Anayasa Norm Denetimi: 2014-103 Sayılı 04-06-2014 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - İptal
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
4 Haziran 2014
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 5411 Bankacılık Kanunu | Geçici 16 | Esas - İptal | Anayasaya esas yönünden aykırılık | 1982/7 |
,
1982/128 | yok |
| | Geçici 16 | Esas - İptal | Uygulanamaz hale gelme | 1982/152 | yok |
"...
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
"Hukuk Devleti ilkesinin zorunlu bir sonucu olan Hukuki Güvenlik İlkesi, hukuk kurallarında sık sık değişiklikler yapılarak hukuki istikrarı ve belirliliği yok eden kurallar ihdas edilmemesi, geriye yürüyen kuralların kazanılmış haklara dokunmadan bireylerin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alması gerektiğini ifade eder.
"Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir." (T.C. Anayasası madde 10/1)
"Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz." (T.C. Anayasası madde 10/4)
"Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde... kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar." (T.C. Anayasası madde 10/5)
"Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır."
"Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz." (T.C. Anayasası madde 11)
5411 sayılı Bankacılık Kanununun 141. maddesindeki düzenlemenin, Anayasanın 2. maddesinde Cumhuriyetin niteliklerinden kabul edilen Hukuk Devleti ilkesi olmanın doğal sonucu olan Hukuki Güvenlik İlkesi nedeniyle geriye etkili olmayacağı dolayısıyla, Kanunun yürürlüğünden önceki olaylar uygulanmayacağı yasama organının da kabulündedir.
Yasama organı bu ilkeyi aşmak için 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 16. maddesi ile "zamanaşımı ve diğer konularda Fon lehine getirilen hükümler makable şamildir." düzenlemesini getirerek Hukuk devleti ilkesini etkisiz kılmayı amaçlamıştır.
5411 sayılı Bankacılık Kanununun 141. ve Geçici 16. maddesindeki bu düzenlemeler, T.C. Anayasanın 2. maddesinde düzenlenen Hukuk Devleti ilkesine, 10. maddesinde düzenlenen Eşitlik İlkesine, 11. maddesinde düzenlenen Anayasanın Bağlayıcılığı ve Üstünlüğü İlkelerine açıkça aykırıdır.
Yapılan düzenleme ile borçluların durumu ağırlaştırıldığı gibi daha önceki yasalar ile kazandıkları haklar ihlal edilmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuk güvenliği, ilke olarak kanunların geriye yürütülmemesini gerekli kılar. Bu ilke uyarınca, kamu yararı, kamu düzeni, kazanılmış hakların korunması, mali haklarda iyileştirme gibi kimi ayrıksı durumlar dışında sonradan çıkan bir kanun yürürlüğe girdiği tarihten önceki olaylara uygulanmaz. Bankacılık alanındaki düzenlemeler de kanunlarla gerçekleştirildiğinden, geriye yürümezlik bankacılık ile ilgili kanunları için de doğal bir zorunluluktur.
Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde gerekli kaynağın elde edilmesi adına kamu alacaklarının takip ve tahsili için hukuki düzenlemeler ve ayrıcalıklı yetkilerle kolaylık ve hızlılık sağlanmasının doğal olduğu kabul edilmekle birlikte bu konuda bireylerin hakları ve hukukun genel ilkelerinin de göz önünde bulundurulması hukuk devletinin bir gereğidir.
Düzenlemeden beklenen kamu yararının, TMSF alacaklarının zamanaşımına uğramasını önleyerek daha yüksek oranda tahsilatın sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Buna karşılık borçluların, zamanaşımına uğramış TMSF borçlarından sorumlu tutulmaları, diğer bir anlatımla zamanaşımına uğramış borçların yeniden canlandırılması hukuka olan güven duygusunu zedeler ve hukuk güvenliği ilkesi ile de bağdaşmaz.
5411 sayılı Kanunun geçici 16. maddesinde yer alan ibare ile getirilen düzenlemenin, borçluların sorumluluklarını geçmişe dönük olarak arttırması ve zamanaşımına uğramış TMSF ye olan borçlarını canlandırması, hukuk kurallarının geriye yürütülmesi anlamına gelmekte ve Anayasa'da yer alan hukuk devleti kapsamındaki hukuk güvenliği ilkesi ile bağdaşmamaktadır.
Nitekim Anayasa Mahkemesinin 26.1.2012 tarih ve 2011/74 esas, 2012/15 karar sayılı kararında da zamanaşımı hükümlerinin geriye yürütülmesinin Anayasaya aykırı olduğu belirtilmiştir.
NETİCE-İ TALEP: Açıklanan nedenlerle T.C. Anayasası'nın 2., 10. ve 11. maddelerine aykırı 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 16. maddesinin iptaline karar verilmesi talep olunur.""
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:25:49