SoorglaÜcretsiz Dene

Adana BAM 9. HD 2021/1490 E. 2024/982 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1490

Karar No

2024/982

Karar Tarihi

10 Haziran 2024

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1490 - 2024/982

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1490

KARAR NO : 2024/982

KARAR TARİHİ : 10/06/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/03/2021

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI :... MÜHENDİSLİK ELEKTRİK İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -

VEKİLİ :Av.

DAVALI : ... ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş.-

VEKİLİ : Av.

DAVA : Banka teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti ve alacak

DAVA TARİHİ : 26/08/2015

BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS ve ... KARAR SAYILI DOSYASI

DAVACI :... MÜHENDİSLİK ELEKTRİK İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -

VEKİLİ : Av.

DAVALI : ... ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş. -

DAVA : Alacak (hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 10/06/2024

YAZIM TARİHİ : 10/06/2024

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından ihaleye çıkarılan ... kayıt numaralı ... ili, Merkez, ..., ..., ..., ..., ... ve ... ilçeleri elektrik dağıtım şebekelerinin arıza onarım ve bakımı hizmet işinin davacı şirketin uhdesinde kaldığını ve taraflar arasında 20/11/2012 tarihli hizmet alım sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme gereği müvekkili şirket tarafından, davalı şirkete biri 492.853,50.TL, diğeri 246.426,75.TL tutarında iki adet teminat mektubu verdiğini, sözleşme konusu işin, davacı şirketin yükleminde devam ederken, davalı kurum tarafından davacı şirkete gönderilen yazıda, kurumun özelleştirildiği gerekçe gösterilerek sözleşmelerinin 31/03/2014 tarihinden geçerli olmak üzere feshedildiğinin bildirildiğini ve akabinde hesaplar tasfiye edilerek sözleşmenin sona erdirildiğini, davacı tarafından SGK'den aldığı ilişiksizlik belgesiyle sözleşmenin teminatı olarak verilen teminat mektuplarının bankasına iade edilmesini ya da bankasına iade edilmek üzere taraflarına verilmesinin yazılı olarak talep edildiğini, bu talebe yanıt verilmediğini, davalının teminat mektuplarını iade etmeyerek davacı şirketi zarara uğrattığını, davacı şirketin bankaya ödediği komisyon tutarının 3.892,44.TL olduğunu, bu ödemelerin dava sonuçlanıncaya kadar devam edeceğini, sözleşmenin davalı tarafça tek yanlı olarak feshedildiğini, davalı kurumun iade yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek ... Bankası ... Şubesi'nden verilen 09/11/2012 tarih ve ... numaralı 492.853,50.TL ve ... Bankası ... Şubesi'nden verilen 04/02/2013 tarih ve ... nolu 246.426,75.TL tutarındaki teminat mektuplarının hükümsüzlüğünün tespitine, teminat mektuplarının iade edilmemesi nedeniyle davacının, mektupların iadesini talep ettiği 04/07/2014 tarihinden bu yana bankaya ödemek zorunda kaldığı 3.892,44.TL komisyon bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 10/10/2018 tarihli ıslah dilekçesinde; 01/10/2018 tarihli ek raporda sözleşmenin feshedilmesinden sonra ödenen komisyonların 4.049,94.TL olarak belirlendiğini, 09/11/2015 tarihten sonra da 7.115,51.TL komisyon ödediklerini, ayrıca 122.666,58.TL fazla ödemelerinin bulunduğunu belirterek 492.853,50.TL tutarındaki teminat mektubunun hükümsüzlüğüne, 246.426,75.TL tutarındaki teminat mektubunun dava tarihinden sonra iade edilmesinden dolayı bu teminat mektubuna ilişkin talebin konusuz kaldığını, ancak dava tarihindeki haklılık durumu gözetilerek yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına, komisyon bedellerinden dolayı 11.165,45.TL ile fazla ödemeden dolayı 122.666,58.TL'nin davalıdan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı dosyasında, davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Asıl davada ıslah taleplerinin reddine karar verilmiş olması nedeniyle ayrı dava açmak zorunda kaldıklarını belirterek asıl davanın açıldığı tarihten sonra ödenen 7.273,01.TL komisyon bedelinin ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak avans faizleri ile birlikte fazla ödenen 122.666,58.TL'nin ise 40.590,08.TL'sinin 20/05/2014, kalan 82.076,50.TL'sinin 08/08/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 20/11/2012 tarihli ... ihale kayıt numaralı, ... ili Merkez, ..., ..., ..., ..., ..., ... ilçeleri elektrik dağıtım şebekelerinin arıza onarım ve bakım işleri için teknik birim fiyatlı hizmet alım sözleşmesinin imzalandığını, ...'ın %100 kamu hissesinin, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun kararı doğrultusunda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile ... Elektrik Dağıtım A.Ş. arasında imzalanan hisse satış sözleşmesine istinaden ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye devredildiğini, özelleştirme nedeniyle 31/03/2014 tarihinde sözleşmenin 30.3 maddesi gereği sözleşmenin sona erdirildiğini, sözleşmenin feshedilmediğini, olduğu yerde sonlandırıldığını, sözleşme kapsamında yapılan işlerle ilgili olarak garanti süresi öngörüldüğünü, hak ediş işlemlerinden sonra iş ile ilgili olarak ortaya çıkacak yapım hataları nedeniyle meydana gelebilecek zararlar nedeniyle garanti sürelerinin beklendiğini, ayrıca teminat mektuplarından 246.426,75.TL miktarlı olanın davacı şirkete iade edildiğini, 492.853,50.TL tutarındaki teminat mektubu için sürecinin devam ettiğini, iade sürecinin uzama nedeninin, davacı şirket tarafından işçilere yapılması gereken ödemelerin yapılmadığını, işçiler tarafından üst işveren olması nedeniyle müvekkili şirket aleyhine alacak davaları açıldığını ve müvekkili şirketin ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu ödemelere ilişkin olarak teminat mektubundan kesintilerin yapılması gerektiğini, bu davalardan dolayı, müvekkili şirketin alacağı nedeniyle davacı şirketten kaynaklı zararların tazmini için TMK'nin 950. maddesi hükmü gereği hapis hakkını kullanmak zorunda kaldığını, davacı şirkete, müvekkili şirket tarafından ihtar gönderildiğini, davacı şirket tarafından hiçbir ödemenin yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; hizmet alım sözleşmesinin 12.4.1 maddesinde teminatın iadesi şartlarının düzenlendiği, SGK'den ilişik kesme belgesi almanın yeterli olmadığı, yüklenicinin bu işten dolayı İdareye herhangi bir borcunun olmadığının belirlenmesi gerektiği, bu husus belirlenmeden davalının teminat mektuplarını elinde tutma hakkının bulunduğu, bu ihale ve sözleşme kapsamında çalışan işçiler tarafından davalı ...'ye karşı açılan ve bir kısmı halen derdest olan dava ve icra takipleri bulunduğu, ayrıca Orman Genel Müdürlüğü tarafından sözleşme bölgesinde meydana gelen orman yangınından dolayı açılan tazminat davasının da derdest olduğu, söz konusu davada yangının enerji nakil hatlarının bakımsızlığından dolayı çıktığının ileri sürüldüğü, ayrıca ...'nin bakım ve onarım işlerini yapan taşeron firmanını işçileri hakkında ceza davasının açıldığının ileri sürüldüğü, tüm bu dava ve icra takiplerinden dolayı davalının yapması muhtemel tazminat ödemelerinden dolayı davacıya rücu ihtimalinin bulunduğu, dava tarihi ve bugün itibariyle teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşmadığı, 246.426,75.TL tutarındaki teminat mektubunun dava tarihinden sonra iade edildiği ve bu mektuba ilişkin talebin konusuz kaldığı, ancak dava tarihi itibariyle bu teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşmadığı, bu nedenle yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin bu nokta gözetilerek HMK'nin 331/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ... aleyhine açılan davaların bekletici mesele yapılması ihtimali düşünülmüş ise de, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, dava ve icra takibinin farklı aşamalarda olduğu, istinaf ve temyiz aşamaları bulunduğu, ayrıca ... tarafından davacı hakkında rücu davaları açılması ihtimali bulunduğu, eldeki davanın açılmasından itibaren uzun süre geçtiği, ancak dava dilekçesinde bu dosyaların mahkemeye bildirilmediği, yargılama sırasında davalı vekili tarafından farklı tarihlerde yeni dosyaların bildirilmeye devam edildiği, davanın zamansız açıldığı, 246.426,75.TL tutarındaki teminat mektubunun iade talebinin konusuz kaldığı, bugün itibariyle diğer teminat mektubunun iadesi koşulları oluşmadığı gibi davacının fazla ödemesi olduğunu söylemenin mümkün olmadığı gerekçesi ile asıl davada; 246.426,75.TL tutarındaki teminat mektubunun iadesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 492.853,50.TL tutarındaki teminat mektubunun hükümsüzlüğü ve ödenen komisyon bedellerinin tahsili talebinin reddine, birleşen davanın da reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemelerin ihtimal üzerinden hüküm kurmasına cevaz veren bir yasa hükmünün veya yargısal içtihadının bulunmadığını, mahkemelerin görevlerinin önlerine gelen uyuşmazlığı çözmek olduğunu, ihtimal üzerinden hüküm kurmanın uyuşmazlığı çözmeyeceğini, eldeki davanın açılmasından itibaren uzun süre geçtiğinini, yargılamanın uzun sürmesinin sorumlusu olmadıklarını, mağduru olduklarını, kendilerine atfı kabil hiç bir kusurunun bulunmadığını, tüm delillerinin eksiksiz ve süresinde sunduklarını, altı yılı bulan yargılamanın tüm duruşmalarına katıldıklarını, davacı taraf olarak sorumluluklarını ve mesleki yükümlülüklerini ciddiyetle ve eksiksiz yerine getirdiklerini, mahkemenin davalı tarafın dayandığı delili bildirme ödevini kendilerine yüklediklerini, ancak bahse konu icra ve dava dosyalarını kendilerinin değil davalı şirketi delili olduğunu, bu davaların ve icra takiplerinin davalısının davacı ... Mühendislik değil davalı ... A.Ş. olduğunu, üstelik ... A.Ş.'nin bu davaları davacı şirkete ihbar dahi etmediğini, müvekkili şirketin çalışanı olduğu iddia edilen bu işçilerin dosyalarının şirketten talep edilmediğini, dava ve icra dosyalarının davacının değil davalı şirketin delili olduğu davaya cevap dilekçesi ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, 13/06/2016 tarihli ön inceleme duruşmasının 4 numaralı ara kararı ile davalı vekiline dava konusu işten dolayı çalışanlar tarafından İş Mahkemeleri'nde açıldığı iddia edilen mahkeme ve dosya numaralarını bildirmesi hususunda 4 haftalık kesin mehil verildiğini, kesin mehil içerisinde dosya numaraların ve mahkeme isimlerinin bildirilmemesi halinde bildirmekten ve bu husustaki iddia ve taleplerinden vazgeçmiş sayılacakları hususunun ihtar edildiğini ve süre dolduktan sonra dosyanın bilirkişiye verildiğini, ara karar gereğinin yerine getirildikten sonra dosya ek rapor için yeniden aynı bilirkişi heyetine verildiğini, bilirkişi heyetinin ek raporunu ancak 9 ayda tamamlayabildiğini, titiz bir çalışmanın ürünü olan raporda davalı tarafın bildirdiği tüm dosyaların tek tek değerlendirildiğini, davalının davacı yükleniciden rücu alacağının bulunmadığını, aksine davacının davalıdan 126.559,02.TL'nin rücu fazlası alacağının bulunduğunu, teminat mektubunun yersiz alıkonulduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketten hiçbir alacaklarının bulunmadığını, ... A.Ş.'nin bu iki dosyanın davalısı olmadığını, ihbar edilen olduğunu beyan dilekçesinde belittiğini, bu dosyaların eldeki davada değerlendirilmesi gerektiğini, diğer dört dosyanın davacılarının ise işe giriş ve çıkış tarihlerinden anlaşıldığını, dava konusu 2012 tarihli sözleşme kapsamında çalıştırılan işçiler olmadığından bu dosyaların eldeki dava ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını, zira eldeki davanın konusunun 2012 tarihli sözleşme olduğunu işçilerin 2008-2010 yılları arasında müvekkili şirkette çalıştıklarını, anılan davanın işçilik alacağına ilişkin olmadığını, elektrik tellerinde meydana gelen bir arıza neticesinden çıkan yangında yanan ormanlık alanda oluşan zararın tazmini istemi ile Orman Bölge Müdürlüğü tarafından açılan bir dava olduğunu, müvekkili şirketin üstlendiği işle ilgisi bulunmayan yangından dolayı müvekkili şirkete husumet yönetilmediğini, davalın ... A.Ş.'ye karşı açıldığını, ... A.Ş. tarafından da müvekkili şirkete çok sonra ihbar edildiğini, davadan bilgi sahibi olduktan sonra dosyaya vekaletname sunduklarını, ihbar olunan olarak davaya cevap verdiklerini, çıkabilecek olay ve kazalardan dolayı üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararların müvekkili şirket tarafından 1.500.000,00.TL bedelli All Risk sigrtası ile teminat altına alındığını, bu kapsamda ... A.Ş.'nin davayı sigorta şirketine de ihbar ettiğini, sigorta şirketinin de hali hazırda davayı takip ettiğini, 779.000,00.TL üzerinden açılmış bulunan davanın yargılaması neticesinde hüküm altına alınabilecek tazminatın yaptırılan poliçe kapsamında sigorta şirketince ödeneceğini, davalı ...'ın hiçbir riskinin bulunmadığını, ara karar gereği takdir edilen 4.000,00.TL bilirkişi ücretinin yatırıldığını, bu ara kararından dönüldüğüne dair yeni bir ara karar kurulmaksızın sözlü yargılama için gün verilmek sureti ile ara karardan zımnen dönüldüğünü, bu ara karardan dönülmesini gerektiren hukuki bir sebep bulunmadığını, bu nedenle dosyanın ek rapor için aynı bilirkişi heyetine verilmesini talep ettiklerini, yargılamanın başından beri davayı içinden çıkılmaz hale getirmek için elinden geleni yapan davalı tarafın verilen kesin sürelere riayet etmeksizin usul kurallarına aykırı şekilde kesin sürelerden sonra uyuşmazlıkla ilgili ilgisiz yeni icra ve dava dosyalarının bildirildiğini, itirazlara rağmen mahkemece bu dosyalar getirildikten sonra dosyanın ek rapor için tekrar heyete verildiğini, dokuz ay süren inceleme neticesinde sunulan ek raporda davalının teminat mektubunu iade etmemekte haklı olmak bir yana davacıdan fazladan tahsilat yaptığının belirlendiğini, 122.666,58.TL'yi bulan bu rücu fazlası için ek dava açılarak eldeki dava ile birleştirildiğini, tam karar aşamasına gelinmişken davalı tarafın bu kez 10/01/2020 UYAP tarihli ıslah dilekçesi ile davaya cevap dilekçesinde söz etmediği ve delil listesinden belirtmediği yeni dosyaların bildirildiğini, itirazlarına rağmen mahkemece bu dosyaların getirtilmesine ve ikinci ek rapor için aynı bilirkişi heyetine dosyanın tevdine karar verildiğini, gelinen aşamada bu ara kararından dönülüp davanın esası hakkında karar verilmesi halinde altı yıldır devam eden yargılama neticesinde eksik inceleme ile karar verilmiş olacağını, davalının bu dava denedi ile 800.000,00.TL riski bulunduğu yönlü iddianın mesnetsiz olduğunu, davalının yegane amacının eldeki davayı sürüncemede bırakmak olduğunu ve bunda da başarılı olduğunu, davalının ıslah dilekçesine itibar edilirse 1 milyon lirayı aşkın riskinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini, eldeki davanın açıldıktan sonra davalı şirketin 250.000,00.TL'lik mektubunun alelacele iade ettiğini ve 450.000,00.TL'lik mektupla yetindiğinden beyanla bu çelişkiyi de bir kez daha mahkemenin takdirine sunduklarını, bildirilen dosyaların eldeki dava ile ilgisinin bulunup bulunmadığını, varsa ne miktarda olduğunu, davalı ... A.Ş.'nin müvekkili şirketten fazladan tahsil ettiği 122.665,58.TL'nin bu dosyalara ilişkin tutarı karşılayıp karşılamadığı hususunda ek rapor aldırılmadan hüküm kurulmasının eksik inceleme oluşturacağını, yazılı ve sözlü beyan ve taleplerinin mahkemece nazara alınmadığını, davanın reddi yolunda istinafa konu hüküm kurulduğunu, bu itibarla ilk derece mahkemesince hükmün oluşa, dosya kapsamına, yasaya, uygulamaya ve hakkaniyete aykırı olduğun, kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ana davanın teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti ve alacak davası olduğunu, birleşen davanın türünün alacak davası olduğunu, her iki davanın konusunun para ile ölçülebilen bir dava olduğunu, mahkemece her iki davanın da reddedildiğini, ancak müvekkili şirket lehine nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

Esas dosyadaki dava teminat mektuplarının iadesi ve bankaya ödenen komisyon bedellerinin tahsili istemine, birleşen dosyadaki dava ise yine bankaya ödenen komisyon bedelleri ile davacı tarafından davalıya fazladan ödenen bedellerin tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi uyarınca davalıya 2 adet teminat mektubu verildiğini, ancak iş bu sözleşmenin 31/03/2014 tarihinden geçerli olmak üzere feshedildiğini, müvekkilinin SGK'dan ilişiksiz belgesi almasına rağmen teminat mektuplarının iade edilmediğini belirterek teminat mektuplarının iadesi ile iş bu teminat mektupları için bankaya ödenen komisyon bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ayrıca birleşen dosyadaki dava ile dava tarihinden sonra ödenen komisyon bedelleri ile davacı tarafından davalıya fazladan ödenen alacakların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı ise devam eden işçilik alacakları davaları sebebiyle riskin devam ettiğini ve teminat mektuplarının bu sebeple iade edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde yazılı gerekçe ile esas dosyadaki 246.426,75.TL bedelli teminat mektubu yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin ise reddine, yine birleşen dosyadaki davanın da reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Taraflar arasında düzenlenen 20/11/2012 tarihli sözleşmenin 12.4 maddesinde kesin teminat ve ek kesin teminatın geri verilmesi düzenlenmiş olup, 12.4.1 maddesinde "Taahhüdün, sözleşme ve ihale dökümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği, yüklenicinin bu işten dolayı İdareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra ve Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan ilişiksiz belgesinin getirildiği saptandıktan sonra; alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların, alınan mal ve yapılan iş için bir garanti süresi öngörülmesi halinde yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalanı, garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamı yükleniciye iade edilir'" düzenlemesine yer verildiği anlaşılmıştır. Yine Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 51. maddesinde de buna paralel bir düzenlemeye yer verilmiştir.

Somut olayda, davacı, teminat mektubunun lehdarı, davalı ise muhatabıdır. Teminat mektubunun iadesi için sadece SSK'dan alınacak ilişiksiz belgesinin sunulması yeterli olmayıp, yüklenici davacı tarafından işçilere işçi alacaklarının ödenmesi de gerekmektedir. Yargıtay'ın emsal kararları da bu yöndedir. (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/4836 Esas, 2023/3446 Karar sayılı kararı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2015/9407 Esas, 2018/2729 Karar sayılı kararı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2015/1672 Esas, 2015/7804 Karar sayılı kararı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/8721 Esas, 2020/397 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/5301 Esas, 2020/3561 Karar sayılı kararı) Bu durumda davacı tarafından taahhüdün sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesini ve davalının herhangi bir borcu olmadığının tespit edilmesini ön koşul olarak arayan ve teminatın iadesi koşullarını düzenleyen 12.4 madde hükmündeki tüm koşullarının gerçekleşmediği, davalının halen derdest işçilik alacağı davalarının bulunduğu, teminatın bir kısmının nakde çevrildiği nazara alındığında davalının teminat mektuplarını iade etme yükümlülüğü bulunmadığı, inceleme konusu kararın esas yönünden hukuka uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf talebinin haksız olduğu, ancak gerek esas dosyada gerekse birleşen dosyada açılan davaların nispi harca tabi olup, davacı tarafından dava dilekçesindeki değerler üzerinden harç yatırılarak dava açıldığı, mahkemece bu husus gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen her iki dava yönünden davalı yararına nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu avukatlık ücreti verilmesinin hatalı olduğu(bkz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/5116 Esas, 2023/3416 Karar sayılı kararı), davalı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu, bununla birlikte yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2)-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,

A-ASIL DAVADA;

  1. 246.426,75.TL tutarındaki teminat mektubunun iadesi talebi konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

  2. 492.853,50.TL tutarındaki teminat mektubunun hükümsüzlüğü ve ödenen komisyon bedellerinin tahsili talebinin REDDİNE,

  3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL karar harcının peşin alınan 12.690,77.TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 12.263,17.TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya İADESİNE,

  4. Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 110.044,18.TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,

  5. Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

B-Birleşen DAVANIN REDDİNE,

  1. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL karar harcının peşin alınan 2.219,05 . TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.791,45.TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya İADESİNE,

  2. Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 20.790,33.TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,

  3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

  4. Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

  5. Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine İADESİNE,

İstinaf incelemesi yönünden;

1)-a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafça yatırılan 118,60.TL istinaf maktu karar harcının istek halinde davalıya İADESİNE,

b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

2)-a)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafça yapılan 324,20.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 73,90.TL dosya gönderi gideri olmak üzere toplam 398,10.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

b)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

3)-4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

4)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

5)-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 10/06/2024 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.

Başkan

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Katip

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanındairemizcehazineyekaldırılmasınaticarethükümsüzlüğününesastansayılıtespitibırakılmasınakararistinafkabulünereddinesebeplerininhukukideğerlendirilmesiiadesinegerekçemahkemesi'ninadanavenitelendirmeasliyevekiliverilmesinebirleşendosyasıdelillerintebliğinehükümkaydınaalacakmektubununnumarasıdairesiBankahukukolmadığınateminat

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim