SoorglaÜcretsiz Dene

Anayasa Norm Denetimi: 2009-124 Sayılı 01-10-2009 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - Ret

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Anayasa Mahkemesi Kararı

Karar Tarihi

1 Ekim 2009

II. İNCELEME SONUÇLARI

Normun Numarası – AdıMadde Numarasıİnceleme Türü – SonuçSonucun GerekçesiDayanak Anayasa HükümleriErteleme Süresi
5395 Çocuk Koruma Kanunu23/2-dEsas - RetAnayasaya esas yönünden uygunluk1982/152yok
23/4Esas - RetAnayasaya esas yönünden uygunluk1982/9
                                                                                ,

                                        

                                    1982/138


                                                                                ,

                                        

                                    1982/139


                                                                                ,

                                        

                                    1982/145 | yok |

| 5237 Türk Ceza Kanunu | 73/8 | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | 1982/2

                                                                                ,

                                        

                                    1982/38


                                                                                ,

                                        

                                    1982/61


                                                                                ,

                                        

                                    1982/141 | yok |

| 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu | 253/2 | Esas - Karar Verilmesine/İncelenmesine Yer Olmadığı | Normda değişiklik yapılması | 1982/2

                                                                                ,

                                        

                                    1982/38


                                                                                ,

                                        

                                    1982/61


                                                                                ,

                                        

                                    1982/141 | yok |

| | 253/3 | Esas - Karar Verilmesine/İncelenmesine Yer Olmadığı | Normda değişiklik yapılması | 1982/2

                                                                                ,

                                        

                                    1982/38 | yok |

| | 255/1 | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | yok | yok | | 5560 Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun | 24 | Esas - Karar Verilmesine/İncelenmesine Yer Olmadığı | Normda değişiklik yapılması | yok | yok | | | 24 | Esas - Karar Verilmesine/İncelenmesine Yer Olmadığı | Normda değişiklik yapılması | 1982/2

                                                                                ,

                                        

                                    1982/10 | yok | 

"...

II- İTİRAZIN GEREKÇESİ

Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:

'Anayasa Aykırı Olduğu Düşülen Metinler ve Gerekçeleri:

A) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 23. Maddesi

2. Fıkra (d) bendinde 'Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi. Suçun işlenmesiyle kamunun uğradığı zarar miktarının belirlenememesi hâlinde, mahkemece takdir edilecek bir miktarda paranın bir defada Maliye veznesine yatırılması. Ancak bu koşul, çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması hâlinde aranmayabilir.'

4. Fıkrasında 'İkinci fıkranın (d) bendinde belirtilen koşulun yerine getirilememesi hâlinde; denetimli serbestlik süresince sanığa aşağıdaki yükümlülüklerden biri yüklenerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir:

a) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı, zararın, aylık taksitler hâlinde ödenerek tamamen giderilmesi.

b) Suçun işlenmesiyle kamunun uğradığı zarar miktarının belirlenememesi hâlinde, mahkemece takdir edilecek miktarda paranın aylık taksitler hâlinde Maliye veznesine yatırılması.' hükümleri getirilmiştir.

Söz konusu metinlerin Anayasaya aykırı olduğu düşünülmüştür. Şöyle ki;

1) Her suçta zarar doğma hali olmadığından, yine de zarar doğmuş gibi hareket edip tazmini yoluna gitmenin hukuka uygun düşmeyeceği; 18 yaşından küçüklerin velayet vesayet altında oldukları düşünüldüğünde, zararın giderilmesi halinin suça sürüklenen çocuğa değil, onun bakımını üstlenen veli veya vasinin insiyatifine bırakılmasına neden olacağından belirtilen maddelerin Anayasanın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine, 36/1 maddesindeki adil yargılama ilkesine, 38/6 maddesindeki ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine, 61/4 maddesindeki korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması ilkesine aykırı olduğu,

2) Suça konu zararın giderilmesi için hukuk mahkemelerine dava açılması ve cebri icra yoluna gidilmesi halinde gerekli harç ve benzerlerinin alınması icap ettiği halde, ceza mahkemesi aracılığıyla tazmin halinde harç ve benzerleri alınmayıp devletin vergi zıyaı olacağından, belirtilen maddelerin Anayasanın 10. maddesindeki, kanun önünde eşitlik ilkesine, 73. maddesindeki herkesin gücü ölçüsünde vergi vermesi ilkesine aykırı olduğu,

3) Ceza hukukuna ilişkin asıl mesele çözüldüğü halde sırf zarara ve tazminat miktarına ilişkin olarak gerekli tespit yapılması için yargılamaya devam edilip, özel hukuk alanına giren bir mesele nedeniyle ceza yargılamasının uzamasına sebebiyet verilebileceği, aylık taksitlendirme halinde herhangi bir kriter öngörülmediğinden, mahkemece örneğin 1000 eşit taksitte alınması gibi hüküm kurulabileceği, bu halde davanın gereksiz yere sürüncemede kalması sonucu ortaya çıkabileceğinden, belirtilen maddelerin Anayasanın 141/son maddesindeki yargılamanın en az giderle hızlı bir şekilde sonuçlandırılması ilkesine aykırı olduğu,

B) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 73/8 maddesinde;

'(8) Suçtan zarar göreni gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bulunan suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur ile fail özgür iradeleri ile uzlaştıklarında ve bu husus Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya davanın düşürülmesine karar verilir'. hükmü getirilmiştir.

Söz konusu metinlerin Anayasaya aykırı olduğu düşünülmüştür. Şöyle ki;

1) Uzlaşmanın failin suçu kabullenmesi şartına bağlı olmasının sanığın savunma hakkını kullanmasına engel olabileceği, sanığın suçlamayı kabul etmeyip ancak suçtan doğacak zararı gidermeyi kabul edeceği haller olabileceği; başlangıçta suçu kabul edip uzlaşma yoluna giden ve daha sonra uzlaşamayan sanığın bu psikolojik baskı altında savunmada bulunması halinde savunmanın gerçeği yansıtmayabileceği; sanığın 18 yaşından küçük olduğu da düşünüldüğünde psikolojik etkilenmesinin daha fazla olabileceğinden, belirtilen maddelerin Anayasanın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine, 10. maddesindeki kanun önünde eşitlik ilkesine, 36/1 maddesindeki adil yargılama ilkesine, 38/5 maddesindeki hiç kimsenin kendisini suçlayan beyanda bulunmaya zorlanamaz ilkesine aykırı olduğu,

2) Suça konu zararın giderilmesi için hukuk mahkemelerine dava açılması ve cebri icra yoluna gidilmesi halinde gerekli harç ve benzerlerinin alınması icap ettiği halde, ceza mahkemesi aracılığıyla tazmin halinde harç ve benzerleri alınmayıp devletin vergi zıyaı olacağından, belirtilen maddelerin Anayasanın 10. maddesindeki kanun önünde eşitlik ilkesine, 73. maddesindeki herkesin gücü ölçüsünde vergi vermesi ilkesine aykırı olduğu,

C) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253. maddesi 2 ve 3. fıkralarında:

(2) Fail, suçu ve fiilinden doğmuş olan maddî ve manevî zararın tümünü veya bunun büyük bir kısmını ödemeyi veya zararları gidermeyi kabullendiğinde durum, mağdura veya varsa vekiline veya kanunî temsilcisine bildirilir.

(3) Mağdur, verilmiş olan zararın tümüyle veya büyük bir kısmı itibarıyla giderildiğinde özgür iradesi ile uzlaşacağını bildirirse, soruşturma sürdürülmez. hükümleri getirilmiştir.

Söz konusu metinlerin Anayasaya aykırı olduğu düşünülmüştür. Şöyle ki;

1) Uzlaşmanın failin suçu kabullenmesi şartına bağlı olmasının sanığın savunma hakkını kullanmasına engel olabileceği, sanığın suçlamayı kabul etmeyip ancak suçtan doğacak zararı gidermeyi kabul edeceği haller olabileceği; başlangıçta suçu kabul edip uzlaşma yoluna giden ve daha sonra uzlaşamayan sanığın bu psikolojik baskı altında savunmada bulunması halinde savunmanın gerçeği yansıtmayabileceği; sanığın 18 yaşından küçük olduğu da düşünüldüğünde psikolojik etkilenmesinin daha fazla olabileceğinden, belirtilen maddelerin Anayasanın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine, 10. maddesindeki kanun önünde eşitlik ilkesine, 36/1 maddesindeki adil yargılama ilkesine, 38/5 maddesindeki hiç kimsenin kendisini suçlayan beyanda bulunmaya zorlanamaz ilkesine aykırı olduğu,

2) Suça konu zararın giderilmesi için hukuk mahkemelerine dava açılması ve cebri icra yoluna gidilmesi halinde gerekli harç ve benzerlerinin alınması icap ettiği halde, ceza mahkemesi aracılığıyla tazmin halinde harç ve benzerleri alınmayıp devletin/vergi zıyaı olacağından, belirtilen maddelerin Anayasanın 10. maddesindeki kanun önünde eşitlik ilkesine, 73. maddesindeki herkesin gücü ölçüsünde vergi vermesi ilkesine aykırı olduğu,

D) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 255. Maddesi 1. fıkrasında,

'(1) Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda, ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır.' hükmü getirilmiştir.

Söz konusu metinlerin Anayasaya aykırı olduğu düşünülmüştür. Şöyle ki;

1) Maddede sanıklardan birisinin tüm zararı ödemesi halinde bu sanığın uzlaşmadan yararlanacağı diğer sanığın yararlanamayacağı belirtildiği, sanıklardan birisinin uzlaşmasından sonra diğer sanığında uzlaşmayı kabul ettiğinde bu sanık tarafından giderilecek zarar kalmayacağı için, sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanmasında sorun çıkabileceği, bu sanık tarafından da zarar giderildiğinde müştekinin aynı konuda birden fazla tazminat alıp haksız ve sebepsiz yere zenginleşmesi olabileceğinden, belirtilen maddelerin Anayasanın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine, 10. maddesindeki kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğu düşünülmüştür.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, belirtilen maddelerin Anayasaya aykırılıkları yönünden Anayasanın 152. maddesi uyarınca gerekli incelemenin Anayasa Mahkemesince yapılması saygıyla arz olunur.'"

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

fıkralarınınbmuhakemesimaddesininagünlükorumaitirazınkanunu'nunafıkrasınınaykırılığıfıkrasınınanayasa'nınistemidirsavıylabendininbçocukkanunu'nunmaddelerinenumaralıkonusumaddesinin

Kaynak: karar_anayasa

Taranan Tarih: 28.01.2026 03:27:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim