SoorglaÜcretsiz Dene

Anayasa Norm Denetimi: 2024-20 Sayılı 23-01-2024 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - İptal

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Anayasa Mahkemesi Kararı

Karar Tarihi

23 Ocak 2024

II. İNCELEME SONUÇLARI

Normun Numarası – AdıMadde Numarasıİnceleme Türü – SonuçSonucun GerekçesiDayanak Anayasa HükümleriErteleme Süresi
7068 Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun8. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan ...veya dışında... ibaresi ile ...mevzuat veya talimatlarla yasaklanan... ibaresinin …veya dışında… ibaresi yönündenEsas - İptalAnayasaya esas yönünden aykırılık13. ve 20. maddeleriyok

“Anayasa Mahkemesi’nin birçok kararında belirtildiği üzere Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.

Hukuk devletinin temel unsurlarından biri de belirlilik ilkesidir. Belirlilik, bir kuralın keyfîliğe yol açmayacak bir içerikte olmasını ifade eder. Temel hakların sınırlandırılmasına ilişkin kanuni düzenlemenin içerik, amaç ve kapsam bakımından belirli ve muhataplarının hukuksal durumlarını algılayabilecekleri açıklıkta olması gerekir. Bu ilkeye göre yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu birtakım güvenceler içermesi gereklidir. Bir kanuni düzenlemede hangi davranış veya olgulara hangi hukuksal sonuçların bağlanacağı ve bu bağlamda kamusal makamlar için nasıl bir müdahale yetkisinin doğacağı belirli bir kesinlik ölçüsünde ortaya konmalıdır. Bu durumda bireylerin hak ve yükümlülüklerini öngörerek davranışlarını bu doğrultuda tanzim etmeleri olanaklı hâle gelebilir. Böylece hukuk güvenliği sağlanarak kamu gücünü kullanan organların keyfî davranışlarının önüne geçilmiş olur (AYM, Bireysel B.No:2017/26460, § 58; Norm denetimine ilişkin kararlarda belirliliğe ilişkin açıklamalar için çok sayıda karar arasından bkz. AYM, E.2009/51, K.2010/73, 20/5/2010; AYM, E.2011/18, K.2012/53, 11/4/2012).

Bu nitelikleri haiz bir kanuni düzenleme ile uzmanlık gerektiren veya teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi konusunda yürütme organına yetki verilmesi, kanuni düzenleme ilkesine aykırılık oluşturmaz. Diğer bir ifadeyle disiplin suç ve cezalarının da çerçevesi kanunla belirlenmeli ve kanun bireyler için belirli bir açıklık ve kesinlikte olmalıdır (AYM, Bireysel B.No:2017/26460, § 59).

Kamu personelinin statüsüne ilişkin olan ve kişilerin özel hayatını da konu alan uyuşmazlıklarda Anayasa Mahkemesinin (AYM) değerlendirmesi ise şu şekildedir; özel hayata saygı hakkı, ilişki kurmak ve geliştirmek üzere çevresinde bulunanlarla temas kurma hakkını da içermektedir. Kişilerin mesleki hayatı özel hayatlarıyla sıkı bir irtibat içindedir. Özel hayata dair hususlar kişinin mesleği ile ilgili tasarruflara esas alınmışsa özel hayata saygı hakkı gündeme gelecektir. Bu kapsamda mesleki hayat çerçevesinde kişilerin özel hayatı hakkında sorgulanması ve bunun doğurduğu idari sonuçlar, buna ek olarak kişilerin davranış ve tutumları gerekçe gösterilerek görevden alınmaları özel hayatın gizliliğine yapılmış bir müdahale oluşturmaktadır. (AYM, Bireysel B.No:2015/6217, 29/112018, § 24-25) Bu şekilde yapılan müdahalenin hukuka uygun olduğundan söz edilebilmesi için demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve olay kapsamında ölçülü olması gerekmektedir.

Öte yandan, disiplin yaptırımlarının bir kamu veya özel teşkilat düzenini devam ettirmek, onun verimli, süratli ve yararlı bir biçimde çalışmasını sağlamak, onur ve saygınlığını korumak amacıyla tesis edildikleri açıktır. Özellikle kamu görevi yürüten bireyler açısından disiplin cezalarının amacı, kamu görevlisini göreve bağlamak, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesini ve bu suretle kurumların huzurunu temin etmektir. Disiplin cezaları kamu hizmetlerinin gereği gibi yapılması ve memurların hiyerarşik düzen içerisinde uyumlu hareket etmeleri amacıyla uygulanmaktadır (AYM, Ata Türkeri Başvurusu, B. No: 2013/6057, 16/12/2015, § 40). 657 sayılı Kanunun 124. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile" ifadesi de, disiplin cezalarının belirtilen amacını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, disiplin hukukuna ilişkin uygulamalar neticesinde özellikle kamu görevlilerinin işlem ve eylem tarzlarıyla ilgili bazı sınırlamalar getirilmesi belirtilen meşru temellere dayanmaktadır.

Ayrıca, kamu personellerinin özel hayatını ilgilendiren konuların disiplin hukuku kapsamında ele alınması halinde, idarenin disiplin yaptırımlarındaki takdir yetkisinin nispeten daha dar olması gerektiği de Anayasa ile koruma altına alınan söz konusu temel hakların tabii bir gereğidir.

Kamu görevlilerinin, dahil oldukları statü gereği özel hayatlarını sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması gerekir.

Esasen temel hak ve özgürlükleri sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olması Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinde kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır (AYM, E.2020/77, K.2021/93, 16/12/2021, §18).

Yasa koyucunun, kamu görevlilerine ilişkin disiplin kuralları ve yaptırımları ile Anayasa ve kanunlara sadakat yükümlülüğü çerçevesinde kamu hizmetlerinin devamını sağlamayı ve hizmetin disiplin içerisinde etkin bir şekilde yürütülmesini murad ettiği açıktır. Bu amaç sebebiyle, kamu görevlilerinin hizmet dışındaki fiillerinin memur disiplin hukukunun alanına girmesi için bu düzeni bozan, kamu hizmetinin iyi ve düzenli şekilde sunulmasını somut ve olumsuz şekilde etkileyen bir yönünün bulunması gerekmektedir.

Bununla birlikte, kamu görevlilerinin disiplin hukuku açısından suç teşkil edebilecek eylemlerinin özel veya mesleki hayattan hangisi dahilinde geliştiğinin tespit edilmesi cezalandırma açısından önem arz etmektedir. Zira, mesleki hayat içerisinde meydana gelen disiplinsizliklerin ceza gerektireceği açık olmakla birlikte, özel hayat sınırları içerisinde gelişen olumsuz olaylardan dolayı disiplin cezası verilebilmesi için davranışın özel hayat sınırlarını aşarak kamu görevine bir takım yansımalarının olması gerekmektedir.

Aksi yönde bir değerlendirme ile yürütülen kamu hizmeti kapsamında gelişip gelişmediğine veya özel hayata saygı kapsamı dahilinde olup olmadığına bakılmaksızın disiplin hukukuna ve idari yaptırıma konu olabileceği düşünülen her olayın kamusal alana taşınarak yetkili makamlar aracılığıyla idari yaptırıma tabi tutulması, disiplin hukukunun amacı ve kamu hizmetinin mahiyeti ile bağdaşır bir durum değildir.

A. 7068 Sayılı Kanunun 8/2-a bendinin "...veya dışında" kısmı yönünden iptali talebi hakkında;

Uyuşmazlık konusu olay ve itiraz konusu kural bir arada değerlendirildiğinde, davacı kamu görevi dışında bir trafik kazasına karışmış, bu kazada kusurlu olduğu değerlendirilerek kamu görevi dışında mevzuat ve talimatlara aykırı davrandığı gerekçesiyle dava konusu disiplin cezası uygulanmıştır. Davacı, toplumsal kurallara aykırı davranışı iddiasıyla adli soruşturma ve kovuşturma dışında, ayrıca disiplin soruşturmasına muhatap olmuştur.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, toplumsal yaşamda trafik kazası kamu görevlisi olsun veya olmasın araç kullanan veya yaya olarak trafiğe katılan her bireyin başına gelebilecek bir olgudur. Bu anlamda, olayda olduğu üzere ilgili mevzuatın gereği olarak kamu görevlisinin görevi dışında başına gelebilecek her adli olay veya kabahatin aynı zamanda disiplin yaptırımına konu edilmesi gibi bir durum ortaya çıkmaktadır.

Kişi, kamu görevlisi de olsa daha sıkı disiplin kuralları gerektiren kolluk görevlisi de olsa bir özel hayatının olduğu kabul edilmelidir. Yukarıda yer alan içtihatlar gereği, kamu görevlisinin özel hayatına yapılan müdahalenin ölçülü olması gerekmektedir.

İtiraza konu kanun maddesinde, yasa koyucu geniş ve yoruma açık bir kural getirerek görev dışında mevzuat ve talimatlara aykırı olan bütün davranışların disiplin cezasına konu edilebilmesinin yolunu açmıştır. Dava konusu olayda olduğu üzere, kamu görevlisinin görevi dışında kusurlu veya kusursuz olduğuna bakılmaksızın başına gelebilecek her vaka dava konusu disiplin kuralının konusunu oluşturabilecektir. Bu durum, hukuki belirlilik ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.

Ayrıca, kamu görevine yansımasına bakılmaksızın görev dışındaki bütün tavır ve eylemlerin disiplin hukukuna konu edilebilmesi, disiplin amirine ölçüsüz bir şekilde özel hayata konu olayların disiplin yaptırımına konu edilebilmesi imkanını tanıdığından ölçülülük ilkesi bağlamında özel hayata saygı ilkesinin ihlali anlamına gelmektedir.

B. 7068 Sayılı Kanunun 8/2-a maddesinin "...mevzuat veya talimatlarla yasaklanan..." ifadesinin aynı cümle hükmünün "veya dışında" kısmı açısından iptali talebi hakkında;

Uyuşmazlık konusu olayın, ilgili Kanun maddesinin "veya dışında" ifadesine temas ettiği açıktır. Yukarıda ifade edildiği üzere, "veya dışında" ifadesinin olası iptali halinde, iş bu uyuşmazlık kapsamında somut norm denetiminden murad edilen maksat hasıl olacaktır. Dolayısıyla Mahkememiz, kuralın "veya dışında" kısmının iptal edilmesi halinde, iddia ettiğimiz Anayasa'ya aykırılığın giderilmiş olacağının farkındadır.

Hal böyle olmakla birlikte, "veya dışında" ibaresinin Anayasa'ya aykırılık iddiasının kabul edilmemesi ve iptal talebimizin reddedilmesi olasılığına binaen, disiplin maddesinin "...mevzuat veya talimatlarla yasaklanan..." kısmının iptalinin talep edilmesine de lüzum görülmüştür. Zira Anayasa Mahkemesi, "veya dışında" ifadesi yönünden Anayasa'ya aykırılık görmese bile, "...mevzuat veya talimatlarla yasaklanan..." ifadesi görev dışında vuku bulan eylemler açısında Anayasaya aykırılık teşkil etmektedir.

Şöyle ki, yasa koyucu mevzuat ve talimatlarla yasaklanan ifadesine yer vererek, söz konusu disiplin yaptırımı açısından sınırları belirlenemeyen çok geniş bir çerçeve çizmiştir. Kanunların öngörülebilir olması ve hukuki belirlilik ilkesinin sağlanabilmesi için madde ifadesinde geçen mevzuat ve talimatların neler olduğunun somutlaştırılabilir bir çerçevesinin çizilmesi gerekmektedir. Bu haliyle kanun hükmü, disiplin amirine çok geniş ve ölçüsüz bir salahiyet ve takdir hakkı tanımakta, görev dışında gelişen en küçük bir kural ihlalinin bile disiplin hukukuna konu edilebilmesine imkan vermektedir.

Bu durumun yanı sıra, "mevzuat veya talimatlarla yasaklanan" ifadesine yer verilir iken, burada kastedilen mevzuat ve talimatların, kurumun kamu personelinin çalışma düzeni ve disiplinini sağlamaya yönelik mevzuat ve talimatlar mı olduğu ya da genel toplumsal düzeni sağlamaya yönelik mevzuat veya talimatlar mı olduğu veyahut her ikisinin birden mi olduğu hususunda kural belirsizlik ihtiva etmektedir. Nitekim, dava konusu uyuşmazlıkta genel toplumsal kurallara aykırı olduğu tespit edilen davranış disiplin hukukuna konu edilmiştir. Dolayısıyla, söz konusu disiplin kuralının öngörülebilir olmaması ve hukuki belirlilik ilkesine uymaması durumları kamu görevlisinin özel hayatına ölçülülük ilkesine aykırı bir şekilde müdahale imkanı vermektedir. Ayrıca kuralın kanunilik ve hukuki belirlilik şartlarına uymaması nedeniyle, aykırılığın Anayasanın 128/2. fıkrasına da temas ettiği açıktır.

Bu durumda, söz konusu Kanun maddesinin "...mevzuat veya talimatlarla yasaklanan..." ifadesinin, öncesinde yer alan "veya dışında" ifadesi yönünden (kamu görevi dışında vuku bulan davranışlar yönünden), yukarıda temas edilen hukuki belirlilik ilkesi, ölçülülük ilkesi, özel hayata saygı ilkesi ve memurların yükümlülüklerinin kanunla düzenleneceği kuralına aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

T.C. Anayasası'nın 152. maddesi ve 6216 Sayılı Kanunun 40.maddesi gereğince,

1. 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde yer alan;

a) "veya dışında'' ifadesinin, Anayasa'nın 2., 13., 20. maddelerine aykırı olduğu kanısına ulaşılması nedeniyle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına,

b) "mevzuat veya talimatlarla yasaklanan" ifadesinin, öncesinde yer alan "veya dışında" ifadesi yönünden (kamu görevi dışında vuku bulan davranışlar yönünden) Anayasa'nın 2., 13., 20. ve 128. maddelerine aykırı olduğu kanısına ulaşılması nedeniyle -kısmi- iptali talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına,

2. İş bu kararın aslı ile birlikte, dava dosyasının ve başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı birer örneğinin dizi listesine bağlı olarak Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na gönderilmesine,

3. Anayasanın 152/3.maddesi uyarınca, iş bu davanın görüm ve çözümünün Anayasa Mahkemesinin vereceği karara göre (iş bu başvurunun Anayasa Mahkemesi'ne ulaşmasından itibaren beş ayı geçmemek üzere) ileri bir tarihte değerlendirilmesine,

4. İş bu kararın taraflara tebliğine,

- 06/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ibaresitalebidirtarihli“mevzuat“veyasürerekgenelitirazınkanun’unbendindefıkrasınınyönündendışında…”talimatlarlaaykırılığınıiptallerine“…veyakararnamenindışında”disiplinkabulhükümleriedilmesinekanunmaddelerinenumaralıkonusuanayasa’nınkollukhükmündeibaresininyasaklanan”maddesinin

Kaynak: karar_anayasa

Taranan Tarih: 28.01.2026 03:07:21

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim