Anayasa Norm Denetimi: 2006-114 Sayılı 21-12-2006 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - Ret
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
21 Aralık 2006
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 506 Sosyal Sigortalar Kanunu | 134 | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | yok | yok |
| 1479 Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu | 70/1 | Esas - Ret | Anayasaya esas yönünden uygunluk | yok | yok |
"...
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
“506 sayılı SSK Yasasının 134. maddesinde ve 1479 sayılı Bağ-Kur Yasasının 70. maddesinde birbirine benzer şekilde “Bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar yetkili İş Mahkemelerince veya bu davalara bakmakla görevli Mahkemelerde görülür” hükmü yeralmaktadır.
Ancak bu iki yasadaki görevi belirleyen 134. ve 70. maddeler Anayasanın Başlangıç hükümleri ile 2., l25. ve 155. maddelerine aykırıdır.
Şöyleki;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin Demokratik bir Hukuk Devleti olduğu vurgulanmıştır.
Bundan Devlet içinde tüm kamusal yaşam ve yönetimin yargı denetimine tabi olduğu da amaçlanmıştır.
Yargı denetimi Hukuk Devletinin olmazsa olmaz koşuludur.
Anayasanın 2. maddesinde belirtilen Hukuk Devleti ilkesinin hayata geçirilebilmesi amacıyla Anayasanın 125. maddesi ile “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır “hükmü getirilmiş olup, bu hükümle idarenin etkili bir yargısal denetim altına alınması amaçlanmıştır. Bu kural Yönetimin kamu hukuku ya da özel hukuk alanına giren tüm eylem ve işlemlerini kapsamaktadır.
Tarihsel gelişime paralel olarak Anayasada Adli ve İdari yargı ayırımına gidilmiş, kimi maddelerinde bu ayırıma ilişkin kurallar yer almış, 140. maddede “Hakimler ve Savcılar adli ve idari yargı hakim ve savcıları olarak görev yaparlar” hükmü getirilmiş, Yüksek Mahkemeler ayrı ayrı sayılmış, Adli Yargı kararlarının denetimi Yargıtay idare Mahkemelerinin kararlarının denetimi ise Danıştay'a bırakılmıştır.
Anayasa'nın “yürütme” bölümünde yer alan 125. maddesiyle idarenin her türlü eylem ve işlemleri yargı denetimine tutulduktan sonra, maddenin diğer fıkralarda İdari Yargı sisteminde geçerli olan ilkeleri belirtmektedir.
Anayasanın 125. maddesinin 4. fıkrasında “Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.
Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya taktir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez” hükmü yeralmaktadır.
Anayasa'nın belirlemiş olduğu bu kurallar idari Yargılama Usulü Kanunundaki yer alan idari yargılama usul ve esaslarının ana kurallarıdır.
Anayasanın değişik maddelerinde kurumsallaşan ve 125. maddesinde belirtilen İdari-Adli Yargı ayırımına ilişkin düzenlemeler nedeniyle idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesi konusunda yasa koyucunun geniş taktir hakkının bulunduğu düşünülemez.
Bu hükümler ve açıklamalar karşısında 506 ve 1479 sayılı Yasalardan kaynaklanan idari işlem gerektiren ihtilaflara ilişkin olarak yapılacak yargılamaların İdari Yargıda görülmesi Anayasal zorunluluktur.
Anayasanın 8. ve 9. maddelerinde ve başlangıç, hükümlerinde kuvvetler ayrılığı ilkesi getirilmiş olup idari bir merciin, somut olayda SSK ve Bağ-Kur'un yaptığı yada yapmadığı işlemlere karşı Adli Yargı sistemi içerisinde yeralan İş Mahkemelerince yargılama yapılması ve karar verilmesi Anayasa' ya aykırıdır.
Yüksek Mahkeme'nin 506 sayılı Yasanın 140. maddesindeki “idari cezalara karşı itirazların Sulh Ceza Mahkemelerine yapılmasına” yönelik görev düzenlemesinin Anayasa'nın 2., 125. ve 155. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptaline ilişkin 8.10.2002 tarih ve 2001/225 E.2002/88 K. sayılı kararı da Anayasa'ya aykırılık itirazımızın temel dayanaklarındandır.
Yüksek Mahkeme'nin bu iptal kararı üzerine Yüce Meclis tarafından 1475 sayılı İş Yasasının 108. maddesinde, 1479 sayılı Yasanın 80. maddesinde ve 506 sayılı Yasanın 140. maddesinde 4857, 4956 ve 4958 sayılı Yasalarla yapılan değişiklikler de “idari işleme karşı idare mahkemelerinde dava açılması gerektiğine ilişkin anayasal zorunluluğun yansımasıdır.
Yukarıda açıklanan nedenler karşısında 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 134. ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun 70. maddesinin birinci fıkrasının Anayasanın Başlangıç hükümleri ile 2., 125. ve 155. maddelerine aykırılığı nedeniyle ile iptaline karar verilmesi Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca itiraz yoluyla arz ve talep olunur. 21.08.2003”"
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:27:01