SoorglaÜcretsiz Dene

Anayasa Norm Denetimi: 2018-95 Sayılı 17-10-2018 Tarihli Karar: İtiraz-İlk - Ret

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Anayasa Mahkemesi Kararı

Karar Tarihi

17 Ekim 2018

II. İNCELEME SONUÇLARI

Normun Numarası – AdıMadde Numarasıİnceleme Türü – SonuçSonucun GerekçesiDayanak Anayasa HükümleriErteleme Süresi
2829 Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun8İlk - RetGerekçe1982/152yok
6552 İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair KanunGeçici 60İlk - RetGerekçe1982/2
                                                                                ,

                                        

                                    1982/38 | yok |

| 4759 Sosyal Sigortalar Kanunu, Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu, Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigo | Geçici 10/2 | İlk - Ret | Gerekçe | yok | yok | | 5510 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu | 106 | İlk - Ret | Gerekçe | yok | yok | | 6552 İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun | 81 | İlk - Ret | Gerekçe | yok | yok | | 4759 Sosyal Sigortalar Kanunu, Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu, Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigo | 7 | İlk - Ret | Gerekçe | yok | yok | | 5754 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun | 64 | İlk - Ret | Gerekçe | yok | yok |

“Davacı taraf SGK'ya 21/11/2016 tarihli emeklilik başvuru dilekçesinin 4759 sayılı Yasanın 7. maddesine göre 52 yaşını doldurduğunda emekli olabileceği bildirilerek talebinin reddedildiğini ve yine 5510 sayılı Kanun geçici 2. maddesine göre 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra 2829 sayılı kanuna tabi olarak bu kanunun 8. Maddesine göre son 7 yıllık hizmet süresi içerisinde en fazla hizmetin geçtiği statüye tabi olarak emekli olunacağı bildirilerek en fazla hizmetin bulunduğu 5510 sayılı Kanunun 4 madde 1.fıkrasının b bendine tabi olması nedeni ile aylık bağlanma şartlarınnı 506 sayılı kanun 81. maddesine göre tespit edilmesine imkan bulunmadığı gerekçesi ile emeklilik talebinin reddedildiğini ve Bağkur ve sgk emeklilerinin koşulları arasındaki bir çok maddenin anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olup emeklilik yaşı ve prim günü, bağlanan maaşlar ile ödenen prim miktarlarının bağkur aleyhine eşitsiz olduğunu, iddia etmiştir.

Davacı serbest avukatlık yapmakta iken sgk topluluk sigortasına tabi olup değiştirilen yasa ile bağkura tabi tutulmuş 2 kurumun birleşmesi neticesinde son 7 yıla göre emekliliği değerlendirilmiş ve talebi reddedilmiştir. Değiştirilen yasa ile statüsü ve bağlı olduğu kurum değiştirilmiş ve iki kurum arasındaki yasal düzenlemelerin farklı olması nedeni ile emekli olamamıştr.

İtirazın Konusu aşağıda belirtilen kanunların Anayasaya aykırılığı iddiası ile iptal istemidir.

Davacı anayasaya aykırılık iddia ettiği dilekçesinde:

1- SGK 'nın davacının 21.11.2016 tarihli emeklilik başvuru dilekçesine karşılık verdiği cevabi yazıda 4759 sayılı Yasanın 7. maddesine göre 52 yaşını doldurduğunda emekli olacağı bildirilmiştir. Yine 9.3.2017 tarihli yazısında SGK, 5510 sayılı Kanun geçici 2. maddesine göre 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra 2829 sayılı kanuna tabi olarak bu kanun 8. maddesine göre son yedi yıllık hizmet süresi içinde en fazla hizmetin geçtiği statüye tabi olarak emekli olunacağı bildirilerek son yedi yıllık fiili hizmet süresi için en fazla hizmetin 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının b bendine tabi olması nedeniyle aylık bağlanma şartları 506 sayılı Kanun 81. maddesine göre tespit edilmesine imkan bulunmamaktadır gerekçesiyle emeklilik talebi reddedilmiştir.

Davacı, Bağkur ve SGK emeklilerin koşulları arasında bir değil onlarca madde ve uygulaması Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, Gerek emeklilik yaşı, gerek prim günü gerek bağlanan maaşlar, gerek ödenen prim miktarları hep Bağkur aleyhine eşitsiz olduğunu iddia etmektedir.

2- Davacı: 2829 sayılı Yasa Madde 8 “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.”

Maddesinin Anayasa'nın eşitlik ilkesine yani 10. maddeye ve Anayasa 2. maddeye açıkça aykırı olduğunu iddia etmektedir. Bu madde ile hem iki ayrı kurumdaki kazanılmış hakların kaybolmakta hem ayrı ayrı Bağkur veya SGK da tabi olsa emekli olacakken ikisinin birleştirilmesi gerektiğinde bu madde engeline takılarak emekli olamadığını, Örneğin SGK girişiyle prim ödemesi başlamış ve zorunlu olarak avukatların Bağkura tabi olması yasası ile 2008 kadar SGK’lı çalışmış 2008de çıkan 5510 sayılı Yasanın 106 md si ile Bağkura zorunlu tabi olduğunu, başından beri Bağkurlu olsa 46 yaşa tabi olacağını. yahut başından sonuna kadar SGK’lı olsa yine 46 yaşına tabi olacağını ancak yasalarla zorunlu olarak aynı işi yani serbest avukatlık yaptığı halde farklı kurumlara tabi edildiği için birden bire 52 yaşa tabi olduğunu , Dolayısı ile 5510 sayılı Yasanın 106 maddesi ve 2829 sayılı Kanun 8. maddesi geçmişe ilişkin kazanılmış haklarını korumaması nedeni ile Anayasa eşitlik madde 10 ve Anayasa 2. maddesine aykırı olduğunu, Çünkü yaptığı iş, çalışma biçimi değişmediği serbest avukat olarak çalışmayı sürdürdüğü halde 5510 sayılı Yasanın 106. maddesi ile zorunlu olarak Bağkurlu yapıldığını sistem değişmese ödemiş olduğu primler dikkate alındığında 46 yaşa tabi olacakken zorunlu sistem değişikliği ile tüm kazanılmış haklarını kaybederek birdenbire emeklilik için 52 yaşa tabi olduğunu. Ya her iki kurum tam anlamı ile eşit haklara tabi olmalı ya da bir kaç kurumda çalışmış kişilerin son yedi yıl uygulaması-kuralı değiştirilerek kişinin lehine olan hangi kurum ise ona tabi olabilmesi gerektiğini,

Serbest avukatlık yaparken SGK topluluk sigortasına tabi iken getirilen yasa ile Bağkura tabi olduğunu. İki kurum birleşmesi olunca da son yedi yıla göre emekliğinin değerlendirildiğini ve talebinin reddedildiğini. Sonradan getirilen yasalarla statüsü ve bağlı olduğu kurumun değiştirildiğini ve emeklilik koşulları iki kurum arasındaki yasal düzenlemelerin farklı olması nedeni ile emekli edilmediğini, Bu durumun kazanılmış haklarının korumasına aykırı olduğunu.

Anayasanın 2. maddesinde yer alan Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de belirlilik olduğunu. Hukuk devletinde kurallar öngörülebilir olması gerektiğini. Bireyin hangi koşullarda ne ile karşılaşabileceğini öngörebilmesi gerektiğini iddia etmiş, Öngörülebilirliğin, mevzuat normunun açık ve anlaşılabilir olması olup. Birey kendi davranışının, ya da devletin davranışının, muhtemel sonuçlarını, önceden tahmin edebilecek durumda olması gerektiğini iddia etmiştir.

3) Yasal değişiklikle Bağkur’lu olunca aksatmaksızın primlerini günü gününe ödediğini. BORCUNU ÖDEMEYENLERE GETİRİLEN 6552 SAYILI YASA 81 madde sinden YARARLANANLAR BORÇLU BULUNDUKLARI BAĞKURLARINI SİLDİREREK emekli olabildiklerini, DAVACININ DURUMUNDA OLAN AMA BORCUNU ÖDEMEYEN AVUKATLAR EMEKLİ OLDUĞUNU, Çünkü 2008 itibari ile zaten SGK’dan emeklilik prim günü dolmuş olduğu için davacının BAĞKUR primlerini ödemese bu yasa ile affa uğrayacak ve son yedi yılının otomatik olarak SGK göründüğü için emekli edileceğini. BORCUNU ÖDEDİĞİ İÇİN BAĞKUR GÜNLERİNİ SİLDİREMEDİĞİ VE EMEKLİ OLAMADIĞINI, Üstelik SGK’dan emekli olup maaşını da Bağkur’a göre daha fazla alacağını. Ayrıca sekiz yıldır bin bir zorlukla ödediği toplamda yüz bine yaklaşan primlerin cebinde kalacağını. Bu yasanın Anayasa'nın eşitlik ilkesine ve hakkaniyete aykırı olduğunu. Bu yasanın büyük bir haksızlığa yol açtığını ve yine son yedi yıl en çok prim uygulaması nedeniyle. BÖYLELİKLE BORCUNU ÖDEDİĞİ , DEVLETE HİÇ BORCU OLMAYAN BİR VATANDAŞ OLARAK CEZALANDIRILMIŞ OLDUĞUNU. EN AZINDAN KENDİ DURUMUNDAKİ KİŞİLERE SEÇİMLİK BİR HAK VERİLMESİ GEREKTİĞİNİ. SGK YA GÖRE PRİM GÜNÜ VE YAŞ ŞARTINI TAMAMLADIĞI HALDE primlerini düzenli ödediği için, son üç buçuk yıl Bağkurlu olduğu için SGK’DAN EMEKLİ OLAMADIĞINI. BAĞKUR’A GÖRE PRİM GÜNÜNÜ TAMAMLADIĞI HALDE YİNE EMEKLİ OLAMADIĞINI. 4759 SAYILI YASANIN 7 MADDESİ GEREĞİ 23 Mayıs 2002’DEN ÖNCE EN AZ 4.500 GÜN ÖDEMİŞ OLMASI GEREKTİĞİ İÇİN;

Yine her iki kurumda prim günleri olanlar için; 4759 sayılı Yasa 7. maddesi de eşitliğe aykırı biçimde düzenlendiğini iddia etmiş, 4759 sayılı Yasa ile 1999 itibarıyla yaş şartına kademeli geçişler öngörüldüğünü. Yeni sistemde emekli olunacak yaşta SSK'lılarda ilk defa sigortalı olduğu tarih esas alınırken, Bağ-Kur'lularda 1 Haziran 2002 itibarıyla ödediği prim dikkate alındığını. Böylece farklı kurum gün birleştirmelerinde SSK daki ilk işe giriş tarihi sonradan Bağkurlu olanlar için yok sayıldığını. Bunun da Bağ-Kur'luların mağduriyetine neden olduğunu. Ve eşitlik ilkesi çok büyük yara aldığını.

4) SGK ve Bağkurdan emeklilik koşulları zaman zaman çıkan yasalarla Bağkur primini düzenli ödeyenler aleyhine büyük bir eşitsizlik oluşturduğunu. Bağkurluların hem daha çok gün prim ödemekte, hem daha yüksek prim ödemekte hem daha geç yaşında emekli olduğunu hem de aldığı maaşın daha düşük olduğunu. Ve yasa koyucunun bu eşitsizliği gidermek yerine çıkan her yasa ile eşitsizliği derinleştirdiğini, İki kurum arasında onlarca eşitsizlik olduğunu. Esasında her iki kurum her bakımdan eşit koşullara sahip olsa sorun çıkmayacağını ve her iki kurum eşit yasa ve uygulamaya sahip olmadığı için son yedi yılda bir gün bile fazla günle bağkurlu gözüken mağdur olduğunu. Her iki kurum birleştirmelerinde kurumlar arası eşitsizlik giderilene kadar en azından hak sahibinin lehine olan uygulanmaların yapılması gerektiğini iddia etmiştir.

Davacı :

A- 5510 sayılı Yasanın 106 maddesi,

B- SGK 5510 sayılı Kanun geçici 2. maddesine göre 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra ÖZELLİKLE 2829 sayılı Kanuna tabi olarak bu kanun 8 maddesi son yedi yıllık hizmet süresi içinde en fazla hizmetin geçtiği statüye tabi olarak emekli olunacağı yasal düzenlemesi ve maddeleri ki son yedi yılda en çok prim gün uygulaması eşitsizliğin temel nedeni olduğunu,

C- 4759 SAYILI YASANIN 7. MADDESİ GEREĞİ 23 Mayıs 2002’DEN ÖNCEki prim günleri ile yaş şartına kademeli geçiş getirilmiş SGK ilk giriş tarihi yok sayılması nedeni ile kazanılmış haklar yok sayılarak iki kurum arasındaki eşitsizliği derinleştiren maddeleri,

D- BAĞKUR BORCUNU ÖDEMEYENLERE GETİRİLEN 6552 SAYILI YASA 81. madde sinden YARARLANANLAR BORÇLU BULUNDUKLARI BAĞKURLARINI SİLDİREREK dolaylı da olsa emekli olabilmelerini sağlayan maddede ödeyenler lehine de düzenleme yapılmamış olması,

E- Her iki kurumda ödenen maaş hesabının farklı yapılarak Bağkurluların daha az maaş almasına neden olan hesaplama ve düzenlemeler ilgili maddeler

F- Her iki kurum arasındaki farklı en az prim günü ödenmesine ilişkin eşitsizliğe neden olan maddelerin,

Anayasa'nın 2. ve 10. ve 60. maddelerine aykırı olduğunu,

5) Anayasamızın 60. maddesinde “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.” buna göre devlet tek taraflı bir düzenleme ile ortadan kaldıramayacağı ve temel hükümlerin sigortalı aleyhine değiştirilemeyeceği, mevcut durumun Sosyal Güvenlik Hukukunun temel ilkeleriyle şekillenen Anayasamızın 60. maddesine aykırı olduğunu, devletin bu düzenlemenin aksine bireylerinin sosyal güvenliğini kolaylıkla sağlayacak tedbirleri alması ve Sosyal Güvenlik Sisteminin geliştirilmesi eşit ve adil biçimde düzenlemesi gerektiği de açık olduğunu, BAĞKUR-SGK ARASINDAKİ ücret-prim-sisteme giriş ve başlangıçları esas alınırken ki farklılıkların büyük bir eşitsizlik yarattığı açık ve kesindir. Yine ayrı ayrı tek bir kurumdan(SGK veya BAĞKUR) müvekkilin şu anki nitelikleri emekli olmayı sağlarken iki kurumdaki hakları birleştirince bu hakkının kaybolması adalete-eşitliğe-hakkaniyete uygun olmayacağını,

Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmeyeceğini. Başka bir anlatımla, kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında, kanunlara konulan kurallarla değişik uygulamalar yapılamayacağını. Kanunlar, eşitlik ilkesine uygun bir şekilde, aynı veya benzer durumda bulunanlar için haklarda ve ödevlerde, yararlarda ve yükümlülüklerde, yetkilerde ve sorumluluklarda, fırsatlarda ve hizmetlerde eşit davranılmasını sağlayacak kurallar içermesi gerektiğini, Devlet sosyal güvenlik hukuku ile ilgili haklardan yararlananlar arasında eşitsizliğe neden olacak düzenlemeler yapamayacağını. KAZANILMIŞ HAKKIN KORUNMASI ve HUKUK GÜVENLİĞİ, GEÇMİŞE YÜRÜMEZLİK ilkeleri hukukumuzdaki temel hukuk prensiplerinden olup tüm yasal düzenlemeler yapılırken bu prensiplerin dikkate alınması zorunlu olduğunu, beyan ile açıkladığı nedenler ve resen tespit edilecek nedenlerle ilgili maddelerin Anayasaya Aykırılığı konusunda karar verilmek üzere dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesini, talep etmiştir.

Davacının Bağkur ve SGK emeklilik koşulları arasında Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı hükümler bulunduğu, 2829 sayılı Yasa mad. 8 gereğince birleştirme nedeniyle aleyhine durum yaratıldığı, borcunu ödediği için emekli olamamasının eşitliğe aykırı olduğunu, borcunu ödemeyenlerin 6552 sayılı Yasa 81. maddeden yararlanamamış olmasının ve emekli maaşı bağlansa bile daha düşük bir maaş bağlanmasının Anayasa’nın 2., 10 ve 60. maddelerine aykırı olduğu iddiası ciddi ve yerinde görülmüş,

Davacının 2829 sayılı Yasa mad. 8 6552 sayılı yasa 81.maddesi, 4759 sayılı Yasa 7. maddesinin 5510 sayılı Yasa 110. maddesi ve 4759 sayılı Yasa 7. maddesinin eşitler arasında farklı uygulamalara neden olduğu, kanunların belirlenebilir hükümler getirmesi ilkesine aykırı olduğu, kazanılmış hakkın korunması ve hukuk güvenliği ile geçmişe yürümezlik ilkelerinin bu maddeler ile zarar gördüğü, sosyal güvenliğe dair Anayasal hakkın mevcut kanunlar ile zarar gördüğüne dair davacı iddiası incelenebilir nitelikte görülmekle Anayasaya aykırılık iddiasının Anayasa Mahkemesince incelenmesi için dosyanın ANAYASA MAHKEMESİNE gönderilmesine,

Anayasaya aykırılık iddiasının incelenmesi nedeniyle yargılamanın 5 ay süre ile geri bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.”

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

tarımsosyalmaddesininbadınamaddelerindegeçenişçileriemekliyenidensigortasıtalebidirmülgaesnafsigortalartarihliçalışanlardeğiştirilenalacaklarınyapılandırılmasınadiğeritirazınkanun’ungenelaykırılığıcumhuriyetihesabınakanunununkanunukendihizmetlerinkurumlarınaiptallerinedeğişikliksanatkârlarbağımsızyapılmasımaddesininçmaddesininanayasa’nınyapılmasınakurumukanungüvenliktarımdabirleştirilmesisağlıkkonusukararnamelerdetürkiyemaddelerinehükmündesürülerekkanunu’nunmaddesiylemaddesininsandığı

Kaynak: karar_anayasa

Taranan Tarih: 28.01.2026 03:18:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim