Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/851 E. 2024/2 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/851
2024/2
5 Ocak 2024
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/851 Esas
KARAR NO : 2024/2
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... (TCKN: ...) -....
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - ... ....
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli)
DAVA TARİHİ : 29/11/2023
KARAR TARİHİ : 05/01/2024
GR.KR.YZM.TARİHİ : 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin karşı taraf ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin %65 oranında hissedarı olduğunu, karşı taraf şirketin geriye kalan hisselerinin tamamının ise müvekkilinin boşandığı eşi ...’a ait olup, müvekkilinin boşandığı eşinin karşı taraf şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğunu, müvekkili ile 3. kişi ...'ın ... sayılı hükmünün 17.07.2023 itibariyle kesinleşmesi sonucu boşandıklarını, boşanma hükmüne esas alınan Anlaşmalı Boşanma Protokolünün ‘Mal Rejimi Tasfiyesi Hususu’ başlığı altında müvekkilinin karşı taraf şirket nezdindeki %15 oranında hissesini 3. kişi eski eşine bedelsiz şekilde devredeceğini ve 3. kişinin de şirketin yönetim ve temsil yetkisinin müvekkili ile müştereken paylaşılacağının kabul edildiğini, karşı taraf şirketin mevcut durum itibariyle azınlık oranda hisse sahibi olan münferit yetki ile yöneticisinin, müvekkili tarafından kendisi lehine gerçekleştirilen çağrılara itibar etmeyip %15 oranında hissesini devralmak bir yana temsil ve ilzam yetkisini müvekkili ile paylaşmadığını, müvekkilinin boşanma hükmü ve protokolde anıldığı üzere karşı taraf şirketin %15 oranında hissesinin devri yönünden hazır olunduğunun bildirimi ile şirket yönetiminin paylaşılması talebi hususunda 3. kişiye iki defa ihtarname gönderildiğini, .... Noterliği'nin 01.08.2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi kapsamında 'boşanma hükmü ve protokolü gereğince hisse devri için hazır olduğunun bildirimi ve şirket yönetiminin kendisi ile müştereken paylaşılmasının talebi' hususunda karşı taraf şirketin yöneticisi ...'a ihtarname gönderdiğini, anılı kişinin ihtara yanıt vermediğini, müvekkilinin bunun üzerine karşı taraf şirket nezdinde hisse devri ve yönetimde organizasyon değişikliği amacı ile ... sayılı dosyası kapsamında 22.08.2023 itibariyle zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, bu başvurunun karşı taraf şirketin yöneticisi tarafından kabul edilmeyerek anlaşmama tutanağının tanzim edildiğini, müvekkilinin bu gelişmenin ertesinde ise .... Noterliği'nin 02.11.2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi kapsamında 'boşanma hükmü ve protokolü gereğince hisse devri için hazır olduğunun tekrarla bildirimi, şirket yönetiminin kendisi ile müştereken paylaşılmasının ve bilgi edinme-inceleme hakkı uyarınca ilgili faaliyet ve bilanço kayıtlarının kendisine gönderilmesi talebi' hususlarında karşı taraf şirketin yöneticisi ...'a ikinci defa ihtarname gönderdiğini, karşı tarafın bu ihtara cevaben .... Noterliği'nin 06.11.2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi kapsamında özetle, "%15 oranında hissenin bedelsiz devralımı konusunda hazır oldukları, ticari gizlilik gereği ilgili faaliyet ve bilanço kayıtlarının gönderilemeyeceği, bunların incelenmesi hususunda faaliyet adresine intikal edilebileceği ve kendisine ait şirket hisselerini ise bedeli karşılığında devredebileceği" hususlarında müvekkiline ihtarname gönderdiğini, bu ihtarname ile karşı taraf yöneticisinin boşanma hükmü ve protokolü kapsamında yalnızca müvekkilinin yükümlülüğündeki bedelsiz hisse devrini kabul ederek şirketin müştereken yönetimine yanaşmadığını ve şirketin faaliyet ve bilanço kayıtlarının paylaşım yahut gönderiminin 'gizlilik' gibi dayanaksız gerekçelerle sağlamadığını, müvekkilinin birden fazla kanal üzerinden iletişim girişiminde bulunarak ticari kayıtların hazır hale getirilerek kendisine bildirilmesi halinde davete icabet edeceğini belirttiğini, karşı taraf yönetiminin ise belirsiz cevaplar vermek ve kayıtları paylaşmamak suretiyle süreci girift hale getirdiğini, ticari kayıtların %65 oranında hisseye sahip bir ortağa gönderimi hususunda 'gizlilik' ilkesine sığınıyor olması bir yana, bu kayıtları mahalinde inceletmek yükümlülüğünü dahi yerine getirmediğini, müvekkilinin tüm bu olumsuz davranışlara rağmen, iyiniyetli ve yapıcı bir tutumla ticari kayıtların incelemeye hazır edilmesi hususunda bildirimde bulunmak üzere 12.11.2023 itibariyle şirket yöneticisine elektronik posta gönderdiğini, ancak kendisine ait elektronik posta adresinin şirket yöneticisi tarafından engellenmiş olması sebebi ile bu girişiminden de sonuç alamadığını, ticari kayıtların incelemeye hazır edilmesi amacı ile 13.11.2023 itibariyle şirketin mali müşaviri ile elektronik posta yolu ile yazışma sağladığını, "Merhaba ... hanım. Kenan beye ilettim talebinizi. Haber bekliyorum." ve "Merhaba ... hanım. Net bir cevap alamadım.
" hususlarında yanıt almak suretiyle bu girişiminden de netice alamadığını, karşı taraf şirketin yöneticisinin, müvekkilinin gerek sözlü gerekse yazılı tüm girişimlerini engellediğini, bilgi edinme - inceleme hakkını zarara uğrattığını ve çoğunluk hissedar konumundaki müvekkili aleyhine kötüniyetli şirket yönetiminde bulunduğunu, müvekkilinin ise karşı taraf şirketin yöneticisinin bu cevabi ihtarında "kendisine ait şirket hisselerini ise bedeli karşılığında devredebileceği" hususunda bildirimde bulunmuş olması gereği "boşanma hükmü ve protokolü gereği karşı taraf şirket nezdinde hisse devri ve yönetimde organizasyon değişikliği veyahut karşı taraf şirket yöneticisinin uhdesindeki hisselerin kendisine bedeli karşılığı devri" amacı ile .... sayılı dosyası kapsamında 09.11.2023 itibariyle zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, karşı taraf şirket ve şirketin yöneticisi tarafından ayrı ayrı kabul edilmeyerek anlaşmama tutanağının tanzim edildiğini, müvekkilinin tüm bu sürecin ertesinde .... Noterliği'nin 15.11.2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi kapsamında şirket yönetiminden sadır olan kötüniyetli tutum ve eylemler nedeniyle 'şirket yönetiminin azli ve yenisinin seçimi ile geçmiş yönetimin ibrası' gündemi ile şirketin olağanüstü genel kurula çağrılması hususunda karşı taraf şirket ve şirketin yöneticisinden istemde bulunduğunu, karşı taraf şirket yöneticisinin buna cevaben .... Noterliği'nin 20.11.2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi kapsamında özetle, "belirtilen hususların gerçekleri yansıtmadığı ve genel kurul toplantısı için geçerli olmadığı" gerekçeleri ile olağanüstü genel kurul toplantısı isteminin reddine karar verildiğinin bildirimi hususunda müvekkile ihtarname gönderdiğini, karşı taraf şirket yöneticisinin ihtarlara rağmen taahhütlerini yerine getirmekten kaçındığını, şirket yönetimini münferiden yürütüyor olması nedeni ile bu yetkisini müvekkili aleyhine kötüniyetle kullandığını, müvekkilinin ...'da eğitim görmek amacı ile bir eğitim kurumu ile anlaştığını, bu amaçla 09.11.2023 - 29.04.2024 tarihlerini kapsar şekilde vize temin ederek 15.11.2023 tarihi için aktarmalı olarak uçak bileti satın aldığını, ancak karşı taraf şirketin yöneticisinin bu kötüniyetli şirket yönetimi nedeni ile oluşturduğu belirsizliği gidermek amacı ile uçak biletini iptal etmek durumunda kaldığını, karşılaştığı maddi külfet bir yana kariyer gelişiminin de zarara uğradığını beyan ederek; karşı taraf ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin TTK. 412 ve 617 maddeleri uyarınca 'şirket yönetiminin azli ve yenisinin seçimi ile geçmiş yönetimin ibrası' gündemi ile olağanüstü genel kurula çağrılması, bu hususta çağrıyı sağlamak ve toplantıyı organize etmek amacı ile kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının .... Noterliği'nin 15.11.2023 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili şirketten ve müvekkili şirket yetkilisi dava dışı ...'dan müvekkili şirketin olağanüstü genel kurula çağrısı konusunda talepte bulunulduğunu, ihtarnameye cevaben müvekkili şirket tarafından .... Noterliği'nin 20.11.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek, söz konusu talebinin haksız ve keyfiyet içerir nitelikte olduğunun davacıya izah edildiğini, müvekkili şirketin olağanüstü genel kurula çağrılmasını gerektirecek herhangi bir sebebin bulunmadığını, davacının, genel kurul toplantısı için sebep olarak gösterdiği iddiaların asılsız olduğunu, davacının bilgi edinme - inceleme hakkı kullandırılmadığı, şirketin faaliyetlerinin ve ticari kayıtlarının kendisinden gizlendiği iddialarında gerçeklik payının bulunmadığını, davacının .... Noterliği'nin 02.11.2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ticari defterlerin kendisine gönderilmesini talep ettiğini ancak belgelerin nereye gönderilmesinin istendiğini açıkça belirtmediğini, müvekkili şirketin ticari defterlerini haklı olarak, akıbetinin ne olacağını dahi bilmediği belirsiz bir adrese gönderemeyeceğini, davacının bizzat kendisinin gelmesi gerektiğini ve şirket merkezine gelerek defterleri inceleyebileceği belirtilmemiş olmasına rağmen müvekkili şirket tarafından iyiniyetli olarak 17.11.2023 tarihinde inceleme yapması amacıyla davacının şirket merkezine davet edildiğini, ancak davacı tarafından davete icabet edilmediği gibi şirket menfaatleri gözetilmeksizin kötü niyetli olarak dava yoluna başvurulduğunu, müvekkili şirket tarafından .... Noterliğinin 06.11.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının dilediği belgeyi incelemek için şirket merkezine gelebileceğinin kendisine bildirildiğini, aynı şekilde .... Noterliğinin 20.11.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu hususun tekrar edildiğini, davacının yapılan davete icabet etmemesinin tamamen şahsi kusuru olduğunu, bu sebepten mütevellit davacının bilgi edinme ve inceleme hakkı ihlal edildiğinden bahisle genel kurulun olağanüstü toplanmasında hukuka uyarlık bulunmadığını, davacı tarafından müdürlük yetkisinin, taraflar arasında akdedilen anlaşmalı boşanma protokolünde yer almasına rağmen kendisine devredilmediğinden bahisle genel kurulun toplanması gerektiğini belirttiğini, ancak salt bu husus nedeniyle genel kurulun olağanüstü toplanmasına gerek olmadığını, limited şirketlerde yönetim ve temsil yetkisine sahip olan müdürlerin, şirketin esas sözleşmesiyle belirlenebileceği gibi, genel kurul kararıyla da atanabileceğini, salt boşanma protokolünün varlığının davacının şirket müdürü olması için yeterli olmayacağını, müvekkili şirketin ortaklarının boşanma protokolünün tarafları olsalar da söz konusu protokolün bir genel kurulu kararı olmadığını, bu sebeple, davacının müdürlük yetkisinin kendisine haksız olarak verilmediğini iddiasının doğru olmadığını, müdürlük yetkisinin genel kurul kararı ile değiştirilebileceğini, ancak bu her müdür olunmak istendiğinde genel kurulun toplanmasını haklı kılmadığını, müvekkili şirketin genel kurul toplantılarının, kuruluş sözleşmesinin 9. maddesi ve Türk Ticaret Kanununun amir hükümleri gereği her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren 3 ay içinde yapıldığını, davacının müdürlüğe ilişkin talebinin olağan genel kurulda da ileri sürebileceğini, somut olayda olağanüstü genel kurulun şartlarının da bulunmadığını, genel kurulu çağırmaya yetkili olan müvekkili şirket yetkilisi tarafından, davacının olağanüstü genel kurul talebinde gereklilik görülmediğinden dolayı, olağanüstü genel kurulun toplanmadığını, davacının olağanüstü genel kurulu çağırabilmesi açısından aranan şartların bulunmadığını, müvekkili şirkette yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarının söz konusu olmadığını, davacının müdürlük yetkisini almak istemesinin müvekkili şirket açısından gerekli yahut ivedi olmadığını, davacının genel kurulun ivedi olarak toplanmasındaki arzusunun, diğer ortak olan eski eşini şirket yönetiminden uzaklaştırmak olduğunu, limited şirketlerin yönetiminin, müdür sıfatını taşıyan kişi veya kişiler tarafından sağlandığını ve müdürlerin şirketin çıkarlarını gözetmesi, görevlerini gereken özeni göstererek ifa etmesi ve şirketi zarara uğratacak eylem ve işlemlerden kaçınması gerektiğini, davacı tarafından şirket hisselerini devraldığı günden itibaren hiçbir zaman, şirket menfaatleri gözetilerek hareket edilmediğini, davacının şirket nezdinde hiçbir emek ve sermayesinin bulunmadığını, ancak dava dışı ...'a duyduğu husumet yüzünden basiretli iş adamı yükümlülüklerine uygun davranmadığını, davacının yurtdışına gitme planlarının bulunduğunu, ...'de bulunduğu halde dahi şirket merkezine gelmediğini ve şirket müdürü olması halinde şirketin ticari itibarı açısından müvekkili şirketin bir çıkmaza sürüklenerek ekonomik olarak iflasın eşiğine geleceğini, 31.01.2023 tarihli protokol ile müvekkili şirketin %65 oranındaki hissesinin davacı tarafından satın alındığını, söz konusu hisselere ilişkin borçlar ödenmediğinden bu hususta .... esas sayılı dosyası ile alacak davasının görüldüğünü, tüm bunlarla birlikte "şirket yönetiminin azli ve yenisinin seçimi ile geçmiş yönetimin ibrasını" gerektirir ivedi yahut elzem bir durum bulunmadığını, limited ortaklık müdürünün TTK m.630/1 hükmü uyarınca genel kurulda azledilmesinin mümkün olduğunu, bu şekilde müdürün azledilebilmesi için müdürün azlini gerektirir haklı bir sebep olması gerektiğini, dava dışı şirket yetkilisi ...'ın 22.10.2020 tarihinden itibaren müvekkili şirkette müdür olarak görev yaptığını, ve davacının şirkette ortak olarak dahi bulunmadığı zamandan itibaren bu görevi ifa ettiğini, davacının şahsi duygularla yönetimi değiştirmek istemesinin ticari hayatın gerekleri ile bağdaşmadığını, sırf bu sebeple olağanüstü genel kurulun toplanmasının kabul edilmesinin mümkün olmayacağını, davacının tüm taleplerini olağan genel kurulda da dile getirebileceğini beyan ederek; davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KABUL VE GEREKÇE : Dava, TTK 617/3 yollaması ile TTK 411 ve 412. maddeleri uyarınca, genel kurulun toplantıya çağrılması hukuki sebebine dayanmaktadır.
Taraflar arasındaki ihtilafın davalı şirket yönüne TTK 411. ve 412. maddeleri uyarınca genel kurul toplantıya çağırma şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Eldeki davada, ... 'nün .... sicil numarasına kayıtlı davalı şirketin adresinin ... olduğu, ortaklarının ... ile ... olduğu, söz konusu şirkette son ortaklık yapısının 50,00-TL değer üzerinden 3250 adet payın ...'a ve.... adet payın ise ...'a ait olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 617/3. maddesinde ''Toplantıya çağrı, azınlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir'' şeklinde düzenlemenin bulunduğu görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nın 411/1. maddesinde ''Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler, esas sözleşme ile çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir'' şeklinde düzenleme bulunduğu görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nın 412. maddesinde ''Pay sahiplerinin çağrı ve gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme 7 iş günü içinde olumlu cevap verilmediği taktirde aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere kayyım atar. Kararında kayyımın görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir, zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinden inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir.'' şeklinde düzenleme bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece yapılan değerlendirmede; mevcut olayımızdaki davalı şirketin Limited şirket statüsünde olduğu, limited şirketlere ilişkin TTK'nın 617/3. maddesi gereğince anonim şirketlere ilişkin TTK'nın 411 ve 412. maddelerinin kıyas yolu ile limited şirketlere uygulanacağı görülmektedir. Davacının davalı şirketteki hisse oranı %65 olduğundan dolayı TTK'nın 411/1. maddesindeki şartı davacı taşımaktadır. Davacı tarafından şirketin TTK 412. Maddeye göre toplantıya çağrılabilmesi için öncesinde yönetim kuruluna başvuru yapılması, yönetim kurulu tarafından başvurunun reddedilmesi ya da 7 iş günü içerisinde cevap verilmemesi gerekmektedir. Davacı tarafından .... Noterliği'nin 15/11/2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile şirket yönetiminin azli, yeni yönetimin seçimi ve geçmiş şirket yönetiminin ibrası gündem maddesi ile olağanüstü toplantı çağrısı yapıldığı, davalı şirket tarafından .... Noterliği'nin 20/11/2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile olağanüstü toplantı talebinin reddedildiği, bu çerçevede davacının TTK 412. Maddedeki yönetim kuruluna başvuru şartını gerçekleştirdiği görülmüştür. Mevcut dosyada olağanüstü toplantı talebi için usuli prosedürler tamamlandığından talebin esas yönünden incelenmesi gerekmektedir. Talep esas yönünden değerlendirildiğinde davacı tarafından boşanma dosyasında kendisine bedelsiz devredilmesi gereken hisselerin devredilmemesi, bilgi alma ve inceleme hakkı talebinin kullandırılmaması ve şirkete sokulmaması nedeni ile olağanüstü genel kurul talebinde bulunmuş ise de boşanma dosyasındaki bedelsiz devre konu hisselerin devredilmemesinin farklı bir davanın konusunu oluşturduğu, bu sebebin dayanak gösterilerek olağanüstü genel kurul yapılmasının mümkün olmadığı yine bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmadığı belirtilmiş ise de davacı tarafından davalıya çekilen ihtarnamede şirkete ait bilanço ve defterlerin kendisine gönderilmesinin talep edildiği, davalı şirketin bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında bilanço ve defterlerini şirket ortaklarına gönderme yükümlülüğünün bulunmadığı, bu sebepten ötürü davacının bilgi alma ve inceleme hakkını usulüne uygun kullanmadığı anlaşılmış ve söz konusu ileri sürülen bu sebebin olağanüstü genel kurula sebep teşkil etmesi mahkememizce mümkün görülmemiştir. Yine davacı tarafından şirkete alınmadığı belirtilmiş ise de şirketin farklı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, tüzel kişiliğin işleyişinde şirket ortağının her daim sınırsız bir şekilde şirkete girip çıkmasının mümkün olmadığı anlaşılmış ve bu nedenden ötürü davacının bu yöndeki iddiasının da olağanüstü genel kurula sebep teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır. Davacının olağanüstü genel kurul için belirlemiş olduğu gündem maddelerinin ise şirket yöneticisinin azli davasının konusunu oluşturduğu, tek başına söz konusu gündem maddelerinin olağanüstü genel kurul için yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda anlatılan nedenlerden dolayı davacının talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
-
Davanın REDDİNE,
-
Alınması gerekli karar ve ilam harcı 427,60. TL olduğundan, peşin alınan 269,85. TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75. TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00. TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu TTK'nın 412/son cümlesi uyarınca kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 05/01/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35