Anayasa Norm Denetimi: 2004-37 Sayılı 23-03-2004 Tarihli Karar: İtiraz-Esas - İptal
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Anayasa Mahkemesi Kararı
23 Mart 2004
II. İNCELEME SONUÇLARI
| Normun Numarası – Adı | Madde Numarası | İnceleme Türü – Sonuç | Sonucun Gerekçesi | Dayanak Anayasa Hükümleri | Erteleme Süresi |
|---|---|---|---|---|---|
| 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun | 41/son | Esas - İptal | Anayasaya esas yönünden aykırılık | 1982/152 | yok |
| 3418 Eğitim, Gençlik, Spor ve Sağlık Hizmetleri Vergisinin ihdası ile 3074 sayılı Akaryakıt Tüketim Vergisi Kanunu, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, 1318 sayılı Finansman Kanunu, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 61 | 35 | Esas - İptal | Anayasaya esas yönünden aykırılık | 1982/2 | yok |
"...
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
"6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 41. maddesinde; Maliye Bakanlığı'nca belirlenen amme alacaklarının, yine Maliye Bakanlığı'nca tesbit edilen bankalar veya postahaneler aracı kılınmak suretiyle ödenebileceği, bankalarca tahsil edilen ammealacaklarının, tahsil edildikten sonra azami (7) gün içinde, postahaneleraracılığıyla tahsil edilenlerin ise, azami (10) gün içindeT.C. Merkez Bankası'na aktarılması gerektiği, tahsil edilen ammealacaklarının, yasada belirtilen azami sürelerde T.C. Merkez Bankası'naintikal ettirilmemesi halinde, amme alacağının, gecikme faiziylebirlikte tahsilatı yapan kuruluştan tahsil edileceği hükme bağlanmış, maddenin 2795 sayılı Yasa'yla eklenen,bilahare 3418 sayılı Yasa'yla değiştirilen son fıkrasında ise; "Tahsilatı yapan ilgili kuruluşların, bu görevleri süresinde yerine getirmeyen sorumlularından, ödemeyekonu amme alacağının %10'u nispetinde ayrıca ceza tahsil olunur." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda alınan 41. maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, anılan maddeyle, mükelleflerin vergilerini kolaylıkla ödeyebilmeleriiçin, postahaneler ve bankalar aracı kılınmak suretiyle ödeme imkanı getirilmiş, maddeye 2795 sayılı Yasa'yla eklenen beş fıkrada ise, bankalar ve postahaneler vasıtasıyla tahsil edilen amme alacaklarınınYasa'da belirtilen süreler içinde Merkez Bankası'na intikal ettirilmemesi halinde uygulanacak müeyyideler öngörülmüştür.
Getirilen müeyyideleri iki kısımda ele almak mümkündür.
1- Süresinde intikal ettirilmeyen amme alacağının, gecikme faiziylebirlikte, ilgili aracı kuruluştan tahsili
2- Süresinde intikal ettirilmeyen amme alacağının % 10'u oranında veidari para cezası niteliğindeki miktarın, aracı kuruluşun müdürlerindentahsili
Amme alacağının geç intikali nedeniyle, ilgili kuruluştan tahsil edilecek olan gecikme faizi, devletin, amme alacağını belli bir sürekullanmaması karşılığında alınan ceza niteliğinde olup devletinzararının önlenmesi amacını taşıdığı kuşkusuzdur. Sözkonusu gecikme zammının tahsili ile de, devletin uğradığı zararın giderilmiş olacağı açıktır.
Maddenin son fıkrasında yer alan "sorumlu müdür"den tahsili öngörülen % 10 oranındaki para cezasının ise, kamu görevlilerinin görev, yetki ve sorumlulukları ile personel hukuku yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anayasa'nın 128. maddesinde; Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekleyükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği belirtildikten sonra, kamu görevlilerinin görev ve sorumluluklarına ilişkin 129. maddede, memurlar ve kamu görevlilerine savunma alınmadandisiplin cezası verilemeyeceği, yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kamu görevlisine rücu edilmekkaydiyle ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancakidare aleyhine açılabileceği öngörülmüştür.
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, kusurlu davranışlarınedeniyle disiplin yönünden cezalandırılması personel hukukunun genelprensiplerindendir. Genel personel kanunu niteliğindeki 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda da, fiilin ağırlık derecesine göreverilecek disiplin cezaları belirlenmiş, soruşturma usulü, süresi, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar ayrıntılı şekildedüzenlenmiştir.
Anayasa'nın 129. maddesinde, disiplin cezalarından ayrı olarak, kamu görevlilerinin kusurlarından kaynaklanan tazminat davalarının, ancak, idare aleyhine açılabileceği, bilahare, ilgili kamu görevlisinerücu edilebileceği öngörülmektedir.
6183 sayılı Yasa'nın 41. maddesinde yer alan "sorumlu müdür"dentahsili öngörülen para cezasına bu açıdan bakılınca; anılan para cezasının, disiplin cezası niteliğindeolmadığı tartışmasızdır.
Sorumlu müdürden tahsili öngörülen para cezasının, memurun kusurludavranışı sonucu oluşan bir zarara karşılık olup olmadığı hususunagelince;
Tahsil edilen amme alacağının, T.C. Merkez Bankası'na geç intikalettirilmesinden, tahsilatı yapan kuruluşun "müdür"ünün sorumlu olduğu, 41. maddenin sondan bir önceki fıkrasında ayrıca hükmebağlanmıştır. Anılan maddeye göre, amme alacağının geç intikalettirilmesinden sorumlu tutulan müdürün, geç intikal nedeniyle ilgili kuruluştan tahsil edilen gecikme zammının "rücu" yoluyla muhatabı olacağında kuşku yoktur.
Şu halde, ortaya çıkan zarar, yalnızca geç intikalden doğangecikme zammı olduğuna göre, gerek 41. maddenin sondan bir önceki fıkrası, gerekse, paralel hüküm getiren Anayasa'nın 129. maddesi uyarınca, "müdür"ün, rücu yoluyla oluşan zarardan (gecikme zammından) sorumlu tutulması mümkündür.
Buna göre, kusurlu davranışı nedeniyle sorumluluğu bulunan ve bu sorumluluk gereğince, bünyesinde yer aldığı kurumun ödediği gecikme zararından, rücu yoluyla sorumlu tutulan müdürün, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin sorumluluklarınınbelirlendiği 129. maddedeki sorumlulukları aşar nitelikte olan ve memurların sorumluluk türleri arasında yer almayan "idari para cezası" ile cezalandırılmasını öngören 6183 sayılı Yasa'nın 41. maddesinin son fıkrasının, Anayasa'nın 129. maddesi ile "hukuk devleti" olma özelliğinin vurgulandığı 2. maddesineaykırı olduğu sonucuna varılarak, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 28/2 maddesi uyarınca, Anayasa'ya aykırılık hakkında karar verilmek üzere, dosyada bulanan belgelerin onaylı örnekleriyle birlikte Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na gönderilmesine, 30.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.""
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_anayasa
Taranan Tarih: 28.01.2026 03:27:01