SoorglaÜcretsiz Dene

Anayasa Norm Denetimi: 2011-53 Sayılı 17-03-2011 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - Ret

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Anayasa Mahkemesi Kararı

Karar Tarihi

17 Mart 2011

II. İNCELEME SONUÇLARI

Normun Numarası – AdıMadde Numarasıİnceleme Türü – SonuçSonucun GerekçesiDayanak Anayasa HükümleriErteleme Süresi
5941 Çek KanunuGeçici 2/1Esas - RetAnayasaya esas yönünden uygunluk1982/152yok
Geçici 2/1-bEsas - RetAnayasaya esas yönünden uygunluk1982/10
                                                                                ,

                                        

                                    1982/36 | yok | 

"...

II- İTİRAZLARIN GEREKÇESİ

A- İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin Başvuru Kararının Gerekçe Bölümü Şöyledir:

'5941 sayılı Çek Kanunu 20/12/2009 tarihli 27438 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yasanın geçici 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; şikayetçi ile sanığın anlaşması halinde herhangi bir süre öngörülmeksizin, bu anlaşmanın sonuna kadar davalarındurdurulmasına karar verilmesi, (b) bendinde ise; sanığın tek taraflı olarak 2 yıl süre iletaahhütte bulunarak taahhüdün sonuna kadar davanın durdurulmasına karar verilmesi hükmü getirilmiştir.

Yasalar ile ilgili kurumların normal şekilde çalışıp görevlerini yapmalarının sağlanması yerine, bu kurumların görevlerini yapmamaları yargıya iş yükü olarak fatura edilmektedir.

Ülkemizdeki Karşılıksız Çek davalarının yargıyı kilitleyecek sayıya ulaşması.Bankaların tamamen özensiz ve suç işlemeyi teşvik niteliğindeki ihmallerinin sonucudur.

Bankalara hiçbir şekilde bu konuda denetim getirilmemektedir. Bu yasada dagöstermelik önlemler alındığı gibi; özellikle tamamen suçsuz kişilerin suçlu duruma düşürüldüğü sahte çek hesabı açılmasının önlenmesiyle ilgili hiçbir önlem yine alınmamıştır. Buna ilişkin 11/12/2009 tarihli başvuru iptal başvurusunun eki olarak eklenmiştir.

Tasarıda her bir çek yaprağı için Bankaların sorumlu olduğu miktar 1.000 TL iken 600 TL'ye indirilerek yasalaşmıştır. Bu şekilde Bankaların mevcut uygulamalarına devam etmesine yasal olanak hazırlanmıştır.

Belediyelerin 3194 sayılı İmar Yasasının 42. ve devam maddelerine göre kaçakyapıları yıkmalarının yasanın amir hükmü olduğu halde bunun sağlanması yerine, Belediyelerin açık ihmallerine göz yumularak bu konuda hiçbir yasal düzenleme yapılmadan 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesi getirilmiş, yine Mahkemelere binlerce dava açılması yoluna gidilmiştir.

Bildirilen örnekler ile ilgili kurumların normal işlevlerini yerine getirilmesi sağlanmak yerine, yargı bağımsızlığına müdahale boyutunda yasal düzenlemeler ile yargı işlemez hale getirilmiştir.

Bahse konu yasanın geçici 2/1-a maddesinde tarafların anlaşması halinde hiçbir süre dahi yoktur. Yani taraflar 10 yıllık bir anlaşma yapmaları halinde bu süre dahi beklenecektir. Özellikle bu hususun Mahkemelerin işleyişinin hiçbir şekilde dikkate alınmadığının açık bir göstergesidir.

Yasanın düzenlenmesindeki temel gerekçe Dünyada da etkisini gösteren küreselekonomik kriz nedeniyle cezaevine düşen sanıklardır.

Dünyadaki küresel kriz 2008 yılında ortaya çıkmasına rağmen şu andacezaevinde bulunan sanıkların suç tarihi en yakın olarak 2006 yılıdır. Zira; bir çek dosyasının temyiz süresi dahi 2-3 yılı bulmaktadır.

Sanıkların taahhüdünü yerine getirmemesi halinde yasada hiçbir yaptırım öngörülmemiştir.

İcra Dairelerinde dahi taahhütte bulunmasından sonra taahhüdün yerine getirilmemesi durumunda Taahhüdü İhlal suçu öngörülmüştür.

Taahhüt için hiçbir peşin ödeme ya da teminat koşulu da getirilmemiş,tamamensanıkların keyfi davranışlarına zemin hazırlayacak düzenleme yapılmıştır.

Yasal düzenleme ile çeke olan güven ortadan kaldırılarak ülke ekonomisine de ciddi bir darbe indirilecektir. Zira; düzenleme ile ödenmeyen çeklere odaklanıldığı halde ödenen çek miktarları ödenmeyenlere göre oldukça fazladır. Edinilen bilgiye göre ödenmeyen çek oranı toplam tedavüldeki çeklerin % 5'idir.

Söz konusu yasal düzenlemenin tamamen Mahkemelerin işini geciktirme ve aksatma sonucunu doğuracağı açıktır.

Anayasamızın 14l/son maddesi davaların en az giderle ve mümkün olan süratlesonuçlandırılmasının yargıya görev olarak vermiştir. Bu yasa ile çek davalarının sonuçlanması engellenmiş. Anayasa hükmü açıkça ihlal edilmiştir. 2 yıllık bir süre ile davaların sonuçlanması engelleneceği gibi ayrıca; yeni tebligatlar yapılacak, bunlarla ilgili tüm mahkemeler emek ve mesai sarf edecek, ilave masraflar da çıkacaktır.

Ayrıca; bu şekilde davalar geciktirilerek Hukuk Devletine olan güven duygusuzedeleneceği gibi Mahkemelerin bu dosyalarla uğraşarak asıl çözmesi gereken diğer dosyalara da zaman ayıramayacağından, asıl fonksiyonlarını yerine getiremeyeceği ve bu şekilde Hukuk Devleti ilkesinin de ihlal edildiği açıktır.

Açıklanan nedenlerle; belirtilen yasa maddesinin Anayasamıza aykırı olduğukanaatine varıldığından, Anayasa Mahkemesine iptal davası açılmasına karar vermekgerekmiştir.

SONUÇ VE TALEP:

5941 sayılı Çek Kanununun geçici 2/1-b maddesindeki 'bu kanunun 6. maddesi hükmüne göre ödenmesi gereken miktarı belirli vadelerde ödeyeceğini taahhüt etmesi, vetaahhütnamenin kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ... Mahkemeye verilmesi halinde,anlaşma aranmaksızın, taahhütnamede belirtilen süre sonuna kadar ... kovuşturmanındurmasına ... karar verilir' hükmünün,

Anayasamızın 14l/son maddesindeki 'Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir' hükmüne ve Hukuk Devletine ilişkin 2. maddesine aykırı olduğundan Anayasamızın 152/1 maddesine göreAnayasa Mahkemesine iptal davası açılmasına,

Anayasa Mahkemesi Başkanlığına sunulmak üzere gerekçeli iptal başvurusu ilebirlikte dosyanın onaylı suretinin Anayasa Mahkemesi Genel Sekreterliğine gönderilmesine karar verildi.'

B- Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin Başvuru Kararının Gerekçe Bölümü Şöyledir:

'5941 sayılı Çek Kanunun Geçici Madde 2'de haklarında karşılıksız çek suçundan soruşturma açılan veya kovuşturmaya başlanılan ya da kesinleşmiş bir hüküm ilemahkum olan kişilerin aynı yasanın 6. maddesine göre ödenmesi gereken miktarı belirlivadelerde ödeyeceğini taahhüt etmesi durumunda soruşturma veya kovuşturmanın durmasıhükmün infazının da ertelenmesine veya durdurulmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Butaahhüt konusunda Geçici 2. maddenin 2. fıkrasında düzenlenip mercilerine verilme için son gün olarak 01/04/2010 tarihi belirtilmiş olup, bu tarih taahhüt için hak düşürücü süre olarak yasaya konulmuştur. Ancak aynı Geçici Maddenin 1. fıkrasında karşılıksız çek suçuna yönelik 3167 sayılı Yasanın 16. maddesi uyarınca işlenen bu suçlar için soruşturma veya kovuşturma başlatılması ya da kesinleşmiş bir hüküm ile mahkum olma yönünden 01/11/2009 tarihi koyulmuştur. Madde anlatımından 01/11/2009 tarihinden sonra soruşturma ve kovuşturma başlatılması veya kesinleşmiş bir mahkumiyet olması halinde ilgilisi Geçici 2. madde de belirtilen taahhütte bulunma hakkından faydalanamayacaktır.

Gerek 3167 gerekse 5941 sayılı Yasalarda karşılıksız çek düzenleme suçu şikayete tabi olup 6 aylık şikayet süresi yönünden hak düşürücü süre vardır. 5941 sayılı Yasa20/12/2009 günü Resmi Gazete'de yayınlanmıştır. Taahhütte bulunma yönünde 5941 sayılıYasanın yürürlüğe girmesinden sonra hak düşürücü bir sürenin belirtilmesi dışında Geçici 2.maddenin 1. fıkrasında belirtilen 01/11/2009 tarihi aynı suçu işlemiş kişiler hakkında eşitsizlik, Anayasa'nın bağlayıcılığı ve hak arama hürriyetine aykırı bir düzenlemedir. Bu düzenleme karşısında suç tarihi 01/11/2009 tarihinden önce olan çek suçlarına ilişkin suç mağdurunun 6 aylık şikayet hakkı içerisinde 01/11/2009 tarihinden sonra yaptığı şikayetler ile bu tarihten önce yaptığı şikayetlere yönelik farklı uygulamalara sebebiyet verileceği ve bu tarihin kanun önünde eşitlik kuralına aykırı olacağı anlaşıldığından 5941 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasında ki '...01/11/2009 tarihi itibarıyla...' ibaresinin iptali için Anayasa Mahkemesine müracaat etmek gerekmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

HÜKÜM Yukarıda açıklandığı nedenlerle :

5941 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasındaki '...01/11/2009 tarihiitibarıyla...' ibaresinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 10, 11, 36, 38. maddelerine aykırıolduğu sonucuna Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 152. Maddesi uyarınca ulaşılmakla :

1-) 5941 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasındaki '...01/11/2009tarihi itibarıyla...' ibaresinin iptali istemi ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesine BAŞVURULMASINA,

2-) Anayasa Mahkemesince bu husustaki kararın beklenmesine,

3-) Karardan bir suretinin bilgi edinilmesi açısından Kırıkkale 1. Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesine,

Evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi.'"

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cümlesininmiktarıkendisiitirazlarınmaddeninibaresikadar'bölümününtaahhütnameningünlükovuşturmanıntaahhütnamedehükmünehâlindefıkrasınınkanununetmesiaykırılığıtaahhütbelirtilenfıkrasındatemsilcisimaddesiverilir'anayasa'nındurmasına'tarihibendininistemidirsavıylabirincianlaşmaaranmaksızınbelirlikanunu'nunödeyeceğiniödenmesinumaralıkonusuitibarıyla''vadelerdemaddelerinetarafından'mahkemeyeyasalmaddesiningeçicigereken

Kaynak: karar_anayasa

Taranan Tarih: 28.01.2026 03:27:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim