Anayasa Norm Denetimi: 2008-56 Sayılı 07-02-2008 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - Ret
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
7 Şubat 2008
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 4081 Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun | 10 | İlk - Ret | Uygulanacak norm | 1982/152 | yok |
| 25/1 | İlk - Ret | Uygulanacak norm | 1982/152 | yok | |
| 26/son | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | 1982/152 | yok |
"...
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
"4081 sayılı Yasa'nın 10. maddesinde istisnalar dışında koruma ve ihtiyar meclislerinin bu Yasa hükümlerine göre verecekleri kararlar aleyhine ilgilisi tarafından kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde murakabe heyetine başvurularak itirazın yapılabileceği açıklanmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin 15.11.1963 tarihli ve 1963/97 esas ve 272 karar sayılı kararı ile murakabe heyetlerince itiraz üzerine verilen kararlar aleyhine yargı yolunun kapalı tutulması şeklindeki metin iptal edilmiştir.
Koruma ve ihtiyar meclisleri tarafından bu Yasa gereği verilen kararlara itiraz edilmesi halinde iptal edilen metin gereği yargı yolu açıktır. Görevli yetkili mahkeme, süresi v.b. konularda açıklık yoktur.
Yukarıda anılı merciler tarafından verilen kararlara 10 günlük sürede itiraz edilmez ise karar kesinleşecek olup KORUMA VE İHTİYAR MECLİSLERİNİN kararlarına karşı, itiraz yerinin MURAKABE YERİ OLMASI İTİRAZ SÜRESİNİN SUSKUN GEÇİRİLMESİ İLE, KESİNLEŞMEYİ SAĞLAYARAK, YARGI DENETİMİNE İLK İTİRAZ YERİ OLARAK OLANAK VERİLMEMESİ ANAYASA'NIN 125. MADDESİNDEKİ "İDARENİN HER TÜRLÜ EYLEM VE İŞLEMLERİNE KARŞI YARGI YOLU AÇIKTIR.." ilkesine aykırıdır.
Esasen maddenin tamamının dava konusu edilip edilmediği, yukarıda anılı 1963/272 karar sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı oluşturulurken de tartışılmış ancak sonuçta aykırılık iddiasının yalnızca murakabe heyetlerince verilen kararlara karşı yargı yolunun kapatılması noktasında olduğu kanısına varılmış idi.
4081 sayılı Yasa'nın 25/1. maddesinde zararın oluştuğunun iddia edilmesi halinde inceleme yöntemini belirlemektedir.
Bir zarar ileri sürüldü ise,
Korunma veya ihtiyar meclisi bir bilirkişi seçecek,
Olayı haber veren bekçi ile birlikte bilirkişi olay yerine gidecek,
Zararın miktarını ve hangi şartlar altında oluştuğunu tahmin ve tespit edecek, bir tutanak tanzim edecek,
Önemli işlerde ise bu heyete koruma veya ihtiyar meclisi üyelerinden birisi veya birkaçı da katılabilecek,
HUYY; 275. madde de "Mahkeme çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." şeklinde düzenleme mevcuttur. Aynı Yasa'nın 368. maddesi ise kanıtların tespitinden bunun mahkemece yerine getirilmesinden söz etmektedir.
4081 sayılı Yasa'nın 25. maddesinde tanımlanan işlemde kanıt tespitidir. İleriki aşamalarda (Dava aşamasında) sağlıklı değerlendirme yapılabilmesi bakımından delillerin tespitinin de noksansız, işten anlayan bilirkişilerce yerine getirilmesi ve teknolojik imkanlarında bu saptama da kullanılması zorunludur ve esasen çağdaş yargılamanın bir gereği olarak yanların huzurunda tespitlerin yapılması asıldır.
Anayasa'nın 36. maddesinde "Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." temel ilkesine yer verilmiştir. (Aynı paralelde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi madde 6)
Korunma ve ihtiyar meclisinin seçeceği bilirkişi tarafından (ya da bilirkişiler) verilen raporlar baz alınarak ileriki aşamalarda (bilirkişilerin idari mercilerce atanması dikkate alınıp) kanıtlar toplandıktan sonra kaybolacak olup dava edilen miktarların milyarlarla ifade edildiği konularda (miktar küçük bile olsa) adil yargılanma hakkından yoksun kalındığı da bir gerçektir. Bu yukarıya alınan 25. madde de Anayasa'nın 36. maddesine açıkça aykırıdır.
4081 sayılı Yasa'nın 26. maddesi
1. madde de yazılı bulunan çiftçi mallarına verilen ve miktarı 50 lirayı geçmeyen zararların tazminine yönelik işleri koruma ve ihtiyar meclisleri köy yasasındaki usul dairesinde çözüme bağlar.
Ödence isteminin reddine ya da 20 liraya kadar olan kararlara karşı 5 gün içinde sulh hakimine itiraz edebilir. (Sulh hakiminden kasıt sulh hukuk hakimi) Mahkemece 7 gün içinde evrak üzerinde inceleme yapılıp karar değiştirilir ya da aynen onaylanır.
20 liradan yukarı olan ödence kararlarına karşın ilgilisi 5 gün içinde sulh yargıcına itiraz eder, inceleme umumi hükümler gereği yerine getirilir.
Koruma ve ihtiyar meclislerinin itiraz olunmayan kararları ile sulh hakimlerinin itiraz üzerine verecekleri kararlar kesindir.
Dikkat edileceği gibi miktara göre sulh yargıcı bir kısım ödence kararlarını duruşmasız, bir kısmını da umumi hükümler dairesinde duruşma yaparak inceleyebilecektir. HUYY'nın 440. maddesi hangi türden kararların, Yargıtay incelemesine açık olduğunu bildirmiştir. 4081 sayılı Yasa'nın 26. maddesi sulh yargıcının verdiği kararları miktarı ne olursa olsun Yargıtay denetimine kapatmıştır. Bu durum HUYY 440. maddesi ile de çelişmektedir.
4081 sayılı Yasa'nın 25. maddesi uyarınca kanıtların toplanış yöntemi bunun adil yargılanma kuralına aykırı oluşu, uygulamada milyarlarla ifade edilen zarar giderimi kararlarının Yargıtay denetiminden geçirilmemesi, bu yolun kapalı tutulması hak arama özgürlüğü ile de bağdaşmamaktadır.
Bu itibarla 4081 sayılı Yasa'nın 10., 25/1. ve 26/son maddelerinin Anayasa'nın 125. ve 36. maddelerine aykırılığı sebebi ile iptali gerektiği kanısına varılarak davacı yanın anılı maddelerin Anayasa'ya aykırı olduğu tezi ciddi görülüp konunun incelenmesi yönünden arz olunur.""
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:27:01