Anayasa Norm Denetimi: 2012-37 Sayılı 15-03-2012 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - Ret
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
15 Mart 2012
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 2911 Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu | 28/2 | İlk - Ret | Uygulanacak norm | 1982/2 |
,
1982/36 | yok |
| | 28/3 | İlk - Ret | Uygulanacak norm | 1982/152 | yok | | | 28/son | İlk - Ret | Uygulanacak norm | 1982/152 | yok | | | 28/1 | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | 1982/152 | yok | | 5728 Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun | 422 | İlk - Ret | Uygulanacak norm | 1982/2
,
1982/10
,
1982/38 | yok |
| | 422 | İlk - Ret | Uygulanacak norm | 1982/152 | yok | | | 422 | İlk - Ret | Uygulanacak norm | 1982/152 | yok | | | 422 | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | 1982/152 | yok |
"...
II- İTİRAZLARIN GEREKÇELERİ
A- E. 2011/39 sayılı davada, başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
'...
Mahkememizce yapılan değerlendirmedesanıklar müdafiinin Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmuştur. Şöyle ki: 2911 sayılı Yasanın 6008 sayılı Yasa ile değişik Direnme başlıklı 32. maddesi:'Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanlar, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar ederlerse, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçu, toplantı ve gösteri yürüyüşünü tertip edenlerin işlemesi halinde, bu fıkra hükmüne göre verilecek ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur. İhtara ve zor kullanmaya rağmen kolluk görevlilerine karşı cebir veya tehdit kullanılarak direnilmesi halinde, ayrıca 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 265 inci maddesinde tanımlanan suçtan dolayı da cezaya hükmolunur. 23 üncü maddede yazılı hallerden biri gerçekleşmeden veya 24 üncü madde hükmü yerine getirilmeden yetki sınırı aşılarak toplantı veya gösteri yürüyüşlerinin dağıtılması halinde, yukarıdaki fıkralarda yazılı fiilleri işleyenlere verilecek cezalar, dörttebire kadar indirilerek uygulanabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.' şeklinde olup 2911 sayılı Yasanın 6008 sayılı Yasa ile değişik Toplantı ve Yürüyüşe Silahlı Katılanlar başlıklı 33. maddesi de:'Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine 23 üncü maddenin (b) bendinde sayılan silah veya araçları taşıyarak katılanlar, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Silah veya aracın ateşli silah ya da patlayıcı veya yakıcı madde olması durumunda, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Silah veya aracın bulundurulmasının suç oluşturması halinde ayrıca bu suçtan dolayı da ilgili hakkında kanun hükümlerine göre cezaya hükmolunur. Toplantı ve gösteri yürüyüşünün kanuna aykırı olması halinde ve dağılmamak için direnildiği takdirde, ayrıca 32 nci madde hükümlerine göre cezaya hükmolunur'şeklindedir.
Uygulamada 2911 sayılı Yasada düzenlenen suçlar, 2911 sayılı Yasaya muhalefet olarak adlandırılmaktadır. 2911 sayılı Yasanın anılan 32. ve 33. maddeleri 2911 sayılı Yasaya muhalefet suçunun nitelikli halini oluşturmaktadır. Suçun basit halini oluşturan anılan Yasanın yasaklara aykırı hareket başlıklı 28/1. maddesi ise: '*Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenleyen veya yönetenlerle bunların hareketlerine katılanlar, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.'*şeklindedir.
2911 sayılı Yasanın 28/1. maddesinin gereği olarakkanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyen ve bunların hareketlerine katılanlara 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilecektir. Madde metninde suçun oluşumu için ihtara veya zor kullanmaya rağmen dağılmama şartı aranmamıştır.Yani salt kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemek ya da düzenleyenlerin hareketlerine katılmak şeklindeki eylem 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır.Yargıtay uygulamada haklı olarak kanuna aykırı gösteri veya toplantıda ön saflarda yer alarak slogan atılmasını gösteri veya toplantıyı düzenleyenlerin ya da yönetenlerin hareketlerine katılma olarak değerlendirmektedir.
2911 sayılı Yasanın 6008 sayılı Yasa ile değişik 32/1. maddesinde Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanların ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etmeleri halinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacakları, bu suçu, toplantı ve gösteri yürüyüşünü tertip edenlerin işlemesi halinde, bu fıkra hükmüne göre verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu düzenlemeye göre; ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar edenler toplantı veya gösteriyi düzenleyenler olması halinde 9 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası öngörülmüş olmaktadır.
6008 sayılı Yasa ile dokunulmayan 2911 sayılı Yasanın 28/1.maddesi Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerini düzenleyen yöneten veya bunların hareketlerine katılanları zor kullanma ya da ihtara dahi gerek olmadan kendiliklerinden dağılmaları halinde bile1yıl 6 ay hapis cezasından başlayarak cezalandırmakta iken 6008 sayılı Yasa ile değişik 32. madde; Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerini düzenleyip ihtar veya zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar eden kişileri9ay hapis cezasından başlayarak cezalandırmaktadır. Yani eylemin basit haline bir başka anlatımla daha az vahim olanına verilecek ceza en az 18 ay hapis iken nitelikli hali olan yani daha ağır ve vahim haline öncekinin yarısı kadar ceza öngörülmesi durumu Anayasamızın 2., 10. maddelerine aykırıdır.2911 sayılı Yasanın 6008 sayılı Yasa ile değiştirilmeden önceki halinde 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmekte idi.
Aynı şekilde 2911 sayılı Yasanın 33. maddesine göre 23. maddesinde sayılan silahlar ile katılma eylemi için altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş ve söz konusu toplantı ya da gösterinin kanuna aykırı olması halinde 32. maddeye göre de ceza verileceği hüküm altına alınmıştır. 2911 sayılı Yasanın 32/1. maddesinde de altı aydan üç yıla kadar hapis cezası 2. fıkrasında da görevlilere karşı cebir veya tehdit kullanarak direnme durumunda da TCK'nın 265. maddesinin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu duruma göre anılan 33. madde gereğince kanuna aykırı gösteri veya toplantıyı düzenleyip ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmayan hatta görevlilere taş ve sopalarla saldıran kişilere 33/1 gereği 6 ay, 33/2 deki atıf nedeni ile 32/1 gereği 6 ay ve 32/2 gereği (TCK'nın 265/1. maddesi) 6 ay olmak üzere toplamda en az 18 ay hapis cezası verilebilecektir. Halbuki 2911 sayılı Yasanın 28/1. maddesine göre silahların bulunmadığı Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerini düzenleyen yöneten veya bunların hareketlerine katılanlar ihtar veya zor kullanma dahi olmadan kendiliklerinden dağılmaları halinde dahi 18 ay hapis cezası ile cezalandırılacaklardır. Yani 2911 sayılı Yasanın 32. ve 33. maddelerinde değişiklik yapılırken 28. maddeye dokunulmaması Yasanın sistematiğine uygun olmadığı gibi mezkur 28. maddeyi Anayasamızın 2. ve 10. maddelerine aykırı hale getirmiştir.2911 sayılı Yasanın 33. maddesinde 6008 sayılı Yasa ile değişiklik yapılmadan önceki halinde 5 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası öngörülmekte idi.
Anayasamızın 2. maddesi:'*Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.'*şeklindedir. Ceza hukuku alanında, hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilmesi başlıca iki unsurun varlığını zorunlu kılmaktadır. Bunlardan ilki, 'suç ve cezaların kanuniliği' diğeri ise, 'suç ve cezalar arasında ölçülülük' ilkeleridir. 'Cezaların, suçların ağırlık derecesine göre önleme ve iyileştirme amaçları da göz önünde tutularak, adaletli bir ölçü içerisinde konulması ceza hukukunun temel ilkelerindendir.' 'Suç ile ceza arasındaki oranın adalete uygun bulunup bulunmadığını, o suçun toplum hayatında yarattığı etkiye ve kamu vicdanında aldığı tepkiye göre takdir etme zorunluluğu vardır. Bu orantısallık bağının bulunması, hukuk devleti ilkesinin ve adalet anlayışının bir gereğidir. Yasa koyucu cezaların türünü seçerken ve sınırlarını belirlerken mutlak adalet ölçülerini izlemek zorundadır.' Somut olayda yukarıda anlatıldığı üzere 2911 sayılı Yasanın kanuna aykırı toplantı veya gösteriler ile ilgili olarak eylemin basit haline yani daha az vahim olanına verilecek ceza dahi en az 18 ay hapis iken nitelikli hali olan bir başka deyiş ile daha ağır ve vahim halini düzenleyen 32. madde gereğince 9 ay hapis cezası ve 32. maddeden daha vahim hali düzenleyen 33. madde gereğince de yine en az 18 ay ceza öngörülmesi hali hukuk devleti ilkesine yani Anayasamızın 2. maddesine aykırıdır.
Anayasamızın 10. maddesi:*'Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.'*şeklindedir. Suç ve cezalar arasında ölçülülük bulunması hususu aynı zamanda Anayasamızın 10. maddesi ile de ilintilidir.Yukarıda anlatıldığı üzere 2911 sayılı Yasanın 28/1. maddesinde kanuna aykırı gösteri veya toplantıyı düzenleyen ya da ön saflarda yer alarak bunların hareketlerine katılan ve ihtar veya zor kullanma dahi olmadan kendiliklerinden dağılan kişilere 1 yıl 6 ay hapis cezası verileceğinin öngörülmesine nazaran aynı Yasanın 32/1. maddesinde kanuna aykırı gösteri veya toplantı düzenleyip ihtar veya zor kullanmaya rağmen dağılmayıp direnç gösterenlere 9 ay hapis cezası verileceğinin öngörülmesi,yani daha hafif eyleme daha ağır olan eyleme nazaran1misli fazla ceza öngörülmesi her şeyden önce Anayasamızın 10. maddesinde ifadesini bulan eşitlik ilkesine aykırı olacaktır. Aynı eşitsizlik ve orantısızlık yukarıda belirtildiği üzere 2911 sayılı Yasanın 6008 sayılı Yasa ile değişik 33. maddesinde de vardır.
Sanıkların somut olayda taş veya sopa bulundurmadıklarının kabulü halinde katıldıkları ve yönettikleri gösterinin kanuna aykırı olduğunun kabul edilmesi durumunda konumlarına nazaran sanıklara 2911 sayılı Yasanın 28. veya 32. maddelerinin de uygulanmasıkuvvetle muhtemeldir.Yukarıda arz edildiği üzere 2911 sayılı Yasanın 32. ve 33. maddelerinde değişiklik yapılırken 28. maddeye dokunulmaması yasanın sistematiğine uygun olmadığı gibi mezkur 28. maddeyi Anayasamızın 2. ve 10. maddelerine aykırı hale getirmiştir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesine itiraz yoluna başvurulmasına karar verilmiştir.
...'
B- E. 2011/40 sayılı davada, başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir :
'...
Mahkememizce yapılan değerlendirmede sanıklar müdafiinin Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmuştur. Şöyle ki: 2911 sayılı Yasanın 6008 sayılı Yasa ile değişik Direnme başlıklı 32. maddesi: 'Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanlar, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar ederlerse, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçu, toplantı ve gösteri yürüyüşünü tertip edenlerin işlemesi halinde, bu fıkra hükmüne göre verilecek ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur. İhtara ve zor kullanmaya rağmen kolluk görevlilerine karşı cebir veya tehdit kullanılarak direnilmesi halinde, ayrıca 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 265 inci maddesinde tanımlanan suçtan dolayı da cezaya hükmolunur. 23 üncü maddede yazılı hallerden biri gerçekleşmeden veya 24 üncü madde hükmü yerine getirilmeden yetki sınırı aşılarak toplantı veya gösteri yürüyüşlerinin dağıtılması halinde, yukarıdaki fıkralarda yazılı fiilleri işleyenlere verilecek cezalar, dörttebire kadar indirilerek uygulanabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.' şeklinde olup 2911 sayılı Yasanın 6008 sayılı Yasa ile değişik Toplantı ve Yürüyüşe Silahlı Katılanlar başlıklı 33. maddesi de:*'Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine 23 üncü maddenin (b) bendinde sayılan silah veya araçları taşıyarak katılanlar, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Silah veya aracın ateşli silah ya da patlayıcı veya yakıcı madde olması durumunda, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Silah veya aracın bulundurulmasının suç oluşturması halinde, ayrıca bu suçtan dolayı da ilgili hakkında kanun hükümlerine göre cezaya hükmolunur. Toplantı ve gösteri yürüyüşünün kanuna aykırı olması halinde ve dağılmamak için direnildiği takdirde, ayrıca 32 nci madde hükümlerine göre cezaya hükmolunur.'*şeklindedir.
Uygulamada 2911 sayılı Yasada düzenlenen suçlar, 2911 sayılı Yasaya muhalefet olarak adlandırılmaktadır. 2911 sayılı Yasanın anılan 32. ve 33. maddeleri 2911 sayılı Yasaya muhalefet suçunun nitelikli halini oluşturmaktadır. Suçun basit halini oluşturan anılan Yasanın Yasaklara aykırı hareket başlıklı 28/1. maddesi ise: '*Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenleyen veya yönetenlerle bunların hareketlerine katılanlar, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.'*şeklindedir.
2911 sayılı Yasanın 28/1. maddesinin gereği olarak kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyen ve bunların hareketlerine katılanlara 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilecektir. Madde metninde suçun oluşumu için ihtara veya zor kullanmaya rağmen dağılmama şartı aranmamıştır.Yani salt kanuna aykırı toplantıvegösteri yürüyüşü düzenlemek ya da düzenleyenlerin hareketlerine katılmak şeklindeki eylem 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Yargıtay uygulamada haklı olarak kanuna aykırı gösteri veya toplantıda ön saflarda yer alarak slogan atılmasını gösteri veyatoplantıyı düzenleyenlerin ya da yönetenlerin hareketlerine katılma olarakdeğerlendirmektedir.
2911 sayılı Yasanın 6008 sayılı Yasa ile değişik 32/1. maddesinde Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanların ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etmeleri halinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacakları, bu suçu, toplantı ve gösteri yürüyüşünü tertip edenlerin işlemesi halinde, bu fıkra hükmüne göre verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu düzenlemeye göre; ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar edenler toplantı veya gösteriyi düzenleyenler olması halinde 9 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası öngörülmüş olmaktadır.
6008 sayılı Yasa ile dokunulmayan 2911 sayılı Yasanın 28/1. maddesi Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerini düzenleyen yöneten veya bunların hareketlerine katılanlarızorkullanma ya da ihtara dahi gerek olmadan kendiliklerinden dağılmaları halinde bile1yıl 6 ay hapis cezasından başlayarak cezalandırmakta iken 6008 sayılı Yasa ile değişik 32. madde; Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerini düzenleyip ihtar veya zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar eden kişileri9ay hapis cezasından başlayarak cezalandırmaktadır. Yani eylemin basit haline bir başka anlatımla daha az vahim olanına verilecek ceza en az 18 ay hapis iken nitelikli hali olan yani daha ağır ve vahim haline öncekinin yarısı kadar ceza öngörülmesi durumu Anayasamızın 2, 10. maddelerine aykırıdır.2911 sayılı Yasanın 6008 sayılı Yasa ile değiştirilmeden önceki halinde 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmekte idi.
Aynı şekilde 2911 sayılı Yasanın 33. maddesine göre 23. maddesinde sayılan silahlar ile katılma eylemi için altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş ve söz konusu toplantı ya da gösterinin kanuna aykırı olması halinde 32. maddeye göre de ceza verileceği hüküm altına alınmıştır. 2911 sayılı Yasanın 32/1. maddesinde de altı aydan üç yıla kadar hapis cezası 2. fıkrasında da görevlilere karşı cebir veya tehdit kullanarak direnme durumunda da TCK'nın 265. maddesinin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu duruma göre anılan 33. madde gereğince kanuna aykırı gösteri veya toplantıyı düzenleyip ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmayan hatta görevlilere taş ve sopalarla saldıran kişilere 33/1 gereği 6 ay, 33/2 deki atıf nedeni ile 32/1 gereği 6 ay ve 32/2 gereği (TCK'nın 265/1 maddesi) 6 ay olmak üzere toplamda en az 18 ay hapis cezası verilebilecektir. Halbuki 2911 sayılı Yasanın 28/1. maddesine göre silahların bulunmadığı Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerini düzenleyen yöneten veya bunların hareketlerine katılanlar ihtar veya zor kullanma dahi olmadan kendiliklerinden dağılmaları halinde dahi 18 ay hapis cezası ile cezalandırılacaklardır. Yani 2911 sayılı Yasanın 32. ve 33. maddelerinde değişiklik yapılırken 28. maddeye dokunulmaması yasanın sistematiğine uygun olmadığı gibi mezkur 28. maddeyi Anayasamızın 2. ve 10. maddelerine aykırı hale getirmiştir.2911 sayılı Yasanın 33. maddesinde 6008 sayılı Yasa ile değişiklik yapılmadan önceki halinde 5 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası öngörülmekte idi.
Anayasamızın 2. maddesi:*'Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.'*şeklindedir. Ceza hukuku alanında, hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilmesi başlıca iki unsurun varlığını zorunlu kılmaktadır. Bunlardan ilki, 'suç ve cezaların kanuniliği' diğeri ise, 'suç ve cezalar arasında ölçülülük' ilkeleridir. Cezaların, suçların ağırlık derecesine göre önleme ve iyileştirme amaçları da göz önünde tutularak, adaletli bir ölçü içerisinde konulması ceza hukukunun temel ilkelerindendir.' 'Suç ile ceza arasındaki oranın adalete uygun bulunup bulunmadığını, o suçun toplum hayatında yarattığı etkiye ve kamu vicdanında aldığı tepkiye göre takdir etme zorunluluğu vardır. 'Bu orantısallık bağının bulunması, hukuk devleti ilkesinin ve adalet anlayışının bir gereğidir. Yasa koyucu cezaların türünü seçerken ve sınırlarını belirlerken mutlak adalet ölçülerini izlemek zorundadır.' Somut olaydayukarıdaanlatıldığı üzere 2911 sayılı Yasanın kanuna aykırı toplantı veya gösteriler ile ilgili olarak eylemin basit haline yani daha az vahim olanına verilecek ceza dahi en az 18 ay hapis iken nitelikli hali olan bir başka deyiş ile daha ağır ve vahim halini düzenleyen 32. madde gereğince 9 ay hapis cezası ve 32. maddeden daha vahim hali düzenleyen 33. madde gereğince de yine en az 18 ay ceza öngörülmesi hali hukuk devleti ilkesine yani Anayasamızın 2. maddesine aykırıdır.
Anayasamızın 10. maddesi:*'Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.'*şeklindedir. Suç ve cezalar arasında ölçülülük bulunması hususu aynı zamanda Anayasamızın 10. maddesi ile de ilintilidir. Yukarıda anlatıldığı üzere 2911 sayılı Yasanın 28/1. maddesinde kanuna aykırı gösteri veya toplantıyı düzenleyen ya da ön saflarda yer alarak bunların hareketlerine katılan ve ihtar veya zor kullanma dahi olmadan kendiliklerinden dağılan kişilere 1 yıl 6 ay hapis cezası verileceğinin öngörülmesine nazaran aynı Yasanın 32/1. maddesinde kanuna aykırı gösteri veya toplantı düzenleyip ihtar veya zor kullanmaya rağmen dağılmayıp direnç gösterenlere 9 ay hapis cezası verileceğinin öngörülmesi,yani daha hafif eyleme daha ağır olan eyleme nazaran1misli fazla ceza öngörülmesi her şeyden önce Anayasamızın 10. maddesinde ifadesini bulan eşitlik ilkesine aykırı olacaktır. Aynı eşitsizlik ve orantısızlık yukarıda belirtildiği üzere 2911 sayılı Yasanın 6008 sayılı Yasa ile değişik 33. maddesinde de vardır.
Sanıkların somut olayda taş veya sopa bulundurmadıklarının kabulü halinde katıldıkları ve yönettikleri gösterinin kanuna aykırı olduğunun kabul edilmesi durumunda konumlarına nazaran sanıklara 2911 sayılı Yasanın 28. veya 32. maddelerinin de uygulanması kuvvetle muhtemeldir. Yukarıda arz edildiği üzere 2911 sayılı Yasanın 32. ve 33. maddelerinde değişiklik yapılırken 28. maddeye dokunulmaması yasanın sistematiğine uygun olmadığı gibi mezkur 28. maddeyi Anayasamızın 2. ve 10. maddelerine aykırı hale getirmiştir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesine itiraz yoluna başvurulmasına karar verilmiştir.
''"
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:27:01