SoorglaÜcretsiz Dene

Anayasa Norm Denetimi: 2023-209 Sayılı 30-11-2023 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - İptal

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Anayasa Mahkemesi Kararı

Karar Tarihi

30 Kasım 2023

II. İNCELEME SONUÇLARI

Normun Numarası – AdıMadde Numarasıİnceleme Türü – SonuçSonucun GerekçesiDayanak Anayasa HükümleriErteleme Süresi
7269 Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun13. maddesinin (a) fıkrasının altıncı paragrafın birinci cümlesinde yer alan …hasar tespit raporları ancak asıl işlemlerle birlikte dava konusu edilebilir. ibaresiEsas - İptalAnayasaya esas yönünden aykırılık35. ve 40. maddeleryok

“Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan yargı mercileri önünde hak arama hürriyeti, hakların korunmasını amaç edinen vazgeçilmez meşru yöntemlerin başında gelmektedir. Anayasa’daki temel hakların korunmasında önemli bir teminat olan yargısal hak arama yolu, hakların korunmasında en etkili ve güvenceli yoldur. (Bkz. AYM: 1/10/2020 gün ve E:2020/21, K: 2020/53 sayılı kararı.)

İlgili kişinin, taşınmazının durumunu etkileyen hasar tespit işlemi idarece yapıldıktan sonra taşınmazı üzerindeki mülkiyet hakkı fiilen kısıtlanacak ve taşınmazı üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilmesi etkilenecektir.

Hali hazırdaki uygulamada taşınmaz sahibinin yaşanılan doğal afet nedeni ile yapılan hasar tespiti işleminden sonra idareye "hak sahipliği" için başvurması ve hak sahipliği başvurusunun reddine ilişkin işlemin dava konusu edilmesi gerekmekte ise de; "az hasarlı" taşınmazlarda idare tarafından her halde bir hak sahipliği tanınmasının da mümkün olmadığından yapılan başvurunun sadece süreci tamamlamak için söz konusu olacağı bu haliyle, mevzuatta az hasarlı taşınmaza yönelik hak sahipliği tanınmasının mümkün bulunmaması nedeniyle her halükarda reddedilecek olan hak sahipliği başvurusunun hem idare için ek iş yükü getireceği hem de davacı açısından taşınmazı üzerinde bulunan tasarruf yetkisi kısıtlanacağından hasar tespit işlemi yapıldıktan sonra bir de idari başvuru yapılarak idarenin cevap verme süresi bekleneceği, hasar tespit işlemi öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlayan 60 günlük idari dava süresi içerisinde dava açabileceği bu haliyle, hasar tespiti gibi ivedilikle çözümlenmesi gerekli bir hususun çözümlenmesi erteleneceği gibi yargıya erişim hakkının kısıtlanmasına yol açacaktır.

Öte yandan, hasar tespit işlemine tek başına dava açılamayacağı kuralına ilişkin olarak, Kanun'da hasar tespit işleminin niteliği bakımından bir ayrım yapılmadığı da görülmektedir. Örnek olarak, ilgili mevzuatına göre ağır hasarlı yapıların yıktırılacağı ve şartları dahilinde hak sahipliği işlemine esas teşkil edeceği bilinmektedir. Keza orta hasarlı yapıların mevzuatla belirlenen süresi içerisinde güçlendirme işlemlerine tabi tutulmaması halinde yıkılacağı ve yine şartları dahilinde hak sahipliği işlemine esas teşkil edeceği anlaşılmaktadır. Ancak hasarsız ve az hasarlı yapılar yönünden yıkım işlemi tesis edilmeyeceği gibi bu gibi yapılar kapsamında hak sahipliği elde edilemeyeceği açıktır. Dolayısıyla hasarız ve az hasarlı yapılar yönünden, yıkım ve hak sahipliği olan esas işlemlerinin tesis edilmesi beklemek hukuki bir fayda sağlamayacaktır. Kanun'da hasar tespit işleminin niteliği bakımından bir ayrım yapılmamış olması da dava açma hakkının kullanılması bakımından hakkaniyetli bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, Ülkemizde sıklıkla doğal afetler yaşandığı ve sonuçlarının çok yıkıcı olduğu bu nedenle doğal afetlere ilişkin iş ve işlemlerin ivedilikle çözümlenmesi gerektiği, idarece yapılacak ağır, orta, az, hasarsız yönünde yapılacak hasar tespitlerinin yeterli inceleme yapılamaması sonucunda hatalı olabileceği, bu durumun vatandaşın hasar tespiti yapılmış ama idari başvuru süreci henüz tamamlanmamış taşınmazının (Mahkememizde bakılan pek çok dosyada hasar tespiti yapıldıktan uzun süre geçtikten sonra hak sahipliği için başvuru yapıldığı görülmüştür.) tekrarlanacak bir afet ya da deprem artçısı ile kolaylıkla yıkılabileceği gerçeğinin göz ardı edilemeyeceği, yapılan hasar tespitlerinin de temelde idari yargı açısından esas hakkında karar verilmesi bakımından kesin ve yürütülebilecek işlemlerden olduğu bu nedenle tek başına dava edilememesinin de hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla; Mahkememizce iptali talep edilen ve -hasar tespit raporları ancak asıl işlemlerle birlikte dava konusu edilebilir- yasa kuralı, temel haklar arasında yer alan mülkiyet hakkının özüne dokunacak bir müdahale teşkil ettiği gibi, hak arama hürriyetini de kısıtlamaktadır.

Sonuç olarak; 7269 sayılı Kanunu’nun 13/a-6 maddesinde yer alan “Yapılacak asıl işlemlere esas olmak üzere, fen kurulları tarafından düzenlenen teknik mahiyetteki hasar tespit raporlarına mahallî ilân tarihinden itibaren otuz gün içinde itiraz edilebilir ve hasar tespit raporları ancak asıl işlemlerle birlikte dava konusu edilebilir. Gayrimenkulleri kesin bir şekilde hasarsız olarak tespit edilenlerin veya gayrimenkullerinin hasar tespiti hiç yapılmayanların, yargı yoluna gitmeden önce, mahallî ilân tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili idareye başvurmaları zorunludur.” cümlesinde yer alan “... ve hasar tespit raporları ancak asıl işlemlerle birlikte dava konusu edilebilir.” ibareleri, Anayasanın 13., 35., 36. ve 125. maddelerine aykırıdır.

SONUÇ ve İSTEM :

Yukarıda açıklanan neden ve gerekçelerle; Anayasa’nın 152. maddesi ile 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28. maddesinin 1. fıkrası gereğince;

a. 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısı İle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 13/a-6 maddesinde yer alan " hasar tespit raporları ancak asıl işlemlerle birlikte dava konusu edilebilir.” ibarelerinin, Anayasanın 13., 35., 36. ve 125. maddelerine aykırı olduğu kanısına ulaşılması nedeniyle ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASINA,

b. Dosyada bulunan belgelerin onaylı birer örneğinin Anayasa Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine,

c. Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar (süre değerlendirmesi yönünden) davanın geri bırakılmasına,

ç. Anayasa Mahkemesince beş ay içinde karar verilmezse yürürlükteki kanun hükümlerine göre uyuşmazlığın sonuçlandırılmasına,

d. Kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, 13/07/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

raporlarıfıkrasınadolayısiyleumumitalebidirmaddesiylecümlesindetarihliparagrafınbirlikteişlemlerlemüessirtedbirlerleyardımlaradeğiştirilenaltıncıitirazınkanun’unancakedilebilir”eklenenalınacakaykırılığıiptalineafetlerbirincitespitmaddelerinekonusuanayasa’nınibaresininsürülerek“…hasaryapılacakmaddesinin

Kaynak: karar_anayasa

Taranan Tarih: 28.01.2026 03:07:21

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim