Adana BAM 9. HD 2024/589 E. 2024/988 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
bam
2024/589
2024/988
11 Haziran 2024
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/589 - 2024/988
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/589
KARAR NO : 2024/988
KARAR TARİHİ : .../06/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/02/2024
NUMARASI : ... ESAS
İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN
DAVACI : ... ... -
VEKİLİ : Av..
İHTİYATİ TEDBİR İTİRAZ EDEN
DAVALILAR : 1- ... ... -
2- ... KUYUMCULUK TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av..
DAVA : Tapu İptali ve Tescil
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : .../06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : .../06/2024
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2024 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, istinaf başvurusuna tabi bir karar olduğu, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ... ...'in ... Plastik İthalat İhracat İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kurucu ortaklarından olduğunu, şirketin diğer ortaklarının müvekkilinin babası ... ..., annesi ... ... ve erkek kardeşi ... ... olduğunu, müvekkilinin babası ... ...'in 29/05/2014 tarihinde vefat etmesinden sonra hisselerinin diğer ortaklara intikal ettirildiğini, 01/12/2005 tarihli TSG'de yapılan ilan ile kardeşi ... ...'in şirketin müdürü ve şirketi temsile yetkili ticari temsilci seçildiğini, şirketin geniş iş hacmine ve yüksek sermayeye sahip olduğunu, müvekkili tarafından harici olarak edinilen bilgiye göre şirkete ait 41 adet taşınmazın öncelikle ... İnşaat Turizm Kuyumculuk Ticaret Ltd. Şti'ne devredildiğini, daha sonrasında ise ... İnşaat Turizm İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Kuyumculuk Turizm İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin birleştiğini ve güncel olarak 41 adet taşınmazın ... Kuyumculuk Ltd. Şti adına kayıtlı olduğunu, ... İnşaat Turizm Kuyumculuk ve Ticaret Ltd. Şti'nin 19/12/2013 tarihinde kurulduğunu ve kurucularının ... ... ve ... ... olduğunu, ... ... ile ... ... arasında şirketin kurulduğu dönemde resmi bir evlilik olmamasına rağmen gayrimeşru gönül ilişkisi bulunduğunu, 03/04/2014 tarihinde ... ...'ın ... İnşaat şirketindeki tüm hisselerini ... ...'e devrettiğini, 20/10/2014 tarihli genel kurul kararı ile de ... ...'in ... İnşaat şirketinin şirket ortağı olduğunu ve temsilci seçildiğini, ... ... ile ... ...'in 07/05/2019 tarihinde resmi olarak evlendiğini, ... Kuyumculuk Tur. İnş. San. Ve Tic. Ltyd. Şti'nin 01/12/2005 tarihinde kurulduğunu ve kurucularının ... ... ve ... ... olduğunu, 07/01/2016 tarihinde ise ... ...'in ... Kuyumculuk şirketindeki tüm hisselerini ... ...'e devrettiğini ve böylece ... ...'in şirkette tek ortak olduğunu, daha sonrasında bu şirketin devralan şirket olarak ... İnşaat Ltd. Şti ve ... ...'e ait bir diğer şirket olan ... İnşaat Ltd. Şti ile birleştiğini, devredilen taşınmazların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden ... ... ve davalı ... ... tarafından kötüniyetli olarak muvazaalı olarak kaçırıldığını ve müvekkili ... ...'in zarara uğratıldığını, davalı ... ... ile ... İnşaat şirketi ve ... Kuyumculuk şirketi arasında organik bağ bulunduğunu ve dava konusu devir işlemlerinin iptale tabii olduğunu, tapu devirlerinin satıcı kısmında ... ...'in alıcı kısmında ise ... ...'in vekalet verdiği kişilerin yer aldığını, tek başına bu durumun bile kötüniyetli bir şekilde hareket edildiğinin kanıtı olduğunu, ... İnşaat şirketinin kuruluş tarihinden itibaren bu kadar kısa süre içerisinde bu kadar çok taşınmazı devralmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve yapılan devir işlemlerinin bedelsiz gerçekleştiğinin kanıtı olduğunu, 41 adet taşınmaz haricinde çok sayıda taşınmazın da aynı devir silsilesi ile devre konu edilerek müvekkilin ortağı olduğu ... Plastik şirketinden kaçırıldığını belirterek, davaya konu edilen ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel, ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel, ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel, ... İli, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada ... Parselde kayıtlı kayıtlı taşınmazlar üzerine üçüncü şahıslara devrinin önlenebilmesi amacı ile HMK madde 389 gereği duruşma günü beklenmeksizin ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasına, ileride telafisi imkansız zararların doğumunun engellenmesi için davalı ... ...'in taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine müvekkilinin alacak ve ferileriyle sınırlı olmak kaydıyla şimdilik dava değeri olan 62.000,00 TL üzerinden ihtiyati haciz konulmasına, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili ... ...'in ortağı olduğu ... Plastik şirketi adına tesciline, tapu iptal ve tescili mümkün olmadığı takdirde taşınmazların satış bedelinin satış tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte günümüz değerine güncellenerek ve değiştirilerek müvekkili ... ...'in ortağı olduğu ... Plastik şirketine ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu taşınmazların 2014 yılında devir edildiğini, davayla talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, ... Plastik Limited Şirketinin bir ortağının daha olduğunu, davacının işbu davayı diğer ortakla birlikte açması gerektiğini, davaya konu taşınmazların ... Plastik Limited Şirketine, davalı ... ... tarafından devredildiğini, davalı ... ..., eski eşi ... ... ile olan boşanmaya dayalı mal tasfiyesi davası aşamasında ortağı ve yöneticisi olduğu şirkete taşınmazlarını 2013 yılında emanet olarak devrettiğini, 2014 yılında geri aldığını, şirketin defterleri incelendiğinde bu taşınmazlar için şirketin bir bedel ödemediğinin görüleceğini, davaya konu taşınmaz devir işlemlerini bilen davalı ... ...'i ibra eden ve devirlerden on yıl sonra dava açan davacının kötü niyetli olduğunu, davacının muvazaa iddiasının gerçekleri yansıtmadığını, taşınmazların devri inançlı işleme dayandığı için şirkette zarara sebebiyet vermediğini, davalı müvekkili ... ...'in kardeşinin ve annesinin ortağı olduğu şirketten mal kaçırma kastının olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../01/2024 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı ile; takdiren 200.000 TL nakdi veya süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel, ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel, ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel, ... İli, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada ... Parselde kayıtlı taşınmazların davalılar adına kayıtlı olması halinde dava sonuna kadar 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi hususunda tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalılar vekili itiraz dilekçesi ile; mahkemece tarafların dinlenilmeden ihtiyati tedbir karar verdiğini, ihtiyati tedbir talep eden tarafın HMK 390.maddesine göre davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek durumunda olduğunu, davacı tarafça talep edilen tapu iptali davasının gerekçeleri tamamen kötü niyetli olup bu iddialarını ispatlayacak somut herhangi bir delil ortaya konulamadığını, mahkemece ihtiyati tedbir kararının kaldırılmaması durumunda ihtiyati tedbir talep eden tarafın haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olduğunu, bu teminat miktarının arttırılarak davacı tarafça yatırılmasını aksi takdirde tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili ihtiyati tedbire ilişkin teminata itiraz dilekçesinde; ....01.2024 tarihli ara kararı ile belirlenen ihtiyati tedbire ilişkin teminat miktarına itiraz ettiklerini, itirazları doğrultusunda dava konusu taşınmaz kaydına teminatsız olarak, mahkemece uygun görülmediği takdirde uygun görülecek makul bir teminat bedeli karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARAR ÖZETİ :
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2024 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı ile; taşınmazların yüz ölçümü , hayatın olağan akışına göre olması muhtemel değeri, tapu kaydında yer alan devir ve piyasa değerleri dikkate alındığından menfaat dengesi ve ihtiyati tedbirin amacı düşünüldüğünde davaya konu taşınmazlar bakımından uygulanan tedbir ve dava değerine göre teminat miktarının yerinde olduğu gerekçesi ile takdiren 200.000,00.TL nakdi veya süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel, ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel, ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel, ... İli, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada ... Parselde kayıtlı taşınmazların davalılar adına kayıtlı olması halinde dava sonuna kadar 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi hususunda tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına şeklinde verilen ihtiyati tedbir kararına ve belirlenen teminat tutarına itirazlarının reddine, karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf talebi ile; İşbu davanın müvekkilinin ortağı olduğu ... Plastik İthalat İhracat İnşaat Sanayi ve Ticaret Tic. Ltd. Şti.'ye ait taşınmazların diğer ortak ve ticari temsilci ... ...'in muvazaalı olarak kaçırılmasından ötürü açılan tapu iptal tescil davası olduğunu, davalı tarafça davaya konu taşınmaz 62.000,00.TL bedel ile devredilmiş olduğundan taraflarınca ikame edilen eldeki davada dava değerinin tapu kaydında yer alan devir bedeli olan 62.000,00.TL olarak gösterildiğini, mahkemece işbu bedel üzerinden teminata hükmedilmesinin gerektiğini, ara karar içeriğinde mahkemece de tapu kaydında yer alan devir bedelinin göz önüne alınması gerektiği söz konusu edilmiş hatta buna ilişkin emsal karar sunulduğunu, bahse konu bedelin çok üzerinde bir teminat bedeli talep edilmesinin, taşınmazların devriyle maddi kayba uğrayan müvekkilinin daha fazla mağduriyetine yol açmaktan öte olmadığın, yasa hükmünde ihtiyati tedbir talep edenin haksız çıktığında karşı tarafın bu yüzden uğrayacağı muhtemel zararlara karşılık teminat gösterme zorunluluğundan bahsedildiğini, oysaki işbu davaya konu uyuşmazlıkta haklılıklarının yaklaşık olarak ispatlanmış olup, dava konusu taşınmazlara ihtiyati tedbir konulması ve devredilmelerinin önlenmesi durumunda davalı tarafın uğrayabileceği bir zararın olmadığını, taşınmazların bedelsiz olarak ve görünüşte işlemler yaratmak suretiyle öncelikle ... ...'e ait ... İnşaat Ltd. Şti.'ne devredildiğini, ardından yine bedelsiz bir şirket birleşmesi ile davalı ... ...' in yetkilisi ve ticari temsilcisi olup gizli hakim ortağı olduğu şirket olan ... Kuyumculuk Şirketi'ne devredildiği gerek taraflarınca sunulan kayıtlar gerekse mahkemece celp edilen belge ve kayıtlarla sabitlendiğini, bu nedenle mahkemece dava konusu taşınmaz kaydına teminatsız olarak, mahkemece uygun görülmediği takdirde uygun görülecek makul bir teminat bedeli karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle 09/02/2024 tarihli ara kararına ilişkin istinaf taleplerinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararında mahkemece belirlenen teminat tutarına itirazlarının reddine ilişkin ara kararının istinafen incelenerek kaldırılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin teminatsız olarak mahkemece uygun görülmediği takdirde, uygun görülecek makul bir teminat bedeli karşılığında kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf talebi ile; Mahkeme taraflarını dinlenmeden ihtiyati tedbir kararı verdiğini, ihtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunması olduğunu, davacı tarafından hakkın varlığı ispat edilmeden verilen ihtiyati tedbir kararı hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davaya konu taşınmazların yaklaşık on yıldır davalı şirket adına kayıtlı olduğunu, davalı müvekkillerin mal kaçırma kastı yada hukuka aykırı bir eylemi olmadığını, bu nedenle hakkın elde edilmesinin zorlaşması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, ihtiyati tedbir talep eden tarafın HMK 390. maddesine göre davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek durumunda olduğunu, davacı tarafça talep edilen tapu iptali davasının gerekçeleri tamamen kötü niyetli olup bu iddialarını ispatlayacak somut herhangi bir delil ortaya konulamadığını, mahkemenin somut hiçbir delille desteklenmeyen iddia doğrultusunda tedbir kararı vermesinin, ihtiyati tedbir müessesesini düzenleyen HMK 389 vd madde hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece ihtiyati tedbir kararının kaldırılmaması durumunda; İhtiyati tedbir talep eden taraf, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olduğunu, mahkemece belirlenen teminat miktarının muhtemel zararları karşılayacak oranda ve miktarda olmadığını, ayrıca davacı tarafça dosyaya mahkemece takdir edilen teminat yatırılmadığını, teminatın yatırılmaması nedeni ile mahkemece verilen tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Dava taşınmazların tapu kayıtlarının iptali, davacının ortağı olduğu şirket adına tescili istemine ilişkin olup, istinafa konu uyuşmazlık ise ilk derece mahkemesinin 08/02/2024 günlü ihtiyati tedbire ve teminat miktarına itirazın reddine dair verilen ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen .../01/2024 tarihli ara karar ile davacının, taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin teminat karşılığında kabulüne karar verildiği, karara karşı davalılar vekili ve davacı vekili tarafından itiraz edilmesiyle, mahkemece verilen 08/02/2024 günlü ara karar ile ihtiyati tedbire ve teminat miktarına itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece verilen 08/02/2024 günlü ara karara karşı davalılar vekili ve davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati tedbir müessesi; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılması ile hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesi hükmüne göre "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."
HMK 390/3.maddesinde de" Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, incelenen dosya kapsamına göre; davacı tarafından ileri sürülen dava konusu olaylara ve iddialara göre, ihtiyati tedbir konulan taşınmazların dava konusu, diğer deyişle uyuşmazlık konusu oldukları, HMK'nun 389. Maddesindeki ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğu, bu aşamada alınan teminat miktarının da yerinde olduğu olduğu, taşınmazların değerleri belirlendiğinde teminat miktarının yeniden belirlenebileceği, gelinen aşamada ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararı ve itirazların reddi kararında dosya kapsamı delillerle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, İlk Derece Mahkemesi'nce verilen ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekili ve davalılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1)-... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2024 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince taraflardan alınması gerekli 427,60.TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinaf eden taraflar üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince taraflara İADESİNE,
5)-6100 sayılı HMK'nın 330. Maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak .../06/2024 tarihinde karar verildi.
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25