Anayasa Norm Denetimi: 2015-61 Sayılı 01-07-2015 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - Ret
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
1 Temmuz 2015
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 5237 Türk Ceza Kanunu | 53/6-son | Esas - Ret | Uygulanacak norm | 1982/35 |
,
1982/46 | yok |
| | 53/6-son | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | yok | yok |
"...
Başvuru kararındaki gerekçe
“Mahkememizin 19/12/2012 tarih, 2012/756 Esas ve 2012/1096 sayılı kararı ile hükümlü Yunus Uçar’ın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 ay 15 gün süre ile geri alınmasına karar verilmiş, karar kesinleştirilerek infaza verilmiş olup,
İnfaz aşamasında hükümlü vekili Av. İhsan Orhan Dizman dilekçesinde Kocaeli Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün 08/09/2014 tarih ve 2014/1515 DS sayılı yazıları ile müvekkilinin ehliyetine 08.09.2014 tarihinde fiilen savcılıkça el konulduğunu, daha sonra bu sürenin dolduğunu dosyada daha sonra alınan infaz erteleme kararı mevcutken ve bu müddet içerisinde iken ehliyetin geri alınması ile ilgili cezanın infazın gerçekleşmesine rağmen TCK 53-6 maddesi son cümlesi uyarınca ehliyetin iade edilmediğini, ehliyetin iade edilmemesini hukuka aykırı olduğunu bildirerek sürücü belgesinin müvekkiline iadesini talep etmiş olup,
Dosya Kocaeli İnfaz Hakimliğinin 24/09/2014 tarih ve 2014/3884 esas, 2014/4153 sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiştir.
Sanık hakkında uygulanması gereken kanun maddelerinin analizinde ehliyetin geri alınması cezası ile ilgili olarak TCK.nun 53/6. maddesinin son cümlesinde;
“Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar” demektedir.
Bu haliyle ehliyetin iadesine ilişkin ceza hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girecek ehliyet geri alınacak ama infazına en son diğer tüm cezaların infazından itibaren başlanacaktır.
Örneğin sanık hakkında TCK’nun 89/4, 62, 50. maddeleri uyarınca toplam 3000 TL para cezası ve 5 ay süreyle ehliyetin geri alınmasına karar verilip para cezası yönünden 24 ay taksit yapıldığında ehliyet kararın kesinleşmesiyle sanıktan alınacak ve taksitlerin tümü ödendikten sonra yani 24 ay geçtikten sonra 5 ay daha beklenilip ehliyet ile ilgili ceza infaz edildikten sonra sanığa iade edilecektir.
Yani bu durumda sanığın ehliyetinin geri alınması cezası kararda 5 ay oylasına rağmen fiili olarak 29 ay olacaktır.
Tüm Türkiye’de savcılıklarca uygulama bu şekildedir.
Yine Yargıtay uygulaması da aynı şekilde olup Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 07/07/2010 tarih ve 2010/4871 esas ve 2010/8090 karar sayılı ilamında;
Taksirle ölüme neden olmak suçundan sanık İsmail Kara’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/1, 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay süreyle denetim süresi altında bulundurulmasına, denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılmasına, sürücü belgesinin 53/6. madde uyarınca 1 yıl süreyle geçici olarak geri alınmasına ilişkin Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2007 tarihli ve 2007/462-624 sayılı kararının infazı sırasında, hükümlünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesine göre hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebi üzerine, asıl cezanın infaz edilmiş sayıldığından talebin reddine, fer’i ceza olan sürücü belgesinin geri alınması cezasının infazının durdurulmasına ve sürücü belgesinin sanığa iadesine dair, aynı Mahkemenin 16/09/2009 tarihli ve 2007/462-624 sayılı ek sayılı kararı ile ilgili olarak;
Tüm dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddenin 8. fıkrasındaki “Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” Aynı Kanun’un 53. maddenin 6. fıkrasındaki “Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2007 tarihli ve 2007/462-624 sayılı kararıyla 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun 53/6 maddesine göre verilen 1 yıl ehliyetinin geri alınmasına ilişkin güvenlik tedbirinin infazının, erteli mahkumiyetinin yerine getirilmesinden sonra başlayacağı cihetle, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 03.03.2010 gün ve 12692 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2010 gün ve 60847 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca koşullarının bulunması halinde; sadece hapis cezaları ertelenebilir olup güvenlik tedbirlerinin ertelenmesine olanak bulunmadığı, 765 sayılı TCK uygulamasında kabul edilen fer’i cezanın 5237 sayılı TCK uygulamasında mevcut olduğunun ileri sürülemeyeceği, 5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesinde taksirli suçlar bakımından öngörülen sürücü belgesinin mahkumiyet hükmüne bağlı olarak uygulanabilecek bir güvelik tedbiri olup ertelenmesinin mümkün bulunmadığı, kaldı ki; infazı yapılmakta olan Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2007 tarih ve 2007/624 sayılı kararında da 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelendikten sonra sürücü belgesinin geri alınmasına hükmedilmek suretiyle bu güvenlik tedbirinin açıkça erteleme dışı bırakıldığı,
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 6. fıkrasının “Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar” şeklindeki son cümlesi gereğince, hükmün kesinleşmesiyle sürücü belgesinin Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünce yöntemine uygun olarak teslim alınması, denetim süresi boyunca sürücü belgesinin Şube Müdürlüğünde kalması, denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirilmesi sonucu hapis cezasının infaz edilmiş sayıldığı tarihten itibaren infaza esas ilamda yazılı olan sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin sürenin başlatılması ve bu sürenin sonunda infazının tamamlanmış sayılması gerektiği anlaşılmakla;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran bu gerekçeyle yerinde görüldüğünden, Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin16.09.2009 tarih ve 2007/462-624sayılı ekkararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA karar verilmiştir.
Bu durumda sanığa kanunda ve mahkeme kararında yazılı olandan başka bir ekstra bir ceza verilmesi mümkün hale gelmiş durumdadır. Ehliyetin diğer cezaların infazından sonra hükümlüden alınacağı da kanunda yazılmamış aksine hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe gireceği bildirilmiştir.
Konu ile ilgili Anayasa normları incelendiğinde
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesi
Madde 38 - Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur denmektedir.
Bu haliyle somut olayda uygulanacak TCK 53-6 son cümlenin Anayasanın 38. maddesinin 1. fıkrasına açıkça aykırı olduğu zira kanunda yer alan cezadan daha fazlasının TCK’nun 53-6. maddesinin uygulaması ile mümkün hale geldiği, ehliyetin geri alınması cezasının hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girmesi ile idareye ehliyeti derhal geri alınması hususunda yetki verildiği ancak geri alma cezasının süresinin diğer bütün cezaların infazından sonra başlaması nedeniyle sanığa kanunda ve mahkeme kararında belirtilmeyen bir ceza uygulamasına neden olacağı dikkate alındığında,
Uygulanacak kanun maddesinin hukuka ve Anayasaya açıkça aykırı olduğu sonucuna varılmış dosyanın iptal istemiyle Anayasa Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklanacağı üzere;
1- TC. Anayasasının 152/l-b maddesi gereğince somut olayda uygulanması gereken TCK.nun 53/6. maddesinin son cümlesinin
“Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar” hükmünün Anayasanın 38/1. maddesine aykırı olduğu dikkate alınarak iptal istemiyle dosyanın ANAYASA MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2- Dosyanın Anayasa mahkemesinden dönüşünün beklenmesine,
3- Kararın ilgilisine tebliğine,
4- Dosyanın gönderilmesine müteakip 5 aylık süre sonunda gelmemesi durumunda yeniden ele alınarak mevcut mevzuata göre karar verilmesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.”"
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:24:19