Anayasa Norm Denetimi: 2022-131 Sayılı 09-11-2022 Tarihli Karar: İtiraz-İlk - Ret
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
9 Kasım 2022
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 213 Vergi Usul Kanunu | 359/5 | İlk - Ret | Uygulanacak norm |
“08.04.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanunun 4. maddesi ile, 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasında yer alan “üç” ibaresi “beş” şeklinde, (b), (c) ve (ç) fıkralarında yer alan “beş” ibareleri “sekiz” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye son fıkrasından önce gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir.
Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen ceza indiriminden faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi şarttır.
Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır."
24.10.2022 tarihinde yapılan 5. Celse yargılaması sırasında Yalova Vergi Dairesi Müdürlüğünce verilen cevabi yazının 7394 sayılı Kanunun 4. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 359. maddesine eklenen "Yukarıdaki fıkralarda belirtilen ceza indiriminden faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi şarttır" ibaresini karşılamadığı kanaatiyle yeniden sorulması yönünde ara karar kurulmuş ise de, söz konusu maddenin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2, 36, 125. maddelerine aykırı olduğu kanaatine varıldığından söz konusu maddenin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.
Gerçekten 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Cumhuriyetin nitelikleri" başlıklı 2. maddesine göre "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir." Hukuk devleti ilkesi, en basit şekilde, devletin hukuka bağlılığını ifade eder. Dolayısı ile hukuk devleti faaliyetlerinde hukuk kurallarına bağlı olan, vatandaşlarına hukuk güvenliği sağlayan, yönetimde keyfiliğin egemen olmamasını sağlayan ve kendisini hukukla sınırlayan devlet demektir. Yine "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36/1 maddeye göre "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." Nihayet "Yargı yolu" başlıklı 125/1 maddesine göre, "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır."
Somut dosyada sanık hakkında sahte fatura ve belge kullanmak suretiyle Vergi Usul Kanununa Muhalefet (213 sayılı Kanunun 359/b) suçunu işlediği iddiasıyla açılan davanın yapılan yargılaması devam ederken yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanunun 4. maddesi ile, bu suç yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması imkanı tanınmıştır. Ancak iptali talep edilen "Yukarıdaki fıkralarda belirtilen ceza indiriminden faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi şarttır" şeklindeki fıkra idarenin eylem ve işlemlerine karşı hukuk yolunu kapattığı, kişilerin meşru bir vasıta olan Mahkemeler aracılığı ile hakkını aramasını kısıtladığı için hukuk devleti ilkesi (m.2), hak arama hürriyeti (m.36) ve idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır (m125/1) şeklindeki anayasal güvenceye aykırı olduğu kanaatine varıldığından iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Gerçekten vergi suçları nedeniyle açılan davalarda delil toplamadaki güçlükler ve yargılamaların uzun sürmesi nedeniyle ileride hapis veya adli para cezası ile karşılaşma olasılığı bulunan ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen kişi, aynı zamanda hakkındaki idari işlemin haksız olduğunu düşünerek vergi mahkemelerine dava açmak ve idari işlemin haksızlığını ortaya koymak isteyebilir. İptali talep edilen madde kişilerin, etkin pişmanlıktan faydalanabilmelerini idari yargı yoluna başvurmama ya da mevcut başvurusundan feragat etmesi, kanun yollarına başvurmama veya başvurmuşsa vazgeçmesi şartlarına bağlamak suretiyle hak arama hürriyetini kısıtlamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; 7394 sayılı Kanunun 4. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 359. maddesine eklenen "Yukarıdaki fıkralarda belirtilen ceza indiriminden faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi şarttır" fıkranın iptaline karar verilmesi arz olunur.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:09:55