Anayasa Norm Denetimi: 2008-166 Sayılı 20-11-2008 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - Ret
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
20 Kasım 2008
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 5235 Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun | 12 | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | yok | yok |
| 5348 Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun | 13 | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | 1982/10 |
,
1982/37 | yok |
"...
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
"II- Anayasa'ya Aykırılık Gerekçesi:
Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında vurguladığı gibi eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.
Elbette ki yine Anayasa Mahkemesinin kararlarında sıkça vurgulandığı üzere "...yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez, durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir..." ise de bir hukuk devleti olmanın gereği bu farklılıkların nesnel ölçütler içerisinde yaratılmasıdır.
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5235 sayılı Kanunda adli yargı ilk derece ceza mahkemelerinin görevleri yeniden belirlenmiştir. Ağır ceza mahkemesinin görevi genel olarak "10 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren fiiller" şeklinde belirlendikten sonra bir kısım suçlar ise tek tek sayılmak yoluyla ağır ceza mahkemelerinin yargılama görevi içerisine alınmışlardır.
Mahkemelerin görev alanları belirlenirken pek çok nesnel ölçüt benimsenebilir; ceza miktarı, suç tipi, sanığın sıfatı bunlardan yalnızca bir kaçıdır. 5235 sayılı Kanunda da benimsenen sistem ceza miktarına göre mahkemelerin görev alanlarının belirlenmesidir. Yasada 5348 sayılı Kanunun 3'üncü maddesi ile yapılan bir değişiklikle bu genel sisteme aykırılık getirilmiş, bir kısım suç tipleri ağır ceza mahkemelerinin yargılama görevi içerisine alınmışlardır.
897 sıra sayılı yasa teklifi TBMM'ne sunulduğunda madde gerekçesinde şu açıklamaya yer verilmiştir; "5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12'nci maddesinde yapılan değişiklikle, resmî belgede sahtecilik (m.204), nitelikli dolandırıcılık (m.158), hileli iflâs (m.161) suçları ağır ceza mahkemelerinin görev alanından çıkarılarak, mahkemeler arasındaki iş dağılımının yargı hizmetlerinin daha rasyonel bir biçimde yürütülmesini sağlamaya elverişli hale getirilmesi amaçlanmaktadır."
Ancak teklifin TBMM'nde 11.05.2005 tarihinde görüşülmesi sırasında verilen bir önerge ile, teklifteki "resmî belgede sahtecilik (m.204)" ibaresi, "resmî belgede sahtecilik (m204/2)" olarak değiştirilmiştir. Böylece hem yasanın gerekçesi ile çelişkiye düşülmüş ve hem de hiçbir nesnel dayanağı bulunmayan ayrımla Anayasa'nın yukarıda değinilen "...kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamayı, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemeyi..." amaçlayan kuralı çiğnenmiştir.
Maddede yapılan değişiklik aynı zamanda "Tabii Yargıç İlkesine"de aykırılık oluşturmaktadır. Kaynağını Anayasa'dan alan ve ceza yargılaması hukukunun da temel ilkelerinden olan bu kuralla, "yargı organının kişiye göre belirlenmesi ve bu yolla yargının yürütmenin etkisi altına alınması önlenmek istenilmiştir." İlkenin özüne uygun yorumu yalnızca "yargı organının yargılanacak olaydan önce kurularak yetkilendirilmesi" ile sağlanamaz. Mahkemelerin ve yargıçların yetki ve görevlerinin ve bu alandaki bölüşüm kurallarının iyi belirlenmesi, bu konuda kuşku yaratacak kurallardan kaçınılması gerekir."
Bu nedenlerle, eylemi aynı suç tipine uyan kişilerden kamu görevlisinin Ağır Ceza Mahkemesinde, sivil kişinin ise Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmasını sağlamaya yönelik 5235 sayılı Kanunun 12/1'inci maddesindeki "...resmi belgede sahtecilik (204/2)..." cümlesinde yer alan "/2" ibaresi Anayasa'nın 10'uncu maddesinin 1,3,4'üncü fıkralarına ve 37'inci maddesinin 1'inci fıkrasına aykırı olup iptali gerekmektedir.""
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:27:01