Anayasa Norm Denetimi: 2024-58 Sayılı 22-02-2024 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - İptal
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
22 Şubat 2024
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 775 Gecekondu Kanunu | 18. maddesinin birinci fıkrasının …hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın, belediye veya Devlet zabıtası tarafından derhal yıktırılır. bölümü | Esas - İptal | Anayasaya esas yönünden aykırılık | 35. ve 40. maddeleri | 9 ay |
“Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” denilerek yargı organlarına davacı ve davalı olarak başvurabilme hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır.
Bu düzenleme ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının ötesinde diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmayı ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden birisidir (AYM, E.2017/120, K.2018/33, 28/3/2018, § 17).
Anayasa’nın “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinin birinci fıkrası; Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir” hükmünü içermektedir. "Anılan hükme göre kişilerin yargı makamları ile idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanması anayasal bir zorunluluktur. Bu zorunluluk, temel hak ve özgürlüğü ihlal edilen ya da ihlal edildiğini iddia eden kişilerin ilgili yargı veya idari merciler nezdinde şikâyetlerini dile getirmesi hususunda devlete gerekli ve yeterli mekanizmaları oluşturarak uygun koşulları sağlama yükümlülüğü getirmektedir (AYM, E.2019/102, K.2019/99, 25/12/2019, § 16)".
Bu çerçevede Anayasa’nın anılan maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkı; anayasal bir hakkının ihlal edildiğini ileri süren herkese hakkın niteliğine uygun olarak iddialarını inceletebileceği makul, erişilebilir, etkili, ihlalin gerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlarını ortadan kaldırmaya elverişli idari ve yargısal yollara başvuruda bulunabilme imkânının sağlanmasını teminat altına almaktadır (AYM, E.2019/102, K.2019/99, 25/12/2019, § 17).
Anayasa’nın "yargı yolu" başlıklı 125. maddesinde; "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir.
Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır.
İdarî işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar..." düzenlemesi mevcuttur.
Bu düzenleme ile idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kuralına yer verilmek suretiyle dava açma süresinin başlamasında, "yazılı bildirimin esas alınması öngörülmüş olduğundan hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idarî işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir.
Dava konusu olayda, mülkiyeti Hazineye ait ... sayılı taşınmazda davacı tarafından izinsiz yapı yapıldığının 11.09.2018 tarihli tutanak ile tespit edildiği, davalı idarece dosyaya sunulan savunma dilekçesinde söz konusu yapının 03.10.2023 tarihinde yıkımının yapılacağına yönelik olarak (dava dışı) yapının eski sahibi telefonla aranmak suretiyle bilgilendirildiği, söz konusu kişinin taşınmazın 2.000m2'lik kısmını davacıya devrettiğini bildirmesi üzerine, aynı şekilde yapının yıkımının yapılacağına yönelik olarak davacının telefonla aranmak suretiyle bilgilendirildiği, yine savunma dilekçesinde işlemin 775 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca tesis edildiğinin belirtildiği görülmüştür.
İtiraza konu 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun "Yeniden gecekondu yapımının önlenmesi" başlıklı 18.maddesinin 1.fıkrasının son kısmında; "hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın, belediye veya Devlet zabıtası tarafından derhal yıktırılır" hükmü yer aldığından, davalı idarece de bu doğrultuda herhangi bir yazılı işlem tesis edilmeden ve ilgiliye buna karşı yargı yolu gösterilmeden telefonla aramak suretiyle bilgi verilerek yıkım için hazırlık yapılmasının istenildiği görülmüştür. Esasen yasadaki itiraza konu hükümle buna dahi gerek bulunmamaktadır.
Nitekim, idari yargıda görülen benzer nitelikteki bir kısım davalarda davacılar, önceden bir tebligat yapılmadığından yada bilgi verilmediğinden yapı içindeki şahsi eşyalarını dahi alamadıklarını beyan etmişlerdir. Bu durum da ayrıca tazminat davasına konu olmuştur.
Hal böyle olunca, yapının imar aflarından yaralanmış olması yada geçerli izinlerinin bulunması yahut söz konusu arazinin mülkiyetinin çekişmeli olması hallerinde, yapıyı kullanan kişilerin buna ilişkin itirazlarını yargı yolu ile ileri sürme fırsatı sunulmadan doğrudan yıkım işleminin uygulanabildiği, bu durumun Anayasa’nın 36. ve 40. maddesine aykırılık oluşturduğu, bunun doğal sonucu olarak da ilgilerin mahkemeye erişim hakkını, dolayısıyla hak arama özgürlüğünü kısıtladığı sonucuna varılmıştır.
Diğer yandan, Anayasa’nın "yargı yolu" başlıklı 125. maddesinde İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu ve idarî işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlayacağının düzenleme altına alındığı, bu düzenleme ile dava açma süresinin başlamasında, "yazılı bildirimin esas alınması öngörülmüş olduğundan hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idarî işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerektiği için herhangi bir karar alınmadan ve işlem tesis edilmeden yıkım yapılmasını öngören kuralın bu maddeye de aykırılık oluşturacağı sonucuna varılmıştır.
Sonuç olarak;
Dava konusu uyuşmazlıkta uygulanacak olan ve yukarıda açıklanan nedenlerle, Anayasasının 36., 40., 129. maddelerine aykırılık teşkil ettiği değerlendirilen 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun "Yeniden gecekondu yapımının önlenmesi" başlıklı 18. maddesinin 1.fıkrasının son kısmında yer alan "hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın, belediye veya Devlet zabıtası tarafından derhal yıktırılır." kısmının iptali için Anayasanın 152. ve 6216 sayılı Kanunun 40. maddeleri gereğince Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına, Anayasa'ya aykırılığın değerlendirilmesi için, gerekçeli başvuru kararının aslı, başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneği ve dava dilekçesi, savunma dilekçesi ile dosyanın diğer ilgili bölümlerinin onaylı örneklerinin Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesine, 1982 Anayasa'sının 152. maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gelişinden başlamak üzere 5 (beş) ay içerisinde karar verilmesinin beklenilmesine, 20.11.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:07:21