AYM İkinci Bölüm 2022/70724 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İkinci Bölüm

Daire / Kategori

Anayasa Mahkemesi Kararı

Esas No

2022/70724

Karar Tarihi

18 Şubat 2026

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

HÜLYA AŞÇIOĞLU BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/70724) Karar Tarihi: 18/2/2026

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

  1. Başvuru, ödeme emrinin iptali talebiyle açılan davanın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

  2. Başvurucu, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği öğrencisiyken burs almaya hak kazanmıştır. Başvurucu 2014-2015 eğitim öğretim yılında akademik durumunun "başarısız" olarak bildirilmesi sebebiyle bursu 2015 yılı Ekim ayından itibaren yüksek öğretim kredisine dönüştürülmüş ve 9.254,76 TL tutarındaki kamu alacağı adına tahakkuk ettirilmiştir.

  3. Başvurucu adına, ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca 12/3/2021 tarihli ödeme emri düzenlenmiştir. Başvurucu vekili tarafından 8/10/2021 tarihli dilekçe ve eki 18/9/2021 tarihli vekâletname suretiyle Bergama Vergi Dairesi Müdürlüğüne (İdare) başvuruda bulunulmuştur. Yapılan başvuruda e-Devlet sorgulamasından öğrenildiği belirtilen 9.254,76 TL asıl alacak ve 2.182,67 TL gecikme faizinden oluşan kamu alacağının terkin edilmesi, bu talepleri yerinde görülmez ise belirtilen borca ilişkin ödeme emri düzenlenerek başvurucuya gönderilmesi talep edilmiştir. İdareye yapılan bu başvuru ekinde bulunan vekâletname örneğinde başvurucunun adresi "[T.] Mahallesi [T.] Merkez [K.] Evleri No:161 Bergama/İzmir" olarak belirtilmiştir.

  4. İdare tarafından düzenlenen ödeme emri 18/10/2021 tarihinde başvurucunun vekâletname örneğinde belirtmiş olduğu "[T.] Mahallesi [T.] Merkez [K.] Evleri No:161 Bergama/İzmir" adresine tebliğe çıkarılmış; bu adreste aynı konutta ve sürekli oturduğunu beyan eden yakını S.A. imzasına tebliğ edilmiştir.

  5. Başvurucu, anılan ödeme emrinin iptali talebiyle 9/11/2021 tarihinde İzmir 3. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi'nde (MERNİS) kayıtlı adresine 18/10/2021 tarihinde yapılan ödeme emrine ilişkin tebligatı Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinden tesadüfen öğrendiğini, kendisine tebligat yapılmadığını ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca fiilen oturmadığı adreste mahalle muhtarına yapılan tebligatın usulsüz olduğunu iddia etmiştir.

  6. Mahkeme 3/3/2022 tarihinde dava konusu ödeme emrinin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, kararının gerekçesinde ödeme emri düzenlenmeden önce ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacağının öncelikle vadesinin belirlenmesine yönelik olarak usule göre tebliğ yapılması gerektiği tespitinde bulunmuştur. Mahkeme bu tespitten hareketle, dava konusu ödeme emri düzenlenmeden önce vade belirlenmesine ilişkin tebligat yapılmadığını ve usulüne uygun kesinleştirilen amme alacağının bulunmadığını belirterek işlemde hukuka uygunluk olmadığını vurgulamıştır.

  7. Mahkeme kararına karşı İdare istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İdarenin istinaf talebini inceleyen İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 24/5/2022 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine kesin olarak karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi karar gerekçesinde, dava konusu ödeme emrinin başvurucunun MERNİS adresi olarak belirlenen "[T.] Mahallesi [T.] Merkez [K.] Evleri No:161 Bergama/İzmir" adresinde 18/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu adresin başvurucunun işbu davada vekilliğini yapan avukata verdiği 18/9/2021 günlü vekâletnamede yer alan adresle aynı olduğu tespitini yapmıştır. Bölge İdare Mahkemesi bu tespitten hareketle usulüne uygun olarak 18/10/2021 tarihinde yapılan tebligat sonrası bu tarihten itibaren 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca 15 günlük dava açma süresi içinde en geç 2/11/2021 tarihine kadar dava açılması gerekirken bu süre geçirilerek 9/11/2021 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığını belirtmiştir.

  8. Başvurucu, nihai kararı 8/6/2022 tarihinde öğrendikten sonra 1/7/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

  1. Başvurucu; kendisine tebligat yapılmadığını, MERNİS adresinde ailesi ile birlikte oturduğunu, fiilen oturmadığı adreste o dönemin mahalle muhtarı S.A.ya yapılan tebligatın usulsüz olduğunu iddia etmiştir. Başvurucu ayrıca mahalle muhtarının kendisine geç haber vermesi dolayısıyla ödeme emrini öğrendiği 8/11/2021 tarihi itibarıyla açtığı davanın süresinde olduğunu belirterek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

  2. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, başvurucunun temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Görüşün ekinde Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının yazısı sunulmuştur. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı yapılan tebligatın usule uygun olduğunu ifade etmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundaki iddialarını tekrarlamıştır.

  3. Başvurunun mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

  4. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen [2. B.], B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52).

  5. Mahkemeye erişim hakkı, mahkemeye başvuru konusunda etkili bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık, pratik ve yeterli fırsatlara sahip olmasını gerektirir. Özellikle hukuki ya da uygulamadaki belirsizlikler kişilerin mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Aktif Elektrik Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. [1. B.], B. No: 2012/855, 26/6/2014, § 34). Bu nedenle mahkemeler usul kurallarını uygularken yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı şekilcilikten, ayrıca kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı esneklikten de kaçınmalıdır (Kamil Koç [1. B.], B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65).

  6. Başvurucunun açtığı davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesince reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil ettiği açıktır. Bu sebeple müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama şartlarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

  7. Başvuru konusu olayda mahkemeye erişim hakkına davanın süre yönünden reddi suretiyle yapılan müdahalenin kanuni dayanağa sahip olduğu ve sınırlamanın meşru amacının bulunduğu (idari işlem ya da eylemlere karşı açılacak davalarda süre şartı öngörülmesinin en genel ifadeyle idari istikrarın sağlanması şeklinde bir meşru amaca hizmet ettiği yönünde ayrıntılı değerlendirme için bkz. Ayşe Yıldırım [1. B.], B. No: 2014/5, 25/10/2017, §§ 54, 55; Fatma Altuner [2. B.], B. No: 2014/17714, 26/10/2017, §§ 48, 49; Çölbeyi Lojistik Nakliyat Gümrükleme Denizcilik İnşaat Turizm Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi [1. B.], B. No: 2014/12354, 9/11/2017, § 52) anlaşılmıştır.

  8. Kanunilik ve meşru amaç şartlarını sağladığı anlaşılan mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahale, ölçülülük ilkesi bakımından da değerlendirilmelidir. Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2013/66, K.2014/19, 29/1/2014; E.2016/16, K.2016/37, 5/5/2016; Mehmet Akdoğan ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/817, 19/12/2013, § 38).

  9. Hak arama özgürlüğünün bağlandığı usul kurallarına uyulmaması nedeniyle uyuşmazlıkların esası hakkında karar verilmemesi suretiyle mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin idari istikrarın sağlanması amacının gerçekleştirilmesi bakımından elverişli ve gerekli olmadığı söylenemez. Somut olaydaki müdahalenin ölçülülüğünün değerlendirilmesi bakımından asıl üzerinde durulması gereken husus ise müdahalenin orantılı olup olmadığıdır.

  10. Olayda başvurucunun 18/9/2021 tarihli vekâletnamesinde belirtilen adres kaydı dikkate alındığında ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı "[T.] Mahallesi [T.] Merkez [K.] Evleri No:161 Bergama/İzmir" adresinin başvurucunun bilinen adreslerinden olduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. İncelenen olaydaki mesele başvurucunun ikametgâh adresinde o anda hazır bulunan ancak normalde mahalle muhtarı olduğu iddia edilen S.A.ya yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmadığı ile ilgilidir. 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesinde kendisine tebligat yapılacak kimsenin adresinde bulunmaması hâlinde tebligatın ikametgâh adresinde bulunanlardan veya işyerindeki memur ya da müstahdemlerden birine yapılmasına imkân tanınmış; muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran on sekiz yaşından küçük olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması yeterli görülmüştür. Bu düzenlemede tebliğ zarfına, kendisine tebligat yapılan kişinin başvurucu ile birlikte oturduğuna ilişkin şerh düşülmesi gerektiği yolunda bir hususa yer verilmemiştir. Öte yandan başvurucunun tebligatı alan kişinin on sekiz yaşından küçük ya da ehliyetsiz olduğuna ilişkin bir iddiada bulunmadığı ve bu konuya dair bir delil de sunmadığı anlaşılmıştır.

  11. Vergilendirme ile ilgili hüküm ifade eden vesika ve evrakın tebligatının, tebligat yapılacak kişinin olmaması durumunda ikametgâh adresinde bulunan ve görünüşüne göre on sekiz yaşından küçük ve ehliyetsiz olmadığı anlaşılan kişilere yapılması mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi de gerekçesini, söz konusu adresin başvurucunun bakılan davada vekilliğini yapan avukata verdiği 18/9/2021 günlü vekâletnamede yer alan adresle aynı olduğu ve bu suretle yapılan tebligatta usul ve mevzuata aykırılık bulunmadığı hususu üzerine kurmuştur.

  12. Bu durumda Bölge İdare Mahkemesinin gerek uyuşmazlık konusu olguyu gerekse bu olgudan hareketle dava açma süresinin hesaplanma usulü ve sürenin başlatılacağı tarihi belirlemesiyle ilgili yorumu ile mevzuata dair değerlendirmesinin öngörülemez nitelikte olmadığı ve başvurucunun dava açmasını aşırı derecede zorlaştıracak ya da imkânsız kılacak nitelikte katı bir yaklaşım içermediği anlaşılmıştır.

  13. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 18/2/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan :

Basri BAĞCI Üyeler :

Yıldız SEFERİNOĞLU Kenan YAŞAR Ömer ÇINAR Metin KIRATLI Raportör :

Mehmet Yavuz YAŞAR Başvurucu :

Hülya AŞÇIOĞLU Vekili :

Av. Anıl YILMAZOĞULLARI

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.