihli dilekçesinde arabuluculuğa 05/08/2024 tarihinde başvurulduğunu 1 haftalık kesin süre içerisinde sunamayacaklarını bildirmekle, kanunun açık ifadesine göre arabuluculuk yoluna başvuru dava öncesi yerine getirilmesi zorunlu olan bir dava şartı olup, sonradan tamamlanması mümkün değildir.6100 sayılı HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usûlden reddine, Anılan gerekçe ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ve ihtiyati tedbir talebinin HMK m. 390 gereğince reddine karar vermek gerekmiş aşağıda gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
-
Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
-
Davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine,
-
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafça gider avansından artan kısım var ise talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı tarafın yokluğunda yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/08/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55