Anayasa Norm Denetimi: 2016-163 Sayılı 02-11-2016 Tarihli Karar: İtiraz-İlk - Ret
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
2 Kasım 2016
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 5237 Türk Ceza Kanunu | 191/8 | İlk - Ret | On yıl yasağı | 1982/2 | yok |
| 6545 Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun | 68 | İlk - Ret | On yıl yasağı | 1982/152 | yok |
“İptali istenen Yasa maddesinin, ‘Hukuk Devleti İlkesi’ ne ve bu bağlamda ‘Masumiyet Karinesi İlkesi’ ne ve ‘ Adil Yargılanma Hakkı’na aykırı olduğu düşünülmektedir. Çünkü, hem ‘Masumiyet Karinesi’, hem de ‘Adil Yargılanma Hakkı’, Cumhuriyetin temel nitelikleri arasında sayılan Hukuk Devleti ilkesinin yapı taşlarındandır. Hukuk Devleti ise, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren hukuk güvenliğini gerçekleştiren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde Anayasa’nın ve Yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir. Bu bağlamda, hukuk devletinde Yasakoyucu, yasaların yalnız Anayasa’ya değil, evrensel hukuk ilkelerine de uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden birisi olan “ Aklanmayı İsteme Hakkı” na bağlı olarak, suçsuzluğunu ispatlamak isteyen herkese, aleyhine kurulan hükmü İstinaf veya Temyiz yasa yollarına götürebilme ve bu sayede iki dereceli yargılanma hakkından faydalanma imkanı tanınmalıdır.
Her ne kadar, 5271 Sayılı Yasa’nın 231 ‘inci maddesinde düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması müessesine karşı itiraz yasa yoluna başvurma imkanı bulunmaktaysa da, bu itiraz incelemesinin Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için yasada aranan şartların bulunup bulunmadığı hususlarıyla ilgili usulü ve sınırlı bir inceleme olduğu bilinmektedir. Yine Yargıtay, bu usulü incelemenin uygulamada sebep olduğu sorunların çözümü için, itiraz mercinin inceleme yetkisini genişleten içtihatlar oluşturmaktaysa da, Yargıtay Daireleri arasındaki içtihat farklılıklarının veya gelecekte içtihat değişikliklerinin ortaya çıkma ihtimalinin her zaman bulunması düşünüldüğünde, “ Aklanmayı İsteme Hakkı” nın yasal zeminde koruma altına alınması zorunluğu kendisini göstermektedir. İşte, bu hakkı yasal zeminde koruma altına alma düşüncesiyle hareket eden Yasa Koyucu da, 5271 Sayılı Yasa’nın 231 ‘inci maddesinin 6’ncı fıkrasına, 6008 Sayılı Yasa ile “Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez . ” hükmünü eklemiştir. Görüldüğü gibi, Yasakoyucu’nun 6008 Sayılı Yasa ile ortaya koyduğu hassasiyetin, iptali istenen düzenlemede göz ardı edildiği açıktır. Zira, iptali istenen emredici nitelikteki madde ( ...verilir ibaresi) uyarınca, sanık istemese dahi, aleyhine kurulan hükmün, açıklanması geri bırakılmaktadır.
İptali istenen düzenlemenin ortaya çıkardığı diğer bir sorun ise, suçsuz olduğunu düşünmesine karşın, “ Aklanmayı İsteme Hakkı” elinden alman ve istemediği bir denetim süresine, yaş durumuna göre 3 veya 5 yıl boyunca tabi tutulan kişinin, aleyhine tesis edilen bu denetim süresi içerisinde yeniden suç işleme ihtimalinin bulunmasıdır. Şayet, istemediği halde denetim süresine tabi tutulan kişi, denetim süresi devam ederken gerçekleştirdiği bir fiil nedeniyle Ceza Mahkemesinde yargılanacak olursa, bu sefer istemesine rağmen 5271 Sayılı Yasa’nın 231 ‘inci maddesinden, bu maddenin 8’inci fıkrasının, ikinci cümlesi uyarınca faydalanamayacak ve adli sicil kaydına işlenen ilk hüküm yüzünden, 5237 Sayılı Yasa’nın 50’nci, 51’inci ve 62’nci maddelerindeki gibi lehine olan yasal düzenle hiçbirisinden faydalanamama tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. İşte, iptali istenen yasa maddesinin, kişi üzerinde neden olduğu bu endişenin de giderilmesi gerekmektedir.
İşte bütün bu nedenlerle, iptali istenen Yasa maddesi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2’nci ve 38’nci maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesine aykırıdır.
Mahkememizde görülmekte olan davada uygulama yeri bulunan ve Mahkememizce Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na aykırı olduğu düşünülen 5237 Sayılı Yasa’nın 191 ‘inci maddesinin 8’inci fıkrasında yer alan “...verilir.” ibaresinin İPTALİNE ,
Karar verilmesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9’uncu maddesine göre Türk milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından arz ve talep olunur.”
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:22:37