Anayasa Bireysel Başvuru: 2013-6285 Sayılı 07-07-2015 Tarihli Karar: Kabul Edilemezlik-İkinci Bölüm

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İkinci Bölüm

Daire / Kategori

Anayasa Mahkemesi Kararı

Karar Tarihi

7 Temmuz 2015

III. İNCELEME SONUÇLARI

HakMüdahale İddiasıSonuçGiderim
Adil yargılanma hakkı (Medeni Hak ve Yükümlülükler)Kanun yolu şikâyeti (idare)Açıkça Dayanaktan Yoksunluk
Ayrımcılık yasağıAyrımcılıkKonu Bakımından Yetkisizlik

IV. İLGİLİ HUKUK

Mevzuat TürüMevzuat Tarihi/Numarası - İsmiMadde Numarası
Kanun3201 Emniyet Teşkilatı Kanunu55
Yönetmelik10/8/2001 Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik43

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

SELİM SALİHOĞLU BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2013/6285)

Karar Tarihi: 7/7/2015

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Başkan:Alparslan ALTAN
Üyeler:Serdar ÖZGÜLDÜR
OsmanAlifeyyazPAKSÜT
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör:Bahadır YALÇINÖZ
Başvurucu:Selim SALİHOĞLU

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, Komiser Yardımcılığı Kursu Yazılı Sınavında başarısız sayılma işlemine karşı açılan davanın reddedilmesi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesinin ve 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiaları hakkındadır.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 14/8/2013 tarihinde Tokat İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 14/7/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 6/11/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 10/12/2014 tarihli görüş yazısı başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu tarafından Bakanlık görüşüne karşı herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, polis memuru olarak görev yapmakta iken 2/5/2009 tarihinde yapılan Komiser Yardımcılığı Kursu Yazılı Sınavına katılmış ve 71 puan almıştır.

8. Erkek ve kadın adaylar arasından ayrı ayrı oluşturulacak başarı sıralamasına göre 1125 erkek ve 75 kadın adayın alınacağı sınav sonucunda başvurucu, puan sıralamasında ilk 1125 kişilik kontenjan arasına giremediği için (354. erkek yedek) başarısız sayılmıştır.

9. Sınav sonucunun açıklanmasından sonra sınavda yöneltilen sorulardan 1 tanesi idare tarafından, 11 tanesi de Ankara 2. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bunun üzerine idare tarafından, iptal edilen sorular değerlendirmeye alınmaksızın ikinci bir başarı listesi hazırlanmıştır. Yeniden değerlendirme sonucu başvurucunun puanı 74,819'a çıkmış, fakat başvurucu 819. erkek yedek olduğundan yine 1125 kişilik başarılı kontenjanına girememiştir.

10. Ankara 2. İdare Mahkemesinin kararı, Danıştay Onikinci Dairesince, iptal edilen soruların bütün adaylarca doğru yanıtlandığının kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle düzeltilerek onanmıştır. Bu karar üzerine, üçüncü defa başarı listesi hazırlanmıştır. Başvurucunun puanı yeniden değerlendirme sonucu 78'e çıkmış, fakat başvurucu bu kez de 1125 kişilik başarılı kontenjanına girememiştir.

11. Başvurucu, almış olduğu puanın daha önceki başarı listeleri sonucu kursa alınarak mezun edilen bazı kişilerden daha yüksek olduğundan bahisle kendisinin başarısız sayılması işlemine karşı Ankara 13. İdare Mahkemesinde dava açmıştır.

12. Mahkeme, 6/3/2012 tarihli ve E.2011/1666, K.2012/548 sayılı kararıyla, başvurucunun ilan edilen kontenjan içine girememesi nedeniyle işlemin hukuka aykırı olmadığı, kendisinden daha düşük puanlı kişilerin başarılı sayıldıklarına ilişkin iddia yönünden ise henüz bir mahkeme kararının verilmediği aşamada veya farklı yöndeki mahkeme kararı doğrultusunda düzenlenen birinci ve ikinci başarı listesine göre tesis edilen ve bu davanın konusu olmayan işlemlerin hukuksal sonuçları ile başvurucunun hukuksal durumunun farklı olduğu ve bu yönüyle salt söz konusu gerekçeyle başarılı sayılmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

13. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Danıştay Onikinci Dairesinin 8/10/2012 tarihli ve E.2012/6388, K.2012/5905 sayılı ilamıyla onanmıştır.

14. Başvurucunun karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 11/6/2013 tarihli ve E.2013/1528, K.2013/5059 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

15. Bu karar, 18/7/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucu, 14/8/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmıştır.

B. İlgili Hukuk

17. 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun “ Terfî ve atama” başlıklı 55. maddesinin on birinci fıkrası şöyledir:

“İhtiyaç halinde meslekte fiilen altı yılını dolduran, 37 yaşından gün almamış olan ve yönetmelikte belirtilen diğer nitelikleri taşıyan polis memurlarından, yönetmelik hükümlerine göre açılacak komiser yardımcılığı sınavını kazanıp dokuz aydan az olmamak üzere eğitim kursunu başarıyla bitirenler komiser yardımcılığı rütbesine atanır.”

18. 10/8/2001 tarihli ve 24489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin “Yazılı ve mülakat sınavları” başlıklı 43. maddesi şöyledir:

“Başvuru niteliklerini taşıyan polis memurları, komiser yardımcılığı kursu için hazırlanacak çoktan seçmeli yazılı test sınavına alınırlar.

(Değişik ikinci fıkra:29/7/2004-2004/7675 K.)Yazılı sınav, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi, Milli Eğitim Bakanlığı veya Eğitim Dairesi Başkanının teklifi ve Genel Müdürün onayı ile oluşturulan komisyonlara yaptırılır.

Değerlendirme, yüz tam puan üzerinden yapılır. Çoktan seçmeli test cevap kağıtları, bilgisayarda optik okuyucuda değerlendirilir.

(Değişik dördüncü fıkra:29/7/2004-2004/7675 K.)Mülakat sınavı, Eğitim Dairesi Başkanının teklifi ve Genel Müdürün onayı ile oluşturulan komisyonlara yaptırılır. Mülakat sınavına, yazılı sınav başarı sıralamasına göre en yüksek puan alandan başlanarak kontenjan miktarının 3 katı personel çağırılır. Mülakat sınavında adayın 100 tam puan üzerinden; bilgi düzeyi, kendisinden istenileni kavrama, kendine güven duyma, sözlü ifade ve beden dilini kullanma becerisi olmak üzere 5 ayrı kritere göre değerlendirmesi yapılır. Yazılı ve mülakat sınavı puanlarının toplamına göre en yüksek puandan başlanarak tekrar başarı sıralaması yapılır. Sıralama sonucuna göre, o yıl belirlenen kontenjan miktarı kadar personel asıl, bu miktarın yarısı kadar personel yedek olarak belirlenir

Başarı sırasının tespitinde eşit puanın önlenmesine yönelik sınav tekniği ve bu Yönetmelikte yer almayan polis memurluğundan komiser yardımcılığına yükselme ve komiser yardımcılığı kursuna ilişkin diğer hususlar, Eğitim Daire Başkanlığınca yayınlanacak yönerge ile belirlenir.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 7/7/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 14/8/2013 tarihli ve 2013/6285 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu, katıldığı Komiser Yardımcılığı Kursu Yazılı Sınavının bazı sorularının iptal edilmesi üzerine yeni bir başarı listesinin hazırlandığını, ilk listede kendi puanının 71 olduğunu, fakat soruların iptal edilmesinden sonra puanının 78'e çıktığını, hazırlanan son listeye göre kendisinden daha düşük puan almış bazı kişilerin ilk iki listede kendisinden daha fazla puan almaları sebebiyle komiser yardımcısı olduklarını, bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca kontenjanların belirlenmesinde kadın-erkek ayrımının yapılması sebebiyle kendinden daha düşük puan alan bayan adayların komiser yardımcısı olduklarını, polislik mesleğinde kadın erkek ayrımı yapılmaması gerektiğini belirterek, Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesinin ve 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu kapsamda başvurucunun iddialarının, yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine yönelik olması nedeniyle, başvurunun bu iki başlıkta değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

1. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığı İddiası

22. Başvurucu, yargı kararı üzerine hazırlanan son listeye göre kendisinden daha düşük puan almış bazı kişilerin ilk iki listeye göre başarılı sayılmaları sebebiyle komiser yardımcısı olduklarını, kendisinin ise son değerlendirmeye göre puanının daha yüksek olmasına rağmen kursa çağrılmadığını, bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, aleyhine verilen yargı kararının incelenerek bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.

23. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Maddede geçen “adil yargılanma hakkının” kapsamı Anayasa’da açık bir şekilde düzenlenmediğinden bu hakkın kapsam ve içeriğinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekir ( Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 22 )..

24. Anılan kurallar uyarınca, ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası veya açık keyfilik içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, bariz takdir hatası veya açık keyfilik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince incelenemez ( Necati Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

25. Adil yargılanma hakkı bireylere dava sonucunda verilen kararın değil, yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme imkânı verir. Bu nedenle, bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun yargılama sürecinde haklarına saygı gösterilmediğine, bu çerçevede yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını sunamadığı ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi, mahkeme kararının oluşumuna sebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya da açık keyfiliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olması gerekir ( Nadi Karakoç, B. No: 2013/2767, 2/10/2013, § 22).

26. Başvuru konusu olayda, başvurucunun, katıldığı komiser yardımcılığı kursu yazılı sınavında bazı soruların iptali üzerine yapılan nihai değerlendirme sonucunda almış olduğu puanın daha önceki değerlendirmeler sonucu kursa alınarak mezun edilen bazı kişilerden daha yüksek olduğundan bahisle başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı dava, yukarıda (§12) belirtilen gerekçe ile reddedilmiştir.

27. Somut olayda, başvurucunun idare tarafından yapılan her üç değerlendirmede de başarılı kontenjanına giremediği, Mahkeme kararında, yargı kararı üzerine tesis edilen başarısız sayılmaya ilişkin başvuru konusu işlemin hukuka uygun olduğu, son listeye göre kendisinden daha düşük puan alanlar hakkında tesis edilen işlemlerin ise bakılan davanın konusu olmadığından ve başvurucunun hukuksal durumu farklı olduğundan bu iddianın başvurucunun başarısız sayılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu tespitini değiştirmediği vurgulanmıştır.

28. Mahkemenin gerekçesi ve başvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddiaların özünün esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

29. Başvurucu, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi tarafından dinlenmediğine veya kararın gerekçesiz olduğuna ilişkin bir bilgi ya da kanıt sunmadığı gibi Mahkemenin kararında açıkça keyfilik oluşturan herhangi bir durum da tespit edilmemiştir.

30. Açıklanan nedenlerle, başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu ve derece mahkemesi kararlarının bariz takdir hatası da içermediği anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin "açıkça dayanaktan yoksun olması" nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Eşitlik İlkesinin İhlal Edildiği İddiası

31. Başvurucu, kontenjanların belirlenmesinde kadın-erkek ayrımının yapılması sebebiyle kendinden daha düşük puan alan bayan adayların komiser yardımcısı olduklarını, polislik mesleğinde kadın-erkek ayrımı yapılmaması gerektiğini belirterek eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.

32. Adalet Bakanlığı görüşünde, Anayasanın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ve Sözleşme’nin 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine yönelik iddiaların Anayasa ve Sözleşme kapsamında yer alan diğer temel hak ve özgürlüklerle bağlantılı olarak yorumlanması gerektiği, somut olaydaki ihlal iddiasının da bu bağlamda Anayasa’da güvence altına alınmış ve Sözleşme kapsamında olan temel hak ve özgürlüklerin koruma alanı kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun Anayasa Mahkemesi tarafından dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

33. Anayasa'nın “Kanun önünde eşitlik ” kenar başlıklı 10. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları şöyledir:

"Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."

34. Sözleşme'nin "Ayırımcılık yasağı" kenar başlıklı 14. maddesi şöyledir:

"Bu Sözleşme'de tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya toplumsal köken, ulusal bir azınlığa aidiyet, servet, doğum başta olmak üzere herhangi başka bir duruma dayalı hiçbir ayrımcılık gözetilmeksizin sağlanmalıdır."

35. Başvurucunun, Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ve Sözleşme'nin 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine yönelik iddialarının, bahsi geçen maddelerdeki ifadeler dikkate alındığında, soyut olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp, mutlaka Anayasa ve Sözleşme kapsamında yer alan diğer temel hak ve özgürlüklerle bağlantılı olarak ele alınması gerekir. Bir başka ifadeyle ayrımcılık yasağının ihlal edilip edilmediğinin tartışılabilmesi için, ihlal iddiasının, kişinin hangi temel hak ve özgürlüğü konusunda ayrımcılığa maruz kaldığı sorularına cevap verebilmesi gerekmektedir ( Onurhan Solmaz, 26/3/2013).

36. Başvuru konusu olayda başvurucu, komiser yardımcılığı kursuna katılabilmek için kontenjanlar belirlenirken kadın ve erkekler için ayrı kontenjanlar oluşturulduğunu, mesleki anlamda yükselmede kadın-erkek ayrımı yapılarak eşitliğe aykırı hareket edildiğini, dolayısıyla ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini ileri sürmekte ise de söz konusu ayrımcılığın hangi temel hak ve özgürlüğün kullanımına yönelik olarak gerçekleştiğini belirtmemiştir. Başvuru dilekçesinin içeriğinden de, başvuru konusu olayın Anayasa ve Sözleşme kapsamındaki hak ve hürriyetlerden herhangi biri ile bağlantısının kurulmadığı anlaşılmaktadır.

37. Açıklanan nedenlerle, başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin "konu bakımından yetkisizlik" nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı yönündeki iddiasının “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Eşitlik ilkesinin ihlal edildiği yönündeki iddiasının “konu bakımından yetkisizlik” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerine bırakılmasına,

7/7/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

değerlendirmeiddialarıhukukilkesininkomisersayılmaihlalyardımcılığıanayasa’nınbaşarısızyazılıdevletisınavındakursuhükümeşitliksolmazişlemineolaylardüzenlenenbaşvuruhakkındadırmaddesindeonurhan

Kaynak: karar_anayasa

Taranan Tarih: 28.01.2026 03:24:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim