Anayasa Norm Denetimi: 2024-89 Sayılı 04-04-2024 Tarihli Karar: İtiraz-İlk - Ret
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
4 Nisan 2024
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu | 45/5 | İlk - Ret | Uygulanacak norm | 1982/152 | |
| 6545 Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun | 19 | İlk - Ret | Uygulanacak norm | 1982/152 |
“İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı başvurulabilecek kanun yollarından biri olan istinaf, 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinde düzenlenmiştir. İstinaf başvurusu üzerine, Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Bölge İdare Mahkemesi, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde temel ilke bölge idare mahkemesi tarafından işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesidir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. Bölge idare mahkemesinin hukuka uygun bulmadığı kararları kaldırarak dosyayı ilk derece mahkemesine göndereceği, başka bir deyişle işin esası hakkında yeniden karar vermesinin istisnaları anılan Kanun’un 45. maddesinin (5) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde sayılmıştır. Anılan cümleye göre bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir
2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 5. fıkrası; İstinaf mercii tarafından hukuka aykırı bulunarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderileceği hâlleri düzenlemektedir. Bu hâllerin dışında, yaptığı inceleme neticesinde ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu kanaatine varan istinaf mercii, söz konusu kararı kaldırarak gerekli araştırmayı bizzat yapmak suretiyle işin esası hakkında yeniden karar vermesi gerekir.
Anayasa Mahkemesi'nin 11/10/2023 tarih ve E. 2023/60 ve K.2023/176 Sayılı kararında istinaf mercii tarafından yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilebileceği hâlleri düzenleyen kuralın, hükmün denetlenmesi hakkıyla ilgisinin bulunmadığı sonucuna varılmış ve diğer yandan istinaf merciinin hukuka uygun bulmadığı kararları kaldırarak dosyayı ilk derece mahkemesine göndermeye ilişkin yetkilerinin genişletilmesi, kanun koyucunun yargılama usullerini belirleme konusundaki takdir yetkisi kapsamında yapmış olduğu düzenlemeleri uygulanamaz hâle getirebilineceği de açıkça ifade edilmiştir. Uygulamada, İlk derece mahkemeleri tarafından uyuşmazlığın esasına ilişkin verilen kararların (iptal, kabul, ret v.s.) kanun yolu denetimi yapılırken, yine uyuşmazlığın esasına ilişkin bir gerekçeyle kararın kaldırılarak dosyanın iadesine karar verilmesi sıklıkla uygulanan bir adım haline gelmiştir. İşin esasına yönelik kararlar yönünden oluşan bu uygulama 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 4. ve 5. fıkralarını işlevsiz hale getirmektedir.
Anayasa Mahkemesi yukarıda anılan kararında "istinaf merciinin hukuka uygun bulmadığı kararları kaldırarak dosyayı ilk derece mahkemesine göndermeye ilişkin yetkilerinin genişletilmesi kanun koyucunun yargılama usullerini belirleme konusundaki takdir yetkisi kapsamında yapmış olduğu düzenlemeleri uygulanamaz hâle getirebilir" denilerek Bölge İdare Mahkemeleri tarafından yapılan Anayasa Mahkemesine başvuru gerekçesini yerinde bulmamıştır. Ancak anılan Kanun hükmünün başvuru gerekçeleriyle iptal edilmemesine rağmen Danıştay tarafından yapılan temyiz denetiminden farklı bir denetim yapmak yerine maddi deliller açısından tespit edilen eksikleri dosya iadesi sebebi hâline getirerek, istinaf kanun yolunda olmayan metotları uygulaması anılan düzenlemeyi kanunun koyucunun amacı yönünden işlevsiz hale getirecektir.
Diğer yandan, dosyanın mahkememizce bakılması durumunda Kanunda görevli olarak belirlenmiş Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi yerine görevsiz olan mahkememiz tarafından davaya bakılması söz konusu olacaktır. Bunun ise, kanuni mahkeme ilkesine aykırılık teşkil edeceği de açıktır.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un istinaf kanun yolunu düzenlendiği 45. maddesinde mahkemeye ilk kararında ısrar etme yetkisi tanınmaması, Bölge İdare Mahkemelerinin kanunda öngörülmeyen sebebe dayalı gönderme kararlarına karşı ilk derece mahkemesinin hangi kararları verebileceği kanunda yer almaması da (esas kaydının kapatılması- dosyanın iadesi vb) anılan düzenlemeyi hakim bağımsızlığı ilkesine aykırı hale getirmiştir.
Zira, yargının, yasama ve yürütmeden ayrı ve bağımsız olmasına “dış bağımsızlık”, hâkimin yargılama yetkisini kullanırken kendisini özgür ve bağımsız hissetmesine ise, “iç bağımsızlık” denilmektedir. (Doç. Dr. Yüksel METİN - Türkiye’de Yargı Bağımsızlığına İlişkin Kimi Sorunlar ve Çözüm Önerileri shf 227) İç bağımsızlıkta olumsuz etki ve baskıların yargı dışı kurumlardan değil, bizzat hâkimlerin meslektaşlarından, üst düzeyde görev alan yüksek hâkimler gibi yargı hiyerarşisi içerisinde yer alan kişi veya mahkemelerden gelmesi söz konusudur;. (ÖZKUL, Dr. Fatih. “Anayasalarımızda Yargının Bağımsızlığı Ve Tarafsızlığı”. Ankara Barosu Dergisi, sy. 3 (Mayıs 2016): 201-6)
Bu itibarla, doktrinde de ifade edildiği üzere hakimlerin ısrar hakkının olma(ma)sı hakimlerin (iç) bağımsızlığı ilkesiyle doğrudan alakalı bir durumdur.
Bu kapsamda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle değiştirilen 45. maddesinde yer alan "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir." hükmü, Anayasanın 138. maddesine aykırılık teşkil etmektedir.
HÜKÜM :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle değiştirilen 45. maddesinde yer alan "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir." Anayasa'nın 138. maddesine aykırı olduğu kanısına ulaşılması nedeniyle Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca söz konusu hükmün iptali istemiyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına,
2- Dosyada bulunan konuyla ilgili belgelerin ve başvuru kararına ilişkin karar tutanağın onaylı birer örneğinin Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na gönderilmesine,
3-Uyuşmazlığın çözümünün Anayasa Mahkemesi kararına kadar beş ay süreyle geri bırakılmasına, 29/2/2024 tarihinde karar verildi.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:07:21