Anayasa Bireysel Başvuru: 2016-5150 Sayılı 18-04-2019 Tarihli Karar: Kabul Edilemezlik-Birinci Bölüm

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Birinci Bölüm

Daire / Kategori

Anayasa Mahkemesi Kararı

Karar Tarihi

18 Nisan 2019

III. İNCELEME SONUÇLARI

HakMüdahale İddiasıSonuçGiderim
Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkıTutukluluk (suç süphesi ve tutuklama nedeni)Açıkça Dayanaktan Yoksunluk

IV. İLGİLİ HUKUK

Mevzuat TürüMevzuat Tarihi/Numarası - İsmiMadde Numarası
Kanun5271 Ceza Muhakemesi Kanunu98
100
246

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

CENGİZ UĞUZ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2016/5150)

Karar Tarihi: 18/4/2019

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

| Başkan | : | Hasan Tahsin GÖKCAN | | --- | --- | --- | | Üyeler | : | Serdar ÖZGÜLDÜR | | | | Burhan ÜSTÜN | | | | HicabiDURSUN | | | | Kadir ÖZKAYA | | Raportör | : | Fatih HATİPOĞLU | | Başvurucu | : | Cengiz UĞUZ | | Vekili | : | Av. Ruşen ARSLAN |

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, gıyabi tutuklama kararı nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/3/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

6. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık), başvurucu ve bir kısım şüpheli hakkında PKK terör örgütüne üye olma ve terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçlamasıyla soruşturma başlatmıştır.

7. Başsavcılık, yurt dışında bulunması ve savunmasının tespit edilememesi nedeniyle başvurucu hakkındaki soruşturmayı tefrik etmiş ve diğer şüpheliler hakkında PKK terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırılmaları istemiyle Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesine (Mahkeme) kamu davası açmıştır.

8. Mahkeme Savcılığın talebi üzerine 19/3/2007 tarihinde başvurucu hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 248. maddesinin (5) numaralı fıkrası uyarınca gıyaben tutuklama kararı vermiştir.

9. Mahkeme, anılan yargılama sonunda 2/10/2007 tarihinde sanıkların beraatine karar vermiştir.

10. Başvurucu gıyabi tutuklama kararına 7/12/2015 tarihinde itiraz etmiş, Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hâkimliği 22/1/2016 tarihinde başvurucunun itirazını reddetmiştir.

11. Başvurucunun anılan karara yaptığı itiraz ise Diyarbakır 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 19/2/2016 tarihinde reddedilmiştir.

12.Anılan karar başvurucuya 7/3/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucu 15/3/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

14. 5271 sayılı Kanun'un "Yakalama emri ve nedenleri" kenar başlıklı 98. maddesi şöyledir:

"(1) Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir.

(2) Yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilirler.

(3) Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri re'sen veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafından düzenlenir.

(4) Yakalama emrinde, kişinin açık eşkâli, bilindiğinde kimliği ve yüklenen suç ile yakalandığında nereye gönderileceği gösterilir."

15. 5271 sayılı Kanun'un "Tutuklama nedenleri" kenar başlıklı 100. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,

Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

...

11. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),

..."

16. 5271 sayılı Kanun'un "Zorlama amaçlı elkoyma ve teminat belgesi" kenar başlıklı 248. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

"Kaçak hakkında 100 üncü ve sonraki maddeler gereğince, sulh ceza hâkimi veya mahkeme tarafından yokluğunda tutuklama kararı verilebilir."

17. 5271 sayılı Kanun'un "Sanığa verilecek güvence belgesi" kenar başlıklı 246. maddesi şöyledir:

"(1) Mahkeme, gaip olan sanık hakkında duruşmaya gelmesi hâlinde tutuklanmayacağı hususunda bir güvence belgesi verebilir ve bu güvence koşullara bağlanabilir.

(2) Sanık, hapis cezası ile mahkûm olur veya kaçmak hazırlığında bulunur veya güvence belgesinin bağlı olduğu koşullara uymazsa belgenin hükmü kalmaz."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 18/4/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu; kendisiyle birlikte haklarında soruşturma başlatılan kişilerin beraat ettiğini, dolayısıyla suç işlediği hususunda kuvvetli belirti bulunmamasına rağmen hakkında gıyaben tutuklama kararı çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

20. Başvurucunun şikâyetleri kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

21. Anayasa Mahkemesi, yakalama emirlerinin infaz edilmediği dönemde temel hak ve hürriyetlere yönelik bazı etkileri bulunsa da bu dönemde henüz kişilerin fiziksel özgürlükleri maddi olarak kısıtlanmamış olduğundan söz konusu etkilerin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik bir müdahale olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını belirtilmiştir ( Galip Öğüt [GK], B. No: 2014/5863, 1/3/2017, § 41). Aynı durum infaz edilmemiş gıyaben tutuklama kararı için de geçerlidir. Sonuç olarak yakalama ve gıyaben tutuklama kararlarına ilişkin olarak başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına müdahalede bulunulmamıştır (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Bedrettin Dalan( 2), B. No: 2014/18666,27/12/2017, § 30).

22. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın a çıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 18/4/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

gıyabiilişkindirbaşvuruhükümihlal

Kaynak: karar_anayasa

Taranan Tarih: 28.01.2026 03:16:31

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim