Anayasa Norm Denetimi: 2011-34 Sayılı 03-02-2011 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - Ret
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
3 Şubat 2011
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 657 Devlet Memurları Kanunu | Ek I Sayılı Cetvel/IV | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | 1982/10 |
,
1982/128 | yok |
| 4359 14.7.1965 Tarihli ve 657 Sayılı, 8.6.1949 Tarihli ve 5434 Sayılı, 5.3.1964 Tarihli ve 439 Sayılı 30.4.1992 Tarihli ve 3797 Sayılı, 11.10.1983 Tarihli ve 2914 Sayılı Kanunların Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması ve 5.1.1961 Tarihli ve 222 Sayılı, | 3 | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | 1982/10 | yok |
"...
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
'Anayasanın 10. maddesinde herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, kadınlar ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğu, Devletin bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlü olduğu, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağı, Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.
Anayasanın 10 uncu maddesinde öngörülen yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamına gelmez. Yasaların uygulanmasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ayrılığı gözetilmesi ve bu nedenlerle eşitsizliğe, yol açılması Anayasa katında geçerli görülemez. Bu mutlak yasak, birbirinin aynı durumda olanlara ayrı kuralların uygulanmasını ve ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasını engellemektedir. Kimi yurttaşların haklı bir nedene dayanılarak değişik kurallara bağlı tutulmaları eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve değişik uygulamaları gerekli kılabilir. Özellikle, aykırılıklara dayandığı için haklı olan nedenler, ayrı düzenlemeyi aykırı değil, geçerli kılar. Aynı durumda olanlar için ayrı düzenleme aykırılık oluşturur. Anayasanın amaçladığı eşitlik, eylemli değil hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasanın öngördüğü eşitlik çiğnenmiş olmaz. Başka bir anlatımla, kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında, yasalara konulan kurallarla değişik uygulamalar yapılamaz. Durumlardaki değişikliğin doğurduğu zorunluluklar, kamu yararı ya da başka haklı nedenlere dayanılarak yasalarla farklı uygulamalar getirilmesi durumunda Anayasanın eşitlik ilkesinin çiğnendiği sonucu çıkarılamaz. Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarına göre, eşitliği bozduğu iddia edilen kural haklı bir nedene dayanmakta veya kamu yararı amacıyla yürürlüğe konulmuş ise bu kuralın eşitlik ilkesini zedelediğinden söz edilemez
İtiraz konusu Yasa hükmünün uygulandığı ilköğretim müffetişleri ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişlikleri Başkanlıkları Yönetmeliği'nde müfettişlik mesleğinin diğer kurum ve kuruluş müfettişlikleri gibi kariyer bir meslek olarak düzenlendiği görülmektedir. Şöyle ki; ilköğretim müfettişleri anılan Yönetmelik uyarınca en az dört yıl süreli yüksek öğrenim görenler arasından sayılan diğer şartları taşımak koşuluyla yazılı ve sözlü sınav sonucu mesleğe müfettiş yardımcısı olarak girmekte ve 3 yıl süreli yetişme dönemi sonucu girilen yeterlik sınavında gereken başarının sağlanması üzerine müfettişliğe atanmaya hak kazanmakta, Yönetmelikte belirlenen görev alanları ile ilgili olarak teftiş, değerlendirme, inceleme ve soruşturma yetkileri bulunmaktadır. Ancak davacı ile aynı ünvana, görev, yetki ve sorumluluklara sahip olan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun I sayılı cetvelinin 'Genel İdare Hizmetleri Sınıfı' bölümünün (g) bendinde belirtilen kurum ve kuruluşların müfettişleri için kadro derecesi itibariyle ilköğretim müfettişlerinden daha yüksek ek gösterge rakamı uygulanmaktadır. Bu durumun yukarıda belirtilen aynı durum ve konumda bulunanlara farklı kuralların uygulanması sonucunu doğuracağından anılan eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.
Dolayısıyla görev alanları, bağlı oldukları ve görevlendirme emrini veren makamlar farklı farklı da olsa Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Bağımsız Genel Müdürlük ve Büyük Şehir Belediyesiyle Büyük Şehir Belediye sınırları içindeki ilçe Belediyeleri Müfettişleri için aylıkların hesabında uygulanan ek gösterge rakamlarının ilköğretim müfettişlerine uygulanan rakamdan yüksek olmasının ve ilköğretim müfettişlerine 'Genel İdare Hizmetleri' sınıfında değil de 'Eğitim ve Öğretim Hizmetleri' sınıfında yer verilmesinin haklı, kamu yararına ve eşitlik ilkesine uygun bir gerekçesi olmadığından itiraz konusu Yasa hükmünün Anayasanın 10. maddesine aykırılık oluşturduğu düşünülmektedir.
IV- İSTEM ve SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, 4359 sayılı Yasanın 3. maddesinin ilköğretim müfettişlerine uygulanacak ek gösterge rakamına ilişkin yukarıda belirtilen hükmünün Anayasa'mızın 10. maddesine aykırı olduğu ve Anayasa Mahkemesi'nce iptali gerekeceği düşüncesi ile 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 29. maddesi uyarınca itiraz yoluyla incelenmek üzere Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına, yine başvurumuzun Anayasa Mahkemesi'nce kabul edilmesinden başlayarak anılan 29. madde uyarınca beş ay süre ile Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki kararının beklenmesine, kararımıza dava dosyamızın onaylı bir örneğinin eklenmesine, kararımızın bir örneğinin taraflara tebliğine, 15.06.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.'"
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:27:01