SoorglaÜcretsiz Dene

Anayasa Norm Denetimi: 2024-53 Sayılı 22-02-2024 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - Ret

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Anayasa Mahkemesi Kararı

Karar Tarihi

22 Şubat 2024

II. İNCELEME SONUÇLARI

Normun Numarası – AdıMadde Numarasıİnceleme Türü – SonuçSonucun GerekçesiDayanak Anayasa HükümleriErteleme Süresi

“Kumluca 2. Noterliği tarafından 1512 Sayılı Noterlik Kanunu'nun 55/son maddesi gerekçe gösterilerek giderlerin ödenmesi halinde belgelerin gönderilebileceğinin belirtilerek mahkememizce talep edilen belgelerin gönderilmesinden imtina edilmesinin delillerin toplanmasına engel olduğu ve yargılamayı sürüncemede bıraktığı hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.

1512 sayılı Yasa'nın 55/son maddesinde " Soruşturma yetkisi bulunan kişilerle Cumhuriyet savcılarının isteyecekleri örnekler noterlik ücretine tabi değildir. Diğer resmi mercilere verilecek örneklerden yalnız yazı ücreti alınır." şeklinde bir düzenleme yer almaktadır. Bilindiği üzere ceza yargılaması soruşturma ve kovuşturma evrelerinden oluşmakta olup her iki evrenin de temel amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Soruşturma aşamasında soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı ve onun emrindeki yetkili birimlerce maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için her türlü araştırma ve delil toplama faaliyeti gerçekleştirilerek bir suçun işlenip işlenmediği, işlenmiş ise failin kim olduğunun ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Aynı şekilde kovuşturma aşamasında da hakkında suç işlediği şüphesiyle kamu davası açılan ve sanık sıfatı verilen şahsın yargılaması yapılarak isnat edilen fiilin sübut bulup bulmadığı tespit edilerek maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için ceza mahkemeleri yalnızca tarafların sundukları veya toplanmasını talep ettikleri delillerle sınırlı kalmaksızın re'sen araştırma ilkesinin bir sonucu olarak delil toplama yetkisi kapsamında yargılama konusu eylem ile ilgili olan ve davayı aydınlatmaya yarar sağlayacak her türlü delili araştırma, temin etme ve bu delilleri yargılama sürecinde tartışmaya açmakla görevlidir. Söz konusu deliller sanığın aleyhine olabileceği gibi sanığın suçlamadan kurtulmasını sağlayabilecek lehe deliller de olabileceği dikkate alındığında; yargılama kapsamında mahkemece yapılan delil araştırma ve toplama işlemleri, maddi gerçeği ortaya koyma faaliyetinin bir parçası olduğu kadar sanığın savunma hakkını etkin şekilde kullanabilmesine de hizmet etmektedir. Bu nedenle; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından soruşturma ve kovuşturma evreleri arasında bir farklılık bulunmamasına rağmen iptali istenen mezkur 55/son maddedeki düzenlemede, delil niteliği taşıyan noterlik evraklarının temini bakımından soruşturma ve kovuşturma evreleri için farklı usuller belirlenmiş, kovuşturma aşamasında bu delillere ulaşılabilmesi güçleştirilmiştir. Sanığın savunma hakkını tam olarak kullanabilmesi ve adil bir şekilde yargılanması bakımından kovuşturma evresinde her türlü delile ulaşabilmesi, özellikle kendisini suçlamadan kurtarmayı sağlayabilecek delilleri mahkemeye sunabilmesi ve mahkeme huzurunda bu delillerin tartışılabilmesi için gerekli kolaylığın sağlanması gerekirken tam tersine bir düzenleme yapılarak kovuşturma aşaması için delil niteliğindeki noterlik evrakları bakımından bu delillerin temini ve mahkeme huzuruna getirilebilmesi hususunda sanık aleyhine sonuçlar doğmasına neden olabilecek bir usul belirlenmiştir. Söz konusu maddedeki düzenleme taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu ve mahkemenin re'sen araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, harca tabi olarak açılan hukuk davalarında kabul edilebilir bir durum gibi görülebilir ise de; kamu adına soruşturma yürüten cumhuriyet savcılığınca düzenlenen iddianame ile açılan, kamu davası olarak devam eden ve re'sen araştırma, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ilkelerinin geçerli olduğu; tutuklama, adli kontrol gibi bireyin özgürlüğünü kısıtlayıcı tedbirlerin uygulanabildiği, mahkumiyet halinde ise birey aleyhine daha ağır sonuçların doğabildiği bir ceza davasında Anayasa’nın 36.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal ettiği şüpheden uzaktır.

Öte yandan; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 138/4.maddesinde "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." şeklinde bir düzenleme yer almakta olup, söz konusu düzenlemenin yalnızca mahkemelerce verilmiş olan nihai kararları değil ara karar niteliğindeki kararları da kapsadığı gözden kaçırılmamalıdır. Zira, mahkemelerce yapılan yargılama faaliyeti kapsamında uyuşmazlığın çözümü, davanın aydınlatılması ve nihai karara bağlanabilmesi ancak bir takım iş ve işlemlerin yapılması, delillerin toplanması sonucu gerçekleştirilebildiğinden, bu amaca hizmet eden ara kararların bağlayıcı nitelikte olmadığının kabulü, yargılamanın uzaması ve sürüncemede kalmasına neden olacaktır. Bu bağlamda; sanığın suçlama altında olduğu ceza yargılamasında, sanığın savunma hakkı kapsamında toplanmasını talep ettiği ve mahkemece resen veya talep üzerine toplanması gerekli görülen bilgi ve belgelerin teminine yönelik ara kararların ilgili mercilerce yerine getirilmesinin zorunlu olduğu dikkate alındığında; delil niteliğindeki noterlik belgelerinin örneklerinin veya asıllarının ücret ödenmediği gerekçesiyle mahkemeye sunulmasından imtina edilmesi de düşünülemez. Söz konusu belgelerden örnek çıkarılması, örneklerin onaylanması ve belgelerin postalanması işlemleri ilgili noterlik açısından bir külfet olarak görülerek noterlik için ücret ödenmesi gerektiği düşünülebilir ise de; bu durum ücret yatırılıncaya kadar belgenin mahkemeye sunulamayacağı şeklinde yorumlanmamalı, belge mahkemenin talebi üzerine derhal mahkemeye sunulmalı, sonrasında mahkeme gerekli ücret takdirini yapabilmelidir. Nasıl ki, davada bilgisine başvurulacak bir tanık, tanıklık ücreti yatırılmadığı gerekçesiyle beyanda bulunmaktan kaçınamıyorsa, delil niteliğindeki noterlik evrakının da ücret ödenmediği gerekçesiyle mahkemeye sunulmaması düşünülemez. Ancak iptali istenen maddede yer alan "... Diğer resmi mercilere verilecek örneklerden yalnız yazı ücreti alınır." şeklindeki düzenlemede, ücretin ne zaman ödeneceğine ve ücret ödenmeden belgenin ceza mahkemelerine gönderilip gönderilmeyeceğine dair açık bir ifadenin yer almaması, uygulamada maddenin farklı yorumlanmasına ve delillerin mahkemeye sunulmasından kaçınılmasında maddenin yasal bir dayanak olarak kullanılmasına neden olmaktadır.

Yine; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/4 maddesinde " Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir." şeklinde bir düzenleme yer almakta olup, mahkemelerin bakmakta oldukları davaları en kısa sürede ve mümkün olan en az giderle sonuçlandırmaları anayasanın mahkemelere verdiği bir ödevdir. Bu bakımdan yargılama faaliyeti sırasında, taraflar veya kamu adına gereksiz gidere neden olacak, yargılamayı uzatacak usulü ve bürokratik işlemlerden mahkemelerin kaçınması, bu hususta gerekli tedbirlerin alınması zorunludur. Mahkemelerin bu amaçla aldıkları kararlara da Anayasa’nın 138/4 maddesi gereğince ilgili organlarca uyulmalıdır. Bu kapsamda; ceza yargılamasında delil toplama faaliyeti kapsamında noterlik belgesinin teminine karar veren bir mahkemenin noterlik işlemi yaptırmaya çalışan bir iş sahibi gibi değerlendirilip belgenin örneği veya aslı için mahkemeden işlem ücreti, yazı ücreti, posta ücreti vs adı altında ücret talep edilmesi; bu amaçla mahkemenin birtakım usulü işlemlere zorlanması, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması ilkelerine aykırıdır.

Bu açıklamalar çerçevesinde; mahkememize sanık ... hakkında ... suçundan yapılan yargılama kapsamında; mahkememiz dava dosyası açısından delil niteliği taşıyan belgelerin gönderilmesinin talep edildiği Kumluca 2. Noterliği'nin belgeleri göndermekten kaçınmasına dayanak olarak gösterdiği ve mahkememizce görülmekte olan dava bakımından uygulanacak kanun olarak kabul edilmesi gereken 1512 Sayılı Yasa'nın 55/son maddesinde yer alan "... Diğer resmi mercilere verilecek örneklerden yalnız yazı ücreti alınır." şeklindeki düzenlemenin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36, 138/4 ve 141/4 maddelerine aykırı olduğu mahkememizce değerlendirilmekle; 1512 Sayılı Noterlik Kanunu'nun 55/son maddesinde yer alan "... Diğer resmi mercilere verilecek örneklerden yalnız yazı ücreti alınır." şeklindeki düzenlemenin iptali için Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 152/1 maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM; Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1512 Sayılı Noterlik Kanunu'nun 55/son maddesinde yer alan "... Diğer resmi mercilere verilecek örneklerden yalnız yazı ücreti alınır." şeklindeki düzenlemenin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36, 138/4 ve 141/4 maddelerine aykırı olduğu düşüncesiyle iptali gerektiğinden Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmasına,

İlgili dosya evraklarının işbu değişik iş kararıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvuru müzekkeresine eklenilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.”

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cümlesinintalebidirtarihliikinciitirazınfıkrasınınbeşinciaykırılığınoterlikiptalinemaddelerinekonusuanayasa’nınsürülerekkanunu’nunmaddesinin

Kaynak: karar_anayasa

Taranan Tarih: 28.01.2026 03:07:21

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim