Anayasa Norm Denetimi: 2012-130 Sayılı 27-09-2012 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - Ret
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
27 Eylül 2012
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu | 29/2 | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | 1982/91 | yok |
"...
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
'2709 sayılı Anayasa'nın 2. maddesine göre; Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğu, Anayasanın 36. maddesine göre; herkesin adil yargılanma hakkına sahip olduğunu ve yine Anayasanın 38/5. fıkrasında; hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yola zorlanamayacağını amir bir şekilde düzenlenmiştir. Gerek evrensel hukukun genel ilkeleri ve gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da bir kimsenin kendisini ve yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veyahut bu yolda delil göstermeye zorlanamayacağı hususu kabul edilmiştir.
İlk derece mahkemeleri önlerine gelen uyuşmazlıklarda yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK'un yürürlükte olduğu dönemde; kanun, dava taraflarına davanın dayanağı olan olaylara ilişkin gerçeğe uygun bir biçimde açıklama yapma yükümlülüğü getirmeyerek bir düzenlenmeye gitmemiş bu nedenle kanunun veya hakimin dava taraflarına dava konusu yapılan olaylara ilişkin bir zorlama, iradelerine tesir etme gibi bir durum söz konusu değil iken; 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 29/2. fıkrasında emredici bir şekilde önceki yasadan farklı olarak bu husus açıkça düzenlenmiş, bu nedenle gerek kanun gerekse mahkemeler, tarafların davanın dayanağı olan olaylar hakkında yapılan açıklamaların gerçeğe uygun bir şekilde yapılması hususunda dava taraflarını zorlayacağı hükmü getirilmiştir.Örneğinsoruşturma makamlarına ve ceza mahkemelerine intikal etmeyen ancak dava konusu yapılan olaylara olan güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, kötü muamele, yaralama, resmi belgede sahtecilik ve bunun gibi konusu suç teşkil eden veya suç teşkil etmesi muhtemel olan fiil ve olaylar hakkında yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nın 29/2. fıkrasına göre dava konusu yapılan bu olayları gerçeğe uygun bir şekilde yapmaları hususunda hakim tarafları zorlayacak hatta dava taraflarından biri'aleyhime beyanda bulunmak istemiyorum'şeklinde bir savunma argümanına başvurmuş olsa dahi bu savunma mahkemece kabul edilmeyerek gerçeği söylemesi hususunda taraf yükümlü tutulacak; şayet dava tarafları bu kanuni yükümlülük nedeniyle gerçeği söylemesi durumunda da aleyhine delil olarakta kullanılması söz konusu olacak; ayrıca yargılama makamı olan dava hakiminin de dava konusu yapılan bu olayları soruşturma makamlarına bildirilmemesi durumunda ilgili hakim yönünden de 5237 sayılı TCK'nın 279. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin suçu bildirmeme suçunun oluşmasına vücut verecektir.
Anayasanın bu amir hükümleri ve evrensel hukukun genel ilkeleri gözetildiğinde gerek dava hakimi gerekse kanunun hiçbir hükmü dava konusu yapılan, konusu suç teşkil eden veya teşkil etmesi ihtimali olan olay ve fiiller hakkında kendisini veyahut kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya ve bu yolla delil göstermeye zorlanamayacağı aşikardır.
Somut olayımızda ise, yukarıda belirtilen hususların ışığı altında 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 29/2. maddesinde tarafların davalarının dayanağı olan olaylara ilişkin açıklamaları, gerçeğe uygun bir biçimde yapmakla yükümlü olduğunun emredici bir şekilde düzenlendiği, gerek dava dilekçesi, gerekse davacının beyanından dava konusu olayların 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/1, 3-a fıkrasında düzenlenen çocuğakarşıkastenyaralama, TCK'nun 232. maddesinde düzenlenen kötü muamele ve 233. maddesindedüzenlenen aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlali suçuna girme ihtimalinin bulunduğu, davalı olan annenin dava konusu olan suç teşkil eden ve suç teşkil etme ihtimali olan olaylar hakkında HMK'nun 29/2. maddesi uyarınca gerçeğe uygun bir biçimde açıklamakla yükümlü tutulması karşısında söz konusu düzenlemenin Anayasanın 2, 36, 38/5. maddelerine aykırı olduğu ve dava taraflarının dava konusu olaylara ilişkin kendi aleyhlerine beyanda bulunmaya zorlanamayacağı veyahut yükümlü tutulamayacağı Anayasanın hükümleri karşısında anlaşılmıştır.
Yukarıda arz edilen nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın29/2.f bölümünün 2709 sayılı Anayasanın 2, 36, 38/5. maddelerine aykırı olduğu sonucuna varılarak bu düzenlemenin iptalini Anayasanın 152. maddesi uyarınca arz ve talep ederim.'"
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:27:01