Anayasa Norm Denetimi: 2014-150 Sayılı 02-10-2014 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - Ret
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
2 Ekim 2014
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 2918 Karayolları Trafik Kanunu | 48/9 | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | 1982/2 |
,
1982/141 | yok |
| 6487 Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun | 19 | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | 1982/152 | yok |
"...
II- İTİRAZLARIN GEREKÇELERİ
A- E.2014/65 sayılı itiraz başvurusunun gerekçe bölümü şöyledir:
“Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Bu bağlamda, hukuk devletinde yasa koyucu, yasaların yalnız Anayasa’ya değil, evrensel hukuk ilkelerine de uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.
Yasa koyucu, kamu düzeninin korunması amacıyla ceza hukuku alanında düzenleme yaparken Anayasa’ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla toplumda hangi eylemlerin suç sayılacağı ve suç sayılan bu eylemlerin hangi tür ve ölçüde cezai yaptırıma bağlanacağı konusunda anayasal sınırlar içinde takdir yetkisine sahiptir. Bu yetki, idari yaptırımlar bakımından da geçerlidir. “Bu bağlamda hukuk devletinde, ceza hukuku alanında olduğu gibi idari yaptırımlara ilişkin düzenlemelerde de kuralların, önleme ve iyileştirme amaçlarına uygun olarak ölçülü, adil ve orantılı olması gerekir.
İtiraz konusu kurala bakıldığında uyuşturucu madde veya alkol kullanıp kullanmadığının tespiti amacı ile kolluk kuvvetlerinin yapacağı denetime engel olacak şekilde teknik cihazların kullanılmasını engelleyen kişilere bir yaptırım getirildiği anlaşılmaktadır. Ancak muayeneye tabi tutulan kişiler hakkında getirilen bu yaptırımlar adalet ve hakkaniyet kurallarına ve dolayısıyla hukuk devleti ilkesine aykırı bir sonuç doğurmaktadır. Zira; 2981 sayılı Yasanın 48. maddesinin beşinci fıkrasında 0.50 promil alkollü olduğu tespit edilen kişilerin sürücü belgelerinin ilk tespitte altı ay süreyle geri alınması öngörülmüştür. İtiraz konusu kural ise teknik ölçümü kabul etmek istemeyen kişilere teknik ölçüm yapılsa idi verilmesi gerekli cezanın dört misli tutarında ceza verilmesi sonucunu doğurmaktadır. Yapılmak istenilen denetimin etkili ve caydırıcı olması ve denetimi engellemenin bir yaptırıma bağlanmasında isabetsizlik bulunmadığı, bu halde denetimi engellemek fiili karşılığında denetim yapılsa idi verilmesi gerekli cezanın (olayımızda altı ay veya iki yıl süreyle ehliyete el konulması) verilmesi hakkaniyete uygun iken doğrudan doğruya iki yıl süreyle sürücü belgesine el konulması hukuk devleti ilkesine aykırı bir müeyyide olarak karşımıza çıkmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinde ve yine Anayasamızın 13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
İtiraz konusu kural ile alkol metreye üflemeyerek alkol denetimi yapılmasına engel olan kişinin iki yıl alkollü araç kullandığı tespit edilen kişilere uygulanan aynı yaptırıma tabi tutulması, Anayasamızın seyahat özgürlüğünün özüne dokunacak ölçüsüz bir şekilde tedbir uygulanması niteliği ile Anayasamıza aykırılık teşkil etmektedir.
Nitekim Anayasa Mahkemesi sürücü belgelerinin süresiz olarak geri alınmasına ilişkin kuralı iptal eden Esas Sayısı: 2010/104, Karar Sayısı: 2011/180, Karar Günü: 29.12.2011 kararında ‘İtiraz konusu kuralın, toplumun, refah, huzur ve mutluluğunu etkileyen trafik kazalarının önlenmesini sağlamak, dolayısıyla kişilerin can ve mal güvenliğini ve kamu düzenini korumak amacıyla öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu düzenlemenin anayasal sınırlar içinde yasa koyucunun takdirinde olduğu açıktır. Ancak itiraz konusu kuralda, ...tedbirine yer verilmemesi, ...ölçütüne yer verilmemesi ve belirli sürelerle kademelendirmenin de yapılmaması nedeniyle kuralın hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağı açıktır. Ayrıca, yaptırımlarda güdülen asıl amacın işlediği suçtan dolayı kişinin ıslah olmasını sağlayıp tekrar topluma kazandırılması olduğu dikkate alındığında, itiraz konusu kuralla süresiz bir hak yoksunluğu getirilmesi, yaptırımların ıslah edici yönüyle de bağdaşmamaktadır.’ gerekçesine yer vermiştir.
Sonuç olarak;
13.10.1983 günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48. maddesinin 9. fıkrasındaki “Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılmasını kabul etmeyen sürücülere 2000 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır” ibaresinin Anayasanın 2 ve 13. maddelerinde belirtilen temel hak ve özgürlük ve aykırı düzenleme getirdiği anlaşılmakla Anayasamızın 152. maddesi ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 40. maddesi uyarınca anılan metnin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına, bu tarihten itibaren 5 ay içerisinde, Anayasa Mahkemesince, karar verilmediği taktirde dosyamızın yeniden mevcut mevzuat uyarınca karar verilmesine 09.01.2014 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. ”
B- E.2014/91 sayılı itiraz başvurusunun gerekçe bölümü şöyledir:
“Davacı .... tarafından 09.01.2014 tarihinde Ankara İli, Atatürk Bulvarı, Kızılay Sokakta trafik ekiplerince yapılan alkol muayenesi sonucunda sürücü belgesine iki yıl süre ile el konulmasına ilişkin 09.01.2014 tarih ve 180894 sayılı tutanak ile 2.708,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasın ilişkin 09.01.2014 tarih ve 23255 sayılı işlemin iptali istemiyle Ankara Valiliğine karşı açılan davada uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak hüküm olan ve 2918 sayılı Yasa’nın 11.6.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6487 sayılı Yasa’nın 19. maddesi ile değişik 48/9. maddesinde yer alan “ (...) 2000 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır...)” ibaresinin, Mahkememizce, Anayasaya aykırı olduğu kanaatine varılarak işin gereği görüşüldü:
2918 sayılı Yasa’nın 48. maddesinin tam metni; “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.
Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılır.
Kişinin yaralanmalı veya ölümlü ya da kollukça müdahil olunan maddi hasarlı trafik kazasına karışması hâlinde, ikinci fıkrada belirtilen muayeneye tabi tutulması zorunludur. Teknik cihaz ile yapılan ölçüme itiraz eden veya bu cihaz ile ölçüm yapılmasına müsaade etmeyen bu sürücüler, en yakın adlı tıp kurumuna veya adlı tabipliğe veya Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarına götürülerek uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da alkol tespitinde kullanılmak üzere vücutlarından kan, tükürük veya idrar gibi örnekler alınır. Bu işlem bakımından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 75 inci maddesi hükümleri, beşinci fıkrası hariç olmak üzere uygulanır.
Trafik kazası sonucunda kişinin ölmesi veya teknik cihaza üfleyemeyecek kadar yaralanmış olması hâlinde, üçüncü fıkra hükümlerine göre bu kişilerden kan, tükürük veya idrar gibi örnekler alınır.
Yapılan tespit sonucunda, 0.50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır. Hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır. Alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınan kişiye, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; ikinci defasında 877 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri iki yıl süreyle, üç veya üçten fazlasında ise, 1,407 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır. Sürücü belgelerinin herhangi bîr nedenle geçici olarak geri alınmış olması hâlinde belirtilen süreler, geçici alma süresinin bitiminde başlar.
Yapılan tespit sonucunda, 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.
Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin diğer araç sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi hâlinde, ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı tespit edilen sürücülere 3.600 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi beş yıl süreyle geri alınır. Bu kişiler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanır.
Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılmasını kabul etmeyen sürücülere 2000 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi İki yıl süreyle geri alınır.
Sürücünün uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığından şüphe edilmesi halinde 5271 sayılı Kanunun adli kolluğa ilişkin hükümleri uygulanır.
Alkollü olarak araç kullanması nedeniyle son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde sürücü belgeleri ikinci defa geri alınan sürücüler Sağlık Bakanlığınca, usul ve esasları İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilen sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine; üç veya üçten fazla geri alınan sürücüler ise psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanının muayenesine tabi tutulurlar.
Sürücü belgelerinin geçici geri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır.
Bu madde hükümlerine göre geri alınan sürücü belgesinin iade edilebilmesi için; ilgili kişi hakkında trafik kurallarına aykırılık dolayısıyla bu Kanun hükümlerine göre verilmiş olan idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması; uyuşturucu veya uyarıcı madde alması nedeniyle sürücü belgesi geri alınanların ayrıca sürücü olmasında sakınca bulunmadığına dair resmi sağlık kurumlarından alınmış sağlık kurulu raporunun ibraz edilmesi şarttır.
Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin tespiti için kullanılacak teknik cihazların sahip olacağı asgari koşullar ile diğer usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.” şeklindedir.
Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa’nın 10. maddesindeki “kanun önünde eşitlik ilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.
Dava konusu olay incelendiğinde, yukarıda metni yazılı 2918 sayılı Yasa’nın 48/5. maddesine göre sürücülerin 0.50 promilin üzerinde alkollü araç kullandıklarının tespit edilmesi halinde 700 Türk Lirası idari para cezası verileceği ve sürücü belgesinin altı ay süreyle geri alınacağı, alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınan kişiye, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; ikinci defasında 877 Türk Lirası idari para cezası verileceği ve sürücü belgelerinin iki yıl süreyle, üç veya üçten fazlasında ise, 1.407 Türk Lirası idari para cezası verileceği ve sürücü belgelerinin her seferinde beşer yıl süreyle geri alınacağının hüküm altına alındığı, buna göre sürücünün tekerrür halinde alkollü araç kullanması durumunda dahi en fazla 1.407,00 TL para cezası verileceğinin düzenlendiği, oysa dava konusu kuralla alkol alıp almadığı belli olmayan sürücülere bundan daha ağır 2.000,00 TL idari para cezası verileceğinin düzenlendiği, öte yandan yine 0.50 promilin üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilenlerin sürücü belgesinin altı ay, ikinci defa alkollü araç kullanan sürücünün sürücü belgesinin ise iki yıl süre ile geri alınacağının düzenlendiği, dava konusu kuralla alkol alıp almadığı belli olmayan sürücülerinde tekerrür halinde alkollü araç kullanan sürücülerle ayrı şekilde değerlendirilerek sürücü belgelerinin iki yıl süre ile geri alınacağının düzenlendiği, başka bir deyişle 0,50 promilin üzerinde alkollü araç kullandığı ilk kez belirlenenlerin sürücü belgelerine 6 ay süre ile el konulurken alkol almadığı halde kollukça teknik cihaz kullanımını kabul etmeyen sürücünün sürücü belgesine 2 yıl süre ile el koyulmak suretiyle daha ağır bir yaptırım getirildiği bu durumun Anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, belirtilen kuralın bu ölçüde ağır yaptırımlara sahip olmasının kötü niyetli kullanımlara neden olabileceği, görevlilerin hiçbir şekilde alkol muayenesine tabi tutmadıkları veya alkol muayenesine tabi tutulmaya mukavemet göstermeyen vatandaşlar hakkında tutanak tutabilecekleri, bu durumun vatandaşların hukuka olan güvenlerini zedeleyebileceği, kaldı ki iptali istenilen kuralın işlenen fiile oranla ağır yaptırımlar içerdiği kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, bir davaya bakmakta olan mahkemenin, o davada uygulanacak bir yasanın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına götüren görüşünü açıklayan kararı ile Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiğini düzenleyen 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 11.06.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6487 sayılı Yasa’nın 19. maddesi ile değişik 48/9. maddesinde yen alan “ (...) 2000 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır(...)” ibaresinin Anayasanın 2 inci ve 10 uncu maddelerine aykırı olduğu kanısına ulaşılması nedeniyle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına; dosyada bulunan belgelerin onaylı bir örneğinin Anayasa Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine, Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda vereceği karara kadar davanın geri bırakılmasına, 12/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ”
C- E.2014/119 sayılı itiraz başvurusunun gerekçe bölümü şöyledir:
“Anayasa’nın 2. maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” hükmüne yer verildikten sonra, 13. maddesinde, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükmü yer almıştır.
Anayasa’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin nitelikleri arasında sayılan hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Yasakoyucu, kamu düzeninin korunması amacıyla ceza hukuku ve idari yaptırımlar alanında düzenleme yaparken Anayasa’ya ve evrensel hukuk ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla toplumda hangi eylemlerin suç sayılacağı ve suç sayılan bu eylemlerin hangi tür ve ölçüde cezai yaptırıma bağlanacağı konusunda anayasal sınırlar içinde takdir yetkisine sahiptir. Bu yetki, idari yaptırımlar bakımından da geçerlidir. Bu bağlamda hukuk devletinde, ceza hukuku alanında olduğu gibi idari yaptırımlara ilişkin düzenlemelerde de kuralların, önleme ve iyileştirme amaçlarına uygun olarak ölçülü, adil ve orantılı olması, hukuka aykırı eylem ile yaptırım arasında adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygunluk sağlanması gerektiği açıktır.
Öte yandan, yasakoyucu tarafından yapılan her düzenleme ve bu düzenlemelere aykırı hareket edenlere yaptırım uygulanması yönünde getirilen her kural, kişilerin Anayasa ile güvence altına alınan hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılması sonucunu doğuracağından, bu yönde yapılacak düzenlemelerde kullanılacak aracın, ulaşılmak istenen amaçla uyumlu ve orantılı (ölçülü) olması gerektiği tartışmasızdır.
Bu çerçevede, itiraz konusu kural incelendiğinde, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığının ya da alkolün kandaki miktarının tespiti amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılmasını kabul etmeyen sürücülere idari yaptırım uygulanması konusunda yasakoyucunun takdir yetkisi bulunmakta ise de, bu yetkinin, düzenlemeyle elde edilmek istenen amaçla uyumlu ve orantılı yaptırımlar öngörülerek kullanılması gerekmekte olup, esas amacı alkollü ya da uyuşturucu madde kullanmak suretiyle araç süren sürücülerin caydırılmalarına ve ıslahlarına yönelik olarak 2918 sayılı Kanunun 48. maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen idari yaptırımların uygulanmasını teminen, yaptırıma konu fiilin tespit edilmesini sağlamak olan söz konusu yasa kuralı (48. maddenin dokuzuncu fıkrası) ile kolluğun teknik cihazla ölçüm yapılması talebini kabul etmeyen sürücüler için; 2000 Türk Lirası idari para cezası verilmesi ve sürücü belgelerinin iki yıl süreyle geri alınması yaptırımı öngörülürken, 48. maddenin beşinci fıkrasında, alkollü araç sürdüğü ilk defa tespit edilen sürücüler için; 700 Türk Lirası idari para cezası ve sürücü belgelerinin altı ay süreyle geri alınması, ikinci tespitte, 877 Türk Lirası idari para cezası ve ve sürücü belgelerinin iki yıl süreyle geri alınması ve üç veya üçten fazla yapılan tespitte ise, 1.407 Türk Lirası idari para cezası ve sürücü belgelerinin her seferinde beşer yıl süreyle geri alınması yaptırımlarının uygulanması öngörülmüştür.
Böylelikle, esas yaptırım konusu fiilin (alkollü araç kullanmak eyleminin) gerçekleşip, gerçekleşmediğinin tespiti amacıyla kollukça teknik cihazla ölçüm yapılması talebini reddeden sürücüler, alkollü araç kullanmak suretiyle esas yaptırım konusu fiili işlediği tespit edilen sürücülere nazaran, 2918 sayılı Kanunun 48. maddesinde düzenlenen idari yaptırımların amacı ve işlenen fiillerin nitelik ve ağırlıkları ile uyumsuz ve orantısız (ölçüsüz) olarak daha ağır idari yaptırımlara muhatap kılınmıştır.
D) SONUÇ VE İSTEM;
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Mahkememizce, itiraza konu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 48. maddesinin dokuzuncu fıkrasında yer alan, “Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılmasını kabul etmeyen sürücülere 2000 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır.” kuralının, Anayasanın 2. ve 13. maddelerine aykırı olduğu sonucuna varıldığından,
Anayasa’nın 152/1. maddesi uyarınca, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48. maddesinin dokuzuncu fıkrasında yer alan, “Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılmasını kabul etmeyen sürücülere 2000 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır.” kuralının, iptali istemiyle re’sen Anayasa Mahkemesine başvurulmasına, dava dosyasının onaylı suretinin, karar aslı ile birlikte Anayasa Mahkemesine sunulmasına, işbu karar aslı ile dosya suretinin yüksek mahkemeye tebliğinden itibaren beş ay beklenilmesine, beş ay içinde netice gelmezse mevcut mevzuata göre dosyanın görüşülmesine, kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, 29/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ”"
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:25:49