Anayasa Norm Denetimi: 2023-164 Sayılı 28-09-2023 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - İptal
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
28 Eylül 2023
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 5580 Özel Öğretim Kurumları Kanunu | 4 | Esas - İptal | Anayasaya esas yönünden aykırılık | 13, 48, 49 |
“Anayasanın 48. maddesinde “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir”, 49. maddesinde de “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir” denilmek suretiyle herkesin çalışma hakkı ile özgürlüğüne sahip olduğu hüküm altına alınmıştır.
5580 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasında özel eğitim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde bulunması gereken şartlar düzenlenmiştir. İtiraz konusu kural uyarınca özel eğitim kurumları kurucusu ve personeli (yöneticisi/müdürü) olacak kişilerde bulunması gereken şart ise haklarında cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan dolayı kovuşturma bulunmamasıdır. Buna göre anılan şartı taşımayan kişilerin özel eğitim kurumu kurucusu olabilmesi ya da personeli olarak çalışabilmesinin mümkün olmadığı gözetildiğinde bu kuralla çalışma hakkı ve özgürlüğüne yönelik bir sınırlama getirildiği anlaşılmaktadır.
Anayasanın 13. maddesi gereğince temel hak ve özgürlüklere sınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması ve Anayasada öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerekir.
Bu kapsamda çalışma hakkı ve özgürlüğünü sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olması gerekir.
Anayasanın 48. ve 49. maddelerinde çalışma hakkı ve özgürlüğü için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte özel sınırlama nedeni öngörülmemiş hakların da o hakkın doğasından kaynaklanan bazı sınırlarının bulunduğu kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasanın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenen ödevler, özel sınırlama sebebi gösterilmemiş hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebilir.
Her ne kadar, özel öğretim kurumlarının kurucuları ve bu kurumlarda görev alacak personel hakkında kovuşturma bulunmaması şartını öngören kuralın kamu düzeninin sağlanması biçimindeki meşru amaca yönelik olduğu anlaşılsa da; Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca güvence altına alınan ölçülülük ilkesi ve bu ilkenin alt ilkeleri olarak kabul edilen elverişlilik, gereklilik ve orantılılık ilkelerinin temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
5580 sayılı Kanun’un 6., 9. ve 11. maddeleri uyarınca özel öğretim kurumlarında verilecek eğitim ve öğretimin 14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda ifade edilen Türk milli eğitiminin genel amaç ve temel ilkelerine uygun olarak yürütüleceği, bu kurumlarda görev yapan yönetici ve öğretmenlerin görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Kanun’un uygulanacağı ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılacakları, bu kurumların ve kurum personelinin Milli Eğitim Bakanlığının denetimi ve gözetimi altında olduğu göz önüne alındığında kanun koyucunun özel öğretim kurumlarının yerine getirdiği görevin niteliğini gözeterek özel öğretim kurumlarında görev alacak kişilere karşı bireylerin ve toplumun güven duygusu içinde olmalarını hedeflediği anlaşılmaktadır. Kuralla özel eğitim kurumlarının kurucusu ya da kurumda görev alacak personel hakkında cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması şartının öngörülmesinin bu personele toplumun ve bireylerin güvenle yaklaşmasına katkı sağlayacağı ve bunu destekleyeceği gözetildiğinde kuralın kamu düzeninin korunması amacına ulaşma bakımından elverişli olmadığı söylenemez. Ancak kuralın ölçülülük ilkesine uygun olabilmesi için elverişli bir sınırlama getirmesi yeterli olmayıp, sınırlamanın gereklilik ilkesine de uygun olması gerekir.
Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadı uyarınca Anayasa’nın 13. maddesi kapsamında bir hakka sınırlama getirilebilmesi için öngörülen sınırlama olmaksızın sınırlama amacına ulaşılamaması gerekir. Bir başka ifadeyle kuralla hedeflenen amaca ulaşmak için en hafif tedbirin öngörülmesi zorunlu olup aynı amaca daha hafif bir araçla ulaşılması mümkün ise daha ağır bir araç seçilmesi gereklilik ilkesi ile çelişir ve sınırlamayı ölçüsüz hale getirir. (AYM, E.2014/176, K.2015/53, 27/5/2015; E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016; E.2018/71, K.2018/118, 27/12/2018, §§ 26-27).
5580 sayılı Kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde kurucu; "Kurumun sahibi olan ve adına kurum açma izin belgesi düzenlenen gerçek veya tüzel kişi..." olarak tanımlanmış, 6. maddesinin dördüncü fıkrasında kurucunun, kurumun müdürü de olabileceği ve üzerinde müdürlük görevi bulunmayan kurucunun, kurumun eğitim-öğretimine ve bunlarla ilgili yönetim işlerine karışamayacağı hükme bağlanmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102-105 maddelerinde cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki ve cinsel taciz; cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar başlığı altında yer almıştır. Bu suçlar bakımından güncel Yargıtay içtihatlarında mağdurun bu yöndeki şikayeti üzerine gerekli şartların oluşması halinde mağdurun ifadesinin aynı zamanda tanık beyanı olarak değerlendirilerek, makul şüphenin bulunduğundan bahisle soruşturmaya konu edilen fiil hakkında çoğunlukla kovuşturma aşamasına geçildiği gözlemlenmektedir. Bu bakımdan, sayılan suç türleri açısından kovuşturma aşamasına geçilmesinin diğer suç türlerine göre daha olası olduğu görülmektedir.
Kural, kişiler hakkında cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan dolayı kovuşturma bulunmamasını, hem özel öğretim kurumlarının kurucularında ve yöneticilerinde kurumun açılışı sırasında hem de bu kurumlardaki görevin yerine getirildiği dönemde bulunması gereken bir şart olarak öngörmektedir. Kuralla ulaşılmak istenen amaca, özel öğretim kurumlarının kuruluşunda kurucuda aranması gereken şartlar ve yönetici/yönetici olmayan personelin atanması veya alımı yönünden ilgili makamlara takdir yetkisi tanımak ya da ilgili makamlara kovuşturma sonuna kadar bekleme yetkisi vermek, halihazırda özel öğretim kurumu kurucusu olanlar bakımından aynı zamanda yönetici olanların sözleşmesinin askıya alınması ya da yöneticilik görevinden azledilmeleri -üzerinde müdürlük görevi bulunmayan kurucunun, kurumun eğitim-öğretimine ve bunlarla ilgili yönetim işlerine karışamayacağına ilişkin hüküm dikkate alındığında- veya kurumda görev yapan yönetici/yönetici olmayan personel yönünden ise kovuşturma durumunun iş sözleşmelerinin askıda kalması hâllerinden biri olarak kabulü gibi daha hafif tedbirlerle ulaşılması mümkündür. Nitekim buna benzer tedbirler çeşitli meslek grupları bakımından mevzuatta düzenlenmiştir. Bu itibarla kamu yararının sağlanması amacına daha hafif bir sınırlamayla ulaşılması mümkün iken; kişiler hakkında cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar nedeniyle kovuşturma bulunmaması şeklindeki sınırlamanın gerekli, dolayısıyla ölçülü olduğu söylenemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Üstelik özel öğretim kurumlarında çalışan personel açısından itiraza konu kuralın uygulanmasının neticesi çalışma izninin ilgili personel açısından iptali olarak belirse de; kurucu açısından böyle bir durumda neticenin, Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 18/1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca özel öğretim kurumunun kapatılmaya ya da zorunlu olarak devredilmeye zorlanması, aksi takdirde kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesi şeklinde daha ağır ve ölçüsüz bir yaptırım olarak tezahür ettiği görülmektedir.
Nitekim Anayasa Mahkemesi 26/01/2022 tarih ve E:2021/117, K:2022/10 sayılı kararında 5580 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması,...” ibaresini, anılan fıkrada yer alan “...personelinde;...” ve “...dolandırıcılık, sahtecilik,...” ibareleri yönünden incelemiş ve söz konusu kuralla çalışma hakkı ve özgürlüğüne sınırlama getirilirken hedeflenen amaca daha hafif bir tedbirle ulaşılması mümkün olduğu hâlde daha ağır bir sınırlama aracının tercih edilmesinin gereklilik ilkesiyle çeliştiği, bu itibarla sınırlamanın ölçüsüz olduğu gerekçesiyle kuralı, Anayasa’nın 13., 48. ve 49. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir.
Aynı şekilde, Anayasa Mahkemesi 28/09/2022 tarih ve E:2022/76, K:2022/112 sayılı kararı ile bu kez 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 4. maddesinin 9/5/2018 tarihli ve 7141 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasında yer alan “...veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması,...” ibaresinin, anılan fıkrada yer alan “...personelinde;...” ve “...anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,...” ibareleri yönünden Anayasa’nın 13., 48. ve 49. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir.
Açıklanan nedenlerle; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 09/05/2018 tarihinde 7141 sayılı Kanunun 11. maddesi ile değiştirilen "Kurucu/kurucu temsilcisinin nitelikleri ve kurum binaları" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "...veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması,..." ibaresinin, anılan fıkrada yer alan "...gerçek kişi kurucularında,...", "...personelinde;..." ve "...cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar..." ibareleri yönünden Anayasa'nın 13'üncü, 48'inci ve 49'uncu maddelerine aykırı olduğu sonucuna varıldığından, Anayasa'nın 152'nci maddesi ve 6216 sayılı Yasanın 40. maddesi uyarınca iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına, bu kararın aslı ile birlikte onaylı dosya örneğinin dizi pusulasına bağlanarak incelenmek üzere Anayasa Mahkemesine gönderilmesine, Anayasa Mahkemesine başvuru nedeniyle bu davanın görüm ve çözümünün beş ay süreyle bekletilmesine, 02/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:08:12