AYM İkinci Bölüm 2021/26278 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

İkinci Bölüm

Daire / Kategori

Anayasa Mahkemesi Kararı

Esas No

2021/26278

Karar Tarihi

18 Şubat 2026

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

SEDAT ORDU BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2021/26278) Karar Tarihi: 18/2/2026

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

  1. Başvuru; eczane ile yapılan sözleşmenin feshedilmesi sebebiyle açılan davanın esasının incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

  2. Başvurucu, İstanbul'da faaliyet gösteren eczanenin sahibi ve mesul müdürü olarak çalışmaktadır. 19/10/2016 tarihinde eczanenin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ekranı kapatılmıştır. Daha sonra SGK İstanbul İl Müdürlüğünün 30/11/2016 tarihli yazısı ile eczanenin sözleşmesinin bir ay sonra feshedileceği başvurucuya bildirilmiştir.

  3. Başvurucu 28/11/2016 tarihinde İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) fesih işleminin iptali ve şimdilik 1.000 TL'lik alacak davası açmıştır. Dava dilekçesinde, tip sözleşmenin hangi hâllerde feshedileceğinin protokolün 5.1. maddesinde düzenlendiğini ancak SGK tarafından gönderilen yazıda bu maddede sayılan sebeplerden hiçbirine yer verilmemesi nedeniyle savunma hakkının engellendiğini ileri sürmüştür.

  4. Mahkeme, başvurucuya yönelik sözleşme feshi işleminin Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) terör örgütü ile irtibat ve iltisak iddiaları kapsamında olağanüstü hal süresince yürütülen idari inceleme ve değerlendirmeler sonucunda tesis edildiğini belirtmiştir. Gerekçede, söz konusu işlemin doğrudan olağanüstü hal kapsamında gerçekleştirilmiş olması nedeniyle 3/10/2016 tarihli ve 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 16. maddesi uyarınca bu tür işlemler hakkında yargı mercilerine başvuru hakkı bulunmadığı, ilgili başvuruların yalnızca Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu (OHAL Komisyonu) nezdinde yapılabileceği ifade edilmiştir. Mahkeme; SGK tarafından sunulan yazılı beyanlar, dosyada yer alan bilirkişi raporu ve işlemde dayanak alınan kanun hükmünde kararname hükümleri çerçevesinde dava konusu işlemin OHAL Komisyonunun görev alanına girdiğini kabul ederek yargı yolunun kapalı olduğu gerekçesiyle davanın esasıyla ilgili herhangi bir inceleme yapmaksızın reddine karar vermiştir. Karar, istinaf kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.

  5. Başvurucu, nihai kararı 10/5/2021 tarihinde öğrendikten sonra 2/6/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

  6. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

  1. Başvurucu; SGK tarafından tesis edilen sözleşme feshi işlemi aleyhine OHAL Komisyonuna başvuru hakkının bulunmadığını, zira uyuşmazlığın niteliği itibarıyla OHAL Komisyonunun görev alanına girmediğini, bu nedenle doğrudan yargı mercilerine başvurduğunu ifade etmiştir. Başvurucu, aynı zamanda yargılama sürecine etkin bir şekilde katılım sağlayamamasına ve savunma hakkının da ciddi biçimde sınırlandırılmasına yol açtığını belirtmiştir.

  2. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; başvurunun kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğunu, SGK Başkanlığından temin edilen görüş ve ilgili belgelerin başvurucunun şikâyetlerine ilişkin olarak yapılacak incelemede dikkate alınmak üzere gönderildiğini, başvurucunun temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilip edilmediği konusunda yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiğini bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı önceden yaptığı açıklamaları yeniden dile getirmiştir.

  3. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucunun temel iddiasının davanın esası hakkında karar verilmemesine yönelik olması nedeniyle tüm iddiaları mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmiştir.

  4. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

  5. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen [2. B.], B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52).

  6. Mahkemeye erişim hakkı, mahkemeye başvuru konusunda etkili bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık, pratik ve yeterli fırsatlara sahip olmasını gerektirir. Özellikle hukuki ya da uygulamadaki belirsizlikler kişilerin mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Aktif Elektrik Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. [1. B.], B. No: 2012/855, 26/6/2014, § 34). Bu nedenle mahkemeler usul kurallarını uygularken yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı şekilcilikten, ayrıca kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı esneklikten de kaçınmalıdır (Kamil Koç [1. B.], B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65).

  7. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmayı ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânının tanınması gerekir. Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden yararlanmak mümkün olmaz (Mohammed Aynosah [1. B.], B. No: 2013/8896, 23/2/2016, § 33).

  8. Öte yandan Anayasa'nın 36. maddesinin ikinci fıkrasında hiçbir mahkemenin, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacağı belirtilmiştir. Bu bağlamda adil yargılanma hakkı, koşulları bulunduğu takdirde kişilere davanın görüldüğü mahkemeden uyuşmazlığın esasının incelenmesini isteme güvencesini de sağlar (Ahmet Özdoğan [2. B.], B. No: 2017/26326, 9/1/2019, § 35).

  9. 2/1/2017 tarihli ve 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (685 sayılı KHK) ile OHAL Komisyonu kurulmuş ve bu Komisyona olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen bazı işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirme görevi verilmiştir. 685 sayılı KHK'nın 2. maddesine göre OHAL Komisyonu, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen; kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi, öğrencilikle ilişiğin kesilmesi, dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması, emekli personelin rütbelerinin alınması ile olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnamelerle gerçek veya tüzel kişilerin hukuki statülerine ilişkin olarak doğrudan düzenlenen ve yukarıda sayılanlar kapsamına girmeyen iş ve işlemlerde de görevlidir.

  10. İncelenen olayda eczanenin MEDULA sistemi (Sağlık Bakanlığı tarafından ilaç almayı kolaylaştırmak için oluşturulmuş bir program) kapatılmış ve başvurucuya bir ay sonra eczanenin sözleşmesinin feshedileceği bildirilmiştir. Mahkeme, sözleşmenin feshi işleminin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisak iddiaları kapsamında olağanüstü hal süresince yürütülen idari inceleme ve değerlendirmeler sonucunda tesis edildiğini ve bu tür işlemler hakkında yargı mercilerine başvuru hakkının bulunmadığını ifade etmiştir. Mahkemenin davanın esasına ilişkin herhangi bir inceleme yapmaması nedeniyle mahkemeye erişim hakkına yönelik bir müdahalenin söz konusu olduğu anlaşılmıştır.

  11. Adil yargılanma hakkının görünümlerinden biri olan mahkemeye erişim hakkı, mutlak bir hak olmayıp bu hakkın sınırlandırılması mümkündür. Ancak mahkemeye erişim hakkına müdahalede bulunulurken Anayasa'nın temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen 13. maddesinin gözönünde bulundurulması gerekmektedir. Müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bu bakımdan öncelikle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekir.

  12. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yapılacak müdahalelerin ve sınırlandırmaların kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî müdahaleyi engelleyen, hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsurlarından biridir (Tahsin Erdoğan [2. B.], B. No: 2012/1246, 6/2/2014, § 60). Müdahalenin kanuna dayalı olması öncelikle şeklî manada bir kanunun varlığını zorunlu kılar. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılan şeklî anlamda bir kanun hükmünün bulunmaması hakka yapılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun bırakır (Ali Hıdır Akyol ve diğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, § 56).

  13. Mahkeme, SGK'nın fesih işlemini doğrudan olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri kapsamında gerçekleştirildiği ve bu nedenle OHAL Komisyonunun yetkisine girdiği yönünde karar vermiş olsa da Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin (Daire) benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda farklı bir yaklaşım benimseyerek esastan inceleme yaptığı tespit edilmiştir. Daire 16/12/2021 tarihli ve E.2021/2586, K.2021/13093 sayılı kararında, SGK'nın MEDULA sistemini kapatma işlemine dayanak olarak gösterdiği olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerinde eczanelerin veya MEDULA sisteminin kapatılmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenen protokol hükümleri, Sağlık Uygulama Tebliği, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile ilgili diğer mevzuatta da sözleşme feshi olmaksızın MEDULA sisteminin kapatılmasına dair bir hüküm olmadığı belirtilmiştir. Bu nedenlerle SGK'nın MEDULA sistemini kapatma işlemi haksız bulunmuş ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Benzer şekilde Dairenin 10/10/2022 tarihli ve E.2022/5893, K.2022/7531 sayılı kararında da aynı doğrultuda değerlendirmeler yapılmıştır. İncelenen kararlar MEDULA sisteminin kapatılması ve eczane sözleşmelerinin feshi gibi uygulamaların olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerinin doğrudan düzenleme alanı içinde bulunmadığını göstermektedir.

  14. Başvuru konusu olayda Mahkeme uyuşmazlığın niteliği ve kapsamını dikkate almaksızın yalnızca OHAL Komisyonunu yetkili merci olarak gösterip davanın esasına ilişkin hiçbir inceleme yapmadan davayı reddetmiştir. Başvurucu, MEDULA sisteminin kapatılması ve eczane sözleşmesinin feshi gibi önemli hukuki sonuçlar doğuran işlemlerle karşı karşıya kalmış olmasına rağmen yargı mercileri önünde bu iddialarını ve savunmalarını esaslı şekilde dile getirme imkânı bulamamıştır. Bu durum başvurucunun yargı mercileri önünde hakkını etkili bir şekilde arama ve savunma hakkının kullanımını engellemiştir.

  15. Buna göre Mahkemenin OHAL Komisyonunu işaret ederek önüne gelen uyuşmazlığın esası hakkında inceleme yapmadan yargılamayı sona erdirmesi şeklindeki müdahalenin kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

  16. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

  1. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

  2. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Ahmet Kartalkuş ([2. B.], B. No: 2019/39635, 19/3/2024) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'la 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun'a eklenen 5/A maddesi ve ayrıca anılan Kanun'un geçici 3. maddesinde yapılan değişiklik gereği 12/3/2024 tarihi itibarıyla Anayasa Mahkemesinde derdest olan yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla yapılan başvurulara ilişkin olarak ilk bakışta ulaşılabilir ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı neticesine varmıştır. Somut başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

  3. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

  1. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile 1.200.000 TL maddi ve 2.000.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

  2. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

  3. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

  1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2016/474, K.2018/166) GÖNDERİLMESİNE, D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE, E. 487,60 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE, F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için YASAL FAİZ UYGULANMASINA, G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 18/2/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan :

Basri BAĞCI Üyeler :

Yıldız SEFERİNOĞLU Kenan YAŞAR Ömer ÇINAR Metin KIRATLI Raportör :

Mehmet ALTUNDİŞ Başvurucu :

Sedat ORDU

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.