AYM Birinci Bölüm 2021/2454 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
Birinci Bölüm
Anayasa Mahkemesi Kararı
2021/2454
9 Nisan 2026
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ABDULLAH YAVUZ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2021/2454) Karar Tarihi: 9/4/2026
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
-
Başvuru, kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasının kısmen reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
-
Başvurucular, Ankara'nın Gölbaşı İlçesi, Gölbaşı Mahallesi, 402 numaralı parselde bulunan 11.700,00 m² yüz ölçümlü taşınmazın hissedar malikleridir. Karayolları Genel Müdürlüğü (İdare) tarafından başvuruculara ait taşınmaza yol yapılmak suretiyle fiilen el konulduğu iddiasıyla başvurucular, İdareye karşı Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) tazminat davası açmıştır.
-
İdare, savunmasında taşınmaza 18/5/1954 tarihinde fiilen el atıldığını, 9/10/1956 tarihinden önce el konulduğundan taşınmazın hükmen yola terkinin yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
-
Mahkemece taşınmaza yönelik keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; dava konusu taşınmaza İdare tarafından kamulaştırmasız fiilen el atıldığı ve taşınmazın yol olarak kullanıldığı, bu sebeple başvurucuların dava açmakta ve kamulaştırmasız el atma tazminatı talep etmekte haklı oldukları, dava konusu taşınmazın 2.772,28 m²lik kısmına 9/10/1956 tarihinden önce el atıldığı ve bu kısmın hesaplama dışı bırakılması gerektiği belirtilerek 9/10/1956 tarihinden sonra el atılan 8.927,72 m²lik kısım yönünden başvuruculara 88.368,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Öte yandan davacıların taşınmazın 1956 yılından sonra el atılan 8.927,72 m²lik kısmındaki payının iptali ile yola terkinine karar verilmiş ve 9/10/1956 tarihinden önce el atıldığı belirtilen kısım yönünden herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Karara karşı Yargıtay 5. Hukuk Dairesi nezdinde yapılan temyiz başvurusu neticesinde karar düzeltilerek onanmak suretiyle (Kamulaştırmasız el atma tazminatı 80.945,20 TL olarak, başvurucular lehine hükmedilen vekâlet ücreti ise 9.225,62 TL olarak düzeltilmiştir.) kesinleşmiştir.
-
Başvurucular, nihai kararı 29/12/2020 tarihinde öğrendikten sonra 21/1/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
-
Birinci Bölüm Üçüncü Komisyon 20/12/2023 tarihinde başvurunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden ise kabul edilebilirlik hususunun karara bağlanmasının Bölüm kararını gerektirmesi nedeniyle Bölüme gönderilmesine karar vermiştir.
-
Öte yandan bireysel başvuru tarihinden sonra başvurucu Nevin Yıldırım'ın 6/7/2021 tarihinde, Nermin Koçak'ın 6/3/2022 tarihinde, Bekir Yılmaz'ın 10/4/2022 tarihinde, Mehpare Koçak'ın ise 2/7/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME
-
Başvurucular, yargılamada 1956 yılından önce el atılan kısım yönünden hesaplama yapılmamasının mülkiyet haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
-
Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; İdareden alınan görüş yazısının, Anayasa ve ilgili mevzuat hükümlerinin, Anayasa Mahkemesi içtihatlarının ve somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
A. Başvurucular Nevin Yıldırım, Nermin Koçak, Bekir Yılmaz ve Mehpare Koçak Yönünden
-
Anayasa Mahkemesi Abdurrahman Beycur ve diğerleri ([GK], B. No: 2023/76490, 31/7/2025) kararında başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra vefat etmesi hâlinde bireysel başvurudan haberi olmayan mirasçılarının hak kaybına uğramaması için yapılması gerekenler hususunda genel ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi mirasçıların hak kaybına uğramalarını engellemek, bireysel başvuruların neticelendirilmesini sağlamak gerekliliğini birlikte karşılayabilecek bir yol olarak 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 49. maddesinin (7) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 84. maddesinin verdiği yetkiyle 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin başvuru tarihinden sonra ölüm hâli için de uygulanabileceği kanaatine varmıştır. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi, başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi hâlinde bu kişi yönünden başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı sonucuna ulaşmıştır. Bunun yanında vefat eden başvurucunun mirasçısı olduğunu bilgi ve belgeleriyle ispat eden kişilerin ise makul bir süre içinde bireysel başvuruyu takip etme iradesini ortaya koymaları hâlinde -mirasçıların menfaatlerinin bulunup bulunmadığını da gözeterek- başvurunun incelenmesine devam edilebileceğini belirtmiştir. Bu kapsamda bireysel başvuru yapıldıktan sonra ölen bir başvurucunun mirasçılarının başvuruyu devam ettirme yönündeki taleplerini Anayasa Mahkemesine iletme yükümlülüğünün kendileri üzerinde olduğu kaydedilmelidir. Öte yandan Anayasa’nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde başvurucunun bireysel başvuru tarihinden sonra ölmesi durumunda dahi başvurunun incelenmeye devam edilebileceği vurgulanmalıdır. Somut başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
-
Açıklanan gerekçelerle başvurucular Nevin Yıldırım, Nermin Koçak, Bekir Yılmaz ve Mehpare Koçak yönünden başvurunun işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
B. Diğer Başvurucular Yönünden
-
Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
-
Başvuruya konu olayda Mahkemece başvurucuların taşınmazının 2.772,28 m²lik kısmına 9/10/1956 tarihinden önce el atıldığı belirtilerek bu kısım hesaplama dışı bırakılmıştır. Mahkeme kararının gerekçesinde kamulaştırmasız elkoyma kavramının 31/8/1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun yürürlüğe girmesi dolayısıyla 9/10/1956 tarihinden sonraki olgular için de geçerli olduğuna, bu tarihten önceki elkoymaların 5/1/1961 tarihli ve 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun hükümleri uyarınca kamulaştırılmış sayıldığına dair kanun hükmü dikkate alınarak karar verildiğine yönelik herhangi bir açıklamaya yer verilmemiş ise de Mahkemece taşınmazın bir kısmına 9/10/1956 tarihinden önce el atıldığı kabul edilerek, bir başka ifadeyle işbu tarih baz alınarak karar verildiğinden söz konusu kanun hükümlerinin dikkate alındığı değerlendirilmiştir.
-
Başvuruya konu uyuşmazlığın da dayanağı olan 221 sayılı Kanun, Anayasa Mahkemesinin 21/4/2022 tarihli ve E.2021/19, K.2022/46 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Kararda Anayasa Mahkemesi anayasal öğeleri dikkate almayan, bu çerçevede kamulaştırmada kamu yararının bulunup bulunmadığının yargısal olarak denetlenmesine imkân tanımayan, gerçek karşılık ve diğer anayasal ölçütleri karşılamayan kuralın, Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen sınırlamanın Anayasa’nın sözüne aykırı olamayacağı hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, kanunda Anayasa’nın açık güvencelerine aykırı olarak öngörülen kamulaştırmanın birey için katlanılabilir bir külfete dönüşmesini engelleyecek herhangi bir telafi mekanizmasına da yer verilmediğini açıklamıştır.
-
Yine Anayasa Mahkemesi Ferhat Geneci ve diğerleri ([2. B.], B. No: 2019/13161, 7/2/2024) kararında 221 sayılı Kanun'un norm denetimi kararıyla iptal edildiğini vurgulamış ve başvurucuların dava haklarının düştüğü kabul edilmek suretiyle kamulaştırma bedelinin ödenmemesi yönündeki mülkiyet haklarına yapılan müdahalenin kanunilik ilkesini ihlal ettiğine karar vermiştir.
-
Somut olayda Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kapsamında verdiği Ferhat Geneci ve diğerleri kararından ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmadığı, bu kapsamda Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerindeki güvenceler ışığında başvurucuların mülkiyet haklarına yapılan müdahalenin kanunilik ilkesini ihlal ettiği değerlendirilmiştir.
-
Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
-
Başvurucular; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
-
Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100). Diğer taraftan ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağı anlaşıldığından başvurucuların tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurucular Nevin Yıldırım, Nermin Koçak, Bekir Yılmaz ve Mehpare Koçak yönünden başvurunun İŞLEMDEN KALDIRILMASINA, B. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın diğer başvurucular yönünden KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, C. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının diğer başvurucular yönünden İHLAL EDİLDİĞİNE, Ç. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2019/188, K.2019/281) GÖNDERİLMESİNE, D. Diğer başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE, E. 487,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.487,60 TL yargılama giderinin diğer başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE, F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben diğer başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 9/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan :
İrfan FİDAN Üyeler :
Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Muhterem İNCE Yılmaz AKÇİL Raportör :
Nur Hilal MERMER Başvurucular :
-
Abdullah YAVUZ
-
Ahmet BİLGİ
-
Ayşe KOÇAK
-
Bahtışen KOÇAK
-
Behiye GÜLCAN
-
Bekir YILMAZ
-
Diğdem İÇME
-
Dilek DAĞISTAN
-
Elif KURŞUNLU
-
Ertuğrul KALE
-
Fahriye ÖZDEMİR
-
Faruk ÖZDEMİR
-
Gamze YALÇIN
-
Güllizar ÖZDEMİR
-
Güven YILDIRIM
-
Halil İbrahim ER
-
Halim ÖZDEMİR
-
Halise ÇAKIR
-
Halit Orhan KOÇAK
-
Hatice KOÇAK
-
İbrahim ÖZDEMİR
-
İhsan KALE
-
İrem UZUN
-
Keziban ATAK
-
Mehpare KOÇAK
-
Mehtap PAK
-
Merve KALE
-
Muhsin ÖZDEMİR
-
Murat BİLGİ
-
Murat KOÇAK
-
Mustafa AKBAŞ
-
Nermin KOÇAK
-
Nevin YILDIRIM
-
Ömer BİLGİ
-
Ramazan KOÇ
-
Saadet ŞAŞMAZ
-
Salih ŞAŞMAZ
-
Sebiha DAĞDELENER
-
Sefa ÖZDEMİR
-
Yapıncak Pınar TANÖREN
-
Yaşar BİLGİ
-
Zeynel BİLGİ Vekili :
Av. Özgür SAĞLAM
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.