Anayasa Norm Denetimi: 2023-116 Sayılı 22-06-2023 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - İptal
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
22 Haziran 2023
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun | 28 | Esas - İptal | Anayasaya esas yönünden aykırılık | 13, 35, 36 | 9 ay |
“Dava, 6183 sayılı yasanın 24 maddesi ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasıdır.
Müflis davalı hakkında ... hakkında 5411 sayılı Bankacılık Yasasının geçici 11. maddesi yollamasıyla 4389 sayılı Bankalar Kanunun 15/7-b bendindeki yetkiye istinaden davacı Fon tarafından 6183 sayılı Kanun kapsamında amme alacağının tahsili için takip yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yargılama sırasında davalı ...'un mahkememizin 2011/168 Esas, 2012/147 Karar sayılı 17/07/2012 tarihli kararıyla 5411 sayılı Kanun gereği şahsen iflasına kararı verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 15/01/2014 tarihli kararıyla onandığı ve aynı dairenin 12/05/20014 tarihli 2014/4245 -3699 E-K sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddedildiği ve iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosyaya celp edilen nüfus kaydının tetkikinden davalı borçlu ...'un , diğer davalı ...'un oğlu ve birinci derece kan hısmı olduğu tespit edilmiştir.
6183 sayılı Yasanın 28. maddesi uyarınca, baba-oğul olan davalılar arasında yapılan tasarrufun bağışlama olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne dair mahkememizce verilen 2011/520 Esas 2018/248 K sayılı kararın, istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin 2019/379 Esas 2021/853 K. sayılı kararı ve "... davalı borçlunun dava dayanağını teşkil eden, Ege Bank A.Ş. ve diğer Fon bankaları tarafından kredi kullandırılan bankalarda kanuni temsilci olduğu dönemlerdeki sorumluluğunun, , Anayasa Mahkemesinin 19/3/2015 tarih, 2014/144 Esas ve 2015/29 Karar sayılı kararı ve borçlu hakkında çıkartılan ödeme emirlerindeki borcun miktarı, dayanağı hakkında gerektiğinde uzman bilirkişiden rapor alınarak değerlendirilmesi..." şeklindeki gerekçesi ile kaldırılması üzerine mahkememizce bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalının şahsen de sorumlu olduğu zarar miktarı tespit ettirilerek yargılamaya devam edildiği hususları sabittir.
TMSF'nin 2003/04 sayılı takip dosyasında gönderdiği 01/08/2011 tarihli 9760 nolu ödeme emri içeriği 11.357.445,08 TL alacağının ve dolayısıyla takibin kesinleştiği , müflis davalı ...'un, Ankara ili Yenimahalle İlçesi, Çayyolu Mah. bulunan 17037 Ada, 1 parsel sayılı taşınmazda kain G Blok 16 nolu bağımsız bölümdeki hissesini, 21/04/2009 tarihinde, babası olan davalı ...'a devrettiği anlaşılmaktadır. Tapu kaydı ve taşınmaz satışına ilişkin resmi senet incelendiğinde ,bu taşınmazın ...'un annesi; diğer davalı ...'un eşi ... adına kayıtlı olduğu, ...'un 06/04/2006 tarihinde vefatı üzerine miras yolu ile eşi ..., kızı ... ve oğlu ...'a intikal ettiği ve 21/04/2009 tarihinde ...'un kanuni hissesinin tamamını 36.000,00 TL bedelle ...'a satış sureti ile devrettiği tespit edilmiştir.
6183 sayılı Yasanın 24.maddesi " Amme Borçlusunun bu kanunun 27,28,29 ve 30.maddelerinde yazılı tasarruf ve muamelelerinin iptali için umumi mahkemelerde dava açılır ve bu davalara diğer işlere takdimen umumi hükümlere göre bakılır" şeklinde olup
Amme alacağının tahsiline imkan bırakmamak maksadiyle yapılan tasarrufların hükümsüzlüğü aynı yasanın 30.maddesinde " Borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadiyle borçlu tarafından yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muameleler tarihleri ne olursa olsun hükümsüzdür." şeklinde düzenlenmiştir.
" İvazsız tasarrufların hükümsüzlüğü" başlıklı 27. madde " Amme alacağını ödememiş borçlulardan, müddetinde veya hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmıyanlarla, malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar hükümsüzdür. " şeklinde düzenlenmiştir.
6183 Sayılı Kanunun 28. maddesinde " Bağışlama sayılan tasarruflar" başlığı altında
" Yirmi yedinci maddenin tatbikı bakımından aşağıdaki tasarruflar bağışlama hükmündedir:
1. Üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan hısımlariyle, eşler ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarruflar,
2. Kendi verdiği malın, aktin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler,
3. Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler. " hükmüne yer verilmiş olup maddenin birinci fıkrasının birinci bendinde , üçüncü dereceye kadar kan hısımları ile eşler ve ikinci dereceye kadar sıhri hısımlar arasında bedel karşılığı olsa dahi yapılan tasarrufların bağışlama sayılacağı hususu düzenlenmiştir.
İş bu davada, tasarruf işleminin birinci derece kan hısımları arasında yapılmış olması sebebi ile 6183 sayılı Yasanın 28. maddesi çerçevesinde bağış hükmünde sayılacağından dava konusu tasarrufun kamu alacağının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla yapılıp yapılmadığı hususundaki savunmalarla ilgili araştırma yapılması mümkün olmayacaktır.
Anayasa'nın 13.maddesi – (Değişik: 3/10/2001-4709/2 md.) Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
Anayasa'nın 35.maddesi – Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
Anayasa'nın 36.maddesi – Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
Dava konusu tasarrufun kamu alacağının tahsilini imkansız bırakmak amacıyla yapılıp yapılmadığının araştırılmasını engelleyen 6183 sayılı Kanun'un 28/1-1 maddesinde yer alan "Üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan hısımlariyle, eşler ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarruflar" şeklindeki ifadenin kamu yararı ile kişisel yarar arasındaki dengeyi bozarak mülkiyet hakkının ve hak arama özgürlüğünün ölçüsüz biçimde sınırlandırılmasına neden olduğu bu suretle anılan ifadelerin Anayasa'nın 13., 35. ve 36. maddelerine aykırı olduğu kanaatine varılmakla 6183 sayılı Kanun'un 28/1-1 maddesinde yer alan "Üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan hısımlariyle, eşler ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarruflar" şeklindeki ifadenin iptali amacıyla Anayasa 'nın 152. maddesi kapsamında Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yolu başvurusu yapılmasına karar verilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-İş bu tasarrufun iptali davasında uygulanacak hükümlerden, 6183 sayılı Kanun'un 28/1-1 maddesinde yer alan "Üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan hısımlariyle, eşler ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarruflar" şeklindeki ifadenin T.C. Anayasasının 13., 35. ve 36. maddelerine aykırı olduğu kanaatine varılmakla 6183 sayılı Kanun'un 28/1-1 maddesinin iptali için T.C. Anayasası'nın 152. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yolu başvurusu yapılmasına,
2-Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davanın geri bırakılmasına
3-Anayasaya aykırılığın değerlendirilmesi için dosya içeriği ve belgelerin onaylı birer suretinin dizi listesi yapılarak Anayasa Mahkemesine gönderilmesine,
Davacı ve davalılardan iflas idare vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda oy birliği ile karar verildi.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:08:12