CASE OF R.R. AND OTHERS v. HUNGARY - [Turkish Translation] by Mültecilerle Dayanışma Derneği (Mülteci-Der)

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

aihm

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN DAVASI  

(Başvuru no. 36037/17)  

KARAR ÇEVİRİSİ  

STRAZBURG  

02 Mart 2021  

(KESİNLEŞME 05 Temmuz 2021)  

Bu yayın Avrupa Birliğinin maddi desteği ile hazırlanmıştır. İçerik tamamıyla Mültecilerle  

Dayanışma Derneği sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliğinin görüşlerini yansıtmak  

zorunda değildir.  

Mültecilerle Dayanışma Derneği için Kadir Öztürk (@LegalCounsel_TR) tarafından  

çevrilmiştir. Kararın İngilizce orijinaline buradan ulaşabilirsiniz.  

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN DAVASI  

(Başvuru no. 36037/17)  

KARAR  

Madde 3 (esasa ilişkin) • Aşağılayıcı muamele • Yaklaşık dört ay boyunca uzayan  

tutma süresi ışığında, yeterli gıdaya ulaşamayan mükerrer sığınmacı, savunmasız  

durumdaki hamile bir kadın ve çocuklar için ciddiyet eşiğini aşan Röszke geçiş  

bölgesindeki yaşam koşulları  

Madde 5 §§ 1 ve 4 • Yasal hükümlerin aşırı geniş yorumlanmasına dayanan ve  

herhangi bir resmi, gerekçeli karar olmaksızın yasa dışı bir şekilde geçiş  

bölgesinde fiili tutma• Tutmanın süresi ve yaşam koşulları, süre kısıtlamalarının  

bulunmaması ve serbest dolaşıma yönelik kısıtlamanın kapsamı ışığında fiili olarak  

özgürlükten yoksun bırakma teşkil eden kalış • Tutmanın yasallığının yargısal  

olarak gözden geçirilememesi  

STRAZBURG  

02 Mart 2021  

KESİNLEŞME  

05 Temmuz 2021  

Bu karar, Sözleşme'nin 44 § 2 maddesi uyarınca kesinleşmiştir. Şekli değişikliklere  

tabi tutulabilir.  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

R.R. ve Diğerleri v. Macaristan davasında  

Başkan Yonko Grozev,  

Yargıçlar Branko Lubarda,  

Carlo Ranzoni,  

Stéphanie Mourou - Vikström,  

Georges Ravarani,  

Jolien Schukking,  

Péter Paczolay  

ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Ilse Freiwirth'in  

katılımıyla Daire olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci  

Bölüm)  

Ekte ayrıntıları verilen bir İran vatandaşı Bay R.R. (“birinci başvuran”)  

ve dört Afgan vatandaşı Bayan S.H. (“başvuran anne”), M.H., R.H. ve A.R.  

(“çocuk başvuranlar ”) tarafından İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin  

Korunmasına ilişkin Sözleşmesi'nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca  

Macaristan aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (“Mahkeme”)  

yapılan başvuruyu;  

Başvurunun Macar Hükümeti’nin (“Hükümet”) bilgisine sunulmasına  

ilişkin kararı;  

Başvuranların isimlerinin açıklanmamasına dair kararı;  

Başvuruya öncelik verilmesi kararını (Mahkeme İç Tüzüğü’nün 41.  

maddesi);  

Mahkeme İç Tüzüğü’nün 39. maddesi uyarınca ihtiyati tedbirin davalı  

Hükümet’in bilgisine sunulmasına ilişkin kararı;  

Davalı Hükümet tarafından ibraz edilen gözlemleri ve bunlara cevaben  

başvuran tarafından ibraz edilen gözlemleri;  

Bölüm Başkanı tarafından kendisine müdahil olma izni verilen Birleşmiş  

Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Ofisi tarafından sunulan yorumları  

göz önüne alarak;  

30 Haziran 2020 ve 4 Şubat 2021 tarihinde gerçekleştirilen kapalı  

müzakerelerin ardından,  

Bu tarihte kabul edilen aşağıdaki kararı vermiştir:  

GİRİŞ  

1. Dava, üç küçük çocuk da dahil olmak üzere İranlı-Afgan bir ailenin  

19 Nisan-15 Ağustos 2017 tarihleri arasında Macaristan ve Sırbistan  

sınırındaki Röszke geçiş bölgesinde tutulması ile ilgilidir. Başvuranlar, tek  

başına ve 13. madde, 5. madde (hukuka aykırı olarak özgürlükten yoksun  

bırakma) ve 34. madde (ihtiyati tedbire uyulmaması) ile bağlantılı olarak 3.  

maddeye (geçiş bölgesindeki koşullar) dayanmaktadır.  

1

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

OLGULAR  

2. Başvuranlar beş kişilik bir İran-Afgan ailesidir. Başvuranların  

detayları ekte belirtilmiştir. Başvuranlar, Mahkemede önünde Budapeşte'de  

avukatlık yapan Bayan B. Pohárnok tarafından temsil edilmiştir.  

3. Macar Hükümeti (“Hükümet”), kendi temsilcisi olan Adalet Bakanlığı  

görevlisi Bay Z. Tallódi tarafından temsil edilmiştir.  

4. Tarafların sunduğu şekliyle davaya konu olaylar aşağıdaki gibi  

özetlenebilir.  

I. BAŞVURANLARIN GEÇMİŞİ VE MACARİSTAN'A  

SEYAHATLERİ  

5. S.H. (“başvuran anne”) Afganistan'da işkence kurbanı olduğunu iddia  

etmektedir; iddiasına göre ilk kocasını öldüren Taliban tarafından  

yakalanmış, yakılmış ve tecavüze uğramıştır. 2012-2014 yılları arasında  

bilinmeyen bir tarihte, ilk evliliğinden iki kızı M.H. ve R.H. ile birlikte  

Afganistan'dan İran'a kaçmıştır. Orada R.R. (“Birinci başvuran”) ile  

tanışmış ve kendisiyle dini nikah ile evlenmiştir.  

6. R.R., SH. ve iki çocukları, iddiaya göre R.R. askerlikten (İran  

ordusundan) kaçtığı için 2016 yılı başlarında karşı misillemelerden kaçarak  

İran'ı terk etmiştir. İran'dan ayrıldıktan sonra, Türkiye üzerinden  

Yunanistan'a birlikte seyahat etmiş ve burada ayrılmışlardır. R.R.  

Avusturya'ya gitmiş, ancak iddiaya göre Kuzey Makedonya'da  

tutuklandıktan sonra Yunanistan'a geri gönderilen ailesine katılmaya karar  

vermiştir. 11 Mart 2016 tarihinde R.R. Macaristan'daki Sopron tren  

istasyonunda yakalanmış ve burada sığınma talebinde bulunmuştur. 21 Mart  

2016 tarihinde R.R. buradaki sığınma başvurusunu geri çekmiş ve sığınma  

işlemleri sona ermiştir. İran'a sınır dışı edilmesinin infazına kadar, birinci  

başvuran, ikinci sığınma başvurusunu yaptığı yerde göçmen gözaltı  

merkezinde tutulmuştur. 3 Ağustos 2016 tarihinde R.R. bilinmeyen bir yere  

gitmiş ve böylelikle sığınma işlemleri sona ermiştir.  

7. Daha sonra, başvuran aile Sırbistan'da yeniden bir araya gelmiştir.  

Aile ülke çapında farklı kamplarda birkaç ay geçirmiştir. 16 Ekim 2016  

tarihinde R.R. ve S.H.'nin ilk biyolojik çocuğu olan A.R. doğmuştur.  

8. 19 Nisan 2017 tarihinde başvuranlar Sırbistan'dan Macaristan'a gelmiş  

ve iki ülke arasındaki sınırda Macaristan topraklarında bulunan Röszke  

geçiş bölgesine girmişlerdir. Aynı tarihte sığınma başvurusu yapmışlardır.  

9. 19 Nisan 2017 tarihinde Göçmenlik ve Sığınma Bürosu (bundan  

böyle “GSB” olarak anılacaktır), başvuranların Sığınma Kanunu’nun  

80/J(5) maddesi uyarınca Röszke geçiş bölgesinde barınmalarına hükmeden  

bir karar almıştır (aşağıdaki 24. paragrafa bakınız).  

2

 

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

II. BAŞVURANLARIN GEÇİŞ BÖLGESİNDE KALMALARI  

10. 2015 yılından bu yana Sırbistan sınırında bulunan iki geçiş bölgesi  

önemli ölçüde genişletilmiştir (bakınız, Ilias ve Ahmed v. Macaristan [BD],  

no. 47287/15, § 15, 21 Kasım 2019). Hükümet tarafından 2017 yılı temmuz  

ayında toplanan verilere göre, söz konusu zamanda Röszke geçiş bölgesi  

460 kişilik resmi bir kapasiteye sahipti ve 291 yabancı uyrukluyu  

ağırlıyordu. Geçiş bölgesinin bölümleri dikdörtgen şeklindeydi, üç tarafta  

yan yana yerleştirilmiş barınma “konteynerleri” ve dördüncü tarafta tel örgü  

çit vardı. Konteynerlerin çatılarında jiletli tel vardı. Bir bölümde kalan  

insanlar sadece bir doktor, avukat veya Göçmenlik ve Sığınma Bürosu  

(GSB) personelini görmek için bölgenin diğer bölgelerine gidebiliyorlardı  

ve her zaman muhafızlar kendilerine eşlik ediyordu.  

11. Başvuranlar başlangıçta Röszke geçiş bölgesinin aileler için  

belirlenen bölümünde kalmıştır. Başvuranlar, çocuk güvenlik rayları  

olmayan üç ranza ve beş kilitlenebilir dolap bulunan 13 metrekarelik bir  

yaşam konteynerine yerleştirilmişlerdir. Hükümet’e göre, küçük çocuklu  

ailelere bir bebek karyolası temin edilmiştir. Başvuranlara göre,  

konteynerler yazın aşırı sıcaktı ve içerisinde klima yoktu; havalandırma için  

pencereyi ve kapıyı açmak zorunda kalmışlardır, bu da odanın içerisinde  

cereyana neden olmuş ve böceklerin içeri girmesine izin vermiştir. 2017 yılı  

ağustos ayı içerisinde ön kapının üzerinde bir tente (gölge sağlamak için)  

çekilmiş ve fan takılmıştır.  

12. Aile bölümünün ortasında küçük bir çocuk oyun alanı, pinpon  

masası, badminton filesi, basketbol sahası ve futbol kaleleri olan ortak bir  

avlu vardı. Başvuranlara göre, açık alanda gölge veya yeşillik yoktu.  

Bölümde ayrıca bir oyun odası, çalışma odası, dini ibadet odası ve  

içerisinde televizyon bulunan ortak oda vardı. Bölgede çalışan sivil toplum  

kuruluşları, haftada bir veya iki kez bir ila iki saat boyunca çocuklar için  

çizim ve el sanatları gibi etkinlikler düzenlemişlerdir. 2017 yılı eylül  

ayından itibaren geçiş bölgesindeki çocuklar için bir eğitim programı da  

sağlanmıştır.  

13. 29 Haziran 2017 tarihinde başvuran anne ve çocuk başvuranların  

hepatit B hastası olması nedeniyle başvuranlar geçiş bölgesi içerisindeki bir  

tecrit bölümüne yerleştirilmiştir. Tecrit bölümü, arka arkaya yerleştirilmiş  

yaklaşık on mobil konteyner ve çitle çevrili dar (yaklaşık 2,5 metre  

genişliğinde ve 40 ila 50 metre uzunluğunda) bir açık hava alanından  

oluşuyordu. İçerisinde klima bulunan yaşam konteynerlerinde bir ranza, iki  

tek kişilik yatak (A.R. için bebek karyolası yoktur) ve bir şifonyer  

bulunuyordu. Bölümde buzdolabı, mikrodalga fırın veya çamaşır makinesi  

yoktu. Başvuranlara çocukların oynamaları için kum verilmiştir. Tecrit  

bölümünde çocuklar için oyun alanı yoktu ve etkinlik de düzenlenmemiştir.  

Ortak alan konteynerinde bir televizyon ve bir pinpon masası başvuranların  

kullanımına sunulmuştur.  

3

     

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

14. Polis düzenli olarak sabah (06:00) kontrolü  

sayımı  

gerçekleştirmiştir. Başvuranlar, polis memurlarının/koruma görevlilerinin  

güvenlik kontrolü yapmak için yaşam konteynerlerine sık sık baskın  

düzenlediğini belirtmişlerdir.  

15. Geçiş bölgesinde ücretsiz kablosuz internet hizmeti mevcuttu.  

Başvuranlara göre, internet bağlantısı zayıftı ve yalnızca mesajlaşma için  

kullanılabilirdi.  

16. Hükümet’e göre, çocuklara yetişkin sığınmacılara verilen üç öğüne  

ek olarak, her gün iki atıştırmalık da verilmiştir. Hamile kadınlar gibi  

onların da süt ürünleri ve meyve alma hakları vardı. Bir yaşın altındaki  

çocuklara bebek beslenmesi ve bebek maması verilmiştir. Başvuranlar,  

çocuklara atıştırmalık olarak çikolata verildiğini, meyvenin sadece ara sıra  

verildiğini ve çocuklara verilen gıdaların yaşlarına göre yetersiz olduğunu  

belirtmişlerdir.  

17. Geçiş bölgesine vardıklarında ailelere, tek kullanımlık bebek bezleri  

gibi temel bebek hijyen ürünlerini içeren bir hijyen paketi verilmiştir.  

Sığınmacılara ek olarak aylık hijyen paketi sağlanmış ve haklı durumlarda  

talep üzerine ek maddeler de sağlanmıştır. Hükümet’e göre, mevsime uygun  

kıyafeti olmayan sığınmacılara kıyafet temin edilmiştir. Başvuranlar,  

başvuran anneye hamile kıyafeti verilmediğini, bu nedenle yatak çarşaflarını  

kullanarak kendisi için bir elbise dikmek zorunda kaldığını belirtmişlerdir.  

18. Başvuranlar geçiş bölgesinde kaldıkları süre boyunca birkaç kez  

tıbbi tedavi görmüşlerdir. Hükümet, sığınmacıların ihtiyaçlarına göre uzman  

tıbbi tedavi de dahil olmak üzere kendilerine temel ve acil tıbbi bakım  

hizmeti verildiğini ileri sürmüştür. Sağlık durumlarının gerektirdiği  

durumlarda, geçiş bölgesinde bulunan sağlık personeli tarafından acil veya  

uzman bakım almaları için sığınmacıların hastane veya kliniklere sevk  

edilmesi mümkün olmuştur. Hükümet’e göre, 24 Nisan 2017 tarihinde  

başvuran anne, Szeged hastanesinde görevli bir jinekolog tarafından  

muayene edilmiştir. 25 Nisan 2017 tarihinde başvuran anne hastalık  

sebebiyle hastanenin acil servisine sevk edilmiş ve 28 Nisan 2017 tarihinde  

hamileliğinin tespiti için hastaneye kaldırılmıştır. Hepatit B hastalığı ile  

ilgili olarak kan ve laboratuvar testi yapılmış ve idrar yolu enfeksiyonu için  

de ilaç reçete edilmiştir. Başvuran anne, aynı tarihte kusma ve kramp  

şikayetleri ile hastanenin acil servisine kaldırılmış ve geceyi orada  

geçirmiştir. 26 Mayıs 2017 tarihinde hastanede doğum öncesi kontrol  

yapılmış ve yüksek riskli bir hamileliği olduğu tespit edilmiştir. 13 ve 14  

Haziran 2017 tarihlerinde hastaneye kaldırılmış ve epigastrik (karın) ağrısı  

için ilaç reçete edilmiştir. 3 Temmuz 2017 tarihinde hastanede bir kez daha  

kontrolden geçmiş ve hepatit B hastalığı ile ilgili konsültasyon yapılmıştır. 9  

Ağustos 2017 tarihinde ultrason taraması yapılmış ve hastanenin acil  

servisine kaldırılmıştır. Başvuran anneye bol miktarda sıvı alması ve yeterli  

beslenmesi (meyve) tavsiye edilmiş ve anemi için ilaç reçete edilmiştir.  

Ailenin geçiş bölgesinden serbest bırakılmasının ardından, başvuran anne  

4

   

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

iki tıbbi kontrolden daha geçmiştir. 24 Nisan ve 6 Temmuz 2017  

tarihlerinde en büyük iki başvuran çocuk Szeged'deki hastanenin pediatri  

bölümüne götürülmüştür. Hepatit B hastası oldukları, hastaneye ikinci  

ziyaretleri sırasında alınan kan testlerinin ardından doğrulanmış ve doktor,  

hepatoloji bölümünde daha ileri bir inceleme yapılmasını tavsiye etmiştir.  

29 Haziran 2017 tarihinde en büyük başvuran çocuk olan M.H., sık sık  

yaşadığı burun kanaması şikayetiyle Szeged'deki hastanenin kulak burun  

boğaz hastalıkları bölümünde muayene edilmiştir. 16 Ağustos 2017  

tarihinde ambulansla Győr'deki bir hastanenin acil servisine götürülmüş ve  

daha sonra kulak burun boğaz hastalıkları bölümünde tedavi edilmiştir.  

Başvuranlar, talep edilmesine rağmen, en küçük başvurana önerilen aşıların  

altı aylıkken yapılmadığını ileri sürmüşlerdir. Dava dosyasından,  

Sırbistan'dayken en küçük başvurana bazı aşılar yapıldığı ve bir sonraki aşı  

randevusunun 8 Nisan 2017 olarak planlandığı anlaşılmaktadır.  

19. Başvuranlar, S.H.'nin tıbbi muayeneleri sırasında yanında hiçbir  

tercümanın bulunmadığını ve dil engeli nedeniyle (S.H. sadece ana dilinde  

konuştu) kendisinden herhangi bir anamnez (tıbbi öykü) alınamadığını  

bildirmişlerdir. 9 Ağustos 2017 tarihindeki hastane ziyaretinde doktorun  

isteği üzerine, S.H. tercüman tarafından İngilizce ve Dari dilinde  

sorgulanarak “heteroanamnez” alınmıştır. Başvuranlar ayrıca, hastaneye her  

zaman uygun olmayan bir polis minibüsünde götürüldüklerini ve tıbbi  

muayeneler sırasında hazır bulunan silahlı polis memurları tarafından  

kendilerine refakat edildiğini ifade etmişlerdir. Özellikle, (erkek) silahlı  

polis memurları, ikinci başvuranın jinekolojik muayenesi sırasında (yanında  

durarak) hazır bulunmuştur.  

20. Geçiş bölgesinde psikolojik yardım ile ilgili olarak, başvuranlar  

travma geçiren sığınmacılar için herhangi bir yardım olmadığını  

belirtmişlerdir. Başvuranlar, Mahkemenin dikkatini avukatlarının 26 ve 27  

Temmuz 2017 tarihli sığınma prosedüründeki beyanlarına çekmektedir.  

Başvuranın annesiyle ilgili olarak, avukat, diğerlerinin yanı sıra, başvuranın  

Afganistan'da ciddi kötü muameleye maruz kaldığını, bunun sonuçlarının  

hâlâ devam ettiğini ve uzman tedavisine ihtiyaç duyduğunu ileri sürmüştür.  

Bu bağlamda, avukat ayrıca, zihinsel sağlık sorunları göz önüne alındığında,  

başvuran annenin Sırbistan'da kaldığı süre boyunca psikiyatrik tedavi (ilaç  

ve psikoterapi) altında olduğunu ve bir psikiyatrist tarafından muayene  

edilmesini istediğini ileri sürmüştür. Başvuru formunda, başvuranlar  

S.H.'nin hamileliği nedeniyle bu ilacı almayı bırakmak zorunda kaldığını  

bildirmişlerdir. Hükümet, söz konusu dönemde, Macar Kalvinist Hayır  

Kurumu'nun ve Sirius Help'ten uzmanların- ikincisi özellikle çocuklar için  

olmak üzere- geçiş bölgesinde psikososyal yardım sağladığını ileri  

sürmüştür. 24 Ağustos 2017 tarihinde, başvuranların avukatının yasal  

(sığınma) prosedürleri amacıyla talebi üzerine, başvuran anne, kendisine  

majör depresif bozukluk ve travma sonrası stres bozukluğu ("TSSB") teşhisi  

koyan bir psikiyatrist tarafından muayene edilmiştir. Psikiyatrist, başvurucu  

5

   

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

anneye tıbbi, psikiyatrik ve psikoterapötik tedavi görmesini tavsiye etmiştir,  

çünkü aksi takdirde intihar dürtüleri ve dürtüsel tepkiler meydana  

gelebilirdi. Aynı tarihte başvuran en büyük iki çocuk, avukatlarının talebi  

üzerine bir psikolog tarafından muayene edilmiş ve doktor, çocukların geçiş  

bölgesindeki deneyimlerine bağlı olarak TSSB belirtileri gösterdiğini  

gözlemleyerek kendilerine psikolojik destek sağlanması gerektiğine karar  

vermiştir.  

21. R.R. ailesiyle birlikte geçiş bölgesine girmeden önce Macaristan'da  

sığınma başvurusunda bulunduğundan (yukarıdaki 6. paragrafa bakınız),  

GSB tarafından Sığınma Kanunu kapsamında kendisinin maddi kabul  

koşullarına hakkı olmadığı değerlendirilmiştir (yukarıdaki 24. paragrafa  

bakınız). Kendisine ailesiyle birlikte kalacak yer tahsis edilmiş, ancak  

ücretsiz yemek verilmemiştir. Diğer başvuranlara verilen sıcak yemekler,  

öğle yemeğini yedikleri kantinden çıkarılamamıştır. Başvuranlar, 2017 yılı  

mayıs ayı sonuna kadar bölgede faaliyet gösteren Sirius Help adlı sivil  

toplum kuruluşunun, R.R.'nin kalışının başında bu yana iki kez dışarıdan  

yiyecek alışverişi düzenlediğini ileri sürmektedir. R.R. başlangıçta  

Sırbistan'da yiyecek satın alan ve bölgeye vardıklarında kendisine teslim  

eden diğer sığınmacılara ödeme yaparak yiyecek alabiliyordu. Başvuranlara  

göre, bu tür düzenlemeleri gerçekleştirmek zordu ve R.R. ailesinin  

artıklarını yemeye, diğer sığınmacılardan yiyecek dilenmeye ve çöp  

kutularında yenilebilir şeyler aramaya zorlanmıştır. Birinci başvuran,  

Yardım Konseyi örgütleri ve Macar Kızılhaçı'nın kendisine bozulmaz gıda  

paketleri sağladığı sadece iki olayı hatırlayabilmiştir. Hükümet’e göre, diğer  

başvuranlara R.R. ile paylaşabilecekleri yeterli miktarda uzun ömürlü  

yiyecek dağıtılmıştır. Hükümet, ayrıca, R.R.'nin sosyal hizmet uzmanlarının  

yardımıyla birkaç kez yiyecek satın aldığını ve Yardım Konseyi üyelerinin  

yiyecek, kişisel bakım malzemeleri ve giyinme açısından ihtiyaçlarını  

karşıladığını da belirtmektedir. Hükümet’e göre, R.R. ailenin yeterli gıda  

malzemesine sahip olduğunu belirterek birkaç kez yiyecek kabul etmeyi  

reddetmiştir. 31 Temmuz 2017 tarihinde GSB, başvuranların avukatına bir  

e-posta göndererek, özellikle yürürlükteki Macar kanunları uyarınca  

başvuranların geçiş bölgesinde yemek yeme hakkına sahip olmadığını;  

birçok kez yaptıkları gibi kendileri için yiyecek satın alma imkanına sahip  

olduklarını ve yardım kuruluşlarının yiyecek dağıttığını belirtmiştir. GSB  

ayrıca, birinci başvuranın bölgede kaldığı süre boyunca herhangi bir kilo  

verdiğinin görülmediğini de belirtmiştir.  

III. BAŞVURANLARIN SIĞINMA BAŞVURUSUNUN İNCELENMESİ  

22. Başvuranlar, sığınma işlemlerinde kendi seçtikleri bir avukat  

tarafından temsil edilmiştir. Yetişkin başvuranların 19 Nisan 2017 tarihinde  

(her ikisi de), 8 Haziran 2017 tarihinde (sadece S.H.) ve 10 Mayıs ve  

6 Haziran 2017 tarihlerinde (sadece R.R.) SGB tarafından ifadeleri  

6

   

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

alınmıştır. Sığınma işlemleri sırasında, GSB, diğerlerinin yanı sıra, 3  

Temmuz 2017 tarihinde teslim edilen evlilik cüzdanları hakkında uzman  

görüşü talep etmiştir. 20 Haziran 2017 tarihinde GSB, R.R.'nin S.H.'nin  

üçüncü çocuğunun babası olduğunu teyit etmek için bir DNA testi talep  

etmiştir. R.R.'nin babalığını teyit eden testin sonuçları 14 Ağustos 2017  

tarihinde teslim alınmıştır.  

23. 15 Ağustos 2017 tarihinde başvuranlara Macaristan topraklarına  

girme ve burada geçici olarak kalma izni verilmiştir (kabul edilen yabancı  

statüsü, befogadott). Başvuranlar, aynı gün Vámosszabadi Kabul  

Merkezi'nde barınmışlardır. Ancak GSB, başvuranları mülteci veya ikincil  

korumaya ihtiyaç duyan kişiler olarak tanımayı reddetmiştir. Başvuranlar,  

başvurularını reddeden kararın bir kısmının yargısal denetimden geçmesini  

talep etmişlerdir. Daha sonra, 23 Ağustos 2017 tarihinde GSB, esasa ilişkin  

kararını geri çekerek 8 Eylül 2017 tarihinde, başvuranları ikincil korumaya  

ihtiyaç duyan kişiler olarak tanıyan esasa ilişkin yeni bir karar almıştır. Bu  

arada, 25 Ağustos 2017 tarihinde başvuranlar Almanya'ya gitmiş ve daha  

sonra uluslararası koruma altına alınmışlardır.  

İLGİLİ HUKUK VE UYGULAMA  

I. İÇ HUKUK  

24. LXXX sayılı ve 2007 tarihli Sığınma hakkındaki Kanunun  

("Sığınma Kanunu") ilgili hükümleri Ilias ve Ahmed davasında ana  

hatlarıyla özetlenmiştir (yukarıda anılan, §§ 41 ve 45). Sığınma Kanunu’nun  

amaçları doğrultusunda, özel muameleyi hak eden kişiler arasında, bireysel  

bir değerlendirmeden sonra özel ihtiyaçları olduğu tespit edilen özel ihtiyaç  

sahibi kişiler, özellikle küçükler ve hamile kadınlar bulunmaktadır (2k  

numaralı madde). Kanunun 4. maddesine göre, hükümleri uygularken  

çocuğun yüksek yararı ve hakları birincil öneme sahip olacaktır. Ayrıca,  

Sığınma Kanunu hükümleri, durumlarından kaynaklanan özel ihtiyaçları  

dikkate alınarak özel muamele gerektiren kişilere uygulanmalıdır (4(3)  

numaralı madde). Kitlesel göçün neden olduğu bir kriz durumu ilan  

edildiğinde, aşağıda yer alan ve 28 Mart 2017 tarihinde değiştirilen Sığınma  

Kanunu’nun 80/J numaralı maddesi uygulanır:  

“(1) Sığınma başvuruları sadece transit bölgede…bizzat sığınma makamına  

yapılabilir, ....  

...  

(4) İşlemler süresince, tanınma talebinde bulunan kişiler, 5 (1) numaralı maddenin'  

in a) ve c) bentlerinde belirtilen haklara sahip değildir.  

(5) Aleyhinde başka itiraz yolu bulunmayan bir kararın veya Dublin prosedürü  

uyarınca bir nakil kararının icra edilebilir hale gelmesine kadar geçen süre için, geçiş  

bölgesi alanı sığınma makamı tarafından ikamet yeri olarak belirlenir. Tanınma  

talebinde bulunan kişiler çıkış kapısından geçiş bölgesi alanını terk edebilirler.  

7

   

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

...”  

Sınır prosedürünü ve geçiş bölgesinde kalmayı dört hafta ile sınırlayan  

71/A numaralı madde de dahil olmak üzere, sınır prosedürünü düzenleyen  

Sığınma Kanunu’nun ilgili hükümleri burada uygulanmaz. Tanınma  

talebinde bulunan kişi, önceki başvurusunu reddeden veya sonlandıran nihai  

bir kararın kabul edilmesinin ardından başka bir sığınma başvurusunda  

bulunursa kendisine bakım, yardım ve konaklama hakkı verilmez (80/K (11)  

numaralı madde).  

25. Geçiş bölgelerinde sunulan tüm sığınma başvuruları, her bir davanın  

koşullarına bağlı olarak hızlandırılmış veya standart bir prosedürle ele alınır.  

Standart prosedüre göre, sığınma başvurusu ile ilgili bir karar altmış gün  

içinde GSB tarafından alınmalıdır; hızlandırılmış prosedür uygulanırsa veya  

bir başvuru kabul edilemez ilan edilirse, GSB on beş gün içinde bir karar  

almalıdır. Sığınmacı statüsü verilmezse, GSB'nin kararına karşı mahkemeye  

itiraz edilebilir. İlk karar standart sığınma prosedürü çerçevesinde alınmışsa,  

mahkeme itiraz hakkında altmış gün içerisinde karar verir; hızlandırılmış  

prosedür çerçevesinde alınan bir karara itiraz edilmişse veya sığınma  

başvurusunun kabul edilemez olarak reddedilmesi durumunda, mahkeme  

sekiz gün içinde karar verir.  

II. AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKU VE UYGULAMASI  

26. Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 26 Haziran 2013 tarihli ve  

2013/32/EU sayılı ‘Uluslararası Korumanın Verilmesi ve Geri Alınmasına  

İlişkin Ortak Prosedürler Hakkında Yönergesi (yenilenmiş)’ ("Sığınma  

Prosedürleri Yönergesi")’nin ilgili hükümleri, Ilias ve Ahmed davasında  

özetlenmiştir (yukarıda anılan, §§ 47-55).  

27. Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 26 Haziran 2013 tarihli ve  

2013/33/EU sayılı Yönergesi’nin ilgili hükümleri, uluslararası korumaya  

başvuran başvuranların kabul edilmesine ilişkin standartları (yenilenmiş)  

("Kabul Koşulları Yönergesi") belirlemektedir: İlgili hükümler aşağıdaki  

gibidir:  

BÖLÜM II  

KABUL KOŞULLARINA İLİŞKİN GENEL HÜKÜMLER  

8. madde  

Tutma  

“1. Üye Devletler, Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 26 Haziran 2013 tarihli ve  

2013/32/EU sayılı ‘Uluslararası Korumanın Verilmesi ve Geri Alınmasına İlişkin  

Ortak Prosedürler Hakkında Yönergesi’ uyarınca yalnızca başvuru sahibi olması  

nedeniyle bir kişiyi tutamaz.  

2. Gerekli olduğu kanıtlandığında ve her bir davanın bireysel değerlendirmesine  

dayanarak, Üye Devletler, daha az zorlayıcı seçenek önlemlerin etkili bir şekilde  

uygulanamaması durumunda, bir başvuru sahibini tutabilir.  

8

   

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

3. Bir başvuru sahibi sadece şu durumlarda tutulabilir:  

(a) kimliğini veya uyruğunu belirlemek veya doğrulamak için;  

(b) uluslararası koruma başvurusunun dayandığı ve özellikle başvuru sahibinin  

kaçma riskinin bulunduğu durumlarda, kendisinin tutulamaması durumunda elde  

edilemeyen unsurları belirlemek için;  

(c) bir prosedür bağlamında, başvuru sahibinin bölgeye girme hakkına karar vermek  

için;  

(d) Avrupa Parlamentosu ve Konseyi'nin 16 Aralık 2008 tarih ve 2008/115/EC sayılı  

Yasa Dışı Olarak Kalan Üçüncü Ülke Vatandaşlarının Geri Gönderilmesine İlişkin  

Üye Devletlerdeki Ortak Standartlar ve Prosedürler Hakkında Yönerge (9) uyarınca,  

kişi geri gönderme sürecini hazırlamak ve/veya geri gönderme sürecini  

gerçekleştirmek üzere geri gönderme prosedürüne tabi olarak tutulduğunda; ve ilgili  

Üye Devlet, halihazırda sığınma prosedürüne erişme imkanına sahip olduğu da dahil  

olmak üzere, nesnel kriterler temelinde, başvuru sahibinin geri gönderme kararının  

icrasını geciktirmek veya engellemek amacıyla uluslararası koruma başvurusunda  

bulunduğuna inanmak için makul gerekçeler olduğunu kanıtladığında;  

(e) ulusal güvenliğin veya kamu düzeninin korunmasının gerektirdiği durumlarda;  

(f) Avrupa Parlamentosu ve Konseyi'nin 26 Haziran 2013 tarihli ve (AB) 604/2013  

sayılı Yönetmeliği’nin 28. maddesi uyarınca, Üye Devletlerden birinde üçüncü ülke  

vatandaşı veya vatansız bir kişi tarafından yapılan uluslararası koruma başvurusunu  

incelemekten sorumlu Üye Devletin belirlenmesine yönelik kriterlerin ve  

mekanizmaların oluşturulması (10).  

Tutma gerekçeleri ulusal yasada belirtilir.  

...”  

11. madde  

Özel ihtiyaç sahibi kişilerin ve özel kabul ihtiyaçları olan başvuru sahiplerinin tutulması  

“1. Akıl sağlığı da dahil olmak üzere, özel ihtiyaç sahibi olan ve tutulan başvuru  

sahiplerinin sağlığı, ulusal makamların öncelikli endişesi olmalıdır.  

Özel ihtiyaç sahibi kişilerin tutulduğu durumlarda, Üye Devletler, sağlıkları da dahil  

olmak üzere belirli durumlarını dikkate alarak düzenli izleme ve yeterli desteği  

sağlamalıdır.  

2. Küçükler sadece son çare olarak ve diğer daha az zorlayıcı seçenek önlemlerin  

etkili bir şekilde uygulanamayacağı tespit edildikten sonra tutulabilir. Böyle bir tutma  

çok kısa sürmeli ve tutulan küçüğün serbest bırakılması ve küçükler için uygun bir  

yere yerleştirilmeleri için her türlü çaba gösterilmelidir.  

Madde 23 (2)'de öngörüldüğü üzere, küçüğün üstün yararı, Üye Devletler için birincil  

öneme sahip olmalıdır.  

Küçüklerin tutulduğu durumlarda, küçükler yaşlarına uygun oyun ve eğlence  

faaliyetleri de dahil olmak üzere boş zaman etkinliklerine katılma imkanına sahip  

olmalıdır.  

...  

4. Tutulan ailelere, yeterli mahremiyeti garanti eden ayrı bir barınma imkânı  

sağlanmalıdır.  

9

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

...  

6. Üye Devletler, 2013/32/EU sayılı Yönerge'nin 43. maddesinde atıfta bulunulan  

durumlar haricinde, başvuru sahibi bir sınır karakolunda veya bir geçiş bölgesinde  

tutulduğunda, 2. fıkranın üçüncü bendinde, 4. fıkrada ve 5. fıkranın birinci bendinde  

belirtilen hükümlerden sapma yapabilir.  

17. madde  

Maddi kabul koşulları ve sağlık hizmetleri ile ilgili genel kurallar  

“1. Üye Devletler, uluslararası koruma başvurusunda bulunduklarında başvuru  

sahipleri için maddi kabul koşullarının mevcut olmasını sağlayacaktır.  

2. Üye Devletler, maddi kabul koşullarının başvuru sahiplerinin geçimlerini güvence  

altına alan ve fiziksel ve zihinsel sağlıklarını koruyan yeterli bir yaşam standardı  

sağlamasını temin edecektir. Üye Devletler, 21. maddeye uygun olarak, tutulan  

kişilerin durumuyla ilgili olarak olduğu kadar, özel ihtiyaç sahibi kişilerin özel  

durumlarında da bu yaşam standardının karşılanmasını sağlayacaktır.  

3. Üye Devletler, maddi kabul koşullarının ve sağlık hizmetlerinin tamamının veya  

bir kısmının sağlanmasını, başvuru sahiplerinin geçimlerini sağlamak ve sağlıklar  

durumları için yeterli bir yaşam standardına sahip olmak için yeterli imkana sahip  

olmamaları koşuluna bağlayabilir.  

4. Başvuru sahiplerinin yeterli kaynakları varsa, örneğin başvuru sahipleri makul bir  

süredir çalışıyorlarsa..., Üye Devletler, 3. fıkranın hükmü uyarınca, başvuru  

sahiplerinden bu Yönerge'de sağlanan maddi kabul koşullarının ve sağlık  

hizmetlerinin maliyetini karşılamalarını veya masraflarına katkıda bulunmalarını  

isteyebilir.”  

19. madde  

Sağlık hizmetleri  

“1. Üye Devletler, başvuru sahiplerinin en azından acil bakım ve hastalıkların ve  

ciddi ruhsal bozuklukların temel tedavisini içeren gerekli sağlık hizmetlerini almasını  

sağlamalıdır.  

2. Üye Devletler, gerektiğinde uygun akıl sağlığı hizmetleri de dahil olmak üzere  

özel kabul ihtiyaçları olan başvuru sahiplerine gerekli tıbbi veya diğer yardımı  

sağlamalıdır.  

BÖLÜM III  

MADDİ KABUL KOŞULLARININ AZALTILMASI VEYA GERİ ALINMASI  

20. madde  

Maddi kabul koşullarının azaltılması veya geri alınması  

“1. Üye Devletler, istisnai ve usulüne uygun olarak gerekçelendirilmiş durumlarda,  

bir başvuru sahibinin aşağıdaki durumlarda maddi kabul koşullarını azaltabilir veya  

geri alabilir:  

...  

(c) 2013/32/EU sayılı Yönerge’nin 2(q) maddesinde tanımlandığı gibi müteakip bir  

başvuru yapmışsa.  

...  

10  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

5. Bu maddenin 1, 2, 3 ve 4. fıkralarında atıfta bulunulan maddi kabul koşullarının  

veya yaptırımların azaltılması veya geri alınmasına ilişkin kararlar bireysel, nesnel ve  

tarafsız olarak alınmalı ve bu kararların gerekçeleri belirtilmelidir. Kararlar, özellikle  

orantılılık ilkesi dikkate alınarak 21. madde kapsamındaki kişilerle ilgili olarak ilgili  

kişinin özel durumuna dayanmalıdır. Üye Devletler her koşulda 19. madde uyarınca  

sağlık hizmetlerine erişimi sağlamalı ve tüm başvuru sahipleri için onurlu bir yaşam  

standardı sağlamalıdır.  

6. Üye Devletler, maddi kabul koşullarının 5. fıkraya uygun olarak bir karar  

alınmadan önce geri alınmamasını veya azaltılmamasını sağlamalıdır.  

BÖLÜM IV  

ÖZEL İHTİYAÇ SAHİBİ KİŞİLER İLE İLGİLİ HÜKÜMLER  

21. madde  

Genel esaslar  

“Üye Devletler, bu Yönergeyi uygulayan ulusal yasada, küçükler... hamile kadınlar...  

insan ticareti mağdurları, ciddi hastalıkları olan kişiler, zihinsel bozukluğu olan kişiler  

ve kadın sünneti mağdurları gibi işkence, tecavüz veya diğer ciddi psikolojik, fiziksel  

veya cinsel şiddete maruz kalmış kişiler gibi özel ihtiyaç sahibi kişilerin özel  

durumunu dikkate almalıdır.”  

22. madde  

Özel ihtiyaç sahibi kişilerin özel kabul ihtiyaçlarının değerlendirilmesi  

“1. 21. maddeyi etkili bir şekilde uygulamak adına, Üye Devletler başvuru sahibinin  

özel kabul ihtiyacı olan bir başvuru sahibi olup olmadığını değerlendirmelidir. Üye  

Devletler ayrıca bu tür ihtiyaçların niteliğini de belirtmelidir.  

Bu değerlendirme, uluslararası koruma başvurusu yapıldıktan sonra makul bir süre  

içinde başlatılmalı ve mevcut ulusal prosedürlere entegre edilmelidir. Üye Devletler,  

sığınma prosedürünün daha sonraki bir aşamasında ortaya çıkması durumunda, bu  

Yönerge’nin hükümlerine uygun olarak, bu özel kabul ihtiyaçlarının da ele alınmasını  

sağlamalıdır.  

Üye Devletler, bu Yönerge uyarınca özel kabul ihtiyaçları olan başvuru sahiplerine  

sağlanan desteğin, sığınma prosedürü süresince özel kabul ihtiyaçları dikkate alınarak  

belirlenmesini ve başvuru sahiplerinin durumlarının uygun şekilde izlenmesini  

sağlamalıdır.  

2. 1. fıkrada atıfta bulunulan değerlendirmenin idari bir prosedür şeklini alması  

gerekmez.  

...”  

23. madde  

Küçükler  

“1. Çocuğun yüksek yararı, bu Direktifi uygularken Üye Devletler için birincil  

öneme sahip olmalıdır. Üye Devletler, küçüğün fiziksel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve  

sosyal gelişimi için yeterli bir yaşam standardı sağlamalıdır.  

2. Çocuğun yüksek menfaatlerini değerlendirirken, Üye Devletler özellikle  

aşağıdaki etmenleri dikkate almalıdır:  

(a) aile birleşimi imkanları;  

11  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

(b) özellikle küçüğün geçmişini göz önünde bulundurarak, küçüğün refahı ve sosyal  

gelişimi;  

(c) özellikle küçüğün insan kaçakçılığı mağduru olma riski varsa, emniyet ve  

güvenlik hususları;  

(d) küçüğün yaşına ve olgunluğuna uygun görüşleri.  

3. Üye Devletler, Madde 18(1)(a) ve (b) uyarınca küçüklerin tesislerde ve barınma  

merkezlerinde yaşlarına uygun oyun ve eğlence faaliyetleri de dahil olmak üzere boş  

zaman etkinliklerine ve açık hava etkinliklerine erişmelerini sağlamalıdır.  

4. Üye Devletler, herhangi bir istismar, ihmal, sömürü, işkence veya zalimane,  

insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye maruz kalmış veya silahlı çatışmalardan  

muzdarip küçüklerin rehabilitasyon hizmetlerine erişimini sağlamalı ve uygun ruh  

sağlığı hizmetlerinin geliştirilmesini ve gerektiğinde nitelikli danışmanlık verilmesini  

temin etmelidir.  

...”  

25. madde  

İşkence ve şiddet mağdurları  

“1. Üye Devletler, işkence, tecavüz veya diğer ciddi şiddet eylemlerine maruz kalan  

kişilerin, özellikle uygun tıbbi ve psikolojik tedaviye veya bakıma erişim gibi bu tür  

eylemlerin neden olduğu zararlar nedeniyle gerekli tedaviyi almasını sağlamalıdır.  

...”  

28. 14 Mayıs 2020 tarihli kararında, FMS ve Diğerleri v. Országos  

Idegenrendészeti Főigazgatóság Dél-alföldi Regionális Igazgatóság ve  

Országos Idegenrendészeti Főigazgatóság (C-924/19 PPU ve C-925/19  

PPU) davasında Avrupa Birliği Adalet Divanı, diğerlerinin yanı sıra,  

Macaristan'a Sırbistan üzerinden gelen sığınmacıların Röszke transit  

bölgesinde tutulduğu koşulların özgürlükten yoksun bırakılma boyutuna  

vardığına karar vermiştir:  

“2008/115 ve 2013/33 sayılı Yönergeler uyarınca bir üçüncü ülke vatandaşına  

uygulanan çevresi sınırlandırılmış ve kapalı,  

o

vatandaşın hareketlerinin  

sınırlandırıldığı ve izlendiği ve yasal olarak kendi isteğiyle terk edemediği bir geçiş  

bölgesinde kalıcı olarak kalma zorunluluğunun, nasıl olursa olsun, bu yönergeler  

anlamında 'tutma' olarak nitelendirilen bir özgürlükten yoksun bırakma olarak  

görülmesi gerekir.  

...  

2013/32 sayılı Yönerge’nin 43(1) maddesi Üye Devletlere, bu yönergenin 33. maddesi  

uyarınca, sınırlarında veya geçiş bölgelerinde yapılan bir uluslararası koruma  

başvurusunun kabul edilebilirliği veya söz konusu yönergenin 31(8) maddesinde  

belirtilen durumların birinde söz konusu başvurunun özü hakkında karar vermek için,  

bu prosedürlerin söz konusu yönergenin II. Bölümünde belirtilen temel ilkelere ve  

temel güvencelere uygun olması şartıyla, özel prosedürler sağlama imkânı verir.  

2013/32 sayılı Yönerge'nin 43(2) maddesi uyarınca, bu özel prosedürler makul bir  

süre içinde gerçekleştirilmelidir, dört haftalık süre içinde uluslararası koruma  

başvurusunun reddine karar verilmediği takdirde, ilgili Üye Devlet, başvuranın kendi  

topraklarına girmesine izin vermeli ve başvuru, normal prosedüre uygun olarak bu  

dört haftalık sürenin ardından ele alınmalıdır.  

12  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

...  

2013/32 sayılı Yönerge’nin 43. maddesi, uluslararası koruma başvurusunda bulunan  

bir kişinin dört haftadan fazla bir süre boyunca geçiş bölgesinde tutulmasına izin  

vermediği şeklinde yorumlanmalıdır.  

III. ULUSLARARASI HUKUK.  

29. 20 Kasım 1989 tarihli Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin  

(Macaristan tarafından 7 Ekim 1991 tarihinde onaylanmıştır) 22. maddesi  

aşağıdaki gibidir:  

22. madde  

“1. Taraf Devletler, ister tek başına olsun isterse ana babası veya herhangi bir başka  

kimse ile birlikte bulunsun, mülteci statüsü kazanmaya çalışan ya da uluslararası veya  

iç hukuk kural ve usulleri uyarınca mülteci sayılan bir çocuğun, bu Sözleşmede ve  

insan haklarına veya insani konulara ilişkin ve söz konusu Devletlerin taraf oldukları  

diğer Uluslararası sözleşmelerde tanınan ve bu duruma uygulanabilir nitelikte bulunan  

hakları kullanması amacıyla koruma ve insani yardımdan yararlanması için gerekli  

bütün önlemleri alırlar.  

2. Bu nedenle, Taraf Devletler, uygun gördükleri ölçüde, Birleşmiş Milletler  

Teşkilatı ve onunla iş birliği yapan hükümetler arası ve hükümet dışı yetkili başka  

kuruluşlarla bu durumda olan bir çocuğu korumak, ona yardım etmek, herhangi bir  

mülteci çocuğun ailesi ile yeniden bir araya gelebilmesi için ana-babası veya ailesinin  

başka üyeleri hakkında bilgi toplamak amacıyla işbirliğinde bulunurlar. Herhangi bir  

nedenle kendi aile çevresinden sürekli ya da geçici olarak ayrı düşmüş bir çocuğa bu  

Sözleşmeye göre tanınan koruma, aynı esaslar içinde, ana-babası ya da ailesinin  

başkaca üyelerinden hiçbirisi bulunamayan çocuğa da tanınacaktır.  

IV. ULUSLARARASI KURULUŞLARIN ZİYARET RAPORLARI  

30. 20-26 Ekim 2017 tarihleri arasında Avrupa İşkence ve İnsanlık Dışı  

ya da Küçültücü Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Komitesi (“CPT”)  

tarafından Macaristan'a yapılan ziyarete ilişkin Macar Hükümeti'ne sunulan  

Rapor aşağıdaki kısımları içermektedir:  

“… personel tarafından heyete verilen bilgilere göre, geçiş bölgesindeki ortalama  

kalış süresi yaklaşık 30 gündü.  

...  

CPT, Macar makamlarının transit bölgelerdeki yabancı uyrukluların barınması için  

uygun maddi koşullar sağlama ve binaları iyi bir onarım ve hijyen durumunda tutma  

çabalarına dikkat çekmektedir. Barınma konteynerleri 13m² ölçülerindedir ve  

genellikle içerisinde iki ranza ve bir yatak (temiz şilte, yastık ve yatak takımı ile  

donatılmıştır) ve beş dolap ile bulunuyordu. Konteynerler, doğal ışığa ve yapay  

aydınlatmaya ve ayrıca elektrikli ısıtmaya iyi derecede erişime sahipti. Barınma  

konteynerlerine ek olarak, her kafesli bölümde, sosyal hizmet uzmanları için bir ofis  

görevi gören konteynerler, bir yemek odası (içerisinde sandalye, masa ve lavabo ve  

ayrıca buzdolabı, elektrikli su ısıtıcısı ve mikrodalga fırın bulunuyordu), bir çamaşır  

odası (çamaşır makinesi ve çamaşır kurutma makinesi ile birlikte) ve erkek ve  

13  

 

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

kadınlar için ayrı ortak sağlık tesisleri (içerisinde lavabo, tuvalet ve duş bulunuyordu)  

vardı.  

...  

Geçiş bölgelerinin genel tasarımı çok fazla hapsedici- jiletli tel ruloları, bazen birkaç  

sıra halinde uzanan yüksek tel örgü çitler gibi her yerde mevcuttu. ... Böyle bir ortam,  

ailelerin ve çocukların aralarında olduğu sığınmacıların barınması için yeterli kabul  

edilemez.  

...  

Buna ek olarak, her iki transit bölgesinde de yaz aylarında, konteynerlerin uygun  

şekilde yalıtılmadıkları ve de içlerinde klima bulunmadığı için genellikle çok sıcak  

hale geldiklerine dair bazı şikayetler duyulmuştur.  

Faaliyetlerle ilgili olarak, tüm yabancı uyrukluların kendi bölümleri içinde serbestçe  

hareket edebilmeleri, diğer yabancı uyruklularla ilişki kurabilmeleri ve bitişik bir dış  

avluya ve klimalı bir ortak etkinlik odasına (içerisinde masa, sandalye, televizyon seti,  

masa oyunları, oyun kartları ve masa tenisi masası ve ayrıca çocuklar için bazı kitap  

ve oyuncaklar yer alıyordu) ve ayrıca bir ibadet odasına sınırsız erişime sahip olmaları  

olumlu karşılanmıştır.  

Her barınma bölümünün ortasında, içerisinde masa, sandalye/bank ve üzerinde  

güneşlik bulunan çakıl bir açık avlu vardı ve bu avluların birçoğunda yabancı  

uyruklular basketbol ve voleybol oynayabiliyordu. ...  

Ayrıca, kumaş güneşlikler dışında, bahçelerin sert hava koşullarına karşı uygun bir  

koruması yoktu.  

Her iki transit bölgede de yetişkin yabancı uyruklulara (grup tartışmaları, Macarca dil  

dersleri, masa oyunları/satranç gibi) bazı toplu etkinlikler sunulmuştur. Bununla  

birlikte, yabancı uyruklulardan, özellikle de orada daha uzun süre tutulanlar, yeterli  

etkinlik olmaması nedeniyle birçok şikâyet alındı.  

Her iki geçiş bölgesinde de çocuklar için toplu etkinlikler sağlamak amacıyla çaba  

gösteriliyordu. Dışarıdan gelen öğretmenler tarafından her iş günü (09:00 - 12:00)  

okul dersleri (temel İngilizce, Macarca, matematik, “kültürel konular ”) ve çoğunlukla  

çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından da bazı boş zaman etkinlikleri (14:00 -  

16:00) icra edildi.  

Röszke'de, çocuklu aileler için çoğu konaklama bölümünün açık bahçelerinde  

çocuklar için (içerisinde kaydırak, salıncak ve kum havuzu bulunan) bir oyun alanı  

bulunması da takdire değerdir. ...  

...  

İstisnai olarak, küçükler anne ve babasıyla bir geçiş bölgesinde tutulursa, kalış süreleri  

mümkün olan en kısa süre olmalıdır.  

...  

Her iki geçiş bölgesindeki yaşam koşulları, yabancı uyrukluları sınırlı bir süre (yani  

birkaç haftaya kadar) tutmak için genellikle kabul edilebilir seviyededir. Bununla  

birlikte, yabancı uyrukluları, özellikle de çocuklu aileleri uzun süre tutmak için yeterli  

değildir.  

...  

Çocukların özel sağlık bakım ihtiyaçları ile ilgili olarak, CPT, bir çocuk doktorunun  

haftada iki kez her iki geçiş bölgesine de gelmesini memnuniyetle karşılamaktadır.  

14  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

Bununla birlikte, yeni gelen çocukların aşılanmış olup olmadığına veya kızamık,  

suçiçeği, kabakulak veya kızamıkçık gibi herhangi bir aşılamanın yapılıp  

yapılmadığına ilişkin herhangi bir aşılama geçmişinin alınmamış olması üzücüdür. Bu  

bağlamda, Komite, geçiş bölgelerinde çocukların varlığının çocuklarda yaygın olan  

bulaşıcı hastalıkların bulaşma riskini artırdığını hatırlatmak istemektedir. Yukarıdaki  

açıklamalar ışığında, her iki transit bölgedeki çocuklar için sağlık hizmeti sunumunu  

gözden geçirmek için adımlar atılmalıdır.  

Her iki geçiş bölgesinde de sağlık personeli, iş günlerinde dönüşümlü olarak hazır  

bulunan bir doktor ve haftanın yedi günü, günün her saati hizmet veren ve yarı  

zamanlı çalışan hemşirelerden (feldsher) oluşuyordu. Ayrıca her iki geçiş bölgesinde  

de haftanın yedi günü günde ikişer saat hizmet veren ve esas olarak yaş  

değerlendirmesi yapıp acil tedavi hizmeti sağlayan askeri doktor hazır bulunuyordu.  

Bir çocuk doktoru haftada iki kez her iki geçiş bölgesini de ziyarete geliyordu.  

...  

Her iki geçiş bölgesinde de uzman bakımına ihtiyaç duyan yabancı uyrukluların  

genellikle yerel bir hastaneye (gerekirse psikiyatrik ve psikolojik konsültasyonlar için)  

nakledildiği ve Macar Kızılhaçı'ndan bir psikoloğun veya dini bir kuruluşun  

(çoğunlukla refakatsiz küçüklere odaklanarak) ara sıra ziyaretler gerçekleştirdiği  

konusunda heyete bilgi verildi. Bununla birlikte, psikolojik ve psikiyatrik bakımın  

sağlanması yetersiz görünmektedir.  

...  

Ziyaret sonu görüşmelerinde Macar yetkililer heyete, her geçiş bölgesinde yarı  

zamanlı olarak bir psikolog işe almak için adımlar atıldığını bildirdi.  

...  

CPT, Macar makamlarının her iki geçiş bölgesinde de yabancı uyrukluların dış  

dünyayla temasını kolaylaştırmak için gösterdiği çabaları kabul etmektedir. ...yabancı  

uyrukluların cep telefonlarını tutmalarına izin verildi. Buna ek olarak, yabancı  

uyrukluların Macaristan dışındaki akrabaları ve arkadaşlarıyla ücretsiz olarak iletişim  

kurabilmeleri için her iki geçiş bölgesine de İnternet Üzerinden Ses Protokolü (VoIP)  

çağrıları da dahil olmak üzere bir Wifi İnternet bağlantısı kurulmuştu. Bununla  

birlikte, heyet yabancı uyruklulardan (özellikle Tompa'da) Wifi sinyalinin zayıflığı ve  

bunun sonucunda iletişimin sık sık kullanılamaması ve/veya kesintiye uğraması  

hakkında birçok şikâyet aldı. ...  

İlke olarak, yabancı uyruklular herhangi bir kısıtlama olmaksızın mektup  

gönderebiliyor/alabiliyorlardı ve her gün ziyaret almalarına izin veriliyordu. Bununla  

birlikte, durumları göz önüne alındığında, genellikle bu imkanları kullanabilecek  

durumda değillerdi. ...”  

31. Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği Göç ve Mülteciler Özel  

Temsilcisi Büyükelçi Tomáš Boček'in Haziran 2017 tarihinde yayımlanan  

Rӧszke geçiş bölgesi (SG/Inf (2017)33) ile ilgili Haziran 2017 tarihli bilgi  

toplama misyonuna ilişkin rapor, Ilias ve Ahmed kararında özetlenmiştir  

(yukarıda anılan, § 67). Bölgedeki koşullarla ilgili olarak, aşağıdaki  

gözlemler de önemlidir:  

“2.2. Koşullar  

... Konteynerlerin çatılarında jiletli tel vardı. Her bölümde çocuklar için küçük bir  

oyun alanı olan küçük bir ortak avlu vardı. Bölümde kalan kişiler sadece doktoru  

15  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

ziyaret etmek veya sığınma makamlarıyla görüşmelerini yapmak için dışarı  

çıkabiliyorlardı. Ne zaman bölümün dışına çıkmak zorunda kalsalar, geçiş bölgesinin  

muhafızları onlara eşlik ediyordu. Yetkililer tarafından, muhafızların silah değil  

yalnızca kelepçe taşıdığı bildirildi.  

...  

Yemekler, sosyal hizmet uzmanları tarafından günde üç kez plastik torbalarda  

dağıtıldı. Sığınmacılara meyve de dahil olmak üzere günde bir sıcak yemek verilirken,  

çocuklara ise iki atıştırmalık ve ekstra meyve sunuldu. Tanıştığımız bazı refakatsiz  

çocuklar, aldıkları yemeğin yeterli olmadığından şikâyet ettiler. Macar Yardım  

Konseyi'nin geçiş bölgelerinde gıda malzemeleri sağladığını gördük.  

...  

Her iki geçiş bölgesinde de sığınmacıların temel tıbbi bakımı aldığı, ayrı bir  

konteynerde yer alan birer doktor odası bulunuyordu. Aile bölümlerinde, küçük bir  

oyun alanına ek olarak, çocukların birbirleriyle oynayabilecekleri ve çizim gibi bazı  

temel boş zaman etkinliklerine katılabilecekleri konteyner vardı. Bununla birlikte, her  

iki geçiş bölgesindeki çocukların özel ihtiyaçlarına ve yaşlarına uyarlanmış eğitim  

programları, dil öğrenme programları veya müfredatlar bulunmamakta ve çocuklar  

yerel okullara gidememektedir.  

HUKUK  

I. ÖN MESELE  

32. Mahkeme, başvurunun Hükümet’e bildirildiği tarihte, “Davanın  

konusu”nun aşağıdaki şekilde olduğunu belirtmektedir:  

“Başvuru, İranlı-Afgan bir ailenin (İranlı başvuran, o sırada altı aylık hamile olan  

Afgan karısı ve Afgan uyruklu üç küçük çocuğu) sığınma talebi incelenene kadar 19  

Nisan 2017 tarihinden bu yana Macaristan ve Sırbistan sınırındaki Röszke geçiş  

bölgesinde insanlık dışı olduğu iddia edilen koşullarda tutulmasıyla ilgilidir.”  

Mahkeme ayrıca, bir yazım hatası nedeniyle taraflara yöneltilen soruların  

tekil (“başvuran”) olarak formüle edildiğini kaydetmektedir.  

33. Hükümet, gözlemlerinde bu konuyu gündeme getirmiş ve  

başvurunun beş başvuran tarafından yapılmış olmasına rağmen, yalnızca  

birinci başvuranın şikayetlerinin kendilerine iletildiğini savunmuştur.  

Hükümet, bu nedenle, gözlemlerini başvuranın davasına yoğunlaştırmış ve  

ailenin durumunu yalnızca başvuranın şikayetleriyle ilgili olduğu ölçüde ele  

almıştır. Başvuranlar, cevaplarında, beşinin de mevcut davada başvuran  

olarak yer aldıklarının, “Davanın konusundan” ve ayrıca Ağustos 2017  

tarihinde Mahkeme’ye sundukları başvuru formundan ve yetki formlarından  

açıkça anlaşıldığını iddia etmişlerdir.  

34. Mahkeme, başvuranların başvurusunu Mahkemeye sunduklarında,  

yalnızca ilk başvuran ile ilgili olarak formun ilk sayfasının doldurulduğu tek  

bir başvuru formu sunduklarını belirtmektedir. Buna karşılık, başvuru  

formunun diğer bölümlerinde, her bir aile üyesinin doğum tarihleri ve  

yerleri ve her biriyle ilgili olgu/şikayetler de dahil olmak üzere çoğul olarak  

16  

 

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

“başvuranlara” sürekli atıfta bulunulmuştur. Ayrıca, yukarıda belirtilen  

sorular ve başvuru formu ile birlikte taraflara iletilen “Dava konusu”,  

başvuruyu “İran-Afgan bir ailenin tutulması” olarak nitelendirmiştir.  

Mahkeme ayrıca, mevcut davada sunulan iki 39. madde kapsamındaki  

ihtiyati tedbir talebinin ve Hükümet’e geçici önlemler almasını belirten ilgili  

kararların (aşağıdaki 102. ve 104. paragraflara bakınız) tüm aile (beş  

başvuran) ile ilgili olarak yapıldığını belirtmektedir.  

35. Mahkeme, soruların taraflara formüle edilmesine ilişkin yazım  

hatasından pişman olsa da Hükümet’e iletilen belgelerde beş kişilik bir aile  

olarak başvuranlara yapılan tüm atıfların (yukarıdaki 34. paragrafa bakınız),  

başvurunun beş başvuran tarafından da yapıldığını ve taraflara bu şekilde  

iletildiğini yeterince açık hale getirdiğini düşünmektedir.  

II. SÖZLEŞME’NİN 3 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  

36. Başvuranlar, Röszke geçiş bölgesindeki tutma koşullarının,  

Sözleşme’nin 3. maddesinin sağladığı güvenceyle uyumsuz olduğundan  

şikâyet etmektedir.  

“Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi  

tutulamaz.”  

A. Kabul edilebilirlik  

1. Tarafların iddiaları  

37. Hükümet, geçiş bölgesinde başvuranların maruz kaldığı iddia edilen  

herhangi bir rahatsızlığın, Sözleşme’nin 3. maddesinin uygulanabilirliğini  

gerektiren asgari ciddiyet seviyesine ulaşmadığını savunmaktadır. Birinci  

başvuran ile ilgili olarak, maddi koşullara hak kazanmadığını ve geçiş  

bölgesinde yürürlükte olan düzenlemelerin temel ihtiyaçlarını karşıladığını  

iddia etmektedir. Hükümet, Mahkeme’yi, bu şikâyeti konu bakımından  

(ratione materiae) Sözleşme hükümleriyle uyumsuz veya açıkça dayanaktan  

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez ilan etmeye davet etmektedir.  

38. Başvuranlar, geçiş bölgesindeki kabul koşullarının, Sözleşmenin 3.  

maddesi anlamında insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele anlamına geldiğini  

iddia etmektedir.  

2. Mahkeme’nin Değerlendirmesi  

39. Mahkeme, başvuranların geçiş bölgesindeki yaşam koşullarına  

ilişkin olarak Sözleşme'nin 3. maddesi kapsamındaki şikayetlerinin,  

belirlenmesi esasların incelenmesini gerektiren karmaşık hukuki ve olgusal  

meseleleri gündeme getirdiği kanaatindedir.  

40. Bu nedenle Mahkeme, bu şikâyetin Sözleşmenin 35 § 3 maddesi  

anlamında açıkça temelsiz veya başka herhangi bir gerekçeyle kabul  

17  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

edilemez olmadığını düşünmektedir. Dolayısıyla, şikâyetin kabul edilebilir  

olduğuna karar verilmelidir.  

B. Esas  

1. Tarafların iddiaları  

(a) Başvuranlar  

41. Başvuranlara göre, geçiş bölgesindeki standart altı tutma (yukarıdaki  

10-20 arası paragraflarda açıklandığı gibi) – içerisinde üç küçük çocuk ve  

ciddi sağlık sorunları olan hamile bir kadın bulunan sığınmacı bir aile olarak  

belirli koşulları göz önüne alındığında– Sözleşme'nin 3. maddesine aykırı  

bir şekilde insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele boyutuna ulaşmıştır.  

Başvuranlar, Mahkeme’nin göçmen çocukların tutulmasına ilişkin  

içtihadına dayanarak, çocukların aşırı savunmasızlığını ve yaşlarını,  

kendilerinden bağımsız olmadığını ve statülerinin bulunmadığını  

vurgulamaktadır.  

42. Birinci başvurana ilişkin olarak, ayrıca, Kabul Koşulları  

Yönergesi'ni ihlal edecek şekilde, GSB tarafından usulüne uygun gerekçeli  

bir karar tebliğ edilmeden veya kendisine yargısal denetime başvurma  

imkânı verilmeden, kabul koşullarının otomatik olarak reddedildiğini ileri  

sürmektedirler (yukarıdaki 27 paragrafa bakınız). Başvuranlara göre, birinci  

başvuran tamamen yiyecek de dahil olmak üzere temel ihtiyaçları karşılama  

yükümlülüğü altında olan devletin desteğine bağımlıydı ve geçiş bölgesinde  

kaldığı süre boyunca yiyecekten tamamen mahrum bırakılmasına neden  

olacak şekilde devlet, sorumluluğu birinci başvuranın kendisine veya hayır  

kurumlarına yüklememeliydi. Birinci başvuran, hayatta kalabilmek için  

ailesinden yiyecek almaya, başkalarından dilenmeye veya çöp kutularında  

artık aramaya zorlanırken, yetkililer kayıtsız kalmış ve ayrıca Mahkeme'nin  

ihtiyati tedbir kararına uymamıştır (aşağıdaki 104. paragrafa bakınız).  

(b) Hükümet  

43. Hükümet, geçiş bölgelerindeki sığınmacıların gıda, hijyen ve  

barınma açısından en temel ihtiyaçlarını karşılayabildiklerini ve hiç  

kimsenin en aşırı yoksulluk durumunda veya ciddi bir yoksunluk veya  

ihtiyaç durumunda bırakılmadığını ileri sürmektedir. Başvuranlar geçiş  

bölgesinde yalnızca kısa bir süre için ağırlanmışlardır; bu arada yetkililer,  

başvuranlara Macaristan'a giriş izni verilip verilmeyeceğine karar vermek  

için uygun hızda ve gerekli özeni göstererek hareket etmişlerdir.  

44. Hükümet, ayrıca, başvuranların hassas durumunun geçiş bölgesinde  

kendilerine sağlanamayan herhangi bir özel muamele gerektirmediğini  

belirtmektedir. Çünkü maddi kabul koşulları hamile kadınlara ve küçük  

çocuklu ailelere uygun şekilde uyarlanmıştır. Hükümet’e göre, özellikle,  

başvuran anneye, doğum öncesi tıbbi bakım da dahil olmak üzere, Macar  

18  

 

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

sağlık sistemi içindeki Macar vatandaşları ile en azından eşit kalitede yeterli  

tıbbi bakım sağlanmıştır. Çocuklar genel olarak sağlıklıydı ve gerektiğinde  

(uzman) tıbbi hizmetlere erişebiliyorlardı. Çocuklar için örgün eğitim gibi  

uzun vadeli entegrasyonu amaçlayan tüm sosyal hizmetler tam olarak  

sağlanmamış olsa bile, Hükümet’e göre bu, insani muamele standartlarına  

aykırı kabul edilmemelidir.  

45. Birinci başvuran ile ilgili olarak, Hükümet, sığınma makamlarının  

üçüncü sığınma başvurusunu işleme koyduğunu ve bu başvuranın maddi  

kabul koşullarını alma hakkına sahip olmadığını iddia etmektedir  

(yukarıdaki 27. paragrafa bakınız). Ne olursa olsun, birinci başvurana  

ailesiyle birlikte geçiş bölgesinde barınma imkânı verilmiştir. Kendisine  

ücretsiz yemek verilmemiş olmasına rağmen, birinci başvuran aç  

bırakılmamıştır. Aile üyelerine, kendisiyle paylaşabilecekleri yeterli  

miktarda uzun ömürlü yiyecek dağıtılmıştır. Birinci başvuran sosyal hizmet  

görevlilerinin yardımıyla yiyecek alabiliyordu ve bunu da birkaç kez yaptığı  

iddia edilmiştir. Ayrıca, bölgedeki hayır kurumları düzenli olarak yiyecek  

dağıtmış ve birinci başvuran, ailenin yeterli gıda malzemesine sahip  

olduğunu belirterek birkaç kez yiyecek almayı reddetmiştir. Hükümet’e  

göre birinci başvuran ayrıca açlık grevine gitmişti, dolayısıyla ortaya çıkan  

açlık ve kilo kaybı Macar yetkililere atfedilemez.  

2. Müdahil olan üçüncü taraf  

46. BMMYK, Macaristan'daki geçiş bölgesinde tutulan ve özel  

ihtiyaçları olan sığınmacıların tedavisi ile ilgili yürürlükte olan yerel yasal  

çerçeveyi ve uygulamayı ele almış ve sığınmacıların kabulüne ilişkin ilgili  

ilkelerin bir yorumunu sağlamıştır. BMMYK, bölgedeki sığınmacıların  

nitelikli pratisyen hekimler tarafından psikolojik ve psikiyatrik tedavi  

görmediğini belirtmektedir. Bu hizmet şimdi bölgede sağlanmış olmasına  

rağmen, ilgili zamanda, hiçbir doğum hemşiresi geçiş bölgesine  

gelmemiştir.  

47. BMMYK, geçiş bölgesinde tutulan müteakip/mükerrer sığınma  

başvurusunda bulunanların yetkili yardım kuruluşlarından soğuk yiyecek  

şeklinde (meyve ve sebzeler olmadan) gıda yardımı almalarına izin  

verildiğini, ancak bu tür bir yardımın her zaman veya her durumda  

sağlanmadığını bildirmektedir.  

3. Mahkeme’nin Değerlendirmesi  

(a) Genel esaslar  

48. Mahkemenin yerleşik içtihadına göre, kötü muamelenin 3. madde  

kapsamına girmesi için asgari bir ciddiyet seviyesine ulaşması gerekir. Bu  

seviyenin değerlendirilmesi görecelidir ve davanın tüm koşullarına, esas  

olarak muamelenin süresine, fiziksel veya zihinsel etkilerine ve bazı  

durumlarda mağdurun cinsiyetine, yaşına ve sağlık durumuna bağlıdır.  

19  

   

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

Sığınmacıların tutulması ve yaşam koşulları ile ilgili olarak Mahkeme,  

Khlaifia ve Diğerleri v. İtalya davasında ilgili genel ilkeleri özetlemiştir  

([BD], no. 16483/12, §§158-69, 15 Aralık 2016) ve bunları burada  

tekrarlamaya gerek yoktur.  

49. Bununla birlikte, küçüklerin tutulmasının bu konuda belirli sorunları  

gündeme getirdiği unutulmamalıdır, çünkü çocuklar, kendilerine eşlik  

edilsin ya da edilmesin, son derece savunmasız kabul edilir ve özellikle  

yaşları ve bir başkasına bağlı olmaları ve de aynı zamanda sığınmacı  

statüleri ile ilgili özel ihtiyaçları bulunmaktadır (bakınız, Popov v. Fransa,  

no. 39472/07 ve 39474/07, § 91, 19 Ocak 2012). 1989 tarihli Çocuk  

Haklarına Dair Sözleşme'nin (1577 UNTS 3) 22 § 1 maddesi, devletleri,  

mülteci statüsü talep eden çocukların, kendilerine anne veya babaları ya da  

başkaları tarafından eşlik edilsin ya da edilmesin, uygun koruma ve insani  

yardım almasını sağlamak için uygun önlemleri almaya teşvik etmektedir  

(a.g.e.). Aynı şekilde, göçmenlerin tutulmasını düzenleyen Avrupa Birliği  

yönergeleri, refakatli olsun ya da olmasın, küçüklerin yetkililerin özel  

dikkatini gerektiren savunmasız bir kategori oluşturduğu görüşünü  

benimsemektedir (yukarıdaki 27. paragrafa bakınız). Son yıllarda, Mahkeme  

birkaç davada, refakatli küçüklerin göçmen gözaltı merkezlerinde tutulduğu  

koşulların 3. maddeye uygun olup olmadığını incelemiştir (bakınız, S.F. ve  

Diğerleri v. Bulgaristan, no. 8138/16, §§ 80-83, 7 Aralık 2017 ve burada  

atıfta bulunulan davalar). Mahkeme özellikle şu üç etmenin bir araya  

gelmesi nedeniyle 3. maddenin ihlal edildiğine karar vermiştir: çocuğun  

yaşının küçük olması, tutma süresinin uzunluğu ve tesislerin çocukların  

barınması için uygun olmaması (bakınız, A.B. ve Diğerleri v. Fransa, no.  

11593/12, § 109, 12 Temmuz 2016).  

50. Son olarak, Mahkeme, 3. maddenin sığınmacılara belirli bir yaşam  

standardını sürdürmelerini sağlamak için mali yardım sağlama konusunda  

herhangi bir genel yükümlülük getirdiği şeklinde yorumlanamayacağını  

yinelemektedir (bakınız, Müslim v. Türkiye, no. 53566/99, § 85, 26 Nisan  

2005 ve M.S.S. v. Belçika ve Yunanistan [BD], no. 30696/09, § 249, AİHM  

2011). Yine de Mahkeme, tamamen Devlet desteğine bağlı olan bir  

başvuranın insanlık onuru ile bağdaşmayan ciddi bir yoksunluk veya bir  

yoksulluk hallerinde resmi makamların kayıtsızlığı ile karşı karşıya kaldığı  

bir muamelenin 3. madde kapsamındaki Devlet sorumluluğunu  

doğurabileceğini yinelemektedir. (bakınız, MSS v. Belçika ve Yunanistan,  

yukarıda anılan, §§ 253 ve Budina v. Rusya (k.k.), no. 45603/05, 18 Haziran  

2009).  

(b) İlkelerin mevcut davaya uygulanması  

51. Mahkeme, – Ilias ve Ahmed ([BD], no. 47287/15, §§ 186-94, 21  

Kasım 2019) davasında– başvuranların Röszke geçiş bölgesinde yetişkin  

sığınmacı olarak yaşadıkları yaşam koşullarını zaten analiz etmiştir. Bu  

davada Mahkeme, – özellikle, bölgedeki tatmin edici maddi koşullara,  

20  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

başvuranların burada nispeten kısa kalış sürelerine (23 gün) ve diğer  

sığınmacılar, BMMYK temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve bir avukatla  

temas kurma imkanına dikkat çekerek– başvuranların Röszke geçiş  

bölgesinde yirmi üç gün boyunca karşılaştıkları koşulların 3. madde eşiğine  

ulaşmadığı sonucuna varmıştır.  

52. Mahkeme, barınma, hijyen ve gıda ve tıbbi bakıma erişim açısından  

geçiş bölgesindeki yaşam koşullarının, CPT tarafından 2017 Raporunda  

onaylandığı gibi, sığınmacıları sınırlı bir süre için tutmak için genel olarak  

kabul edilebilir olduğunu düşünmektedir (yukarıdaki 30. paragrafa bakınız).  

Ancak, Mahkeme, her ikisinin de temel ihtiyaçları Macar makamları  

tarafından karşılanan yetişkin sığınmacılar olan Ilias ve Ahmed'in (yukarıda  

adı geçen) durumundan farklı olarak, bu davadaki başvuranların  

durumunun, birinci başvuranın mükerrer sığınmacı statüsü, çocuk  

başvuranların yaşının küçük olması ve başvuran annenin hamileliği ve ciddi  

sağlık durumu ile nitelendirildiğini tespit etmiştir (karşılaştırınız, Ilias ve  

Ahmed, yukarıda anılan, § 192). Ayrıca, Mahkeme başvuranların 19 Nisan-  

15 Ağustos 2017 tarihleri arasında Röszke geçiş bölgesinde yaşadıkları  

yaşam koşullarına ilişkin şikayetlerinin iki yönlü olduğunu belirtmektedir.  

Başvuran çocuklar ve başvuran anne, tutma koşullarının hassasiyetleri  

açısından yetersiz olduğundan şikayetçi olmaktadır. İlk başvuran ise  

özellikle geçiş bölgesindeki yiyeceklerden mahrum bırakıldığından şikâyet  

etmektedir. Başvuranlar tarafından ileri sürülen iddialardaki farklılıklar göz  

önüne alındığında, Mahkeme şikayetlerini ayrı ayrı incelemeyi uygun  

görmektedir.  

(i) Birinci başvuran  

53. Birinci başvuran ile ilgili olarak, Mahkeme, MSS v. Belçika ve  

Yunanistan davasındaki başvuran gibi (yukarıda anılan), mevcut davadaki  

başvuranın maddi zamanda bir sığınmacı olduğunu belirtmektedir  

(karşılaştırınız, Hunde, yukarıda anılan, § 55). Mahkeme, başvuranın içinde  

bulduğu durumun özellikle ciddi olduğunu gözlemlemektedir. Yaşayacak  

bir yeri olmasına ve tıbbi bakıma erişimde herhangi bir zorluk  

bildirmemesine rağmen, başvuran neredeyse dört ay boyunca en temel  

ihtiyaçlarından birini -yiyecek- karşılayamadan çok aşırı bir yoksulluk  

durumunda yaşadığını iddia etmektedir (karşılaştırınız, MSS v. Belçika  

ve Yunanistan, yukarıda anılan, § 254). Dava dosyası, birinci başvuranın  

Röszke geçiş bölgesinde ne sıklıkta ve hangi yiyeceklere erişebileceğini tam  

olarak açıklamamaktadır. Bununla birlikte, Macar makamlarının bölgede  

kaldığı süre boyunca başvurana ücretsiz yemek vermeyi reddettiği de  

tartışmasızdır (yukarıdaki 24. paragrafa bakınız).  

54. Mahkeme, Kabul Koşulları Yönergesi uyarınca, yetkililerin ilke  

olarak sığınmacılara maddi kabul koşullarının sağlanmasını temin etmeleri  

gerektiğini gözlemlemektedir (yukarıdaki 27. paragrafa bakınız). İlgili  

zamanda Macar makamlarının başvuranın üçüncü sığınma başvurusunu  

21  

 

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

işleme koyduğu (yukarıdaki 6. paragrafa bakınız) ve onu mükerrer  

sığınmacı olarak değerlendirdiği (yukarıdaki 21 ve 24. paragraflara bakınız)  

dikkate alınmalıdır. Bu bağlamda Mahkeme, Macaristan'ın, tekrar sığınma  

talebinde bulunan birinci başvuranın maddi kabul koşullarını azaltmaya ve  

hatta geri almaya karar vermesine ilke olarak izin verildiğini not etmektedir  

(Kabul Koşulları Yönergesi’nin 20 (1)(c) maddesi, yukarıdaki 27. paragrafa  

bakınız). Bununla birlikte, Yönerge kapsamında Macar makamlarının  

üzerine düşen yükümlülükler açısından bu tür herhangi bir karar, geri alma  

veya azaltma için gerekçeler içermeli ve orantılılık ilkesini dikkate almalıdır  

(Madde 20(5)). Mahkeme, GSB'nin birinci başvuran ile ilgili olarak maddi  

kabul koşullarının, özellikle de gıda yardımının geri alınması veya  

azaltılmasına ilişkin böyle bir kararı hakkında bilgilendirilmemiştir.  

55. Mahkeme,  

Hükümet’in  

(i)  

aile  

üyelerine  

kendisiyle  

paylaşabilecekleri yeterli miktarda uzun ömürlü yiyecek dağıtıldığına, (ii)  

bölgedeki sosyal hizmet uzmanlarının yardımıyla başvuranın yiyecek satın  

alabildiğine ve (iii) yardım kuruluşlarının gıda dahil olmak üzere başvuranın  

temel ihtiyaçlarını karşıladığına dair beyanlarını dikkate almaktadır  

(yukarıdaki 45. paragrafa bakınız). Birinci başvuran, diğer sığınmacıların  

artıklarını yemeye ve yemek için yalvarmaya zorlandığını, Hükümet  

tarafından belirtilen diğer gıda düzenlemelerini gerçekleştirmenin zor  

olduğunu ileri sürerek Hükümet'in iddialarına itiraz etmektedir (yukarıdaki  

42. paragrafa bakınız). BMMYK sunduğu üçüncü taraf beyanında, geçiş  

bölgesinde tutulan mükerrer sığınma başvurusu sahiplerinin belirli yardım  

kuruluşlarından soğuk gıda maddeleri şeklinde gıda yardımı almalarına izin  

verildiğini ama bu tür yardımların her zaman yapılmadığını doğrulamaktadır  

(yukarıdaki 47. paragrafa bakınız). Bu bağlamda, geçiş bölgesindeki  

sığınmacıların temel ihtiyaçlarının aslında sivil toplum kuruluşları  

tarafından karşılanabileceğini kaydederken, Mahkeme, Hükümet ile geçiş  

bölgesinde gıda yardımı sağladığı iddia edilen kuruluşlar arasında mevcut  

düzenlemelerin yasal kesinliğini sağlayacak herhangi bir yasal anlaşma veya  

güvencenin bulunmamasından endişe duymaktadır. Hükümet’in, birinci  

başvuranın gıdanın kalitesi, sıklığı ve kendisine fiilen nasıl sağlandığı  

hakkında herhangi bir bilgi olmaksızın yeterli gıda stoğuna sahip olduğuna  

dair genel açıklamalarını ve başvuranın aç kalmadığı yönündeki iddialarını  

destekleyen belge sunmamasını göz önünde bulundurarak Mahkeme,  

başvuranın geçiş bölgesinde gıda bulunabilirliğine ilişkin iddialarının  

yeterince doğrulanmış olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatindedir.  

56. Ayrıca, Mahkeme, başvuranın geçiş bölgesini yalnızca Sırbistan  

yönünde terk edebileceği ve bu nedenle Macaristan'daki sığınma talebinin  

incelenmesini kaybedeceği gerçeğini göz ardı edemez (bakınız, Ilias ve  

Ahmed, yukarıda anılan, § 247). Mahkeme, Röszke transit bölgesindeyken,  

başvuranın en temel insani ihtiyaçları için Macar makamlarına tamamen  

bağımlı olduğunu ve onların kontrolü altında olduğunu yinelemektedir  

(a.g.e., § 186).  

22  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

57. Yukarıdakileri dikkate alarak Mahkeme, Hükümet'in iddialarının  

(yukarıdaki 45. paragrafa bakınız), yerel makamların geçiş bölgesinde  

kaldığı dört ay boyunca, başvuranın durumunu gerektiği gibi  

değerlendirmeden ve bu konuda gerekçeli bir karar vermeden birinci  

başvurana yiyecek sağlamadığı gerçeğini değiştirmediğini düşünmektedir.  

Kısacası, Macar yetkili makamları, başvuranın orada yaşadığı bağımlılık  

durumunu dikkate almadılar. Yukarıdaki hususlar, Mahkeme’nin, Macar  

makamlarının birinci başvuranın geçiş bölgesindeki temel geçimini  

sağlayamamasının bir sonucu olarak, birinci başvuranın kendisini birkaç ay  

boyunca Sözleşmenin 3. maddesi ile bağdaşmayan bir durumda bulduğu  

sonucuna varmasını sağlamak için yeterlidir.  

Sonuç olarak, birinci başvuran açısından bu hüküm ihlal edilmiştir.  

(ii) İkinci başvuran ve çocuk başvuranlar  

58. Mahkeme, başlangıçta, Kabul Koşulları Yönergesi’nin IV. Bölümü  

uyarınca, yetkililerin ilke olarak, her iki kategoride de Yönerge tarafından  

hassas kabul edilen küçüklerin ve hamile kadınların özel durumunu dikkate  

almakla ve sığınma prosedürleri boyunca statüleriyle bağlantılı herhangi bir  

özel kabul ihtiyaçlarını değerlendirmek ve izlemekle yükümlü olduklarını  

gözlemlemektedir (yukarıdaki 27. paragrafa bakınız). Ayrıca, bireysel bir  

değerlendirmeden sonra özel ihtiyaçları olduğu tespit edilen küçükler ve  

hamile kadınlar, Sığınma Kanunu (Kanunun 2k maddesi, yukarıdaki 24.  

paragrafa bakınız) kapsamında ayrıcalıklı muamele için uygun bulunmuştur.  

Mahkeme, başvuranların iç hukuk kapsamındaki durumuna ilişkin kendi  

değerlendirmesini ulusal makamların değerlendirmesinin yerine koyamaz  

(bakınız, Ilias ve Ahmed, yukarıda anılan, § 150). Bununla birlikte, mevcut  

davada, Avrupa Birliği mevzuatı uyarınca hepsi özel ihtiyaca sahip olduğu  

düşünülen çocuk başvuranların veya ikinci başvuranın özel ihtiyaçlarına  

ilişkin bireyselleştirilmiş bir değerlendirmenin Macar makamları tarafından  

yapılmadığı görülmektedir.  

59. Mahkeme ayrıca, sırasıyla yedi aylık, altı yaşında ve yedi yaşında  

olan çocuk başvuranlara, Röszke geçiş bölgesinde kaldıkları süre boyunca  

anne ve babası tarafından eşlik edildiğini gözlemlemektedir. Bununla  

birlikte, Mahkeme, bu gerçeğin, Macaristan Devletini, Sözleşme'nin 3.  

maddesi kapsamındaki pozitif yükümlülüklerinin bir parçası olarak onları  

koruma ve yeterli önlemleri alma görevinden muaf tutmaya yeterli  

olmadığına karar vermiştir. (Bakınız, Muskhadzhiyeva ve Diğerleri v.  

Belçika, no. 41442/07, §§ 57-8, 19 Ocak 2010).  

60. Başvuranların geçiş bölgesinde kalmalarının fiziksel koşulları ile  

ilgili olarak, Mahkeme, 19 Nisan 2017 tarihinde geçiş bölgesine geldikten  

sonra başvuranlara aile olarak birlikte barınma imkânı verildiğini  

gözlemlemektedir. Başvuranlar, başlangıçta sadece aileleri ağırlamak için  

belirlenen bölümde kalmış (yukarıdaki 11. paragrafa bakınız) ve daha sonra,  

yani 29 Haziran 2017 tarihinde tecrit bölümüne taşınmıştır (yukarıdaki, 13.  

23  

   

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

paragrafa bakınız). Mahkeme, fanların ve tentelerin yalnızca Ağustos 2017  

tarihi itibariyle temin edildiğini dikkate almaktadır (yukarıdaki 11.  

paragrafa bakınız). Başvuranların dış avluya ve klimalı bir ortak etkinlik  

odasına sınırsız erişimi olmasına rağmen (yukarıdaki 30. paragrafa  

bakınız), kendilerine yalnızca tecrit bölümünde klimalı bir yaşam  

konteyneri sağlanmıştır (yukarıdaki, 13. paragrafa bakınız). Mahkeme,  

başvuranların, aile bölümü barınma konteynerinde sıcağa maruz  

bırakıldıklarına ve uygun havalandırmanın bulunmadığına dair iddialarından  

endişe duymaktadır (yukarıdaki 11. paragrafa bakınız). Mahkeme, sıcağa  

maruz kalmanın hafife alınamayacağını, çünkü bu koşulların kişinin refahını  

ve aşırı durumlarda ise sağlığı etkileyebileceğini yinelemektedir (bakınız,  

Aden Ahmed v. Malta, no. 55352/12, § 94, 23 Temmuz 2013). Buna göre,  

bu geçiş bölgesindeki koşulların genel değerlendirmesinde göz ardı  

edilemeyecek bir etmendir.  

61. Tesislerin çocuklar için uygunluğu ile ilgili olarak, Mahkeme,  

başvuranların barındığı her iki bölümdeki yaşam konteynerlerinde temel  

mobilya ve çocuk bakım araç gereçlerinin bulunduğunu gözlemlemektedir.  

Bununla birlikte, Hükümet, başvuranlar tarafından öne sürülen yatakların  

çocuklar tarafından kullanılmaya uygun olmadığı iddiasını çürütmek için  

herhangi bir kanıt sunmamıştır (bakınız, yukarıdaki 11. paragraf ve SF ve  

Diğerleri v. Bulgaristan, yukarıda anılan, § 88). Ayrıca çocuk başvuranlar,  

oyun oynamak için ayrılmış tesislere erişebiliyor ve aile bölümündeki  

çocuklar için özel olarak düzenlenen bazı etkinliklere katılabiliyorken, aile  

tecrit bölümüne yerleştirildiğinde bu durum değişmiştir: bir buçuk aylık bir  

süre boyunca hiçbir etkinlik düzenlenmedi ve çocuk başvuranların  

erişebileceği bir oyun alanı yoktu (bakınız, yukarıdaki 13. paragraf ve  

Popov, yukarıda anılan, §§ 95 ve 102). Mahkeme, bu bağlamda, tecrit  

bölümünde, çocuk başvuranlar da dahil olmak üzere hiçbir başvuranın,  

bölgedeki diğer sığınmacı aileler veya sivil toplum kuruluşları  

temsilcileriyle hiçbir temasının bulunmadığını belirtmektedir.  

62. Tıbbi hizmetlerin sağlanması ile ilgili olarak, Mahkeme, çocuk  

başvuranların ve başvuran annenin geçiş bölgesinde kaldıkları süre boyunca  

çeşitli durumlarda tıbbi tedavi (uzman tedavisi dahil) gördüğünü  

belirtmektedir (yukarıdaki 18. paragrafa bakınız). Mahkeme, yerel  

hastaneye tıbbi sevk sistemi ve ulaşım düzenlemesi (yukarıdaki 19.  

paragrafa bakınız) gibi bölgede yürürlükte olan düzenlemelerin,  

Sözleşme'nin 3. maddesi kapsamında bir sorun teşkil edecek nitelikte  

olduğunu tespit etmemiştir. Başvuran annenin tıbbi muayeneleri sırasında  

bir tercüman desteğinden yararlanmaması ile ilgili olarak (yukarıdaki 19.  

paragrafa bakınız), Mahkeme, bir hastanın kendi dilini konuşan personel  

tarafından tedavi edilme imkanının, Sözleşmenin 3. maddesinde yer alan  

hakkın yerleşik bir bileşeni olmadığını belirtmektedir (bakınız, Rooman v.  

Belçika [BD], no. 18052/11, § 151, 31 Ocak 2019). Ayrıca Mahkeme, 9  

Ağustos 2017 tarihli hastane ziyaretinde doktorun isteği üzerine başvuran  

24  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

anneye tercüme desteğinin sağlandığını belirtmektedir. Diğer hastane  

ziyaretlerinde, dil engeli nedeniyle başvuran anneden bir tıbbi öykü  

alınamamasına rağmen, Mahkeme, normalde mevcut olan tedaviye etkili  

erişimini sınırlayan bu dil engeline dair herhangi bir kanıt bulamamıştır.  

Bununla birlikte, endişe verici olan, en küçük çocuk başvurana ilişkin tıbbi  

belgelerin olmaması ve başvuranların, CPT raporu (yukarıdaki 30. paragrafa  

bakınız) tarafından da doğrulandığı üzere, bu yaşta tavsiye edilen aşılarının  

yapılmadığına dair Hükümet tarafından da itiraz edilmeyen iddialarıdır.  

Mahkeme ayrıca, geçiş bölgesi dışında özellikle ikinci başvuranın  

jinekolojik muayeneleri sırasında (erkek) polis memurlarının önünde  

uygulanan tıbbi tedavinin başvuranlarda bir dereceye kadar rahatsızlığa yol  

açmış olması gerektiğini kabul etmektedir. Bu iddiaya Hükümet tarafından  

itiraz edilmemiştir (bakınız, yukarıdaki 19. paragraf; ayrıca Aden Ahmed,  

yukarıda anılan, § 95).  

63. Mahkeme’yi daha fazla endişelendiren husus, olayların meydana  

geldiği tarihte geçiş bölgesinde travma geçirmiş sığınmacılar için  

profesyonel psikolojik yardımın bulunmamasıdır. Mahkeme, başvuranların,  

ikinci başvuranın (başvuran anne) Afganistan'daki travma nedeniyle uzun  

süredir zihinsel sağlık sorunları yaşadığı ve Sırbistan'da yardım aldığı,  

ancak geçiş bölgesinde herhangi bir psikolojik veya psikiyatrik tedavi  

almadığı yönündeki iddiasını dikkate almaktadır. Hükümet, özellikle  

durumu yetkililerin dikkatine sunulan başvuran annenin neden bir psikiyatr  

tarafından muayene edilmediğini açıklamamıştır. Mahkeme ayrıca,  

başvuranlar tarafından sunulan tıbbi belgeye dayanmak zorunda kalmadan  

(yukarıdaki 20. paragrafa bakınız), Röszke geçiş bölgesinin ailelere tahsis  

edilmiş bölümlerinde bile (yukarıdaki 30. paragrafa bakınız) bir hapishane  

ortamına benzeyen unsurların varlığının ve özellikle küçük bir çocuk için  

zor olan tutma sırasında doğabilecek kısıtlamaların, başvuranların  

çocuklarında kaygı ve psikolojik rahatsızlık yaratmış olması gerektiğini  

tespit etmiştir. Bu durum aynı zamanda çocukların gözünde ebeveyn  

imajının bozulmasına da neden olmuş olmalıdır (bakınız, gerekli  

değişikliklerin yapılması şartıyla, A.B. ve Diğerleri v. Fransa, §113 ve  

Popov, § 101, her ikisi de yukarıda anılmıştır). Örneğin, çocuk başvuranlar  

da dahil olmak üzere tüm başvuranlara, tıbbi muayene randevuları amacıyla  

bile olsa bölümler arasında hareket ederken muhafızlar ve geçiş bölgesini  

terk etmek zorunda kaldıklarında ise silahlı polis memurları tarafından eşlik  

edilmiştir (yukarıdaki 19. paragrafa bakınız). Ayrıca, başvuranlar sürekli  

olarak güvenlik kontrollerine tabi tutulmuşlardır (yukarıdaki 14. paragrafa  

bakınız).  

64. Son olarak, Mahkeme başvuranların kalış sürelerini not etmektedir;  

başvuranlar Röszke geçiş bölgesinde üç ay yirmi yedi gün tutulmuşlardır.  

CPT kendi raporunda geçiş bölgesinde çocuklu ailelerin durumunu  

gündeme getirerek, buradaki yaşam koşullarının onları uzun süre tutmak  

için yeterli olmadığını ve kalış sürelerinin mümkün olduğunca çok kısa  

25  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

olması gerektiğini belirtmiştir (yukarıdaki 30. Paragrafa bakınız). Mahkeme,  

tutmanın kısa sürdüğü durumlarda yukarıda belirtilen koşulların, davanın  

koşullarına bağlı olarak, 3. maddeyi uygulamak için gereken ciddiyet  

eşiğine ulaşamayacağı, daha uzun bir süre söz konusu olduğunda ise  

bunların tekrarlanmasının ve birikmesinin, bunlara maruz kalanlar için  

zorunlu olarak zararlı sonuçları olacağını düşünmektedir (karşılaştırınız,  

İlias ve Ahmed, yukarıda anılan, § 193). Mahkeme, bu maddenin  

uygulanması için zaman geçişinin birincil önemini yinelemektedir  

(karşılaştırınız, A.B. ve Diğerleri v. Fransa, yukarıda anılan, § 114).  

65. Sonuç olarak, çocuk başvuranların yaşının küçüklüğü, başvuran  

annenin hamileliği ve sağlık durumu ve başvuranların yukarıda belirtilen  

koşullarda geçiş bölgesinde kalış sürelerini dikkate alarak Mahkeme,  

şikâyet edilen durumun, çocuk başvuranları ve başvuran anneyi,  

Sözleşme'nin 3. maddesini uygulamak için gereken şiddet eşiğini aşan bir  

muameleye maruz bıraktığını tespit etmiştir (karşılaştırınız Ilias ve Ahmed,  

yukarıda anılan, § 194).  

Bu nedenle, çocuk başvuranlar ve başvuran anne ile ilgili olarak bu  

hüküm ihlal edilmiştir.  

III. SÖZLEŞME'NİN 3. MADDESİ İLE BAĞLANTILI OLARAK 13.  

MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  

66. Başvuranlar, geçiş bölgesindeki yaşam koşullarından şikâyet etmek  

için ellerinde etkili bir çözüm yolunun bulunmadığını iddia etmektedir.  

Ayrıca, birinci başvuranın davasındaki kabul koşullarının reddinin, bu  

konuda herhangi bir karar verilmeksizin veya reddine itiraz edecek çözüm  

yolları olmaksızın otomatik olarak yapıldığını iddia etmektedirler.  

Başvuranlar, Sözleşme'nin 3. maddesi ile bağlantılı olarak 13. maddeye  

dayanmaktadır. Söz konusu madde aşağıdaki gibidir:  

“Bu Sözleşme’de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu  

ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa  

dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahiptir.”  

67. Hükümet, başvuranların Sözleşmenin 3. maddesi uyarınca ileri  

sürülebilir bir iddialarının olmadığını ve bu nedenle 13. madde  

kapsamındaki şikayetlerinin konu bakımından (ratione materiae) kabul  

edilemez olarak ilan edilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Hükümet,  

alternatif olarak, başvuranların geçiş bölgesindeki maddi koşullarla ilgili  

olarak kendilerine sunulan çeşitli çözüm yollarına sahip olmaları nedeniyle  

bu şikâyetin açıkça temelsiz olduğunu savunmaktadır; başvuranlar özellikle,  

sığınma makamına şikayette bulunabilir, başka bir giriş öncesi barınma  

tesisine transfer edilmeyi talep edebilir ve kişilik haklarının ihlali nedeniyle  

hukuk davası açabilirlerdi.  

68. Mahkeme, başvuranların tutulma koşulları ile ilgili olarak 3. madde  

kapsamındaki şikayetlerini kabul edilebilir ilan etmiş ve bu hükmün ihlal  

26  

 

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

edildiğini tespit etmiştir (yukarıdaki 57 ve 65. Paragraflara bakınız). Bu  

nedenle, söz konusu şikayetler, Sözleşme'nin 13. maddesinin amaçları  

doğrultusunda "ileri sürülebilir" şikayetlerdir (bakınız, Khlaifia ve  

Diğerleri, yukarıda anılan, §§ 268-69) ve bu nedenle Sözleşme'nin 13.  

maddesi kapsamındaki şikayetler kabul edilebilir ilan edilmelidir.  

69. Sözleşmenin 3. maddesinin ihlal edildiğini tespit ettikten sonra  

(yukarıdaki paragraflar 57 ve 65. paragraflara bakınız) ve iddia edilen usul  

eksikliklerinin bu madde kapsamında yeterince incelendiği göz önüne alarak  

(yukarıdaki 54 ve 58. paragraflara bakınız) Mahkeme, aynı iddia edilen  

eksikliklerle ilgili olarak 13. madde kapsamındaki şikâyeti incelemeyi  

gerekli görmemektedir.  

IV. SÖZLEŞME’NİN 5 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  

70. Başvuranlar, Sözleşme'nin 5 § 1 maddesi ihlal edilerek geçiş  

bölgesinde tutulduklarından şikayetçi olmaktadır. Söz konusu hükmün ilgili  

kısımları aşağıdaki gibidir:  

“1. Herkes özgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir. Aşağıda belirtilen haller dışında  

ve yasanın öngördüğü usule uygun olmadan hiç kimse  

özgürlüğünden yoksun bırakılamaz: ...  

(f) Kişinin, usulüne aykırı surette ülke topraklarına girmekten alıkonması veya  

hakkında derdest bir geri gönderme ya da iade işleminin olması nedeniyle yasaya  

uygun olarak yakalanması veya tutulması;  

A. Kabul edilebilirlik  

1. Tarafların iddiaları  

71. Hükümet, başvuranların kendi iradeleriyle geçiş bölgesine  

girdiklerini ve herhangi bir zamanda Sırbistan yönünde ayrılmakta özgür  

olduklarını vurgulamaktadır. Hükümet’e göre ülkeye giriş hakları hakkında  

karar verilene kadar başvuranların Macaristan yönündeki hareket  

özgürlüklerinin kısıtlanması, kabul prosedürünün doğasında var olan bir  

sınırlamadır. Başvuranların geçiş bölgesindeki geçici barınmaları,  

Sözleşme'nin 5. maddesi anlamında özgürlükten mahrum bırakılmaları  

anlamına gelmemiştir.  

72. Başvuranlar, geçiş bölgesine yerleştirilmelerinin, hakkında herhangi  

bir gözaltı kararı verilmemiş fiili bir özgürlükten mahrum bırakma anlamına  

geldiğini ileri sürmektedir. Başvuranlara göre, geçiş bölgesine kendi  

iradeleriyle girmiş olmaları, burada tutulmalarına rıza gösterdikleri  

anlamına gelmemektedir. Bölgeyi Sırbistan yönünde terk etmiş olsalardı, bu  

onların sığınma taleplerine karşı kullanılabilirdi ve ayrıca geri gönderme  

anlamına da gelebilirdi.  

27  

 

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

2. Müdahil olan üçüncü taraf  

73. BMMYK, bir üçüncü taraf müdahil olarak, sığınmacıların  

tutulmalarına ilişkin uluslararası ve Avrupa mülteci ve insan hakları  

hukukunun ilgili ilkelerinin bir yorumunu sağlamıştır.  

3. Mahkeme’nin Değerlendirmesi  

74. Mahkeme, yabancıların kimliklerinin belirlenmesi ve göçmen  

kayıtlarının yapılması amacıyla geçiş bölgelerinde ve kabul merkezlerinde  

tutulması bağlamında dolaşım özgürlüğünün sınırlanması ile özgürlükten  

mahrum bırakma arasındaki ayrımı belirlerken göz önünde bulundurduğu şu  

etmenleri yinelemektedir: i) başvuranların bireysel durumları ve tercihleri;  

ii) ilgili ülkede yürürlükte bulunan yasal rejim ve bu rejimin amacı; iii)  

özellikle dava süresince başvuranların yararlandığı amaç ve usulî koruma  

ışığında ilgili süre; ve iv) başvuranın yaşadığı ve etkilendiği fiili  

kısıtlamaların niteliği ve derecesi (bakınız, Ilias ve Ahmed, yukarıda anılan,  

§§ 217-18 ve Z.A. ve Diğerleri v. Rusya [BD], no. 61411/15 ve diğer 3  

başvuru, § 138, 21 Kasım 2019). Ayrıca, İlias ve Ahmed (yukarıda anılan, §  

  1. davasında, Büyük Daire karşılaştırılabilir bir şikâyeti incelemiş ve  

başvuranların Röszke geçiş bölgesinde yirmi üç gün kalmasının fiili bir  

özgürlükten yoksun bırakma teşkil etmediğini ve dolayısıyla 5. maddenin  

uygulanamayacağını belirtmiştir. Mahkeme şimdi, yukarıda özetlenen  

etmenlerin başvuranların özel durumuna uygulanmasının mevcut davada  

farklı bir sonucu garanti edip etmediğini incelemelidir.  

(a) Başvuranların bireysel durumu ve tercihleri  

75. Başvuranların geçiş bölgesindeyken yalnızca sığınma başvurusunda  

bulunabilecekleri gerçeğine ilişkin yürürlükteki yasal rejimde yapılan  

değişikliklerle ilgili olarak (yukarıdaki 24. paragrafa bakınız), Mahkeme,  

başvuranların Macaristan'da sığınma talebinde bulunmak amacıyla Röszke  

geçiş bölgesine kendi inisiyatifleriyle girdiklerini düşünmektedir.  

Başvuranlar ve seyahatleri hakkında bilinen gerçekleri göz önünde  

bulundurarak Mahkeme, özellikle, bu kişilerin sınırı geçmeden önce  

Sırbistan'da, bu ülkedeki yaşamlarına veya sağlıklarına yönelik doğrudan ve  

acil bir tehdit nedeniyle değil, kendi özgür iradeleriyle birkaç ay  

beklediklerini kaydetmektedir. Ayrıca, her halükarda, Macar makamlarının,  

kabul edip etmemeye karar vermeden önce başvuranların iddiaları hakkında  

gerekli doğrulamaları yapma ve bu iddiaları inceleme yetkisine sahip  

olduğu da açıktır (bakınız,Ilias ve Ahmed, §§ 222-23 ve Z.A. ve Diğerleri v.  

Rusya, §§ 140-42, her ikisi de yukarıda anılmıştır).  

28  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

(b) Yürürlükteki yasal rejim, bu rejimin amacı ve bu amaç ışığında ilgili  

süresi ve yararlanılan usuli koruma  

76. Röszke geçiş bölgesi için yürürlükte olan iç hukuk rejiminin amacı,  

yetkililer sığınmacıları Macaristan'a resmen kabul edip etmemeye karar  

verirken bir bekleme alanı oluşturmaktı (bakınız, Ilias ve Ahmed, yukarıda  

anılan, § 224). Başvuranlar, sığınma işlemlerinin sonucunu bekledikleri için  

geçiş bölgesinde kalmışlardır (yukarıdaki 23. paragrafa bakınız).  

77. Mahkeme, Devletlerin yabancıların kendi topraklarına girişini  

kontrol etme hakkının, zorunlu olarak, kabul izninin ilgili gerekliliklere  

uygunluk şartına bağlı olabileceğini ima ettiğini yinelemektedir. Bu  

nedenle, diğer önemli etmenlerin yokluğunda, ülkeye girmek için başvuruda  

bulunan ve giriş hakkının doğrulanması için kısa bir süre bekleyen bir  

kişinin durumu Devlete yüklenebilecek özgürlükten yoksun bırakma olarak  

tanımlanamaz, çünkü bu gibi durumlarda Devlet yetkilileri, gerekli  

doğrulamaları yaparak kişinin ülkeye girme isteğini ele almaktan başka bir  

adım atmamaktadır (bakınız, Ilias ve Ahmed, § 225 ve Z.A. ve Diğerleri v.  

Rusya, § 144, her ikisi de yukarıda anılmıştır).  

78. Mahkeme ayrıca, ilke olarak, başvuranın geçiş bölgesinde kalma  

süresi bir sığınma talebinin incelenmesi için gereken süreyi önemli ölçüde  

aşmadığı ve istisnai bir durum olmadığı sürece, bu sürenin kendi başına  

Mahkeme’nin 5. maddenin uygulanabilirliğine ilişkin analizini belirleyici  

bir şekilde etkilememesi gerektiğini yinelemektedir. Bu, özellikle bireylerin  

sığınma taleplerinin işleme alınmasını beklerken, usul güvencelerinden ve  

aşırı bekleme sürelerine karşı güvencelerden yararlandıkları durumlarda  

geçerlidir. Geçiş bölgesinde kalış süresini sınırlayan ulusal yasal  

düzenlemelerin varlığı bu bağlamda büyük bir öneme sahiptir (bakınız, Ilias  

ve Ahmed, § 227 ve Z.A. ve Diğerleri v. Rusya, § 147, her ikisi de yukarıda  

anılmıştır).  

79. Mahkeme, Ilias ve Ahmed davasındaki durumdan farklı olarak  

(yukarıda anılan § 226), bir sığınmacının geçiş bölgesinde azami kalış  

süresini dört hafta ile sınırlayan hükmün mevcut davada geçerli olmadığını  

(yukarıdaki 24. paragrafa bakınız) ve Hükümet’in başvuranların geçiş  

bölgesinde azami kalış süresini belirleyen başka bir iç hükme işaret  

edemediğini gözlemlemektedir. Mahkeme ayrıca, sığınma taleplerinin ele  

alınması için sığınma prosedüründe öngörülen zaman sınırlamalarına  

(GSB’nin sığınma başvurusu hakkında karar vermesi için tanınan altmış  

günlük süre) mevcut davada uyulmadığını belirtmektedir (yukarıdaki 25.  

paragrafa bakınız).  

80. Ayrıca Mahkeme, başvuranların sığınma işlemlerinin sonucunu  

beklerken geçiş bölgesinde yaklaşık dört ay geçirdikleri için, başvuranların  

sığınma taleplerinin ele alınmasının hiç de hızlı olmadığını  

gözlemlemektedir (yukarıdaki 22 ve 23 paragraflara bakınız ve  

karşılaştırınız, Ilias ve Ahmed, yukarıda anılan, § 228). Mahkeme, özellikle,  

birinci ve ikinci başvuranın evlilik cüzdanları ve başvuranların geçiş  

29  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

bölgesine yerleştirilmesinden sadece iki ay sonra talep edilen DNA testi  

hakkında uzman görüşü alınmasına ilişkin olarak yaşanan iki aydan fazla  

gecikmeyi dikkate almaktadır (yukarıdaki 22. paragrafa bakınız). Bu arka  

plana karşı, GSB’nin başvuranlar arasındaki aile bağlarının varlığını  

doğrulamaya yönelik tedbirler alma yetkisi olmasına rağmen, Mahkeme  

başvuranların durumunun Macar makamlarının herhangi bir kayıtsızlığından  

veya özen göstermemesinden etkilenmediğini kabul edemez. Mahkeme,  

dava dosyasının, en son 8 Haziran 2017 tarihinde görüşülen başvuranların,  

geçiş bölgesinde kaldıkları süre boyunca, örneğin sığınma davalarının  

incelenmesini zorlaştırma gibi, yürürlükteki yasal düzenlemelere  

uymadıklarına veya iyi niyetle hareket etmediklerine dair hiçbir emare  

içermediğini eklemektedir (bakınız, Z.A. ve Diğerleri v. Rusya, yukarıda  

anılan, § 149).  

(c) Başvuranlara uygulanan veya başvuranlar tarafından deneyimlenen fiili  

kısıtlamaların niteliği ve derecesi  

81. Macaristan yönünde Röszke geçiş bölgesini terk etmelerine izin  

verilmezken, başvuranlar Sırbistan yönünde geçiş bölgesini her an terk  

edebilirlerdi (yukarıdaki 24. paragrafa bakınız). Bu bağlamda, Mahkeme,  

başvuranların Macaristan'daki sığınma taleplerinin incelenmesini kaybetme  

riskinin ve Sırbistan'daki sığınma prosedürlerine yetersiz erişime ilişkin  

korkularının (yukarıdaki 72. paragrafa bakınız) Sırbistan istikametinde geçiş  

bölgesinden ayrılma ihtimalini sadece teorik hale getirmediğini  

yinelemektedir. Bu nedenle, bu husus 5. madde açısından başvuranların  

geçiş bölgesinde gönülsüz kalmalarını zorunlu kılacak bir etkiye sahip  

değildir ve sonuç olarak, tek başına söz konusu hükmün uygulanabilirliğine  

neden olamaz (bakınız, İlias ve Ahmed, yukarıda anılan, § 248).  

82. Başvurucuların geçiş bölgesinde yaşadıkları koşullara ilişkin olarak,  

Mahkeme, genel olarak, Ilias ve Ahmed (yukarıda anılan, § 232) davasında  

olduğu gibi başvuranların barındığı geçiş bölgesindeki bölümün büyüklüğü  

ve kontrol edilme şeklinin, belirli bir hafif rejim gözaltı tesisinin özelliğine  

benzer bir şekilde, başvuranların dolaşım özgürlüğünü ciddi olarak  

kısıtlayacak şekilde olduğunu gözlemlemektedir. Bu bağlamda, Mahkeme,  

başvuranların, doğası gereği daha da kısıtlayıcı olan koşullar altında, geçiş  

bölgesinin tecrit bölümünde bir buçuk ay geçirdiği gerçeğini göz ardı  

edemez (yukarıdaki 13. paragrafa bakınız). Mahkeme ayrıca, bu koşullarla  

ilgili olarak Sözleşmenin 3. maddesinin ihlal edildiğine dair tespitine atıfta  

bulunmaktadır (yukarıdaki 57 ve 65. paragraflara bakınız).  

(d) 5. Maddenin uygulanabilirliğine ilişkin sonuç  

83. Yukarıdaki hususları özellikle, başvuranların azami kalış sürelerini  

belirleyen herhangi bir ulusal yasal hükmün bulunmaması, söz konusu kalış  

süresinin aşırı olması ve başvuranların sığınma taleplerinin ülke içinde  

incelenmesindeki önemli gecikmelerin yanı sıra ilgili süre boyunca  

30  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

başvuranların tutulduğu koşulları göz önünde bulundurarak, Mahkeme,  

mevcut davanın koşulları altında, başvuranların geçiş bölgesinde  

kalmalarının fiilen özgürlükten yoksun bırakma teşkil ettiğine karar  

vermiştir (karşılaştırınız Ilias ve Ahmed, yukarıda anılan, § 249). Bu nedenle  

bu davada Madde 5 § 1 uygulanmalıdır.  

84. Mahkeme, başvurunun bu kısmının Sözleşme hükümleriyle konu  

bakımından (ratione materiae) uyumsuz olmadığı sonucuna varmıştır.  

Ayrıca, söz konusu şikâyet aynı hüküm çerçevesinde açıkça dayanaktan  

yoksun veya başka bir gerekçeyle de kabul edilemez değildir, bu nedenle  

kabul edilebilir ilan edilmelidir.  

B. Esas  

1. Tarafların iddiaları  

85. Başvuranlar, şikâyet konusu tedbirin iç hukukta herhangi bir  

dayanağının bulunmadığını ve davalarında özgürlükten mahrum bırakma  

konusunda herhangi bir karar verilmediğini iddia etmektedir. Ayrıca,  

başvuranlar Avrupa Birliği'nin bir Üye Devleti olan Macaristan'ın Kabul  

Koşulları Yönergesi'nin 8. maddesi (yukarıdaki 27. paragrafa bakınız)  

uyarınca hareket etme yükümlülüğü altında olduğunu ve buna göre Üye  

Devletlerin bir kişiyi yalnızca sığınmacı olduğu için tutmaması gerektiğini  

ileri sürmüşlerdir. Başvuranlar, geçiş bölgesinde tutulmalarının bireysel  

değerlendirmeye tabi tutulması ve gerekli ve orantılı olması gerektiğini  

vurgulamaktadır. Başvuranlara göre, GSB’nin geçiş bölgesine  

yerleştirilmelerine ilişkin kararı, çocukların yüksek yararları hakkında  

herhangi bir değerlendirmeden yoksundur ve geçiş bölgesinde tutulmalarına  

karşı zorlayıcı olmayan seçeneklerin uygulanıp uygulanamayacağını  

doğrulamamıştır.  

86. Hükümet, Sözleşme'nin 5. maddesinin davaya uygulanabilir olsa  

bile, özgürlükten yoksun bırakmanın Macar hukukunda yasal dayanağı  

olduğunu ve 5 § 1 (f) maddesinin ilk bölümü uyarınca gerekçelendirildiğini  

ileri sürmektedir. Bu bağlamda, Hükümet, sığınmacıların Macaristan  

topraklarına girme ve burada kalma hakkına sahip olmadığını ve bunların  

sığınma başvuruları sonuçlanıncaya kadar bir geçiş bölgesinde  

barındırılmalarını öngören Sığınma Kanunu'nun (yukarıdaki 24. maddeye  

bakınız) 80/J maddesine dayanmaktadır. Bu nedenle, devam eden sığınma  

işlemleri, herhangi bir yargısal denetim veya yargısal inceleme  

gerektirmeden, geçiş bölgesinde tutulmanın yasallığının tek şartıydı.  

2. Mahkeme’nin Değerlendirmesi  

87. Mahkeme, Z.A. ve Diğerleri v. Rusya davasında özetlendiği gibi  

Sözleşmenin 5 § 1 (f) maddesinde yer alan genel ilkelere atıfta  

bulunmaktadır (yukarıda anılan, §§ 159-63). Mahkeme, herhangi bir  

31  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

özgürlükten yoksun bırakmanın, “hukuk kalitesi” kriterlerini karşılayan  

“yasayla öngörülmüş usule uygun” olması ve keyfilikten arınmış olması  

gerektiğini yinelemektedir. Özgürlükten yoksun bırakma söz konusu  

olduğunda, genel hukuki kesinlik ilkesinin karşılanması ve bu nedenle iç  

hukukta özgürlükten yoksun bırakma koşullarının açıkça tanımlanması ve  

yasanın uygulanmasında öngörülebilir olması esastır (bakınız, Khlaifia ve  

Diğerleri, yukarıda anılan, § 92, daha fazla referansla). Ayrıca, bir kişinin  

bir yerde tutulması bireysel özgürlüğe büyük bir müdahale teşkil eder ve her  

zaman titiz bir incelemeye tabi tutulmalıdır (bakınız, Z.A. ve Diğerleri v.  

Rusya, yukarıda anılan, § 161).  

88. Mahkeme, üye devletlerin sığınmacıların sınırlarına kitlesel geliş  

dönemlerinde karşılaşabilecekleri zorlukların tamamen farkındadır. Keyfilik  

yasağına bağlı kalarak, genellikle örneğin şu şartları sağlayan bir ulusal  

hukuki rejimin 5. maddedeki kanunilik şartını yerine getirdiği kabul  

edilebilir: bir geçiş bölgesinde özgürlükten yoksun bırakma kararı almaya  

yetkili makamın ismi, emrin şekli, olası gerekçeleri ve sınırları, tutmanın  

azami süresi ve Madde 5 § 4’e göre gerekli olduğu üzere, kullanılabilir  

başvuru yolu (a.g.e., § 162).  

89. Mevcut davaya dönersek, Mahkeme, başvuranların geçiş bölgesinde  

tutulmasının 19 Nisan-15 Ağustos 2017 tarihleri arasında, yani üç ay yirmi  

yedi gün sürdüğünü belirtmektedir. Hükümet’e göre, Sığınma Kanunu’nun  

80/J maddesi söz konusu önlem için yasal dayanak sağlamaktadır  

(yukarıdaki 24. paragrafa bakınız). Bu hüküm, sığınma başvurularının,  

belirli istisnalar dışında, yalnızca geçiş bölgesinde yapılabileceğini ve  

sığınma başvurusunda bulunanların sığınma başvuruları hakkında nihai bir  

karar alınana kadar orada beklemek zorunda olduklarını belirtmektedir.  

Mahkeme, kendi adına, söz konusu hükümde, geçiş bölgesinde tutma  

olasılığına ilişkin herhangi bir atıf veya sığınmacıların bölgede tutulacakları  

azami süreye ilişkin herhangi bir gösterge tespit edememektedir. Sonuç  

olarak, Mahkeme, mevcut davada başvuranların tutulması için kesin olarak  

tanımlanmış bir yasal dayanağın bulunmadığı sonucuna varmıştır (bakınız,  

gerekli değişikliklerin yapılması şartıyla, Z.A. ve Diğerleri v. Rusya,  

yukarıda anılan, § 164).  

90. Mahkeme ayrıca, başvuranların geçiş bölgesinde tutulmasının fiilen,  

yani pratik bir düzenleme konusu olarak gerçekleştiğini belirtmektedir.  

Macar makamları, başvuran aile için geçiş bölgesinde tutulmaktan daha az  

zorlayıcı olabilecek seçenek önlemlerin bireysel olarak değerlendirilmesi ve  

ele alınması da dahil olmak üzere, tutmanın nedenlerini içeren yasal olarak  

ilgili herhangi bir resmi karar sunmamıştır (bakınız, gerekli değişikliklerin  

yapılması şartıyla, A.B. ve Diğerleri v. Fransa, yukarıda anılan, §§ 123-24;  

ayrıca yukarıdaki 27. Paragrafta yer alan Kabul Koşulları Yönergesi’nin 8.  

maddesine bakınız).  

91. Başvuranların geçiş bölgesinde tutulmasının altında yatan nedenler,  

Hükümet tarafından Sözleşmenin 5 § 1 (f) maddesi bağlamında atıfta  

32  

 

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

bulunulan nedenler olabilir. Bununla birlikte, gerçek şu ki, başvuranlar,  

yetkililerin herhangi bir resmi kararı olmaksızın ve yalnızca kanunun genel  

bir hükmünün aşırı geniş bir yorumu nedeniyle özgürlüklerinden mahrum  

bırakılmışlardır – bu, Mahkeme’nin görüşüne göre, içtihatlarında belirtilen  

gerekliliklerin gerisinde kalan bir prosedürdür.  

92. Mahkeme,  

başvuranların  

geçiş  

bölgesinde  

tutulmasının,  

Sözleşme’nin 5 § 1 maddesinin amaçları doğrultusunda “yasal” olarak kabul  

edilemeyeceği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla, söz konusu hüküm ihlal  

edilmiştir.  

V. SÖZLEŞME’NİN 5 § 4 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  

93. Başvuranlar ayrıca, geçiş bölgesinde özgürlüklerinden mahrum  

bırakılmalarının, Sözleşmenin 5 § 4 maddesini ihlal ederek, uygun yargı  

denetimi ile giderilemediğinden şikayetçi olmaktadır. Söz konusu hüküm  

aşağıdaki gibidir:  

“4. Yakalama veya tutulma yoluyla özgürlüğünden yoksun kılınan herkes, tutulma  

işleminin yasaya uygunluğu hakkında kısa bir süre içinde karar verilmesi ve, eğer  

tutulma yasaya aykırı ise, serbest bırakılması için bir mahkemeye başvurma hakkına  

sahiptir.  

A. Kabul edilebilirlik  

94. Mahkeme, bu şikâyetin Sözleşmenin 35 § 3 (a) maddesi anlamında  

açıkça temelsiz veya başka herhangi bir gerekçeyle kabul edilemez  

olmadığına dikkat çekmektedir. Dolayısıyla, şikâyetin kabul edilebilir  

olduğuna karar verilmelidir.  

B. Esas  

95. Başvuranlar, geçiş bölgesinde tutulmalarına ilişkin kendilerine resmi  

bir karar tebliğ edilmediği için, tedbirin hukuka uygunluğuna karşı hiçbir  

şekilde itiraz edemediklerini ve yargı organı önünde serbest bırakılmalarını  

talep edemediklerini belirtmektedirler.  

96. Hükümet, sığınma makamının hukuka aykırı olarak kayıtsız  

kalmasına ve sığınmacıların İdari Usul Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca  

geçiş bölgesinde "giriş öncesi tutulması"nın keyfiliğine karşı etkili bir yargı  

yolu bulunduğunu ileri sürmektedir (bakınız, Lokpo ve Touré v. Macaristan,  

no. 10816/10, § 13, 20 Eylül 2011).  

97. Mahkeme, başvuranların geçiş bölgesinde tutulmasının, özellikle  

özgürlükten yoksun bırakma konusunu ele alan herhangi bir kararla  

desteklenmeyen fiili bir önlemden oluştuğu yönündeki yukarıdaki  

bulgusunu yinelemektedir (yukarıdaki 90. paragrafa bakınız). Ayrıca,  

Hükümet tarafından önerilen idari çözüm, kişisel özgürlük sorunundan  

ziyade başvuranların sığınma başvurularıyla ilgilidir. Bu koşullar altında  

33  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

Mahkeme, başvuranların geçiş bölgesinde tutulmalarının -bu konuda resmi  

bir karar bulunmamaktadır- yargısal denetimden geçmesini isteme imkanına  

sahip olduklarını tespit edememiştir.  

98. Bu nedenle Mahkeme, başvuranların, geçiş bölgesinde  

tutulmalarının hukuka uygunluğu hakkında bir mahkeme tarafından hızlı bir  

şekilde karar verilebilecek herhangi bir çözüm yoluna sahip olmadıkları  

sonucuna varmalıdır.  

99. Bu nedenle, Sözleşmenin 5 § 4 maddesinin ihlal edildiği sonucuna  

varılmıştır.  

VI. SÖZLEŞME’NİN 34 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  

100. Başvuranlar, Sözleşmenin 34. maddesi uyarınca, yetkililerin 19  

Mayıs 2017 tarihinde Mahkeme tarafından belirtilen ihtiyati tedbir kararına  

uymadığını iddia etmektedir. İlgili hüküm aşağıdaki gibidir:  

“Bu Sözleşme veya protokollerinde tanınan haklarının Yüksek Sözleşmeci  

Taraflar’dan biri tarafından ihlal edilmesinden dolayı mağdur olduğunu öne süren her  

gerçek kişi, hükümet dışı kuruluş veya kişi grupları Mahkeme’ye başvurabilir. Yüksek  

Sözleşmeci Taraflar bu hakkın etkin bir şekilde kullanılmasını hiçbir surette engel  

olmamayı taahhüt ederler.”  

101. Mahkeme, başlangıçta, Sözleşmenin 34. maddesinde belirtilen  

yükümlülüklere ve bunların (İç Tüzüğün) 39. maddesi ile öngörülen ihtiyati  

tedbirler ile olan ilişkisine dair içtihatlarında belirtilen ilkelere atıfta  

bulunmaktadır (örnek olarak bakınız, Paladi v. Moldova [BD], no.  

39806/05, §§ 84-92, 10 Mart 2009). Bu ilkelere göre, bir davalı Devletin bir  

ihtiyati tedbir kararına uyup uymadığını doğrulamak için başlangıç noktası,  

ihtiyati tedbirin kendisinin formüle edilmesidir (a.g.e, § 91).  

102. Mevcut davanın koşullarına dönersek, Mahkeme 19 Mayıs 2017  

tarihinde, Macar Hükümeti'ne aşağıdaki hususu belirterek, Mahkeme İç  

Tüzüğü'nün 39. maddesi uyarınca ilk tedbirin uygulanmasına karar  

vermiştir:  

“... başvuranların, mümkün olan en kısa sürede, üç küçük çocuğun ve hamile bir  

kadının varlığı dikkate alınarak, Sözleşme’nin 3. maddesinin gerekliliklerine uygun  

bir ortama yerleştirilmesi (özellikle bakınız, Popov v. Fransa, no. 39472/07 ve  

39474/07, 19 Ocak 2012) ve Mahkeme’nin başvuranların durumundaki gelişmelerden  

haberdar edilmesi.”  

103. 30 Mayıs 2017 tarihli bir yazıyla başvuranlar, ihtiyati tedbire  

rağmen hala geçiş bölgesinde tutulduklarını Mahkeme’ye bildirmişlerdir.  

Başvuranlar, yasal temsilcileri tarafından GSB’ye gönderilen ve serbest  

bırakılmalarını talep eden cevaplandırılmamış bir yazıya Mahkeme'nin  

dikkatini çekmektedir. 7 Haziran 2017 tarihli yazısında Hükümet,  

Sözleşmenin 34. maddesi kapsamındaki ihtiyati tedbir kararına uyma  

yükümlülüklerine itiraz etmemiştir. Bunun yerine, Hükümet, Mahkeme’nin  

34  

     

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

belirttiği ihtiyati tedbir kararının başvuranların başka bir kabul merkezine  

nakledilmesini gerektirmediğini ve geçiş bölgesi içinde bu tedbir kararına  

uyulabileceğini iddia etmiştir. Hükümet, başvuranlar ve başvuranların özel  

ihtiyaçları için yeterli barınma ve bakım sağladıkları geçiş bölgesindeki  

koşulların 3. maddenin gerekliliklerini karşıladığını ileri sürmüştür. 34.  

madde kapsamındaki şikayetlerini ileri sürdükleri başvuru formunda  

başvuranlar, Mahkeme'nin 19 Mayıs 2017 tarihli, İç Tüzüğün 39. maddesi  

kapsamındaki ihtiyati tedbir kararından sonra, geçiş bölgesindeki  

yerleştirilme koşullarının iyileşmediğini, hatta bazı yönlerden daha da  

kötüleştiğini ileri sürmüşlerdir.  

104. Mahkeme, 7 Temmuz 2017 tarihinde Mahkeme'nin ilk ihtiyati  

tedbir kararını yineleyerek ve ek olarak Macar Hükümeti’nin “birinci  

başvuran için de düzenli yemek ve ikinci başvurana tıbbi muayeneleri  

sırasında bir tercüman desteğinin sağlaması gerektiğini'' belirterek davada  

ikinci bir ihtiyati tedbirin uygulanmasına karar verdiğini belirtmek  

istemektedir.  

105. Başvuranların, yalnızca bir açık kabul merkezine yerleştirmenin  

Sözleşme'nin 3. maddesinin gerekliliklerine uygun olacağını belirttiği  

anlaşılabileceğinden (yukarıdaki 103. paragrafa bakınız), Mahkeme, 19  

Mayıs 2017 tarihli ihtiyati tedbir kararının, başvuranların barınması için  

belirli bir tesise atıfta bulunmadığını veya Hükümet’in başvuranları geçiş  

bölgesinin dışındaki bir kabul merkezine yerleştirmesini talep etmediğini  

gözlemlemektedir (yukarıdaki  

  1. paragrafa bakınız). Mahkeme,  

başvuranların, geçiş bölgesindeki koşulların 19 Mayıs 2017 tarihli ihtiyati  

tedbir kararının ardından kötüleştiği yönündeki iddialarının (yukarıdaki 103.  

paragrafa bakınız) büyük ölçüde asılsız kaldığını belirtmektedir.  

106. Mahkeme ayrıca, başvuranların Sözleşmenin 34. maddesi  

kapsamındaki şikayetlerinin, aslında, davalı Devletin Sözleşmenin 3.  

maddesi kapsamındaki yükümlülükleriyle ilgili olduğunu belirtmektedir.  

Hükümet’in söz konusu ihtiyati tedbire fiilen uyup uymadığı sorusu, bu  

nedenle, Sözleşme'nin 3. maddesi kapsamında başvuranlar tarafından ileri  

sürülen şikayetlerin incelenmesiyle yakından ilgilidir.  

107. Mevcut davada uygulanan ihtiyati tedbirlerin niteliği, tarafların  

iddiaları ve başvuranların Sözleşme'nin 3. maddesi kapsamındaki  

şikayetlerine ilişkin Mahkeme'nin bulguları dikkate alındığında (yukarıdaki  

57 ve 65. paragraflara bakınız) – Mahkeme, başvuranların geçiş  

bölgesindeki durumlarına ilişkin ortaya atılan temel hukuki sorunu  

incelediğini ve Sözleşme'nin 34. maddesi kapsamındaki şikâyet hakkında  

ayrı bir karar vermeye gerek olmadığını düşünmektedir (bakınız, gerekli  

değişikliklerin yapılması şartıyla, Kamil Uzun v. Türkiye, no. 37410/97, §  

64, 10 Mayıs 2007).  

35  

 

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

VII. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI  

108. Sözleşme'nin 41. maddesi aşağıdaki gibidir:  

“Eğer Mahkeme bu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve  

ilgili Yüksek Sözleşmeci Taraf’ın iç hukuku bu ihlalin sonuçlarını ancak kısmen  

ortadan kaldırabiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, zarar gören taraf lehine adil bir  

tazmin verilmesine hükmeder.”  

A. Zarar  

109. Başvuranlar, manevi tazminat kapsamında 15.000 avro (EUR) talep  

etmektedir.  

110. Hükümet bu talebin aşırı fazla olduğunu savunmaktadır.  

111. Mevcut davanın koşullarını ve bulunan ihlallerin niteliğini göz  

önünde bulundurarak, Mahkeme, manevi tazminat olarak yetişkin  

başvuranların her birine (birinci ve ikinci başvuranlar) 4.500 avro ve çocuk  

başvuranların her birine 6.500 avro tutarında tazminat ödenmesini makul  

görmektedir.  

B. Masraf ve giderler  

112. Mahkeme önündeki yargılamayla ilgili olarak, başvuranlar, saatlik  

ücreti 150 avro üzerinden 121 saatlik yasal çalışmanın karşılığı ve bundan  

başka 80 avro kırtasiye masrafı olmak üzere 18.070 avro talep etmektedir.  

Avukat, Mahkeme önündeki davayı kazanmaları halinde başvuranların  

kendisine ödeme yapacağı konusunda başvuranlarla anlaştıklarını  

belirtmiştir.  

113. Hükümet, başvuranlar tarafından yapılan alakasız beyanların sayısı  

ve bunların diğer davalardaki beyanlara benzerliği göz önüne alındığında,  

talep edilen masrafların zorunlu olarak yapılmadığını ve miktar olarak  

makul olmadığını ileri sürmektedir.  

114. Mahkeme'nin içtihatlarına göre, bir başvuran, ancak bunların fiilen  

ve zorunlu olarak yapıldığının ve miktar olarak makul olduğunun  

gösterilmesi halinde, masraf ve giderlerin geri ödenmesine hak kazanır.  

Mevcut davada, elindeki belgeleri göz önünde bulunduran Mahkeme, kendi  

önündeki yargılamalar kapsamında, kendilerine yüklenebilecek her türlü  

vergi hariç olmak üzere, başvuranlara 5.000 avro tazminat ödenmesinin  

makul olduğunu düşünmektedir.  

C. Gecikme faizi  

115. Mahkeme, gecikme faizi olarak, bu tutarlara, Avrupa Merkez  

Bankasının marjinal kredi faizlerine uyguladığı faiz oranına üç puan  

eklenerek elde edilecek oranın uygulanmasının uygun olduğuna karar  

vermiştir.  

36  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

BU NEDENLERLE MAHKEME,  

1. oy birliğiyle başvurunun kabul edilebilir olduğuna;  

2. oy birliğiyle birinci başvuran bakımından Sözleşmenin 3. maddesinin  

ihlal edildiğine;  

3. oy birliğiyle diğer tüm başvuranlar (başvuran anne ile üç çocuk  

başvuran) bakımından Sözleşmenin 3. maddesinin ihlal edildiğine;  

4. oy birliğiyle başvuranların Sözleşme’nin 13. maddesi kapsamındaki geri  

kalan şikâyetlerinin kabul edilebilirliğini ve esasını incelemeye gerek  

olmadığına;  

5. Bire karşı altı oyla, Sözleşmenin 5 §§ 1 ve 4. maddesinin ihlal  

edildiğine;  

6. oy birliğiyle başvuranların Sözleşme’nin 34. maddesi kapsamındaki geri  

kalan şikâyetlerinin kabul edilebilirliğini ve esasını incelemeye gerek  

olmadığına;  

7. Oybirliğiyle,  

(a) davalı Devlet tarafından, Sözleşme’nin 44 § 2 maddesi uyarınca,  

kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içerisinde, ödeme  

tarihindeki geçerli döviz kuru üzerinden davalı Devlet’in para  

birimine çevrilmek üzere başvurana aşağıda belirtilen miktarların  

ödenmesine:  

(i) manevi tazminat olarak, başvuranlar tarafından ödenmesi gereken  

her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere, birinci ve ikinci  

başvuranların her biri için 4.500 avro (dört bin beş yüz Avro) ve  

çocuk başvuranların her biri için 6.500 Avro (altı bin beş yüz  

avro);  

(ii) masraf ve giderler için, başvuranlar tarafından ödenmesi gereken  

her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere, başvuranlar için ortaklaşa  

5.000 avro (beş bin avro);  

(b) Yukarıda bahsi geçen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödeme  

gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa  

Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz  

oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden  

basit faiz uygulanmasına;  

8. başvuranların adil tazmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine karar  

vermiştir.  

37  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI  

İşbu karar İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, Mahkeme İç  

Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca 2 Mart 2021 tarihinde  

yazılı olarak tebliğ edilmiştir.  

Ilse Freiwirth  

Yonko Grozev  

Yazı İşleri Müdür Yardımcısı  

Başkan  

Bu kararın ekinde, Sözleşme’nin 45 § 2 maddesi ve Mahkeme İç  

Tüzüğü’nün 74 § 2 maddesi uyarınca, Yargıç Mourou-Vikström’ün sunmuş  

olduğu muhalif görüş yer almaktadır.  

YGR  

IF  

38  

R.R. VE DİĞERLERİ v. MACARİSTAN KARARI – MUHALİF GÖRÜŞ  

YARGIÇ MOUROU - VIKSTRÖM'ÜN MUHALİF GÖRÜŞÜ  

Çoğunluğun, bu davada Sözleşmenin 5 §§ 1 ve 4. maddelerinin ihlal  

edildiği görüşüne katılamam.  

Başvuranların geçiş bölgesine serbestçe girmiş olmaları ve her an  

buradan ayrılabilecek olmaları, 5. madde açısından Röszke bölgesinde  

kalmalarının istem dışı olduğu sonucuna varılamayacağı anlamına  

gelmektedir. Bu nedenle, başvuranların Madde 5 §§ 1 ve 4 kapsamındaki  

şikayetlerinin madde hükmünün konusu bakımından (ratione materiae)  

uyumsuz olduğu dikkate alınmalıdır.  

39

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim