AYM Birinci Bölüm 2021/5210 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Birinci Bölüm
Anayasa Mahkemesi Kararı
2021/5210
9 Nisan 2026
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
RUTH MURİAS ROMAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2021/5210) Karar Tarihi: 9/4/2026
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
-
Başvuru, kanun hükmünde kararnameyle kapatılan ve Hazineye devredilen vakıf üniversitesinden olan işçilik alacaklarının yargı kararına rağmen ödenmemesi nedeniyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
-
Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:
A. Bireysel Başvurudan Önceki Süreç
-
Başvurucu 29/9/2016 tarihinde 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan F. Üniversitesinde (Üniversite) çalışmakta iken iş akdi feshedilmiştir. Bunun üzerine başvurucu, kıdem ve ihbar tazminatının tarafına ödenmesi istemiyle Bakırköy 9. İş Mahkemesinde (İş Mahkemesi) dava açmıştır. Söz konusu davada dava şartı yokluğundan davanın reddine 14/2/2017 tarihinde karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. İş Mahkemesinin bu kararı sonrasında başvurucu, kapatılan Üniversiteden olan işçilik alacaklarının ödenmesi istemiyle İstanbul Valiliği Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosuna (KHK Bürosu) 16/11/2018 tarihinde başvuru yapmıştır. KHK Bürosu 27/11/2018 tarihli cevap yazısında, Üniversite hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporunun Maliye Bakanlığına gönderildiğini ve gelecek cevaba göre nihai işlem tesis edileceğini belirtmiştir.
-
Başvurucu, KHK Bürosunun söz konusu işleminin iptali ve İş Mahkemesi kararıyla hüküm altına alınan 11.912,02 USD işçilik alacağının ödeme tarihindeki kur üzerinden karşılığı tutarın, 10.185,37 TL işlemiş faizin, mahkeme masrafı ve vekâlet ücreti alacağının mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle İstanbul 5. İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) 28/2/2019 tarihinde dava açmıştır. İdare Mahkemesi dava konusu işlemin iptaline, tazminat istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına 17/12/2019 tarihinde karar vermiştir. Kararda davacının işçilik alacağının bilirkişi incelemesi yaptırılarak verilen İş Mahkemesi kararı ile sabit olduğunu belirtmiştir. Öte yandan işlemiş faiz, mahkeme masrafı, vekâlet ücreti alacağı yönünden ise somut bir değerlendirme yapılmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varmıştır. Ayrıca alacak talebi hakkında 15/8/2016 tarihli ve 29804 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (670 sayılı KHK) 5. maddesindeki kriterler yönünden KHK Bürosu veya Maliye Bakanlığınca bir karar verilmesi gerekeceğini vurgulayarak bu aşamada davacının parasal hak talebi hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığını ifade etmiştir.
-
İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin (Bölge İdare Mahkemesi) 26/11/2020 tarihli kararıyla yalnızca yargılama giderleri yönünden kabul edilmiş, diğer kısımlar yönünden kesin olarak reddedilmiştir.
-
Başvurucu nihai kararın 13/1/2021 tarihinde öğrendikten sonra 1/2/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
-
Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
B. Bireysel Başvurudan Sonraki Süreç
-
Bireysel başvuru dosyasında yer alan Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, "Somut olayda, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 30 Nisan 2024 tarihli yazısı ve eklerinden 11/5/2023 tarihinde başvurucunun bireysel başvurunun konusunu oluşturan alacaklarına karşılık olarak Av. İlknur Aksu Torres Gamez tarafından bildirilen hesaba ana para ve idareye başvuru tarihinden itibaren işlemiş faiz olmak üzere toplam 72.067,41 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır." bilgisine yer verilmiştir.
-
Anayasa Mahkemesi tarafından 17/9/2025 tarihinde başvurucuya müzekkere yazılarak başvuruya konu ettiği idari dava sonrasında işçilik alacaklarına ilişkin olarak kendisine ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuştur. Başvurucu 3/10/2025 tarihinde kayda giren cevap dilekçesinde 72.067,41 TL işçilik alacağının 11/5/2023 tarihinde ödendiğini, düşük kurdan ödeme yapılması nedeniyle mağduriyetinin devam ettiğini bildirmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
-
Başvurucu; kapatılan Üniversiteden olan işçilik alacaklarının tarafına ödenmesine dair İş Mahkemesi kararına rağmen 670 ve 675 sayılı KHK'lardaki düzenlemeler nedeniyle idareye başvurmak zorunda kaldığını, başvuruları üzerine ödeme yapılmaması sebebiyle idari yargıda dava açtığını ifade etmiştir. İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin iptaline ilişkin gerekçesi ile tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin gerekçesinin çeliştiğine dikkat çeken başvurucu, bu nedenle lehine verilen mahkeme kararına rağmen işçilik alacaklarının kendisine ödenmediğini belirtmiştir. Başvurucu, mahkeme kararı üzerine uzun bir süredir idarece işlem tesis edilmemesi ve işçilik alacaklarına kavuşamaması nedenleriyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
-
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 59. maddesinin (5) numaralı fıkrasında başvuru formunda belirtilen bilgilerde ve başvuruyla ilgili koşullarda herhangi bir değişiklik olduğunda bunun Anayasa Mahkemesine bildirilmesinin gerektiği belirtilmiştir. Diğer yandan 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 51. maddesi ile İçtüzük'ün 83. maddesinde başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde başvurunun reddedileceği ve yargılama giderlerinin dışında ilgilinin 2.000 Türk lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verileceği öngörülmüştür.
-
Genel olarak bir hakkın açıkça öngörüldüğü amaç dışında ve başkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himaye edilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığı görülmektedir. Bu bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olan ve mahkemenin başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyen davranışların başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi mümkündür (Mehmet Güven Ulusoy [GK], B. No: 2013/1013, 2/7/2015, § 31; S.Ö. [2. B.], B. No: 2013/7087, 18/9/2014, § 28).
-
Bu kapsamda özellikle mahkemeyi yanıltmak amacıyla gerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya bu nitelikte bilgi ve belge sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan bir unsur hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesi sürecinde vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında mahkemenin bilgilendirilmemesi suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasının engellenmesi, medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak kaydıyla bireysel başvuru amacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya tahrik edici bir üslup kullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında ihlalin tespiti ile ihlal ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla bağdaşmayacak surette içeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru hakkının kötüye kullanıldığı kabul edilebilecektir (Mehmet Güven Ulusoy, § 32; S.Ö., § 29).
-
Somut olayda başvurucu; İdare Mahkemesince verilen iptal kararının uygulanmadığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek bireysel başvuruda bulunmuştur. Ancak bireysel başvuru dosyasına sunulan Bakanlık görüşü ve başvurucunun 3/10/2025 tarihinde kayda giren dilekçesinin incelenmesi neticesinde 11/5/2023 tarihli işlemle başvurucu vekilinin bildirdiği IBAN numarasına 72.067,41 TL'nin yatırılarak başvurucuya ödendiği anlaşılmıştır. Başvurucu, gelişmelerle ilgili olarak Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemiştir.
-
Bireysel başvurunun yapılmasından sonraki süreçte KHK Bürosunca işlemler tamamlanarak başvurucuya işçilik alacakları karşılığında ödeme yapılmış olması başvurucunun özellikle mağdur statüsünün değerlendirilmesi bağlamında kabul edilebilirlik incelemesi bakımından oldukça önemlidir. Buna karşılık başvurucu, İçtüzük'ün 59. maddesinin (5) numaralı fıkrasında belirtilen yükümlülüklerine açıkça aykırı bir şekilde, yukarıda belirtilen ödeme işlemine ilişkin olarak Anayasa Mahkemesine herhangi bir bildirimde bulunmamıştır.
-
Bu itibarla başvurucunun başvurunun değerlendirilmesi noktasında esaslı olan unsurlar hakkında bilgi vermediği, bu süreçte vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikte yeni ve önemli gelişmeler hakkında Anayasa Mahkemesini bilgilendirmemek suretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasını engellediği sonucuna varılmıştır.
-
Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle REDDİNE, B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 9/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan :
İrfan FİDAN Üyeler :
Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Muhterem İNCE Yılmaz AKÇİL Raportör :
Mehmet Fatih GÖKÇEK Başvurucu :
Ruth MURİAS ROMAN Vekili :
Av. İlknur AKSU TORRES GAMEZ
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.