SoorglaÜcretsiz Dene

Anayasa Norm Denetimi: 2018-46 Sayılı 17-05-2018 Tarihli Karar: İtiraz-İlk - Ret

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Anayasa Mahkemesi Kararı

Karar Tarihi

17 Mayıs 2018

II. İNCELEME SONUÇLARI

Normun Numarası – AdıMadde Numarasıİnceleme Türü – SonuçSonucun GerekçesiDayanak Anayasa HükümleriErteleme Süresi
5271 Ceza Muhakemesi Kanunu253İlk - RetOn yıl yasağıyokyok
24İlk - RetOn yıl yasağıyokyok

...

Anayasamıza göre yargı yetkisi devredilemez. Anayasanın 8. maddesinde yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılabileceği emredilmiştir.

Anayasanın 6/3-2.cümlesine göre hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz. Uzlaştırma işlem ve eylemi Devletin yargı fonksiyonunun bir parçası olarak CMK’da düzenlenmiştir.

Yargı yetkisinin müşteki ile sanığın gayri resmi bir ortama özel alana getirilerek mahkemeler adına müzakere yaptırılması yapılacak kapsamı meçhul müzakere ve tutulacak rapor ile sanığın suçtan kurtarılması fonksiyonel olarak yargı yetkisinin özel kişiye devri neticesini doğurduğu, Adaletin yargısal işlemlerde bir nevi Özelleştirme özel kişilere devir uygulamasının adaletin olması gereken bağımsız tarafsız her türlü şek ve şüpheden uzak arı duru şekilde gerçekleşmesi gerektiğine ilişkin toplumsal güveni altüst ettiği, uzlaştırmacı adlı özel kişiye yaptığı iş karşılığı uzlaştırma olumsuz neticelenmiş ise uygulamada dosya başına 100 TL, olumlu neticelendiğinde 300 TL ücret taktir edilerek ayrıca kamuya mali külfet getirdiği, dolandırıcıya mağdurla Anlaşabildiği sürece dolandırıcılık yapmasına hukukun cevaz vermesi kabul edilemez.

Uzlaşma süreciyle yargı görevinin en hızlı ve en adil şekilde işletilmesine ilişkin Hukuk Devleti ve Anayasanın 141 maddesi ihlaline sebebiyet vermektedir. Anayasamızın 141/4 maddesinde davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması emredici hükümlerine aykırılık bulunduğu, uzlaştırmanın uygulamada yargılama sürecini kanunda belirtildiği şekilde kısaltmayıp aksine uzattığı, uzlaştırmacının keyfine göre taraflara tebligat çıkarma görüşme günü tayin etme ucu açık süreçte uygulamada uzlaştırma raporlarının mahkemelere gelmediği, uzlaştırmacının tarafları istediği şekilde uzlaştırma müzakerelerinde yönlendiriciliği, Hakim ve Cumhuriyet Savcıları yerine fonksiyon icra etmesinin sakıncalı olduğu,

Uzlaştırma uygulaması sanıkların ödeme güçleri bakımından yasa önünde eşitlik ilkesinin ihlaline neden olmaktadır. Uzlaşmacı adlı Anayasal teminatı olmayan yargı haricindeki görevlinin nezaretinde sanıkla mağdurun pazarlık ortamına çekilmesi mağdur hakları açısında zaafıyet oluşturup sanığın konumunu güçlendirdiği, ekonomik suçlarda mağdur zararının giderilmesi halinde TCK 168. maddesinde yasal indirim yapıldığı halde bir kısım hırsızlık suçlarının uzlaştırmaya tabi tutulup tamamen cezasızlık hali getirildiği halde bir kısım hırsızlık suçlarından ise zarar gideriminde ceza indirimi getirilmesi Anayasamızın ekonomik suçlar bakımından 10.maddesinde yer alan kanun önünde eşitlik ilkesinin açıkça ihlal edildiği gibi zengin sanıklarla fakir sanıklar bakımından uzlaştırmada bahsi geçen Anayasanın 10. maddesine aykırı neticelere sebebiyet verdiği, yasa içi çelişki oluşturulduğu, uzlaştırmacının müzakerelerde bir nevi dosya adaletini açık arttırmaya çıkarıcı eğilimlere açık olduğu,

Mağdurda zararın neresinden dönebilirsen kar mantığıyla bir nevi mağdurun dolandırıcıyla anlaşarak topluma karşı işlenen suçun modem hukuk sistemlerinde terk edilmiş diyet karşılığı cezasızlık uygulamasını geri getirmiştir. İlk çağlarda geçerli olan hukukta Borçlar Hukuku alanı ile Ceza Hukuku alanının ayrı düşünülmediği diyetin çok geniş uygulama alanı bulunduğu, Ceza Hukukunun gelişimiyle Borçlar Hukuku sahasının ayrı bir sorumluluk sistemi olarak ele alınıp düzenlendiği, diyet ödemesiyle suçtan kurtulma yöntemi Ceza Hukukunda terk edilmiştir. Ceza Hukukunun temel amaçlarının bireysel ve toplumsal özgürlükleri güvence altına alarak toplumun güven ve huzur içerisinde gelişimi için istenmeyen hareketlerin tamamen yasaklanmasıdır. Bedel ödeyen sanıkların cezasız kalmasının önlenmesi kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması Hukuk Devletinin ve hukuk düzeninin temel amaçlarıyla bağdaşmamaktadır. Suçun kişiye karşı işlendiğine ilişkin ilk çağlarda hakim olan düşüncenin çağdaş ceza hukukunda yerinin olmadığı, diyeti ödeyebilenle ödeyemeyen sanıklar arasında cezasızlık farkının olması, bunun yanında suçta profesyonelleşmiş tekerrüre esas mahkumiyeti olan sanığın diyet ödeyerek cezadan kurtulduğu halde ilk defa suç işlemiş ekonomik gücü olmayan uzlaştırma diyetini ödeme gücü olmayan sanıklar arasında eşitsizliğe neden olduğu gibi toplum için daha tehlikeli olan sanıklara cezadan kurtulma yolu açılmıştır. Profesyonel seri dolandırıcıların öncekinden dolandırdığı parayla başkasıyla uzlaşıp tamamen cezasız kalarak dolandırıcılara kanuni tolerans sağladığı, uzlaştırmanın kurumsal olarak faili meçhul dolandırıcılık fiillerinin artmasına sebebiyet verdiği, dolandırıcılara suç işleme azim ve kararlılığı kazandırdığı,

Anayasanın 5. maddesinde Devletin görevinin suçla mücadele toplum huzur ve refahının sağlamak olduğu, sanıkların dolandırdıkları çaldıkları malın bir kısmını iade ederek ceza soruşturmasından tamamen kurtulmaları Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen Hukuk Devleti ilkesiyle bağdaşır olmadığı,

CMK 253/1-7 maddesinde çocuğun kaçırılması alıkonulmasında uzlaşma uygulamasının çocuk istismarlarının artmasına neden olacağı Anayasamızın 12/1 maddesinde kişiliğe bağlı hakların devredilemez vazgeçilemez dokunulamaz niteliğinin ağır derecede ihlaline olanak sağladığı dikkate değerdir.

Hukukumuzda mağdurun Borçlar Kanununun haksız fiil esasları çerçevesinde sanığa ya da mahkuma karşı zararı tazmin için hukuk davası açma hakkı bulunduğu, bu nedenle uzlaştırmanın mağdura yeni bir çözüm getirdiği düşüncesinin kabulü mümkün değildir. Devletin yargılama yapma görevini başka kişilere devrederek uzlaştırmam adlı bir hakeme yargı yetkisinin devrinin Anayasaya aykırı olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.

KARAR:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

5271 Sayılı CMK’nun 253. Maddesinin Anayasamızın yargı yetkisinin devredilemeyeceğine ilişkin 8. maddesine, davaların en hızlı ve adil şekilde sonuçlandırılmasına ilişkin Anayasanın 141/4 maddesine, sanıklar arasında ekonomik gücü olmayanlarla tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan ve bulunmayanlar arasında yasa önünde eşitlik ilkesini ön gören Anayasanın 10. maddesine, ceza yargılamasının amacının Hukuk Devleti ve toplum huzur refahının sağlanmasına ilişkin Anayasanın 2, 5. ve özellikle çocuk kaçırma alıkoyma suçlarında Anayasanın 12/1 maddelerine aykırılık içerdiği mahkememizin görüşünün Yüksek Anayasa Mahkemesince kararlaştırılması gerektiğinden Anayasa Mahkemesine tüm dosyanın onaylı örneği gönderilerek Anayasanın 152. maddesine göre Anayasa Mahkemesi kararının beklenmesine karar verildi.”

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

muhakemesitalebidirtarihlideğiştirilenitirazınkanun’unaykırılığıiptalinemaddelerinekonusuanayasa’nınsürülerekkanunu’nunmaddesiylemaddesinin

Kaynak: karar_anayasa

Taranan Tarih: 28.01.2026 03:18:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim