Anayasa Norm Denetimi: 2023-208 Sayılı 30-11-2023 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - İptal
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
30 Kasım 2023
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 213 Vergi Usul Kanunu | Geçici 33. maddenin birinci fıkrasında yer alan ...2021… ibaresi | Esas - İptal | Anayasaya esas yönünden aykırılık | 13., 35. ve 73. maddeler | yok |
“Anayasa'nın 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devleti ilkesine göre, kanunun ne tür fiilleri yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi ve buna göre cezasının da kanunla saptanması gerekir. Bireyler, ancak bu şekilde hukuki güvenliklerinden emin olarak yaşamlarını sürdürebilirler.
Kanunların kamu yararının sağlanması amacına yönelik olması, genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu nedenle yasa koyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir.
Vergi yasalarının anayasal denetiminde “hukuki güvenlik”, “belirlilik” “kıyas yasağı” ve “kanunların geriye yürümezliği” ilkelerinin ana çatısını oluşturan en asli unsur olarak görülmektedir.
Hukuki güvenlik ilkesi, herkesin tabi olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutumunu ve davranışlarını bu kurallara göre güvenle tanzim edebilmesi anlamına gelmektedir ki hukuki güvenlik ilkesinin gerçekleştirilebilmesinin ön şartı, devletin kendi koyduğu hukuk kurallarına kendisinin de riayet ediyor olmasıdır. Bu cihetle de hukuki güvenlik ilkesi, hukuk devleti ilkesinin kişiye bakan yönünü oluşturmaktadır. Bu ilke kapsamında güvenlikten yararlanacak olan, Anayasa ile hak ve özgürlükleri güvence altına alınmış olan kişidir ki bu bağlamda ele alındığında, hukuki güvenlik ilkesi, bir üst ilke olan ve ideal durumu hedefleyen hukuk devleti ilkesinin kişi düzeyinde çok daha somutlaşmış hali olarak tezahür etmektedir.
Doktrinde hukuki güvenlik ilkesinin bir yönüyle, kanunların içeriği ve yürürlüğü ile ilgili olarak ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Vergilendirmede hukuki güvenlik ilkesinin kapsamına verginin belirliliği, vergi kanunlarının geriye yürümezliği ve kıyas yasağı ilkeleri girmektedir. Verginin belirliliği ilkesi, hukuk devletinin bireylere bakan yönü olan hukuki güvenlik ilkesinin en önemli gereklerinden birisidir ki vergilendirmede belirliliğin sağlanmasıyla, bir yandan vergi yükümlülerinin hukuki güvenliği sağlanıyorken, diğer yandan da vergi idaresinin istikrarı korunmaktadır. Geleneksel anlamda vergilendirmede belirlilik ilkesi, verginin konusunun, vergilerin miktarlarının, tarh ve tahsil zamanları ve şekillerinin gerek idare gerek vergi yükümlüleri açısından belli ve kesin olmasını ifade etmekte ve vergiye müteallik işlem ve kuralların açık ve anlaşılabilir olmasını sağlayarak vergilendirmede keyfiliğin önlenmesini amaçlamaktadır. Diğer yandan, belirlilik ilkesi, daha geniş bir perspektifle, verginin kanuniliği ve hukuki güvenlik ilkeleriyle birlikte ele alındığında, vergilendirmede ve vergi idaresinde istikrarın sağlanabilmesi adına, yapılacak düzenleme ve bilgilendirmelerin zamanlamasına da dikkat edilmesini, karşılaşılacak vergi yükünün, yükümlülüğün doğmasından önce bilinmesi ve belirli olmasını gerektirmektedir. Bu yönüyle belirlilik ilkesi ile geriye yürümezlik ilkesi arasında mühim bir ilişki bulunmaktadır. Hukuk devleti ilkesi çatısı altında ele alınan hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerin bir gereği olarak karşımıza çıkan kanunların geriye yürümezliği ilkesi ise kural olarak kanunların yürürlüğe girmelerinden sonraki olaylar için uygulanmaları, diğer bir ifadeyle yasaların geçmişte yaşanan olaylara teşmil edilmemesi anlamına gelmektedir. Sonradan yapılan düzenlemenin eski tasarrufları ortadan kaldırması ve onları haksız bir duruma düşürmesi doğru olmayacaktır. Diğer yönden, ekonomik faaliyetler, hareket ve ilişkilerde kesinlik ve istikrarın sağlanmasını gerektirmektedir. Çünkü birey, ancak, hareketlerinin sonuçlarından, devam ve istikrarından emin olduğu hallerde teşebbüste bulunabilir. Bugün iktisap ettiği durumun devamından emin olmayan birey, korku ile hareket edecek ve pek tabii ki birçok girişimden vazgeçecektir. Bireyin cesaretini, girişim enerjisini kırmamak için onu kanunların gelecekteki hükümlerinin tehdidi altında bırakmamak zaruridir ve hukuk devleti olabilmenin bir gereğidir.
Geriye yürümeme kuralının temel amacı, özel sektörden kamu sektörüne kaynak aktarımı olan vergi kanunları bakımından hem teşebbüste istikrarın ve vergide belirliliğin sağlanması hem de iktisadi faaliyetlerin bir neticesi olan vergi yükünü artırıcı nitelikteki hükümlerin geriye yürütülmemesinin sağlanmasıdır. Aksi taktirde, geriye yürüyen hükümler nedeniyle ortaya çıkan zamansal belirsizlik nedeniyle hukuk devletinin bireye bakan yönü olan hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edilmesi söz konusu olacaktır. Bu durum şüphesiz ki hukuki barışı tehdit edecek, ekonomik ve ticari hayatın istikrarını bozacaktır.
İtiraz konusu 29/01/2022 tarihinde yürürlüğe giren "....geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2021 ...." ibaresinin hukuk devleti ilkesinin gereği olan hukuki güvenlik ilkesi ve belirlilik ilkeleri çerçevesinde Anayasanın 2. maddesine aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
C-) SONUÇ
Dava, 29/01/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7352 sayılı Kanunun 1. maddesi ile eklenen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Geçici 33. maddesinin 1.fıkrası uyarınca ihtirazi kayıtla verilen 2021 hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesine istinaden düzenlenen 26/04/2022 tarih ve ... sayılı tahakkuk fişinin iptali ve söz konusu tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirilen ... TL kurumlar vergisinin terkin edilerek %5'lik vergi indirimi sonrasında, yıl içinde kesinti suretiyle ödenen toplam ... TL verginin, kurumlar vergisi vade tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılmıştır.
Yapılan inceleme sonunda; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na 7352 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile eklenen Geçici 33. maddenin 29/01/2022 tarihinde yürürlüğe giren "....geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2021 ...." ibaresinin hukuk devleti ilkesinin gereği olan hukuki güvenlik ilkesi ve belirlilik ilkeleri çerçevesinde Anayasanın 2. maddesine aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Anayasanın 152. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na 7352 sayılı Yasa ile eklenen Geçici 33. maddenin 29/01/2022 tarihinde yürürlüğe giren "....geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2021 ...." ibaresinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine gidilmesine ve anılan yasa hükmünün iptalinin istenilmesine, dava dosyasının tüm belgeleriyle onaylı suretinin dosya oluşturularak karar aslı ile birlikte Anayasa Mahkemesine sunulmasına, iş bu karar aslı ile dosya suretinin yüksek mahkemeye tebliğinden itibaren beş ay beklenilmesine, beş ay içinde netice gelmezse mevcut mevzuata göre dosya hakkında karar verilmesine,17/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:07:21