AYM Birinci Bölüm 2019/39042 E.

MCP

Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın

Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.

perpeek’ten Al

Karar Bilgileri

Mahkeme

Birinci Bölüm

Daire / Kategori

Anayasa Mahkemesi Kararı

Esas No

2019/39042

Karar Tarihi

18 Kasım 2025

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

TÜM BELEDİYE VE YEREL YÖNETİM HİZMETLERİ EMEKÇİLERİ SENDİKASI BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2019/39042) Karar Tarihi: 18/11/2025

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

  1. Başvuru, toplu sözleşmenin tarafı sendikanın üyesi olmayan kamu görevlilerinin daha yüksek aidat ödeyerek sosyal denge tazminatından yararlandırılmasına ilişkin toplu sözleşme hükmünün iptal edildiği gerekçesiyle sosyal denge sözleşmesi aidatı adı altında kesinti yapılamayacağına karar verilmesi nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

  2. Başvurucunun tarafı olduğu ve kamu işvereni ile imzaladıkları toplu sözleşmede sosyal denge tazminatına ilişkin hükümler yer almıştır. Buna göre sosyal denge tazminatından faydalanmaya ilişkin olarak "İşbu Toplu Sözleşmenin imzalandığı tarihte ve yürürlüğe girdiği 1/1/2016-31/12/2017 dönemleri içerisinde sözleşmenin tarafı olan sendikaya üye olmayanların memur taban aylığının %1 katı kadar aidat ödemeleri koşuluna bağlıdır." düzenlemesine yer verilmiştir.

  3. Toplu sözleşmenin tarafı olmayan sendika tarafından anılan sosyal denge sözleşmesine ilişkin düzenleme kapsamında yapılan kesintiye yönelik uygulamanın iptali talebiyle dava açılmıştır. Açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 5/6/2017 tarihinde davanın kabulü ile anılan işlemin iptaline karar vermiştir. Gerekçeli kararda; sözleşmeye taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan veya hiçbir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında farklı oranlar üzerinden ödenti (aidat) alınmasına ilişkin hükümlerin, aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında ayrım (eşitsizlik) yaratacağı belirtilmiştir. Karar, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesinin 27/12/2017 tarihli kararıyla uygun bulunarak kesinleşmiştir.

  4. Başvurucunun toplu sözleşme imzaladığı Belediye 9/2/2018 tarihinde sosyal denge tazminatı sözleşmesinden yararlanmaya ilişkin aidat kesintisi yapılamayacağına ilişkin işlem tesis etmiştir. Başvurucu, anılan işleme yaptığı itirazın reddedilmesi üzerine işlemin iptali talepli dava açmıştır. İzmir 6. İdare Mahkemesi 28/3/2019 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Gerekçeli kararda; İzmir 5. İdare Mahkemesinin sosyal denge tazminatından yararlanmaya ilişkin kesinti yapılamayacağına dair karar verdiğini (bkz. §3), bu kararın kesinleştiğini ve dolayısıyla idarenin işleminin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunu İzmir Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi 1/10/2019 tarihinde kesin olarak reddetmiştir.

  5. Nihai karar 23/10/2019 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu 22/11/2019 tarihinde süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

  6. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME

  1. Başvurucu; sosyal denge sözleşmesinin 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında düzenlenebilen, toplu sözleşme niteliği taşımayan kendine özgü dönemsel bir sözleşme olduğunu belirtmiştir. Sosyal denge sözleşmesinin ek ekonomik bir destek olduğunu, sendikal faaliyetler için motivasyon amacı taşıdığını, sendika üyesi olmayanların aynı şekilde yararlanmasının sendikanın varoluş nedenleriyle tamamen çeliştiğini iddia etmiştir. Başvurucuya göre idare mahkemelerinin bu sözleşmeyi iptal yetkisi bulunmadığı gibi toplu sözleşme ilkelerinin sosyal denge sözleşmesine kıyasen uygulanması da sendika hakkına müdahale teşkil etmektedir. Başvurucu, belirtilen nedenlerle adil yargılanma hakkı ile sendika hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

  2. Başvurucunun iddialarının özü sendika ile kamu işvereni arasında imzalanan sözleşme kapsamında sosyal denge aidatı kesintisi yapılmasına imkân verilmemesidir. Dolayısıyla ihlal iddialarının bir bütün olarak sendika hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

  3. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmiştir.

  4. Anayasa Mahkemesi Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası [GK], B. No: 2020/17953, 9/1/2025) kararında en çok üyesi olan sendikanın üyesi olanlarla olmayanlara sosyal denge tazminatından yararlandırılması hususunda farklı muamele yapıldığının ilk bakışta anlaşılabilecek nitelikte olduğunu belirtmiştir. Kararda, durumları benzer olan kamu görevlileri arasında sosyal denge tazminatı yönünden farklılık yaratıldığının ortaya konulduğu kabul edilmiş, farklı muamelenin varlığının ortaya konulmasından sonra bunun nesnel ve makul bir sebebe dayanıp dayanmadığına bakılması gerektiği vurgulanmıştır (anılan kararda bkz. §§ 58, 59).

  5. Anılan kararda, toplu sözleşmenin tarafı sendikaya üye olanlarla olmayanlar arasındaki farklı muamelenin sendikalaşmayı teşvik amacı taşıyan nesnel ve haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı; nesnel ve haklı sebebe dayanıyorsa bu farklı muameleyle anılan sendikaya üye olmayanlara yüklenen külfetin orantılı olup olmadığı hususlarının ortaya konulması gerektiğinin altı çizilmiştir. Ancak mahkemelerce salt farklı oranlar üzerinden aidat alınmasının eşitsizliğe neden olacağı belirtilmiş; bu durumun nesnel ve haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı ve orantılı olup olmadığı hususlarının tartışılmadığı, bu koşullarda mahkemelerin Anayasa'nın 10. maddesine uygun bir inceleme yapmadıkları değerlendirilmiştir (anılan kararda bkz. § 60).

  6. Eldeki başvuruda; öncelikle mahkemeler sosyal denge sözleşmesi kapsamında salt farklı oranlar üzerinden aidat alınmasının eşitsizliğe neden olacağı sonucuna ulaşmış, bu durumun nesnel ve haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı ve orantılı olup olmadığı hususlarına ilişkin bir değerlendirme yapmamışlardır. Sonrasında başvuruya konu mahkeme kararlarında ise eşitlik ilkesi kapsamında eksik inceleme yapan anılan yargısal değerlendirme esas alınarak sosyal denge aidatı kesintisinin yasal dayanağı bulunmadığı sonucuna ulaşılmış, daha ileri bir değerlendirmede bulunulmamıştır.

  7. O hâlde somut olayda yalnızca Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası kararında sendika hakkı bağlamında ayrımcılık yasağının ihlal edildiği sonucuna ulaşılan ve dolayısıyla Anayasa'ya aykırı bulunan bir değerlendirmenin başvuruya konu mahkeme kararlarında esas alındığı anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda mahkemelerin başvurucu sendikanın tarafı olduğu toplu sözleşme kapsamında sosyal denge aidatı kesintisi yapılamayacağı sonucuna ulaşmasında sendika hakkının gerektirdiği düzeyde yeterli bir yargısal inceleme yapıldığı, ilgili ve yeterli gerekçe bulunduğu söylenemeyecektir.

  8. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 51. maddesinde düzenlenen sendika hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

III. GİDERİM

  1. Başvurucu, ihlalin tespiti ve yeniden yargılama yapılması ile 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

  2. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda kararın gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasında düzenlenen bireysel başvuruya özgü yeniden yargılama kurumunun özelliklerine ilişkin kapsamlı açıklamalar için bkz. Mehmet Doğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) [1. B], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; Kadri Enis Berberoğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).

  3. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın neticesiyle ilgili bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne, reddine ya da beraate veya mahkûmiyete karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.

  4. Bununla birlikte ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için manevi zararı karşılığında başvurucuya 50.000 TL manevi tazminat verilmesi gerekir.

IV. HÜKÜM

A. Sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'nın 51. maddesinde düzenlenen sendika hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Kararın bir örneğinin sendika hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir 6. İdare Mahkemesine (E.2018/533, K.2019/472) GÖNDERİLMESİNE, D. Başvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, E. 364,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.364,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE;

F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 18/11/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan :

Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler :

Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Yılmaz AKÇİL Raportör :

Gülsüm Gizem GÜRSOY Başvurucu :

Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası Vekili :

Av. Nazan SAKALLI AKTAŞ

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
perpeek

Veriye Tarayıcıdan DeğilAsistanınızdan Ulaşın

perpeek bir MCP pazaryeri. Tek uç nokta ve tek token ile onlarca satıcının verisine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişirsiniz — hukuktan finansa. Soorgla da bu pazarda.

Tek Pazar, Çok Kaynak

Onlarca satıcının MCP’si aynı yerde.

Tek Token

Her kaynak için ayrı hesap ve anahtar yok.

perpeek AI

Kaynakları birlikte kullanan kendi asistanı.

Mobil ve Masaüstü

Uygulamalarıyla her yerden erişim.