SoorglaÜcretsiz Dene

Anayasa Norm Denetimi: 2023-17 Sayılı 25-01-2023 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - Ret

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Anayasa Mahkemesi Kararı

Karar Tarihi

25 Ocak 2023

II. İNCELEME SONUÇLARI

Normun Numarası – AdıMadde Numarasıİnceleme Türü – SonuçSonucun GerekçesiDayanak Anayasa HükümleriErteleme Süresi
5015 Petrol Piyasası Kanunu32/5Esas - RetAnayasaya esas yönünden uygunluk35. ve 40. maddeleryok

“Anayasanın 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez temel hak ve hürriyetleri olduğu belirtilmiş ve 36.madde de bu haklarından birisinin hak arama hürriyeti olduğuna yer verilmiştir.

Anayasanın 13. maddesinde ise; "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz" denilmektedir. Buna göre temel hak ve özgürlüklere sınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması, Anayasa'da öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerekir.

Bu kapsamda hak arama hürriyetini sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp; kuralların keyfiliğine izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir, öngörülebilir nitelikte olması gerekir.

Kuralların yer aldığı fıkrada idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması halinde hangi şartla tahsilat işleminin duracağı açıkça belirtilmiştir. Ayrıca maddenin bu fıkrasında bir belirsizlik ya da ulaşamazlık da söz konusu değildir. Bu yönüyle kanunilik şartını taşıdığı düşünülmüştür.

Ancak Anayasa'nın 13. maddesinde güvence altına alınan ölçülülük ilkesi; yani elverişlilik, gereklilik ve orantılılık ilkeleri yönünden de maddenin irdelenmesi gerekir.

5015 sayılı Kanunun 19.maddesinin 5.fıkrasındaki düzenleme gözönüne alındığında; Kanun koyucunun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından genel bütçeye dahil edilecek olan cezaların derhal tahsili yolu belirtilerek devletin olası gelirine bir an önce ulaşması hedeflenmiştir. Ancak genel bütçeye dahil olan tüm alacakların tahsiline ilişkin yasal düzenlemelerin yapıldığı 6183 sayılı Kanunda tahsilatın, alacağın kesinleşmesi üzerine yapılacağı düzenlenirken 5015 sayılı Kanunda, genel bütçeye dahil olan bir kamu alacağına ilişkin tahsilat için kesinleşme aranmayacağının belirtilmesinin gerekli olmadığı; yani gereklilik ilkesine uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır.

Ayrıca, Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları uyarınca Anayasa'nın 13.maddesi kapsamında bir hakka sınırlama getirilmesi için öngörülen sınırlama olmaksızın sınırlama amacına ulaşılamaması gerekir. Oysa Kanun koyucu tarafından kişinin dava açması halinde dahi cezanın tahsiline devam edileceğini düzenleyen maddesi özel ya da tüzel kişinin hakkını aramasını yani hak arama hürriyetini engellemeden öte bir amaca hizmet etmemektedir. Çünkü özel ya da tüzel kişi hakkında kesilen idari para cezasına karşı açılan davayla tahsilatının durması halinde devletin gelirine ulaşması yalnızca mahkeme kararı sonrasına kalacak ve fakat aynı zamanda tahsilatı yargı kararı ile kesin olarak ortaya konulduğundan meşru ve hukuki olacaktır.

Bir başka ifade ile; devletin gelirine derhal ulaşması için getirilen düzenleme, yalnızca kişilerin hak arama hürriyetine engel olduğu gibi bağımsız ve tarafsız yargı mercileri önünde yargılanmadan önce suçlu ilan edilerek cezanın zorla ödetilmesi gibi ikinci bir cezaya daha muhatap tutulmasından başka bir amaca hizmet etmemektedir. Ayrıca tahsilatın durması için teminat mektubu istenmesi mülkiyet hakkına bir kısıtlama getirmekle birlikte teminat mektubunun paraya çevrilmesi hususunda idareye yetki bırakılması da mülkiyet hakkının kullanımının engellenmesine neden olmaktadır.

Her ne kadar 35. madde de herkesin miras ve mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakların da ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlayacağı emredilmiş ise de;

5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunun 15. maddesinin 5. fıkrasında yapılan düzenleme ile kamu yararının amaçlandığını söylemek hukuken mümkün görünmemektedir.

Bu sebeple 5015 sayılı Kanun 15. Maddesinin 5. Fıkrasının, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 12,13,35 ve 36. maddelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Öte yandan; Anayasa'nın 38. maddesinin 4. fıkrasında; "Suçluluğu hükmün sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılmaz" hükmü yer almasına rağmen 5015 sayılı Kanunun 19. maddesinin 5. fıkrasında "Bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması, ilgili vergi dairesine idari para cezasına ilişkin banka teminat mektubu verilmesi durumu hariç tahsil işlemlerini durdurmaz. Teminat mektubunun miktarı, türü, hangi şartlarda paraya çevrileceği ve diğer hususlar Kurumca yapılacak düzenlemeler ile belirlenir." denilmek suretiyle yargı yoluna başvursa dahi kişinin yargılaması ve hakkında hüküm verilmesi beklenilmeksizin cezadan sorumlu tutulmasının 38. maddeye aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.

Genel hukuk doktrininde masumiyet karinesi olarak bilinen bu durum Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/2. maddesinde de; "Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır." şeklinde ifade edilmiştir.

Masumiyet karinesi, suçlu olduğu iddia edilen kişiyi yargılama öncesi veya yargılama sırasında ve hüküm kesinleşmesine kadar koruma amacı gütmektedir.

Genel bütçe alacaklarına ilişkin olan ve yukarıda da örneği verilen Kabahatler Kanunundaki düzenlemede de belirtildiği üzere cezalar ancak yargı yoluna başvurulmaması halinde kesinleşmektedir.

Oysa 5015 sayılı Kanunun 19. maddesinin 5. fıkrasındaki hüküm; kişinin henüz yargılamasının tamamlanmadığı bir aşamada sanki cezanın kesin muhatabı ve sorumlusuymuş ve bu cezayı hak etmiş gibi cezayla muhatap kalmasına ve henüz suçluluğu kesinleşmeden suçlu kabul edilmesine neden olmaktadır. Bu sebeple de düzenlemenin 38.maddeye aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.

Hatta yine genel bütçeye irat olan kamu alacaklarının tahsil usullerinin düzenlendiği 6183 sayılı Kanun ile devletin ilk sıradaki geliri olan vergi alacaklarında dahi tahsilat işlemlerine karşı dava açılması halinde tahsilatın kendiliğinden duracağına ilişkin 2577 sayılı Kanunun 27.maddesinin dördüncü fıkrası da devletin kamu alacağını tahsil edebilmesi için öncelikle alacağın kesinleşmesini beklediğini göstermektedir.

Netice itibariyle; bu dosyada davacı açısından dava konusu uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak olan 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 19.maddesinin 5.fıkrasındaki "...yargı yoluna başvurulması, ilgili vergi dairesine idari para cezasına ilişkin banka teminat mektubu verilmesi durumu hariç tahsil işlemlerini durdurmaz. Teminat mektubunun miktarı, türü, hangi şartlarda paraya çevrileceği ve diğer hususlar Kurumca yapılacak düzenlemeler ile belirlenir." cümlesinin Anayasa'nın 12., 13., 35.,36. ve 38.maddelerine aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle;

1-5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 19.maddesinin 5.fıkrasında yer alan "...yargı yoluna başvurulması, ilgili vergi dairesine idari para cezasına ilişkin banka teminat mektubu verilmesi durumu hariç tahsil işlemlerini durdurmaz. Teminat mektubunun miktarı, türü, hangi şartlarda paraya çevrileceği ve diğer hususlar Kurumca yapılacak düzenlemeler ile belirlenir." cümlesinin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 12., 13., 35., 36. ve 38.maddelerine aykırı olduğu sonucuna varılması nedeniyle anılan ifadenin belirtilen sebeplerle yahut 6216 sayılı Kanunun 43/3.maddesi kapsamında değerlendirilebilecek başka nedenlerle iptaline karar verilmesi talebiyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına,

2-Dava dosyasının ve karara dayanak görüşme tutanağının, onaylı bir örneği ile işbu kararın aslının Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesine, Anayasa Mahkemesi'nin bu konuda vereceği karara kadar 5 ay süre ile davanın geri bırakılmasına, bu süre içerisinde Anayasa Mahkemesi'nce bir karar verilmemesi halinde, mevcut mevzuat hükümleri ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre davanın görülmesine, kararın bir örneğinin taraflara tebliğine 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cümlesininbanka“yargıpetroltalebidirbölümününtarihliikincideğiştirilenvergiitirazınkanun’undurumuişlemlerinidairesinedurdurmaz”fıkrasınınteminatpiyasasıtahsilbeşinciaykırılığıbaşvurulmasıhariçcezasınaiptalinebirinciyolunamaddelerinekonusuanayasa’nınsürülerekkanunu’nunmaddesiylemaddesininmektubu

Kaynak: karar_anayasa

Taranan Tarih: 28.01.2026 03:08:50

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim