Anayasa Norm Denetimi: 2014-167 Sayılı 13-11-2014 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - Ret
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
13 Kasım 2014
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 6222 Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun | 18/3 | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | 1982/152 | yok |
| 18/9 | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | 1982/91 | yok |
"...
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
"Suça ve cezada kanunilik prensibi geçerlidir. (Anayasa'nın 38, AİHS'nin 7. maddeleri). Ceza yaptırımı ile karşılanan ve suç adı verilen hareketlerin önceden yasalar tarafından tanzim edilmesi, yasaklanan eylemlere ancak yasaların gösterdiği cezaların ve güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına, suçta ve cezada kanunilik denilmektedir. Bu prensibin en doğal sonucu ise idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza ihdas edilemeyeceğidir. Bireylerin, hangi eylemlerin suç olmadığı, hangi eylemlerin karşılığının suç olduğunu, suç olan eylemlerin açık ve net bir şekilde ne olduğunu bilmelerinde kamusal menfaat vardır. Bu nedenle, resmi gazetede yayımlanmak suretiyle aleni olan kanunlar vasıtasıyla bu tarz düzenlemelerin yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Anayasa'nın 38. maddesi de düşünüldüğünde, yasama organı dışında, idarenin düzenleyici işlemleri olan KHK, Bakanlar Kurulu Kararı, tüzük, yönetmelik, karar, sirküler, emir, talimat gibi isimler altında yapılacak düzenlemeler ile suç ve ceza konulamaz, çerçeve kanun yapılarak bunların içinin idare tarafından doldurulması istenemez. Anlatılanlardan yola çıkıldığında, karşılığı suç olarak kanunda belirlenen bir eylemde, eylemin unsurlarının tamamının kanunda gösterilmesi gereği açıktır.
6222 sayılı Kanun'un 18/9 fıkrası hükmü ile suç ile karşılanan eylem, aynı Kanun'un 18/3-1 cümlesine göre, bu kanun kapsamında hakkında soruşturma başlatıldığı için hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulan şüphelinin, aynı Kanun'un 18/8. cümlesinde belirlenen yükümlülüğe uymamasıdır. Kanunda belirtilen tipik eylemin, en baştaki zorunlu unsurlarından birinin, kişi hakkında 6222 sayılı Kanun kapsamında soruşturma başlatılarak hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulması halidir. Ancak hakkında 6222 sayılı Kanun kapsamında soruşturma başlatılan kişi hakkında, spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasından önce buna ilişkin karar verilmesi gerekmektedir. Soruşturma aşamasında, spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin, buna ilişkin kararın kimin tarafından verileceğine ilişkin bir düzenlemenin kanunda yer almadığı görülmektedir. Bunun yanında, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 22/b fıkrasında genel kolluk görevlilerinin, kanun kapsamında haklarında soruşturma başlatılan kişilerle ilgili gerekli işlemler yapıldıktan sonra ilgililer resen müsabakaları seyirden yasaklanma tedbiri uygulayarak düzenleyecekleri formu ilgili spor güvenlik birimine göndereceklerinden bahsedilerek, kararın uygulama sürecine vurgu yapılmıştır. Halbuki, soruşturma aşamasında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin kimin tarafından düzenlenebileceği/uygulanabileceği konularında kanunda herhangi bir düzenleme söz konusudur. Mevcut hali ile suçun kurucu unsurlarından birisinin yetkili karar merciinin kanunda belirtilemeyerek bu hususla ilgili yönetmelikte bir düzenlemeye gidilmesi halinin kanaatimizce Anayasa'nın 38. maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca kişinin, 6222 sayılı Kanun kapsamında hakkında soruşturma başlatılması halinde hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin derhal uygulamaya konulacağı belirtilerek ve 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 22/c bendinde ise gerekli işlemler yapıldıktan sonra genel kolluk görevlilerince bu tedbirin uygulamaya konulacağı belirtilmek suretiyle, 'derhal uygulama' ibaresi ile ilgili olarak, her somut olaya göre bir zaman kesitinin önü de açılmıştır. Zira, hayli kapsamlı olan soruşturmalara konu kişiler, kapsamı nispeten dar olan soruşturmaya konu kişilere göre bu tedbire daha sonra tabi olacaktır. Herkesin kanun önünde eşit olduğu, suçun tüm kanuni unsurlarının kanunda düzenlenmesi gereği, yönetmelik hükmüne göre idarenin uygulamaya koyduğu, soruşturma aşamasındaki tedbire uyulmaması halinin suç olarak düzenlendiği kanunda, bu tedbirin kararının yetkili karar mercii, usul ve şekil şartları, zaman kesitinin düzenlenmeyerek, bu hususta yönetmelikte kısmen düzenleme yapılması, adli para cezasına uyulmaması halinde 6545 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3 hükmüne göre hapis suretiyle cezanın infaz edilme olasılığının bulunması, kolluk görevlileri tarafından yani idare tarafından uygulanan seyirden yasaklama tedbirine uyulmaması halinde hürriyeti bağlayıcı bir infaz rejimine sebep olunması ihtimalinin bulunması, idareye bu yetkinin kanunla değil yönetmelikle verilmesi bu yönden de Anayasa'nın 38/10 hükmüne aykırılık olduğu, bunun yanında belirlilik ve öngörülebilirlik açısından da hukuka aykırılığa sebebiyet verildiği kanaati ile yukarıda belirtilen Anayasa hükümlerine aykırılık olduğu Mahkememiz nezdinde değerlendirildiğinden, gereğinin takdir ve ifası için işbu dosyanın Anayasa Mahkemesine arzından ibarettir.
HÜKÜM Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Her ne kadar sanıklar hakkında ayrı ayrı Seyirden Yasaklı Kişinin Kanunda Belirtilen Şekilde Kolluk Kuvvetine Müracaat Etmemesi biçiminde iddia edilen eylem sebebiyle iddianame tanzim edilmiş ise de 6222 sayılı Kanun'un 18/3-1. cümlesi, 9 nolu bentlerinin Anayasa'nın 38/1, 2, 3 ve 10. cümlelerine aykırı olduğu değerlendirildiğinden, 6216 sayılı Yasanın 40. maddesine göre Anayasa Mahkemesi'ne İTİRAZ BAŞVURUSUNDA BULUNULMASINA,
2- 6216 sayılı Yasanın 40. maddesine göre gerekli görüldüğünden, dosyanın tamamının dizi pusulasına bağlanarak Anayasa Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
3- Anayasa Mahkemesine iptal başvurusunun, işin mahiyeti, iddianamenin kapsamı, 6216 sayılı Kanun'un 40/5 hükmü de dikkate alındığında, bekletici mesele yapılmasına ve Anayasa Mahkemesi'ne itiraz başvurusu sonuçlanıncaya kadar 5271 sayılı CMK.nın 223/8 maddesine kıyasen muhakemenin DURMASINA, Esasın bu şekilde kapatılmasına, Anayasa Mahkemesine itiraz başvurusu sonuçlanınca dosyanın yeniden Mahkememizin yeni bir esas sırasına kaydının yapılmasına ve yargılamaya kaldığı yerden DEVAM OLUNMASINA,
4- Yargılama giderlerinin esasa ilişkin hükümle birlikte değerlendirilmesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren, CMK 223/8 hükmüne göre 7 gün içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ya da zabıt katibine yapılacak beyanın tutanağa bağlanması suretiyle Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz yasa yolu açık olmak üzere, karar verildi.""
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:25:49